Nereye baksan Allah’ın vechi (yüzü) ile karşılaşırsın

10.06.2020
45
Nereye baksan Allah’ın vechi (yüzü) ile karşılaşırsın

Nereye baksan Allah’ın vechi (yüzü) ile karşılaşırsın

Allah’ın veçhi her yöndedir. Bakara

*Selamun aleykûm hocam.

Bir süredir internetteki sizi takip eden ve yardım alan kişilerle yaptığınız mektup şeklindeki yazıları okuyorum, itiraf etmeliyim ki ilminize hayran kaldım…

Size yazma isteği son günlerde genellikle namazlarda içime doğdu… Mektuplarda geçen ihtilaç, rüya, zikir konularının birçoğunun benzerini yaşadım. Özellikle sizin yazılarınızdan öğrendiğim kadarıyla yanlış yapılan zikir, hayatımda ve belki de etrafımdaki birçok kişinin hayatında celali tecellilere sebebiyet verdi…

Kaç defa ölümden döndüğümü inanın bende unuttum. Gerçi çok şükür burnum bile kanamadı ama neyse… Teferruatla değerli vaktinizi almak istemiyorum… Rüyalarımı danışabileceğim, yaşadığım halleri ve vücudumda özellikle tespih namazı esnasında ve mübarek bir yeri ziyaret ettiğimde oluşan çok şiddetli sarsıntıları ve uğultuyu… Ve kendime ve çevreye zarar vermemek adına hangi zikirleri yapmam gerektiği ile ilgili danışacak, bana yol gösterecek ve beni hata yapmaktan alıkoyacak birisini bulmak için dualarımda uzunca zamandır Rabbelalemin ‘ e niyaz ederek istiyordum…

Not: Uzunca zamandır Kuran ve hadis ışığında çeşitli büyüklerden tasavvuf okumalarım mevcut… Hangi zikirleri yapmalıyım… İhtilaç halleri geçmişte namaz kılmadığım dönemde dahi vardı. İbrahim Hakkı Hz. ile Ahmet Marunî’nin kitaplarının bu konuyla ilgili bölümlerini okumuştum. Gerçek olduğunu çok önceden keşfetmiştim. Biraz da korkarak, ruhen yorulduğum ve danışacak kimse olmadığı için bu konuyla ilgilenmeyi bırakmıştım… Birçok zikir formülü denedim ama en doğrusu ve ihtiyacım olan ne bilmiyorum.

Rüyalarım olduğu gibi çıkıyor… Birçok zat ve durum görüyorum ama yorumu nedir, kimlerdir bilmiyorum… Yardımcı olabilirseniz minnettar kalırım… Şimdiden çok teşekkür ederim… Aşkınız daim, gönlünüz nur olsun…

— (…) Bey, bu yazıyı inşaallah yeterince okuduktan sonra kendinizi tanımamızı sağlayacak kadar kendinizi tanıtın… Selam es selame Zikir ve Adabı

*Sizin yazınızdan çıkardığım sonuç; 5 ten fazla esma zikri ile Allah ismi geçen ayetleri yürürken okumayı bırakmam oldu. Şimdiye kadar yüz bin civarı ayet el kürsi, Fatiha, ihlâs okudum. Çeşitli dualar salâvatlar ve Esmalarla birlikte elbette.

Ya latif ’ün ya latıf… Duasını 2 -3 gündür okuyorum. Zikre başladım, ilk on sayıda adeta etrafımı harika bir Nur kalkanı sardı. Göğsümün sol alt tarafı ilk okumadan sonra seğirmeye başladı. Sorum şu; Hangi Esma’ları zikretmem lazım, nelerin zikrini bırakmam lazım. Bu arada sağ devrine de başladığımı bildiririm… Gördüğüm rüyaları size yazsam olur mu? İhlâs suresi, kelime-i tevhit, ayet el kürsi okumak yürürken yapılmaması gerekenlerden mi? Ayrıca takipçilerinizin yaşadığı durumları ( çeşitli renkler görme, ihtilaç halleri bende zaten mevcut. İlk başlarda keşiflerim sadece kendimle ilgiliyken artık toplumsal olaylar (ör. Gezi olayları çok önceden gördüm ), farklı kişiler, özellikle ‘’o ‘’ kişi oluyorum. O kişi o olayı yaşıyor. Hocam bunlar sadece bir kaçı, bana neler oluyor? Ne yapmam lazım, kalbimi kıranın başı beladan kurtulmuyor. Lütfen yardım edin, yol gösterin, özel çalışma önerin. Eğer toplumu etkileyebiliyorsa dualarımı nasıl yapmalıyım.

—Selam es selame.  (…) Bey, maşaallah özel gayretlerinizle olağanüstü merhaleler kastetmişsiniz. Bu herkese nasip olan bir durum değil. Disiplinsiz zikir, bazılarını zikir secdesi dışına iter, dinden uzaklaştırır… Bazılarında ise ilk zaman okudukları esmanın etkisi öyle çilelere duçar eder ki zikir etmek şöyle dursun, normal ibadetlerini bile yapamayacak kadar dünyevi meşgalelerle zorlanırlar. Yurdunu yuvasını talan eder. Zikir çekmek tehlikeli sularda yüzmek yahut tehlikeli silahlarla oynamak veya bubi tuzakları arasında dolaşmak kadar tehlikelidir. Bu nedenle aslında bir rehber olmadan zikir çeken halk ekseriyetle hayır zanneyle şerre dua ederek hem kendilerini ve yakın çevrelerini etkilerler hem de ülke sınırlarını.

<çeşitli kitaplarda tavsiye edilen zikirlerle ve ibadetlerle beraber 4 yıl geçirdim.> diyorsunuz…

Bu çeşitli kitaplarda hemen hiç bir disiplinden bahsedilmeden şunu okursan bu olur. Bunu okursan şu olur gibi tabirlerle, insanları tavsiye edilen zikiri mutlaka okumaları gerektiği konusunda ikna ile meşgul olurlar. Çoğunlukla peygamber dualarından oluşan ve ya kuranın önerdiği açık dualardan oluşan ayetler tavsiye edilmesi gerekirken, tertip edilmiş dualar verilir. Esma el Hüsna konusunda ise tam bir cehalet söz konusudur. Kuran esmâların hangilerinin okunması, hangilerinden sakınılması gerektiğini ince ince anlatırken, toptancı yarı cahiller, bütün esmaları güzel-hüsn olarak nitelemişler. İslam dünyasının bugünkü hale gelmesine sebep olmuşlardır.

Sizi koruyan, yine sizin okuduklarınızdır. İyi niyetinizdir. Siz herhangi bir güzelliği hak etmeden o size hiç bir şekilde ulaşamaz. Kötülükler için de bu kural geçerlidir.

Siz hak etmeden asla canınız yanmaz. İnsan ayetin ifadesi ile “hayır zannıyla şerre, şer zannıyla hayra dua eder.” Başınıza geleni ya dilemişsinizdir ya Hakk etmişsinizdir yahut derin bir imtihana tabi tutuluyorsunuzdur.

Bu konuda ve genel anlamda tasavvuf alanında söz söylemeyi sürdürsek birkaç yıllık bir akademik faaliyet gerekir. Hülasa edelim… Geçmiş zikirlerinizin etkisindesinizdir. Kimi hayrınıza, kimi şerrinize meleki âlemde kim bilir daha kaç dosya vardır. Henüz beşeriyete intikal etmemiş, kim bilir hangi lütuflara veya hangi kahırlara gebesinizdir.

*Sanırım dualarımın cevabısınız. Sizin rehberliğinizi talep ediyorum.

—Çünkü bir zikir Allah katında kabul görüp, misal âleminde tecelli ettiği andan itibaren yedi gök ve burç sisteminde işleme alınarak devretmeye başlar. Tıpkı zahirde olduğu gibi. Verdiğiniz dilekçe kabul edildikten sonra işlem başlar ve araştırma soruşturma ve iddianame hazırlığı ile muhakeme edilip, hissenize düşenin size tebliği edilip karşılığını görmenize kadar bir süre geçer. Hikmetullahta bu faaliyetler devam ederken yani beşeriyete intikal etmeden, tövbe istiğfarlarla dosyalar işlemden kaldırılır. Bu sebeple insan düzenli istiğfar ve tövbe etmekle mükellef kılınmış, tövbe istiğfar kapısı sürekli açık tutulmuştur. Eğer kişi Allah’a yakın ise çeşitli iletişim kanalları ile bu dosyalardan kişiye habir sıfatı haberler ulaştırır. İhtilaçlar, haberci rüyalar, ilhamlar, nur görmeler bu haberleşme şekillerinden bazılarıdır. Bu gerçek kuranda; eğer suçların cezası hemen verilseydi, depreşen canlı kalmazdı, mealindeki ayetle açıklanmaktadır.

Ancak bunun değerini bilen insan sayısı maalesef çok azdır. Çünkü kendi zanlarına göre yaptıkları hep doğru, güya hep haklıdırlar.

Bir de neyin Allah indinde bağışlanamayacak derecede kusur olduğunu yahut bedelinin tamiri güç ve ağır olduğunu bilmiyorlar ki rahat davranıyorlar. Bu ağır suçlara örnek; başkalarını yargılamak, dedikodu, kötü zan ve helal haram sınırlarındaki taşmaları sayabiliriz. İftira ve zinaya yaklaşmanın ne demek olduğunu, ilahi mertebedeki cezasını bilselerdi, değil yaklaşmak göz zinasından bile sakınmak için gözlerini kısarak bakarlar yahut isteyerek perdelerler di.

Şimdi size önerim, eğer itimat ederseniz, yazımızda belirttiğimiz disiplinle bir kırk gün geçirmenizdir. Bu yazıdaki her şey tarafımızdan kırk yıldan ziyade zamandır yaşandığı gibi yüzlerce kardeşimizin de kurtuluşuna, süfli âlemden meleki âleme hızla terfi etmesini sağlamış en kolay uygulanabilir bir metottur.

Bu önerimizi kabul ederseniz, alışkanlığınız olan zikirleriniz dâhil her türlü zikirden uzaklaşarak sadece istiğfara ve salâvatı şerifeyi devamla ” ya latıfün… Zikrini bütün zamanınızda zikretmeniz ve günde iki kere sağ devri yapmanızı, namazlarınız yedi vakte çıkarmanızı öneriyoruz. Gelişmeleri bize yazarak seyri suluğunuzu takip etmemize imkân sağlamanızı da önemle hatırlatırız.

Bu esma gurubu sizi geçmişinizden arındıracak, bağışlanmanızı sağlayacak bir yakarıştır. Başardığınızı göreceğiniz keşiflerden ve rüyalardan anlamaya çalışarak vakti gelince başka zikre geçmenizi sağlarız inşaallah.

*Eyvallah hocam. Allah razı olsun. Peki, korunma amaçlı ayet el kürsi Fatiha kâfurun inşirah sureleri okuyordum; Süfli cinlerden çok saldırı oluyordu.

—Yazıdaki sol devrini asla yapmamalısınız. O devir normal hayatta bile bir yere gidip gelirken dahi yapılmamalıdır. Yani trafikteki gibi her zaman sol kolunuzu içeri alacak şekilde dönüşler yapmalısınız. Aksi halde zarar görülmektedir. Ayet el kürsi ile sağ devri yapınız. Uykuya girerken korunmak amaçlı mutlaka okuyun. Kâfurun suresini dört kere sabah, dört kere akşam için okuyun. İnşirah suresini ise her vakit namazının bir rekâtında okuyarak namaz kılın. Yani ömür boyu asla terek etmeyin.

*Günlük 100 civarı okuyorum bunları hepsini. 100 okumaya devam etsem çok iyi geliyor.

—Yürürken içinde Allah ismi celalı olan hiç bir sözü söylemeyin, zikiri okumayın, Allah ismi celalı olan ayeti asla telaffuz etmeyin. Allah ismi celalı ayaklar hareket ederken asla dillendirilmemelidir. Besmele çekerek kapıdan çıkarken, bismillah kısmını hareketsizken söyleyiniz, errahmanirrahiym kısmını adım atılırken zikrediniz. Felak ve nas’ ı uykuya girerken ihlâsla birlikte okuyun. Bir de mutlak her vaktin bir rekâtında değerlendirin. Süflileri başka biçimde kendisine çekmiş olanlar bu sureleri okuyarak onları öteleyemezler. Bu sureler düzenli olarak okunursa bir korunma enerjisi oluştururlar da sıradan saldırılardan korunurlar.

*Çok güçlüleri saldırıyor, Rüyada da apaçık gördüm. Ama maşaallah bana söz geçiremiyorlar, galiba yakarak imha ediyorum.

Bu kırk günlük disiplinde bir kopya kalem ile veya safran misk karışımlı kalemle ayet el kürsiyi yazarak bir damacana suya atın. Kırk gün bu sudan kullanın; için, yemek yapın. Banyo suyuna bir bardak karıştırarak yıkanın. Ayet el kürsinin korumasında olsanız gerek. Bütün bunlardan henüz kurtulamadığınıza göre bir yerlerde bir eksiklik var demektir. İnşaallah birlikte serian bu sınırları aşarak meleki âleme geçeriz. Sağ devri sol kolu içeri bırakan devirdir.

*Evet, onu yapıyorum.

—Okuduklarınız tecelli derecesine göre sizi, yakın çevrenizi ve ülkemizi ve cümle âlemi etkiler. Evrende hiç bir fiil ve okuma boşa gitmez. En kâfirinden en mümin kula kadar herkes kaderin oluşmasına bir şekilde katkıda bulunur bu işlem de söz ve fiillerle olur. Allah’ın kaderi zahir batın ‘’şey’’ ile hüküm yürütür.

*Ne garip kimse farkında değil.

—Hiçbir şey bundan münezzeh değildir. Görünen her şey Allah’ın zahiridir. Görünmeyenler ise batınıdır. Allah’ı c.c görmek isteyen sıfatlarına baksın, nefsine baksın demez mi kuranı kerim.

*Evet, Allah’ın veçhi her yöndedir. Bakara

—Eğer Müslümanlar işin farkında olsaydı şu anda olduğumuz rezil durumda olmazdık. Şeytanın ve kâfirin elinde aciz duruma düşmezdik. Aklımızı kullansaydık üzerimize pislik saçılmazdı. Eğer doğru zikir çekmeyi yani dua etmeyi bilebilsek çok kısa zamanda bu halden kurtulurduk. Kuran şifadır. Dua müminin silahıdır.

YAZAR BİLGİSİ
YORUMLAR

  1. Asafcan Hatipoğlu dedi ki:

    Selamun aleykum,
    Yazıda bahsi geçen metinden bir alıntı yaparak kendimle ilgili durumumdan bahsetmek ve bu konu hakkında fikir ve tecrübelerinizi öğrenmek istiyorum Ali hocam.

    “Verdiğiniz dilekçe kabul edildikten sonra işlem başlar ve araştırma soruşturma ve iddianame hazırlığı ile muhakeme edilip, hissenize düşenin size tebliği edilip karşılığını görmenize kadar bir süre geçer. Hikmetullahta bu faaliyetler devam ederken yani beşeriyete intikal etmeden, tövbe istiğfarlarla dosyalar işlemden kaldırılır. Bu sebeple insan düzenli istiğfar ve tövbe etmekle mükellef kılınmış, tövbe istiğfar kapısı sürekli açık tutulmuştur. Eğer kişi Allah’a yakın ise çeşitli iletişim kanalları ile bu dosyalardan kişiye habir sıfatı haberler ulaştırır.”

    Gaflet, öfke, sinir ve sıkıntılı hallerde iken yaşamış olduğumuz hissiyat ile zihnimizde ve kalbimizde olumsuz (celali) düşünce ve niyetlerimize karşı; şükür ki rabbimin tevbe istiğfar kapısı açık olması bizler için büyük bir nimet fakat, bu o an ki yaşanan durum, hal üzerimizden geçtikten sonra unutulup gidiyor. Asıl macera ise bu unutulan hallerimizde ettiğimiz o niyet ve tahayyül ettiğimiz hayallerimiz kader dairesinde verdiğimiz kaza dilekçeleri teker teker o yapmayı unutmuş olduğumuz veya geciktirdiğimiz çıkış kapısı olan tevbe ve istiğfarlardan sonra karşımıza çıkınca sanırım en büyük pişmanlığı yaşıyoruz. Daha önceden almış olduğumuz bu celali niyetlerde ise karşımıza çıkınca bize nimet değil ya bela veyahutta ağır bir imtihan olarak yaşamımıza ekleniyor. Aklımızdan geçirdiğimiz o düşüncelerde ki en ufak bir ayrıntı bile kaderdeki yaşanacak olayların içerisinde bulunduğu için o kazalara en uygun şekilde hareket edip dilekçesini vermiş olduğumuz davayı savunmak ve yaşamaktan başka çaremiz kalmıyor. Eğer ki yapamazsak ozaman suçlu durumuna düşen biz olmuş oluruz ve bu ufak bir hatanın büyük etkisi gibi aynı trafik ışığına dikkat etmeyip de kaza geçirip zarar görmemize sebep olması gibidir.

    Cemali esma ve dua tertipleri ile rehber denetiminde düzenli olarak zikrlerimize devam edip daha önce geçmiş yaşantımızda ki tüm kusur ve hatalar için peygamberimizinde bizlere örnek davranışı olan günlük olarak bol bol tevbe ve istiğfara devam etmek gerekiyor. Özellikle dil ile ikrar ederek o hata ve kusurlara tevbe kalbdeki niyetin halis ve safi olması kabulune öncelik tanır geçmiş hata ve sorumluluklarımızdan ise arınmamızı sağlar.

    Hocam bu celali hallerden tamamiyle kurtulup kader ve kazalarda yaşayabileceğimiz en güzel, hayırlı ve olumlu bir hayat hem dünya hem ahiretimizin kurtuluşu için hangi şekilde mücadele etmemiz gerekir ki mücadele edilir mi? Bu durumda nasıl hareket etmeliyiz? Yukarıda sormak istediğim soruların cevaplarını vermeye çalıştım fakat inan ki o kadar ne yazıldığı nede karşı koyulabilecek şekilde yaşandığı kadar kolay değil. Ben celali hallerden dolayı manevi sıkıntılarımın sebebiyet verdiği düşüncesiyle yıllarım heba oldu. O sebeple bu konuya çok önem veriyorum kendim çözemediğim için biraz açıklamak mahiyetinde yukarıda ufak bir kesit paylaştım fakat bundan da önemlisi bizim için hocamızın cevabı olucaktır. Hocam selamun aleykum değerli bilgilerinizi bizler ile paylaşıp bu celali hallerden kurtuluş reçetesini paylaşırsanız sevinirim.

    1. hacı ali bayram dedi ki:

      selam es selame azizim..bu sitede binlerce yazı var ..hemen hepisi de allah rızasına nasıl erilir de rahata bir dünya ahiret kazanılır sorusuna cevap ararken oluşan yazılardır.
      Kuran okumak namaz kılmak zikir yapmak efendimizin hayatını öğrenerek kendimize örnek olarak benimseyip gayret etmek olarak özetlenebilir.
      zikr ve adabı adlı yazımız size rehberlik yapabilir inşaallah.selam es selame

      1. Asafcan Hatipoğlu dedi ki:

        selam es selame, hocam irademizin ciddi derecede tesir altında kaldığı durumlardaki aldığımız niyet ve hayallerden sorumluyuz? buna şöyle bir örnek vermek istiyorum misal benim üzerimde irademi etkileyen bir büyü etkisi var ve şeytanın bu sebeple zihne etki edip günaha düşürecek bir çok kapı aralamasına sebep oluyor. bu sebeple bu yaptıklarımızdan ötürü ne derece sorumlu tutuluruz nasıl mücadele etmemiz gerekir? Ve hocam bir seytan turu insanı surekli manevi olarak gunde 3-4 saat ziyarete gelip gecmis hatıralarını tahayyül ettirerek insanı gaflet ile intikam hayallerine bürümesi ve kisinin bütün bunları kalben ve ruhen tasdik edip onaylaması bizim bu yaptıgımız manevi amel ile gökyüzüne ulasip zamani gelince karsimiza cıkarılması bizim icin nasıl bir sorumluluk nasıl bir imtihandır ve bu bir haksızlık değilmidir? hocam iradesi etkilenen elinde olmayan sebeplerle bütün bunları yaşayan insanlar nasıl sorumlu tutulur. çok sıkıntıdayım hocam. selam es selame

        1. hacı ali bayram dedi ki:

          herhangi bir günah işlemeden allah kulunu şeytanların oyuncağı yapmaz..imtihandır veya yaptığının karşılığıdır
          selam es selame

          1. Asafcan Hatipoğlu dedi ki:

            daha sabi iken manevi sıkıntılara maruz kaldım. gençken karanlığa düştüm yine aynı etkiler olaylar. hayatım kahroldu. ağır bir imtihan olsa gerek. yeni yeni toparlanıyorum hayatım devam ederse inşallah fakat niyetim gençliğimden beri bozuk gelecekte karşıma yeni bir imtihan çıkarmı meçhul.. selam es selame

  2. Asafcan Hatipoğlu dedi ki:

    daha sabi iken manevi sıkıntılara maruz kaldım. gençken karanlığa düştüm yine aynı etkiler olaylar. hayatım kahroldu. ağır bir imtihan olsa gerek. yeni yeni toparlanıyorum hayatım devam ederse inşallah fakat niyetim gençliğimden beri bozuk gelecekte karşıma yeni bir imtihan çıkarmı meçhul.. selam es selame