İçim Acıyor, Çok Acıyor Merhaba hocam, Öncelikle yurtdışında yasadığım için Türkçe’min iyi olmadığını yazmak isterim. Anlatmak istediğimi anlatmakta zorluk çekiyorum....
Oyun Değil Gerçekti, Gönül Gördüğünü İnkar Etmedi
Oyun Değil Gerçekti, Gönül Gördüğünü İnkar Etmedi
Selam es selame canim hocam. Neler oluyor bilmiyorum. İşlemler aynı hızla devam ediyor. Değişik farklı bir şey oldu. Secdedeyken beynim secdede iki baş parmağım tam mühür yerine bastırıldı .Daha sonra işaret parmaklarım ikisi de iğne gibi belime batırıldı. Bastıkça bastırıldı, sert bir şekilde. Tekrar baş parmaklarım mühür yerine bastırıldı.
Ardından duygu yoğunluğu kapladı her yerimi. Dokunsalar ağlıcam. Üzüntüden değil, tarif edemediğim bir sevinçti. Sevgi ihtilacı olan bölüm sürekli öptürüldü. Yine yüreğime peygamber efendimiz düştü, vücudum dikleşti .’’Ben Hz Muhammed Mustafa s.a.v mührümü vurdum iki kürek kemiğinin ortasına’’ dedi. Ağlıyorum ‘’rabbim aklıma mukayyet ol’’ dedim.
*Mühür yeri oynamaya başladı güp, güp, güp diye ihtilaç etti ,kollarım kocaman açıldı. Sarıldım, efendim siz misiniz dedim. Daha sıkı sarıldı, ağlıyorum Görmek istedim, göremedim. Sağ omuzumdan birşey aldırılıp secdeye kondu. Sonra da öptürüldü. Sonra sesli olarak Salavat çektirildi. Birkaç kez göğsüm kabardı, tekbir çekmeye başladım. Namazdan sonra mühür yeri güm, güm, kalp atar gibi atmaya başladı.
N’oluyor şimdi anlamıyorum diye düşünürken, kim var orda demişim. Sevgi ihtilacı olan bölüm öptürüldü ve ‘’Allah burda, Muhammed Mustafa s.a. burda, Pirin burda, imam Muhammed burda, Alperen annen burda, Goncan burda’’ dedi. Yüreğim deli gibi, konuşmaya başladım. Bir yandan Rabbim aklıma mukayyet ol deyip gülüyorum, mutluydum… Bir yandan da titriyorum.
Gözlerim çiçeklerime takıldı. Yeni bir çiçek almıştım, kırmızı çiçeği var .Sen bana müjde diye mi geldin aşkım deyip öptüm, sevdim. Şimdi aklıma geldi hocam, namaz bittikten sonra telefon elime aldırılıp yazmaya başlamıştı besmeleyle birlikte birşeyler yazdı .Hemen dikleştim. İstemedim izin verilmedi. Kelime-i şehadet çektim, birkaç kez. Sonra elim kalbimde rabbimizi selamladım. selam es selame canım hocam.
-Devam et lütfen. Bütün duygu ve düşüncelerini yaz inşaallah. Maksat hasıl olmuş maşaallah, barikallah. Tevhidin kemalen gerçekleşmiş, yetkili zatlardan olduğun tescil edilmiş, şükür.
Çok şükür, elhamdülillah. *Yüreğim ‘’oyun değil bu gerçekti’’ diyor. Namazda yazılaralarsa celaldendi. Bu yüzden izin verilmedi
-Gönül gördüğünü onayladı, reddetmedi, ayetini hatırlattı Rabbimiz.
*Rabbena lekel hamd. Ezan okunuyor. İnşallah konuşuruz sonra, rabbim bilir elbet, selam es selame canimin içi nebim
Selam es selame canım hocam. Hissettiğim tek şey hem boşluk hem de doluluk anlayamıyorum. Rabbimizi, Resulümü, siz pirimi, aziz imam Muhammedi, gonca gülümü, Alperen annemizi, o an hepsi olmuştum. İsimler çok, ruh birdi. Mutfağa geçmiştim, hemen hocana yaz, ben Muhammed Mustafa yazdı elim.
Birkaç saniye düşündüm, telefonu yeniden alırken tam, elim geriye gitti. Şimdi n’oldu biraz önce yaz diyordun, neden geri çektin şimdi elimi, dedim. Oyun muydu bu dedim. Sağ pazum ihtilaç etti, cemal kuvvet buldu. Rabbim sen yardım etmezsen, Resulüm sen yardım etmezsen ben nerden anlıcam celali olup olmadığını, dedim.
Her yazılanı hemen gönderme. Bak yardım ediyoruz ya, dedi. Sevgi ihtilacı olan yeri öpüp durdum. Öperken de Resulüm, Resulüm deyip durdum. Hocam çok zormuş, hiç birşey bilmemek çok zor. Tevhidin onaylanmış dediniz ya düşündüm, tevhid olmamış mıydım diye. Sonrada hatırlatıldı ‘’hocan sana zat evliyası olduğun tescillenmiş, güzel dedi, dendi.
Düşünmek istemiyorum fazla hocam. Rabbim bilmem gerekenleri bir bir öğretiyor, çok şükür siz zaten bilmez misiniz öğrencinizin durumunu. En iyi yaptığım, sözünüzden zerre çıkmamak ne yaptırırlarsa onu yapmak ibadetlerime de Aşkla sarılmak. İçten samimi bir şekilde dua etmek, Rabbim bilmez mi kulunu biliyor işte öyle güzel lütuflara gark ediyor ki kulunu nasıl yapış mayayım namaza, zikre değil mi. Bugün zikirle at üstünde savaştığımı gördüm.
Erkektim, üzerimde sahabe kıyafeti vardı. Elimde Zülfikar, Allahü Ekber diyerek kafire saldırıyordum. Yüreğime düşense peygamber efendimiz zamanındaki savaştı. Rabbim en doğrusunu bilir. Bildiğimim Alimi Bilmediğimin cahiliyim. Resulümü görmek istiyorum, yüreğim yanıyor. Çok tuhaf bir duydu hocam, içimde hissediyorum, lakin görememek hasretimi artırıyor.
Sabır ihtilacı alıyorum inlerken Rasülümü göreyim bir kerecik derken. Selam es selame bal hocam, can hocam, canıma can katan hocam. Rabbim verdiğiniz emeklere layık eylesin cümlemizi, inşallah. Amin.
-Selam es selame Azizem Ayşecan. Maşaallah barikallah yaşadıklarına. Yazmam gerekenleri sana göre mi yazmalıyım okura göre mi, bu bile en zor, sorumluluklarını bilene.-Tevhit oldun demek, fenafillah oldun demek, Allah’ta yok oldun, şekerin suya karışıp eriyip kaybolması gibi Allah’ın nur varlığında eridin yok oldun, artık herkesteki cahil, kafir, münafık nefisten mümin nefse terfi ettin, mutmain olmuş, aşk denizinde yüzen bir nefse sahip oldun, demek. Birkaç cümle ile insan anlatılır mı ,allah anlatılır mı.Dünya veya ahiret anlatılır mı. Kuranı kerim kadar hacimli, ilahi ayetlerden oluşan kitap olsa yazdığın, ki allah yazdı, elimizin altında, herşey bitti mi, iş… Şeytan sustu mu, kafir imana mı geldi…Ayetler ÇOĞU İNANMAZ diye uyarmıyor mu. Öyleyse öncelikle zikirlerle, farzlara eklenmiş nafilelerle Allah’ı aramak, aşkı yakalamak ve aklı yeşil perde önünde hakka kurban verip ötelere geçmek ile elde ettiğimiz tahkiki imanı sürekli koruyup kollamakla mükellefiz.Öyle her söylenileni yazamaz, diyemez, fiiliyata geçiremeyiz. Sürekli ayetleri birbiri ile ayar ederek sağlama yapmaya çalışacağız, mihenk taşımız kuran ve sünnet olacak. İki kürek kemiğinin arasına yani nübüvvet mührünün olduğu yere, efendimizin damgasını aldıysan, zat evliyası oldun, dilediğin efal ve esma ile hizmet yetkisi aldın, demektir. dedik.Kutlu olsun, diğer zülfikârlara örnek olsun, benzerini yaşama isteği doğursun. Ancak dünyanın en zor işini üstlendin. Artık Allah senin elinle ve dilinle hükmedecek alemlere, demektir. İyi veya kötüyü benimseyip işe dönüştürmene göre hüküm yürüyecektir. He sözünden ve her fiilinden sorumlu olacak, mahşerde arkandakilere sıra gelmeden önce gerçek hesaba sen çekileceksin demektir.Şimdi hesap vermek için nefsin sana yeter buyurulacaktır. Kuran bize alemlere rahmet olmak görevi verdiğini söylüyor, efendimizin varisleri olarak. Öyleyse celali zikirden ve celali efallerden uzak duracağız, inşaallah. Öfke ile kalkıp zarar ile oturmayacağız. Pişmanlıkla yüzümüzü önümüze eğmemeliyiz. Söz bitmez, zaman uzar, yine noktayı koymayı hatırlatır hakikat bize.Okunmak istiyoruz, maksadımız okuru yormak değil. İzninizle sevgili okur ve sevgili Ayşecan….Rabbim yar ve yardımcımız olsun. Yeter ediyoruz bu günlük de. Selam es selame
*Çok özür dilerim canım hocam sizi üzmek yada yormak değildi amacım tekrar özür dilerim. Evet Kur’an ve sünnet yolunda ilerliyoruz. Celali zikirden, fiilden uzak duruyoruz. Selam es selame canım hocam
YAZAR BİLGİSİ
YORUMLAR
