Nikahımızı Resulullah S.A.V Kıydı

13.01.2022
147
Nikahımızı Resulullah S.A.V Kıydı

Nikahımızı Resulullah S.A.V Kıydı

Mihr yüz gram altındı
Hocam! selam es selame.
Rabbim sizden, kardeşlerimden iki alemde razı olsun. Ayaklarınıza taş, yüreğinize sıkıntı değmesin inşallah. Amin . (bu dua ile başlamam istendi)
Kıymetli hocam ben bu akşam çok şeye vakıf oldum.
Hepsini yazacağım.
Rabbime hamd ve şükürler olsun.
Zikirlerime devam ederken dün akşamki Peygamberimizin evinin önünde buldum kendimi.
Selam vererek edep, haya ile kapıda bekledim. İçeri davet edildim, girdim.
Peygamberimiz ortada, sağ yanında Hz. Hatice annemiz, Hz. Fatma annemiz, sol yanında Hz. Ali ve siz vardınız.
Peygamberimizin karşısında da yerde dizlerinin üstünde oturmuş bir bayan vardı.
Peygamberimiz onun yanına oturmamı buyurdular.
Peygamberimiz: -“Hoş geldin, kardeşim ilhan. Bugün burda rabbinin sana lütfu olan bu sâliha eş ile akdi nikahını yapacağım. Bilirsen ki bu sana büyük bir hediyedir. Karar sana bırakılmışsa da hüküm Allah’ındır. Ona yakın olmak ve kavuşmak için kendini kapatırken yine kendine zulm ediyorsun. Bunu yapma. Dünya hayatında vazifelerin olduğu gibi seni teskin edecek, elinden tutacak sâliha bir eşe de ihtiyacın vardır. Bu eş sana rabbinden lütuftur.”
Ben: -“Rabbimden gelen herşeye razıyım ya Resûlullah, kabulümdür” dedim.
Hz Ali ve Hz. Fatma annemiz benim yanıma, Hz. Hatice annemiz ve siz eşimin yanına oturdunuz. Peygamberimiz eşim olacak bayanın mihrini size sordu.
Siz “100 gram altındır mihrimiz” dediniz. Bana döndü Resûlullah.
Ben: -“Kabul ediyorum Resûlullah” dedim. Eşimde onayladı.
Ve peygamberimiz sizlerin huzurunda akdi nikah eyledi.
Ayağa kalktık eşimle beraber Peygamberimizden başlamak suretiyle ellerinizden öptük.
Hz Hatice Annemiz bana dönerek: -“bak oğul bu evladım sana eş olarak verildi. Sakın onu incitmeyesin. Kötü söz söylemeyesin. O sana rabbinden emanettir” dedi.
Ben:-“Kesinlikle söylediklerinizden çıkmam anneciğim” dedim. Sonra Peygamberimiz size döndü hocam. Ve
-“Hacı Ali kardeşim göster kardeşlerime” dedi.
Siz ellerinizi açtınız dua ettiniz ve sağ elinizi bize açtınız.
Orda iki evladımızın olacağını, biri erkek diğeri kız şeklinde, cinsiyetlerini gördük.
Ve sonra siz “Allahümme’c’alhü berren ve takıyyen ve enbetehü fi’l-İslâmi nebâten” dediniz. Eşimle benim alnımdan öptünüz.
Peygamberimiz yanımıza geldi. Mübarek işaret parmağını kaldırdı bize çevirdi: -“Nefsim kudret elinde olan yüce Allah’a andolsun ki bu nikah hem dünyada hem de ahirette geçerli olacaktır. Bu rabbimizin buyruğudur. Oğlunuza benim isimlerinden birini, kızınıza da benim kızlarımdan birinin ismini veriniz. Çünkü onlar sizden sonra Cemal’in hizmetinde olacaklar.” Dedi.
Sonra biri geldi hocam.
Eli yüzü düzgün, yüzü bembeyaz parlıyordu. Elinde bi paket vardı. Peygamberimize verdi ve gitti. Peygamberimiz paketi açtı, nurlar çıkan inciden bir kolye idi. Bunu eşimin boynuna taktı.
Ve:
-“Bu gelen dostum cibril idi. Rabbin katından hediye getirdi” dedi. Hep beraber şükür ve hamd ettik. Sonra eşimle bana hayır duasında bulundular.
Ordan eşimle birlikte alındık ve Yeşil perde olan alana geldik. Hocam tüm merak ettiklerim, herşey apaçık söylendi, gösterildi… Hepsini yazıyorum ki yazmam emrolundu.
Yeşil perde açıldı. Bembeyaz nur kapladı ortalığı. Eşimin konuşması orda yasaklandı. Boynunu büktü ve sadece dinlemesine izin vardı.
Rabbim -“hoş geldiniz kullarım. Akdi nikahınız gerçekleşti.
Karar senindir ilhan ama hüküm benimdir demiştim sana. Hükmüm budur. Sen sâlih bir kulumsun eşinde sâliha kadındır. Ben ikinizi birbiriniz için yarattım. Sen dünyalıklardan kaçarken lütuflarımdan da kaçıyordun. Kendine zulm ediyordun. Korkuyorsun çünkü benden.
Korkunun aşırı fazlası da nefstendir. Bu eş ki seni anlayabilecek, derdine derman olabilecek, hüznünde hüzünlenecek, sevincinde sevinçlenecek. Seni hamd yoluna sokacak. Sende onu. Birlikte vereceksiniz tüm sınavlarınızı. Ben sizden razıyım.
Eşin ki sana kavuşmak için ne dualar ediyordu. Kabul ettim. Senin dualarını kabul ettiğim gibi.”
Eşimle beraber: -“Şükürler olsun rabbimize, şükürler olsun hamd olsun alemlerin rabbine” dedik.
Sonra eşim orda gönderildi. Ben yalnız kaldım.
Rabbim: -“hiç bir şey tesadüf değildir ilhan.
Ben ol derim o şey olur.
12 sene evvelinde çaresiz durumdaydın.
Sana olmaz, imkansız gelen bir şeyi istiyordun.
Senin için imkansızdı. Öyle görüyordun.
Sonra bana sığındın
“Rabbim bana yeter, ondan başka hiçbir ilah yoktur. Ben ondan isterim. Ben ona sığındım, o herşeyin sahibidir” diye dua ettin. Ve ayetim kalbine işlendi.
Öyle dua ettin ki o gece. Gözyaşlarını, sesindeki çaresizliği gördüm.
Ve sonra gözün seğirdi.
Tam 21 gün.
Sonra 22. gün dileğini gerçekleştirdim.
Sevincinden nasıl şükrediyordun.
Ama hayırlı değildi senin için.
Ondanda dersini aldın.
Sürekli bana sığındın.
Benden yardım diledin.
Beni sevdin.
Benim seni sevdiğim gibi.
Şimdi bak neredesin.
Cemal yanımı görüyorsun.
Celalimden korkuyorsun.
Korkma hata yapmayacaksın.
Benim sana verdiğim lütufları kabul et.
Senin bilmediğini ben bilirim.
Ben herşeyi bilirim.
Senin için bu nikah ve eş hayırlıdır.
Ben istersem olur.
Eşinle bu dünyada da, ahirette de beraber olacaksınız.”
Ve devam etti:
-“O gözündeki seğirme vesilesi ile Ali’mi tanıdın.
Bak nerelerdesin şimdi.
İlahi tecelliye ulaştırdım seni.
Bu Ali’mden aldığın himmet, duaların, tesbihatın ve bana olan sevgin iledir.
Merak ediyordun kalbinin ne ile yıkandığını.
O hürmet edilen su Ahlaktır.
Her zerreni ahlak ile doldurdum.
O sebeptendir ki artık ağzından çıkan her kelimeye dikkat ediyorsun.
Davranışlarına da.
Ahlak ve edep insanın fıtratına yakışan en güzel şeydir.
Hani Ali’me diyordun ya kalbime ilham ediliyor diye
o ilham değil ben konuşuyorum seninle.
O yüzden edep ilhan edep uyarısını aldın.
Güzel de aldın edebini.
O sana verilen beyaz ipek elbise cennet kumaşındandır.
Onu sadece cemal sıfatımın askerleri giyebilir.
Öldürdüğün kafir azılı bir pislikti.
Senin elinle cezasını verdim dünyada.
Siz benim ancak sıfatlarımı görebilirsiniz.
Baş gözüyle beni göremezsiniz.
Sana dün üflediğim ruh eşinin ruhuydu.
Bir bütünsünüz artık.
Sana verdiğim eş ile kavuşacaksınız.
Benim hükmüm odur.
Ve olacaktır.
Sana bugün yazan bir kardeşin vardı.
Okuduklarından yola çıkarak benimle konuşmak istedi.
Bu o kardeşinin nefsinin isteğidir. Senden bunun için dua istedi. Ben her kulumla konuşurum. Ben her kulun baktığı her yerdeyim. Ben lütfu bol olanım. O kardeşine söyle ona ve her kula o kadar yakınım ki gözleri görmez sadece. Ben her söyleneni işitirim. Dilediğime cevap verir, dilediğime vermem.
Duaları kabul ederim.
Beni çokça tesbih edin.
Siz beni anınki bende sizi anayım.
Kalpler ancak beni zikretmekle mutmain olur.
Bu cevaplarda senin için lütuftur.” dedi.
Ben: -“şükran yarabbi, şükran yarabbi, şükran yarabbi. Sen den gelen her lütuf benim için ödüldür. Seni çok seviyorum ya rabbi. Çok seviyorum seni alemlerin meliki, çok seviyorum seni ikram sahibi yüce Rabbim.” dedim.
Ve tekrar mest dolu duygulara atıldım.
Sardı beyaz nur her yerimi.
Titretti ta kalbime kadar.
Sevgi doldum, huzur doldum.
Keşfim sonlandı.
Hocam çok ders aldım bu akşam.
Hiçbir şey tesadüf değil.
Sizi tanımak ve celalden cemale geçmek tamamen lütuf. Sizdeki ilim çeşmesinden ne kadar faydalanılacağı bile nasip, lütuf ile belirli. İlahi tecelliye geçtiğim müjdelendi. Bunun ne demek ve ne anlama geldiğini bana öğretmenizi niyaz ediyorum hocam. Ona göre her hareketime, her düşünceme kendime, nefsime zulmetmeden dikkat etmem gerekiyor. Ellerinizden hürmet ve saygı ile öperim.
Rabbime emanetimsiniz.
Allah sizi görünür, görünmez kazalardan, belalardan korusun. Ayağınıza taş değmesin. Amin. Selam es selame.
-Selam es selame İlhancan. Maşaallah barikallah keşiflerine, müjdelerine, kazandığın makamlara mertebelere, kazanıp bize de taşıdığın öğütlere selamlara ve kutsi bir törenle kıyılan nikahınıza ve sâliha eşine tekrar tekrar maşaallah barikallah. Nazarlardan saklasın rabbimiz inşaallah. Kerametin keşfin başında ve sonunda yaptığın dualara amin, amin, amin diyerek kabul ediyor, bilmukabele, aynı güzellikleri sen ve eşin için dilerken zülfikârlara ve cümle müminlere de inşaallah diyerek genelliyorum. Rabbimizin lütuflarına keremine sınır yoktur vermekle nimetleri tükenmez, fazla istemekle yükümlüyüz biiznillah. Elhamdülillah. elhamdülillah. elhamdülillah. Selam fendimize ve ehlibeytine olsun. Hadsiz hesapsız şükürlerimizi sunarız. Vesselam.
*Amin hocam. Elhamdulillah. Sizi çok seviyorum. Nikah şahidimsiniz. Hayatımın her parçasındasınız. Rabbim eğer gösterir ve o bayanla evlenirsem elinizi öpmeye geleceğim eşimle. İlahi tecelliyi biraz araştırdım. Muhyiddîn Arabi’nin açıklamasını gördüm. İlahi keşif ; tecellilerin en yükseğini oluşturan, külli keşifler meydana getiren, Cem’i- ahadi ilahi tecellilerdir. Bunun üzerinde de hakikatlerin hakikatini keşfe götüren zati tecelli bulunmaktadır.” denilir. Hocam nerelere yükseldim. Şükürler olsun yarabbi. Özellikle bunun sizin himmetiniz olduğu da belirtildi. Dualarınız için çok teşekkür ederim. Hayatımın değişilmez parçasısınız.
-Allah daima yar ve yardımcın olsun. Ümmete hizmetlerin çok yeterince varisin (öğrencin) olsun inşaallah. Vesselam.
YAZAR BİLGİSİ
YORUMLAR

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

tr Turkish
X