Ey Aşkın piri

02.09.2021
206
Ey Aşkın piri

Ey Aşkın piri

*Selam es selame Canım Hocam Ey Aşkın piri gönlümüz seninle. Bugün manada sizi gördüm, sizinleydim, Canım pirim. Bugün bir okuldaydım, okulda aşk ve irfan dersleri veriliyordu. Siz de o okulun yöneticisiydiniz. O okulda birçok talebeniz vardı, sizden eğitim alan. Ben de onlardan biriydim. Okulda ki tahtalardan birinde kendiliğinden (kimsenin yazmadığı daha önce hiç kimsenin görmediği ve bilmediği sırlı) bir tılsım çizilmiş. Bir şekilde, bir anda ortaya çıkmış. Okulda eğitim gören talebeleriniz başına toplanmış, o şeklin ne olduğunu anlamaya çalışıyorlar. Fakat ne olduğunu bilmiyorlar.

Ben de kalabalığın içine girip bakıyorum o şekle, sırlı tılsıma. Zülkarneyn (A. S) iki boynuz gördüm ve o şeklin aslında ne manaya geldiğini biliyorum. O anda şekle bakınca gönlüme, dilime o şeklin açılımı olan ayet düştü. Hiç bilmediğim halde o ayeti sürekli tekrarlayıp duruyorum. O tılsımın manasını çözdüğümü anlıyorum. Okulun kocaman, yemyeşil bir bahçesi var. Orada yalınayak çimenlere basarak yürüdüm ve bahçede her biri kendi işiyle meşgul talebelerinizi gördüm.

Yürüdükten sonra direkt sizin odanızın kapısını çalıp içeriye yanınıza girdim. Ama odanızı görünce hayretler içinde kaldım. Odada hiçbir eşya yok. Üzerine oturacağınız bir kilim bile yok. Bomboş. Siz kuru yere oturmuşsunuz Düşünüyorum ve Diyorum ki kendi kendime, koskoca okul müdürünün odası bomboş, oturacak bir sandalye bile yok. Siz kuru yerde otururken ben odanızda iki tur dolandım ve size dedim ki ‘’hocam ben sıkıntılı olunca yürüyüş yaparak rahatlıyorum’’ Siz de bana dediniz ki ”uzun yürüyüşlerini odamda değil, okul bahçesinde yap.” Tamam deyip karşınıza kuru yere oturdum.

Sonra bana dediniz ki ‘’sana bundan sonra düzenli olarak bu okulda eğitim gördüğün için para ödeyeceğim. Diğer öğrenciler alıyor. Bugünden sonra sen de alacaksın. Dur sana paranı vereyim’’ dediniz. Benim diğer talebelerinizin düzenli para aldığından haberim bile yok, siz böyle deyince şaşırdım, ama itiraz da etmedim. Madem böyle layık görüldü alırım o halde parayı diye düşünüp razı oluyorum.

Sonra siz bir şeyler anlatıyorsunuz, benim aklım orada değil. Başka bir şeyler düşünüp sizin anlattıklarınızı duymuyorum bile. Bana dediniz ki ‘’sen alacağın parayı düşünüyorsun, benim anlattıklarımı dinlemiyorsun.’’ Aslında aklım parada falan da değil ama öyle dediniz. Siz öyle deyince utandım kendi halimden. Bir bakıyorum talebelerinize Bir küçük tüp bir de biraz büyükçe eski bir tavada odanızda yemek yapıyorsunuz. Bir şeyler doğrayıp tavaya atıyorsunuz. Ben size dedim ki ‘’hocam domatesleri ben doğrayayım, yardım edeyim size’’ Siz de kabul ettiniz. Üç kişiyiz iki bayan ve siz. Siz ve ben tavaya malzemeleri doğrayıp atıyoruz, tanımadığım bir kadın da yemeği karıştırıyor.

Yeğenim hasan da yemek pişse de yesem diye başında bekliyor. Yemeği üç kişi birlikte yaptık ve yemek pişti hocam. Talebelerinizin yemesi için hazırdı. Ellerinizden hürmetle öper, dünya ve ahirette bedeninize ve ruhunuza sağlık afiyet ve iyilik dilerim. Allah nefesinizi arttırsın Canım hocam. Af edersiniz söylemeyi unuttum; okulun tahtasına yazılan şekile tekrar bakmaya gittim. Baktım ki şekil silinmiş ve anlamı bana o anda unutturuldu. Şekil de unutturuldu. Sadece zülkarneyn a.s iki boynuzu olduğunu hatırlıyorum, gerisi unutturuldu. Hatırlasaydım şekli, tılsımı çizecek, ayeti de yazacaktım.

-Selam es selame Özgülcan, Maşaallah barikallah keşiflerine. Allah hayırlara getirsin. İnşaallah baştan sona hayırdır. Durmak yok yola devam biiznillah. Selam es selame. 

YAZAR BİLGİSİ
YORUMLAR

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.