Cebrail Efali ile Hatim

29.11.2021
195
Cebrail Efali ile Hatim

Cebrail Efali ile Hatim

en büyük hizmettir.
Selam es selame canım hocam. Biraz önce Zühre vaktinde cebrail efaliyle yaptığım 10. Hatmimi bitirdim elhamdulillah. Allah izin verirse on birinciye başlayacağım. Hocam son iki gündür okumaları üçlerde (müşteri-şems- zühre’de) yapıyorum. Bir sonraki hatmimi tamamen üçlerde devam ederek bitirmek istiyorum, müsaadeniz olursa. Başka vakitlerde okumak daha iyi olur derseniz onu yaparım hocam. Kuranı kerimin hükmünün tüm kainatta ve tüm gönüllerde kamilen tecellisi için ve hayırlı rahmetler yağması için hangisi en uygun olacaksa onu isterim hocam. Alperen annemizle konuşmalarınızı okumak beni inanılmaz mutlu ediyor, manen diriltiyor hocam. Unuttuğum birçok şeyi hatırladım, bilmediğim birçok şeyi de öğrendim. Rabbim sizden de alperen annemizden de gani gani razı olsun. Selam es selame hocam
-Selam es selame Aziz Nurullahcan. Maşaallah, barikallah. Yeni hatimin de hayırlı olsun. En büyük hizmeti yapıyorsun. Üçler de yaparsan olabilecek en mükemmel şekliyle olur. Alperenbacım ile yaptığımız görüşmeleri okudukça hem bilginiz artacak hem hazzınız, ümmete hizmet etmenin mutluluğunun arttığını göreceksiniz. Müşteri – Şems – Zühre üçlüsü, her üçü de cemal kemal olduğu için, maifetullah’ta ‘’cemalde üçler efali’’ olarak adlandırılır. Hizmetin zirvesidir. Yapılan efal ve okunan esmalar zühre’den kamer’e tecelli eder, inşaallah. Böylece Celâl hizmetinden faydalanamaz. Kamer şeriatı Muhammed’in makamıdır. Müşteri makamı adalettir, tecelliyi dostu, makamı şeriat olan kamerden alır şerefi… Yani tecelli evkatlar arasında dosttan dosta teali ederek devreder. Evkatlar arasında dosttan dosta sıralaması yazılarımızda çok açıklandı. Bit kere de şimdi yazalım . Zuhal den başlayalım zuhalin dostu merin,merihin önünden dostu zühre, zührenin önünden dostu kamer. Kamerin dostu müşteri, müşterinin dostu şems, şemsin dostu utarit ve utaritin dostu zuhaldir. Öylece anla ki üçlerde hizmet en ideal hizmet olur. Ancak biraz daha disiplin ister. Müşteri- Merih Zühre şeklinde hizmeti de tavsiye etmiş hocamız, hafız Hüseyin Hz. Ancak kendi zamanında Celâl köpük köpük abartılı tarihin en büyük zaferini yaşamış . Ben müşteri – Merih- Zühre şeklinde hizmeti öneririm. Hayatım boyunca böyle yaptım. Ancak bozuldu deccal in büyüsü. Allah yar ve yardımcımız olsun. Durmaksızın devam et inşaallah. Selam es selame Bayrak inmesin, ezan dinmesin, kâfirin yüzü ebediyen gülmesin inşaallah
*Maşallah barikallah elhamdulillah. Amin hocam çok teşekkür ederim cevaplarınız için. Bu durumda bir şey sormak isterim hocam. Bugün İstanbul’da 08:45-10:45-11:45 müşteri şems ve zühre vakitleriydi ve ibadetimi yaptım. Akşam 15:45-17:45-18:45te üçler olacak ancak ben muhtemelen 17:45’te yoğun trafikte olacağım ve şems vaktini kaçırma ihtimalim var. Belki son 15-20 dakikasına yetişebilirim. Hiç yetişemeyeceğim zamanlarda o üçleri atlayıp bir sonraki üçlerde yani gece devam etmem herhangi bir sıkıntıya yol açar mı acaba? Yahut şöyle sorayım: normalde namaz kılacakken elimden geldiğince cemal kemal vaktin girmesini bekler öyle kılarım. Ben kuran okuma işini yalnızca üçlere hasredeceğim için diğer vakitlerde kuran okumayacağım ancak namaz vaktini kaçırmamak için mesela bir celal saatinde ikindi namazımı kıldığımda daha sonra tekrar üçlere girmemde bir mahzur var mıdır?
Anlatabildim mi bilmiyorum hocam. Zaruri durumlarda namazı celal saatte kılmak üçlerde yapılacak ibadet üzerinde bir zıtlık yaratır mı diye sorarsam daha açık olacak sanıyorum.
-Azizim; evkatlara göre ibadetin zorluğunu birkaç yazımda bildirdim. Israrla yedi veya sekiz vakit namazı en kolay ve cemal kemal ibadet şekli olarak önerdim. Sebebi evkatlar arasındaki ezdadlara, sükutlara, nüzullere düşülmesini engellemektir. Hikmetullahın marifet bahsinde her bir yanlışın bedeli ağırdır. Yapılan yanlıştan çıkmak kişinin neredeyse ömrünü alabildiği gibi ümmetin ve milletin zararına da olur. Evkatlar arasındaki geçişler hem tealiye, yani ilerleme yükselmelere yol açar, hem düşmelerin sebebidir. Sükut dediğimiz her şeyin yokluğa durgunluğa mahkum oluş sebebidir. Nüzul çok hızlı düşmektir. Sükut birden bire tecellinin yok olması, durması, hayatın sona etmesi demektir. Hubut ise yavaş yavaş düşmektir. Tealiye dair ilimlere ise uruç, teali ve kıyam denmektedir.
Teali yükselmek, uruç yavaş yavaş yukarı çıkmak, kıyam ise birden bire çok hızlı yükselmek, uçmaktır. Bu ilimlerle, marifet ehli devletin ümmetin, milletin, hak ve hidayetin devamına dair esma ve efaller yaparak hizmet ederler. Şiirlere, tasavvuf sohbetlerine yansıyan dört kapı kırk makam dedikleri terimlerin kayıtlarına hiç bir eserde rastlamadım, Hafız Hüseyin Kemal ks. efendimizin kitabında yazdığı gibi. Efendimizden otuz sene sonra işlerin çığırından çıkışından anlarız ki yanlışların kaynağı da çok eskidir. Otuz yılın sonunda yapılan savaşlar ve islami yönetimin krallığa dönüşünden , ehli beytin katledilmesinden anla ki çark yanlış döndü, hak gitti batıl geri geldi de elde sadece kuran kaldı. Sık sık bu konuyu erteliyor uzun mesele diyorduk ya. Nur alem de böyle uzun konu. Öğrenmesi de öğretmesi de yıllar alan derin ilimlerdir. Bazı ilim de diz dize gözgöze öğretilmelidir. Yazıya dökülmeden, dilden kulağa ve kalbe indirilmelidir. Şimdi karışıklığa meydan vermemek için diyoruz ki; evkatlarda işlerin varedilmesinin ilmi olduğu gibi yokluğa gönderilmesinin ilimleri de vardır.
İşler ya teali eder ya tedenni. yani ya gelişmeye başlar ya düşüşe geçer. Ateş ya harlanır ya sönmeye tükenmeye başlar ..doğum olunca ya gelişme başlar ya hut ortam uygun değilse ölüm başlar. ve bu oluşun da hızı az orta ve hızlı olmak üzere üç merhalede açıklanır. yükselmenin adları teali, uruç ve kıyamdır. tükenmeni yok olmanın adları, hubut, sükut ve nüzuldur. Bu ilim(oluşumlar) bir evkattan diğer birine geçerken oluşur. Mesela müşteriden şemse geçersen dosttan dosta Uruçtur, tealidir. İşin, doğar büyür gelişir….Bu ilmin bir adı daha vardır, teshir denir.. Teshir dostluk olarak, istemek, sevmek gibi anlamlara gelir… Selametle , severek isteyerek gelişmeler yaşanır. Eşya(varlık) arasında dostluk barış hakim olur.
Şemsten zühreye geçişte devren geçiş vardır. Yine ilerleme yine dostluk vardır. Üçler olur. Üçler olması kabulün şartlarındandır. Yapılan dua bir kere edilince birler iki kere edilirse ikiler üç kere edilirse üçler olur. Üçler demek sınırları belirsin bir düzlemde bir üçgen elde edecek sınırları belirlemek, işi tamamlamaktır, bir oluşumu yaratmaktır. Ol demektir ki o iş hemen oluverir. Semada üçken nur görülür. Duanı kabul ettik demiş olur meleki alem ve mevlamız. Bir evkat daha dostan dosta ilerlesek mesela kamere geçsek, ‘’’dörtlerde iş oldu’’ denir. Görülen nurun şekli değişir, ya karedir yahut dikdörtgen  Şimdi bu kadar giriş yapınca anla ki, evkatlarla iş yapmak son derecede tehlikeli ve zordur. Biz Yusuf’u kuyudan ömrümüzü bu sırlara ve gereğini yapmaya vererek çıkardık. Sizler onu Pazarda satacak, büyütüp sultan yapacaksınız. Bu zor yola ihtiyacınız yok. Artık dikey değil yatay çalışacak ortam sağlandı, kervanların geçeceği kadar geniş yollar açıldı. Sen denk düştükçe cemal saatleri kolla, ancak yedi vakit, sekiz vakit namazdan asla vazgeçme. Ayağı kaydı diyorlar ya. Allah hepinizi ayrı ayrı korusun inşaallah ayağınız hiç kaymasın. Gözünüzü korkutmuş olmayalım. Şimdiye kadar nasıl zorlanmadan gökyüzünün yıldızları gibi parladınız biliyorsunuz. Samimiyetle yedi vakitte rıza aramaya, hizmet etmeye devam edin.
Başka tarikatlarla ilgili kaynakları okuyan veya yaşayan kardeşlerimiz vardır aramızda, eğer benzer bilgi veren bir kaynak biliyorlarsa lütfen bize haber versinler. Bu ilimlerden haberlerinin olduğunu sanmıyorum, rastlamadım. Sürdüm çayıra, mevlam kayıra şeklinde özensiz davrandıklarını, ne olursa olur, kim bilir kusurun kimde olduğunu mantığı ile hareket ettiklerini biliyoruz. O nedenle bütün mensuplarını celale teslim etmişler ki islam alemi yüzyıllardır kafirin vesayetinde yaşamış, sömürülmüş. Sen ve senin gibi genç, hayatın içinde olan zülfikârlar mana işlerinizin yanında dünyevi sorunlarla da mücadele etmek zorunda olunan yaştasınız. Sizler için işin kolayı yedi vakit namazdır. Gözlerinden öperim. Bu alanda söz bitmez, denizler mürekkep olsa bile bitmez. Selam es selame
İlmin sonu mu olur ki öğrenmenin, öğretmenin sonu olsun. Sonsuzluk denizinde bir damlayız her birimiz. Allah’ın izniyle bu emeğimizi yayınlayacağım . Bu vesile ile bir kere daha kardeşlerimizi uyaracağım ki vakit kaçırmasınlar. İki namaz arasında kaçan vaktin yerine ne konur ki tehdit ve tehlike giderilsin. Yok böyle bir yol yöntem. Giden gider, vaktinde kılınmayan namazın, vaktinde yapılmayan ibadetin, zikirin, işin kazası olmaz. Vahh vah demek olup biteni geri döndürmez. Trafikte yol alır gibi dikkatli iş yapmalı ki kazasız belasız hayatımız devam etsin. Ümmetin saltanatı sürsün, kafirin iğrenç hallerine katlanmasın. Cehennem uzak olsun, cennet yakın olsun inşaallah.
Öyleyse başa dönelim ve yaptığın hizmetin kıymetini bir kere daha vurgulayalım, altını kalın çizgilerle çizelim. Hiç bir kul islama, insanlığa kuranı kerimi senin yaptığın gibi cebrail efali ile hatim yapmaktan daha üstün bir hizmet yapamaz. Yaptığın hizmet ile celal cemale, kafir imana davet edilmektedir.. Bu efali yapmakla bütün resullerin yaptığını yapıyorsun demektir. Sen hidayete erdiremezsin. Allah bu ilim ile dilediği, imana uygun fıtratta yarattığı kullarını semalarda ve yerlerde hidayete erdirir. Sana düşen bu efal ile düzenli tebliğdir. Melekler senin yaptığın efali tanırlar. Okunan kuran ayetlerini zaten bilirler. İşi Allah’ın emrettiğini bilirler. Allah teâlâ senin vekaletinle, vasıtanla sıfatullaha emredildiğini bilirler. Emri yerine getirmek üzere harekete geçer her varlığın beynine( uykusunda) kuran ayetlerini dikte ederler. Beşerin zorlaması ile değil de aklın iknası yolundan ilerlerler. Efendimizin as. hayatına bak, bir tek kişi idi eşi inandı iki kişi oldu, Hz ali ve Ebubekir’le çoğaldı milyarlara ulaştı. Dilersen bu yazının altına yaptığın efali güzelce kardeşlerinin anlayacağı netlikte anlat. Belki başkaları da bu kutsi hatimle hizmet etmek ister. Çok uzadığı için söze dur diyoruz.: vesselam

Mecburum.

Her doğan can gibi yıldızım,
Ayım.
Önceliğim baba suyu,
Anne karnı uzayım.
Doğ yıldızım demiş kaderim doğ…
Doğmaya mecburum, mecburum
Doğarım.
Sevgi şafakları oluşturmak görevim.
Işıdığım ilk günden beri,
Karanlık bucağa, dibe aşığım.
Şifalı ellerinle, fesada uğramış yürekleri
Oğ denildiğinden, oğ…
Oğmaya mecburum, mecburum…
Oğarım.
Karanlık ol çök üstüne nasipsizlerin
Derken birilerine kaderi;
Işıt der bana
Işıt sevgiye soğuk yürekleri
Umuda yelken açtır, daima
İlahi mekân gönüller benim yerim
Gücünün yettiğince kinleri nefretleri
Boğ dediğinden, rehberim, boğ…
Boğmaya mecburum, mecburum…
Boğarım.
Farklı duygularım, başkaları gibi
Farklı mesajlarım
Konuşulmamışı konuşan eğitmenim.
Yazılmamışın yazarıyım.
Çağıma düşeni ilk benim görür gözlerim.
Geleceğin göğüslerine uzanır ellerim
Ayaklarımla yeryüzü meleklerine
Ellerimle gökyüzüne hükmederim.
Yüceden
Yücelerdendir emirlerim.
Ve tek Ekber’edir secdelerim.
Sürekli emirler alırım,
Emret derim, emret.
Sağ, göklerin memesini adıma sağ
Sağmaya mecburum, mecburum
Sağarım
Ve zaman olur, devran döner
Yaşım kemale erer,
Ecelin müntehasına varır da ömür,
Sır veririm halefime, el veririm
Bir ses duyarım muhakkak
Ağ yücelere, ağ…
Ağmaya mecburum, mecburum
Ağarım.
Hacı Ali Bayram / Konya
*Maşallah barikallah elhamdulillah. Sorduğum soru haricinde merak ettiğim birçok şeye de cevap verdiniz hocam. Birçok Zülfikâr da eminim istifade edecektir bu cevaplardan. Evkatlar hususunda siz defalarca tembihte bulunduysanız da sizin verdiğiniz kadarından kırpabildiğimizi kırptık. Neticede hangi saatte hangi vakit girer, hangi vakit cemaldir celaldir bunları öğrendik. Üstüne üçleri öğrendik. En son da Alperen annemizle yazışmalarınızda gördüğümüz Zuhalde başlayıp Kamerde biten 7 saatlik aralıksız ibadetinizi öğrendik. Bu efal ile en fazla 30 dakika dayanabildiğinizi yazmışsınız bir yerde hocam, ben bu dinç yaşımda dahi en fazla 15-20 dakika dayanabiliyorum. Kuran-ı Kerimin bir sayfasını ortalama iki dakika okuyabiliyorum da tek oturuşta en fazla 8-10 sayfa ilerleyebiliyorum. O da gün içerisinde vaktim çoksa. Bu efali 7 vakit üst üste sadece 15-20 dakika dizleri dinlendirmekle yapabilmek fevkalade bir durum. Ben ne desem eksik kalır sizin için, binlerce kez Allah razı olsun razı olsun razı olsun desem bile eksik kalır. Sizi en mutlu edecek şey size layık mükemmel bir öğrenci olmamızdır herhalde. Rabbimizin izin verdiğince elimizden ne gelirse yapıyoruz işte hocam. Eksikliklerimizi kusurlarımızı rabbim önce örtsün sonra iyi ve doğru olanı bize yaptırsın.
Cebrail/rahmet efaline daha önce birkaç yazınızda değinmiştiniz hocam. Ben sadece böyle bir efalin varlığını biliyordum, nasıl yapıldığını bilmiyordum. Geçen sene Eylül ayında Uluhan kardeşimiz benim bilebileceğimi düşünüp bu efali sormuştu bana. İkimiz de hiç bilmeden eski yazılarınızı biraz kurcalayıp ne olduğunu sizden de teyit alarak tespit etmiştik. Nihayetinde Uluhan kardeşimin vesilesiyle o günden beri günde bir cüz tamamlamaya gayret ederek ayda bir defa bu efal ile hatme başladım. Başlarda Kuran’ı çok yavaş okuduğum için dizlerim de efale alışmadığı için günde bir cüzü tamamlayamıyordum. Bir hatmi 60 günde tamamladığım da oldu. Ben de kısa keserek efalin ne olduğunu nasıl yaptığımı açıklamaya çalışayım:
Öncelikle namaz oturuşundaymış gibi oturduğumuzu farz edelim, bu haldeyken sağ bacak yer sofrasında yemek yer gibi dikilir. Sol ayağımızın üstüne oturmuş olduk, sağ ayağımız ise yere basmakta. Sağ el işaret parmağı sağ ayak başparmağına değecek şekilde sağ el tamamen sağ ayağın üzerine örtülür. Bu haldeyken eğer rahmete ihtiyaç varsa en az üç defa “ya rahmanu külle şey’in ve rahimehu yünezzilul rahmeti, fela yefutu şey’un ve yünezzilul rahmeti” okunur ve ardından Kuran-ı Kerimden ilgili sayfa okunmaya başlanır. Sayfa değiştirileceği zaman sol el ile sayfa değiştirilir. Onun haricinde sol el sol diz üzerinde sabit durur (ben bazen sol elimi yana serbest bırakıyorum doğru olup olmadığını hocamız teyit eder). Yeteri kadar Kuran okunduktan sonra sağ el işaret parmağı sağ ayak başparmağından ayrılmadan ayağa kalkılır ve sol ayak başparmağına hilal şeklinde kavisli bir hat çekilerek sağ işaret parmağı sol ayak başparmağından ayrılmadan sağ ayak üzerine oturulur. Birkaç kere yukarıdaki dua okunduktan sonra üç ihlas üç felak üç nas okunarak efale son verilir.
-Güzel. Efale her başladığımızda önce fatiha, sonra ikinci sayfa (elif lam mim) okunur. Sonra nerede kalınmışsa oradan devam edilir. İzahın bana göre çok güzeldi. Yeterliydi. Eğer ilgilenip te soru sormak isteyen Zülfikâr varsa yazının altında yorumlarda anlaşın inşaallah. Selam es selame
*Şu an araç kullandığım için tam yazamıyorum hocam yorumlardan devam ederiz inşallah. Selam es selame
YAZAR BİLGİSİ
YORUMLAR

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

tr Turkish
X