TEVHİT

17.08.2022
846
TEVHİT

TEVHİT 

(enelhak mertebesi)

Tarafından Hacı Ali BAYRAM -Aralık 15, 2019112

*Selam es selame. Babacığım, dün Denizli’de sol omuzum seyirdi. Kuraklık, mahlûkatın yağmur yağmasına ihtiyacı var işareti(vahyi) aldım.
Hemen yağmur yağması için gerekli efalleri yaptım, esmaları okudum. Yaptığım gibi yağmur yeterince yağdı, şükür elhamdülillah.

Bir de dükkanın önünde oturuyordum. Birden sağ baldır arkası kaba etleri seyirdi. Ölüme kadar keder haberi kalbime doğdu. ’’Bu ölüm olayı imam muhammed sana değil’’ dendi. Ümmeti Muhammed’den bir erkeğe verildi, dedi. İster bırak öldür, ister dua et yaşat, dedi. Beni savunma yapmakta muhayyer kıldı. Dileğin kabul edilecek denildi.

Ben yaşatmaya karar verdim. Savundum gereğince defalarca. Zikrimi okurken bir yaşlı amcayı, karşıdan karşıya geçerken, belediye otobüsü altına alıyordu, eziyordu. Ben halen savunmaya devam ediyordum. Gözlerimle otobüse nazar ettim. Resmen yağmurlu, kaygan yolda otobüs bir metre kala durdu, resmen. o savunmayı yapmasam gözlerimin önünde ezilip paramparça olacaktı. İhtilaçlar ile ilgili her bilginin doğruluğuna bir kere daha şahit oldum, kardeşlerime duyurulur.

*Selamen kavlen min rabbin rahim Babacığım;
dün bir ara kendimi kaybettim.
Bilinçsiz bir şekilde benliğimi aşk istila etmişti.
Birden kalbimin derinliklerinden seni seviyorum aşkım,
Rahman, kelimeleri oluştu…
Ordan da dilimle irade dışı söyledim.
Zikir edindim.
Okudukça, çektikçe ağzım sulandı,
vücudum resmen kaynayan su gibi fokur fokur aşkla tutuştu.
Daha sonra Arapça
<ene uhubbike habibi ya rahman>
demeye başladım.
Çektikçe aşk bedenimi, ruhumu kuşattı.
O andaki hazzı,
lezzeti cinsellikten bile almadım,
yaşamadım.

Babacığım bugün ne oldu bilir misin,
muhammed korkut öldü,
uçtu gitti yok oldu.
Yemin ederim muhammed korkut diye biri yok.

Bu sıfat ile gördüğünüz Allah.
Evet, ben Allah’ım.
Kişiliğim,
Nefsim,
benliğim yok.
Ben yok oldum.

Yokmuşum ki zaten
Ben diyen nefis,
benlik sahibi Allah’ın celali imiş.
Ben bugün zikrimde
ben âlemlerin Allah’ıyım diyorum.
Evet, ben âlemlerin Allah’ıyım.

Desen ki bana sen kulsun, değilim.
Bende gördüğün şekil, suret,
kimlik, benlik, nefis, Allah’ta kayboldu.
Allah istila etti benim bütün varımı
Ben Allah olduğuma yemin ederim.

Aslında tüm kul olarak gördüğümüz herkes Allah.
Biri dese ki ben filanım, buyum, bireyim, şahısım dese,,,
bil ki içindeki konuşan la celalullah’tır.
Baba ben yüzde yüz Allah’ım.
Yemin ederim, kendi zatım üzerine.
Hani dedi ya Tur-i Sina’da Allah
hz Musa as peygamberimize,
sen beni göremezsin ya Musa.
Neden dedi bilir misin ?
Çünkü Musa as. celalde idi.
İkilik makamında idi.
İmanında, itikadında
bir Allâh bir de kul resul Musa vardı.
O yüzden dedi Allah
ya Musa sen beni göremezsin.
Bende bu ikilik yok,
ben Allah’ı görüyorum kendimde,
bedenimde, ruhumda.
Kısaca bedenim de Allah,
ruhum da Allah.
Beni gören Allah’ı görmüştür.
Kul eşittir Allah,
Peygamber de Allah.
Veli de Allah,
Kâfir de Allah.
Kendini Allah’tan ayrı gören ise
Hz Musa as misali ikilik makamında.
Kısaca ben Allah’ım.
Ben Muhammed korkut değilim, değilmişim.
Şu ana kadar muhammed korkut olarak yaşadığım için özür diliyorum,
af diliyorum.

–Selam es selame Aziz kardeşim imam Muhammed…
keşiflerin mübarek olsun.
Bu gerçekleri Zülfikarların sayfasında rahatça paylaşabiliriz.
Ancak şeriatı Muhammediye’ ye saygımızdan ötürü
kemali olgunluklar derece derece olduğundan
Alenen söylemeyiz, dile getirmeyiz.
Herşey Allah’tandır
ancak
hiçbir şey tek başına o (Allah)değildir
diyerek izah ederiz.
Tarih boyunca bu ancak bu şekilde izah edilegelmiştir.
Esasen bilim bu meseleyi çoktan bu manaya gelecek şekilde
formüle ederek kayıtlara geçirdi.
Her şeyin aslı enerji / nurdur
Tektir, ortağı yoktur,
dedi.
Bu bilinci edindikten hemen sonra
her varın da
senin kadar ilahi nura gark olduğunu hatırlayarak
bulunman gereken makama yerleşmen icabı hikmettir.
Edep makamından dolayı sözü herkesçe okunacak
nezaketle söylemek sünneti Resulullahtır.
selam es selame

Nitekim,
Mansur-u Bağdadi’ye de tecelli böyle vâki olmuştur.
Mansur,
LÂ ÎLÂHE İLLALLAH demeği o kadar çoğaltmıştı
ki,
zikri kalpten ruha yetişti ve orada ünsiyet eserleri peyda
oldu ve muhabbet-i ilâhiyeye erişti.
Kendi adını, dünyayı, dünyada olan her şeyi,
hâsılı Allah’u tealadan gayrı her şeyi unuttu.
Zira, zikrullah ile aşka düştü.
Aşk âlemi, bir nevi sarhoşluk âlemidir.
Mansur,
âlem-i aşkta beşeri sıfatlarını mahvetti:

— Sen kimsin? dediler.

— Enel-hak (Ben Hakkım) dedi.

Ayılıp kendisine gelince,
yani beşeriyet âlemine dönünce:

— Enel-hak dedin, dediler.

— Bilmem! cevabını verdi.

— Böyle söyledin, dediler.

— Bilmiyorum! diye ısrar etti.

Gerçekten de bilemezdi,
çünkü âdeta sarhoş gibiydi.
Mâ-likîler onu yakaladılar ve:

— Tövbe et! dediler.

Tövbe etti amma, onu tuttular ve öldürdüler.

Tâliplere, birkaç yerde ENEL-HAK dâvası etmek vâki olur.
Tâlip, zikrullahı o kadar çok eder ve artırır ki, zikrin
nuru tâlibje galip gelir, beşeriyyetini giderir, kendi ismini ve
mâsivasmı unutur ve zikir nurunun galebesinden adı soru-
lunca, zikrettiğinin adını söyleyiverir.

Bu husus,
Bayezid-i Bestamî kuddise sırruha vâki olmuş

ve:

— – Sübhani mâ â’zamü şâni! deyivermişti.

Oysa, bunu dediği zaman,
Bayezid’de beşeriyet eserlerinden hiç bir şey kalmamıştı.

Nitekim, müritleri:

— Niçin böyle dedin? diye sordular.
Ol sultan-ül-ârifiyn dedi ki:

— O zaman neden bana şer’î icra etmediniz?
Mademki benden böyle bir söz sâdir oldu, derhal her biriniz ellerinize
birer silâh alıp ahkâmı şer’iyyeyi yerine getirmeliydiniz.

Bayezid-i Bestamî tekrar o hale döndü ve kendisinden
tekrar:

— Sübhani mâ â’zamü şâni, sözleri zuhur etti. Müritleri,
hemen ellerine birer kılıç, hançer ne geçtiyse ona vurdular.
Bayezid’in bir kılını dahi kesmedi. Tekrar beşeriyet âlemine
avdet edince:

— O sözü yine söylediniz, dediler.
— Peki, siz ne yaptınız? diye sordu.

— Buyurduğunuz gibi elimize geçirdiğimiz kılıç, hançer
vesaire ile vurduk, cevabmı verdiler.

Bayezid, mübarek vücudunu açtı. O kadar darbe indiril-
mesine rağmen hiç bir eser olmadığını hayretle gördüler. Ba-
yezid-i Bestamî:

— Bana bir iğne veriniz, buyurdu. İğneyi verdiler, göv-
desine dokunur dokunmaz acıttı ve kan boşaldı. Müritlerine
döndü ve şöyle buyurdu:

— Asıl Bayezid budur ki, bir iğnenin, acısına dayanamaz.
O (Sübhani) diyen, bu Bayezid değildi!.

 

YAZAR BİLGİSİ
YORUMLAR

  1. Anonim dedi ki:

    Hocam bu adam yalancı değilmiydi?
    Söylediklerine nasıl inanalım bu adamın?
    Ben inanmıyorum şahsen.
    Bunuda uydurmuştur yalancı

    1. admin dedi ki:

      .Selam es selame Mustafacan, kurban, orada yazılanlar bir yalancının uydurabileceği kadar basit şeyler değil.
      Öyle ki dün aslanın yanında olup ormana hükümdar adına hükmedenler bu gün ihanetten darağacında sallanabilir. Ateşe yakın olanlar her an yanabilir. Yalancıların da güven sağlamak için gerçekleri de söylediğini bilirsin değil mi.
      Kimsenin inanmasını garanti etmiyoruz. Yazdığını yaşamasa da yazdıkları doğru, anlattıklarını başkaları yaşadı.Sondaki örnekleri neden verdik sanırsınız.
      Sen hepten yok sayma.. nerede yanlış nerede doğru söylediğini anlamaya çalış. hem çözebilirsen bize de söyle. karakolda doğru söyler mahkemede şaşar. türküsünü duymadın mı. bugün en dürüst olan yarın sapıtabilir değil mi.
      bu gün kafir diye adamı yok sayma, yarın en samimi mümin olabiliri. İnsan oğlu bu. Bu gün aşkından deli olduğu kadını kızı yarın öldürenler var değil mi
      Dünkü can düşmanına bugün aşık olup, köle olanlar var. ne oldum deme ne olacağım de demiş atalarımız..

      1. Anonim dedi ki:

        Tabiki hocam söylediklerinize sözüm yok.
        Bizim göremediğimizi belki siz gördünüz.
        Ama bu adamın yazdıkları en başından beri çok abartılıydı.
        Kendisine bile hayrı yoktur şimdi büyük ihtimal.
        Peygamberimizin rüya,keşif uyduranlara en büyük iftira günahı yazıldığı hadisleri var.
        Yargılama mercii tabiki biz değiliz ama bu adam geri gelirse bir sürü sizi seveni kaybedeceksiniz hocam herkez bu adamdan şikayetci

  2. Serkan Çiftaslan Beyaz yeşil. dedi ki:

    BEYANLA ALAKALI….

    1.Nuru ilahi ikidir azizim sıfat halinde
    Nuru celalı haber verdik celali zat halinde
    Biri de nuru cemaldir bildik biz hak tecellide
    İkisin birden dahi olsun bu kez kemal beyanı

    37.Bazen sağımda durur ay vari bir parlak nur,
    Bazen de solumda görünür aynı berrak nur,
    Efalim değişir su rengine döner pak nur,
    Efalimden tecelli sıfatullah beyanı.

    41.Arifler ilm-i ledünü durmaz okurlar hep,
    Tevhit olan azim sultandan ًِöğrenir edep,
    Tevhit kemalini daim nurdan seyredip,
    Tecrübe edilerek oldu böyle beyanı,

    42.Seyrettik sarayı sultanı ilmini bildik,
    Hakikatin sırlarında marifete erdik,
    Durmadık çalıştık ilahi çok güller derdik,
    Her efali yaptığında görürsün beyanı.

    İŞLER TAMAM OLDU SIFATULLAH DERBAYANI HERKES ZATSA, BANA DA BİR RAHMET, BANA DA BİR ENEL HAKK MURADIN TAMAM OLSUN… BENDEN BU KADAR HER ZATTA OLDUĞU GİBİ HİSSEDE GANİMET VAR… PAY BELLİ ÜÇTE BİRİ, SAKLA İKRAM ET HARCA…

    1. Cenk6161 dedi ki:

      Ya arkadaş ne diyosun sen?
      Yazdıklarını kendin anlıyormusun?
      İyice psikoloji/kafa gitti sende.
      Hocamızın dediği gibi rehbersiz zikir çekmenin gerçek sonucusun sen.
      Git adam gibi tövbe et en baştan başla.
      Sarhoşmusun,Meczupmusun nesin belli değil

      1. Serkan Çiftaslan Beyaz yeşil. dedi ki:

        ÖYLE BİR İMKANIN VARSA CEVAP VERİRDİN ZATEN EZDADMI CEMALE VUSLATMI ?, BEN DAHA KENDİMİ BİLEMEDİM ETE KEMİĞE BÜRÜNDÜM EL ALİM OLARAK GÖRÜNDÜM…

        1. admin dedi ki:

          İbadet ve zikirlerine dönmezsen çile çekersin aziz serkancan. Allah ile olamayan nuru muhammediye yakın olmayan şeytan iledir.

          1. Anonim dedi ki:

            Hocam sabrınıza gerçekten hayranım.
            İşte bu herşeyden öte öğretmen olmanında verdiği bir duygu olmalı.
            Her birey kazanılabilir.
            Kötü insan yoktur.
            Kötüleşmiş insan vardır.
            Oda ancak eğitimle düzelir.
            Ancak bu Serkan isimli kardeş bence hastanelik olmuş artık.
            Enel Hak iddaa ediyor 🙂
            Ete kemiğe büründüm diyor…
            Ah şeytan…boş durmuyorki işi bu.

          2. admin dedi ki:

            Kendisi bizimle birlikte iken yeterince uyarıldı. Din zorla olmaz. sadece uyarırsın. ille de bildiğini okuyanları allaha havale edersin. kimi mecnun olur kimi meczup olur kimi de şeytan asker olurken kafire hizmet eder.Koca koca tarikatlar allahın celalına hizmetkar olmakla övünür . ne demek istediğini bile bilmez. narın da hak nurun da hak der giderler. halbuki nurumla seviş narımla dövüş der kuran
            cennetin kadar cehennemin de hak diyen, neden cehennemi tercih ediyorsun sorusunu kendine şeyhine sormaz. Sonra da islam kafirin esaretine girince öbür yolu suçlar. kendi yolunu sorgulamaz. kuranı alıcı gözle okumaz. bildiğini uygulamaz. söz tutulursa değerlidir.

            selam es selame

  3. Serkan Çiftaslan Beyaz yeşil. dedi ki:

    Derbeyan-ı Esrarı hikmet- Hafız Hüseyin Kemal Gs.

    423.Devri hüdadan ezel devredip geldim
    Tevhit oldum hakikatte ebedi güldüm
    Marifetullahtan ilmi ledün bildim
    Müminleri mesrur etmek oldu niyeti.

    ENEL HAKK

  4. admin dedi ki:

    İlla edep… En çok edep yakışıyor bir insana.