Siz O’nun kim olduğunu bilmiyorsunuz

11.08.2022
224
Siz O’nun kim olduğunu bilmiyorsunuz

Siz O’nun kim olduğunu bilmiyorsunuz

ama öğreneceksiniz.
*Hocam selam es selame bayramınız mübarek olsun. 6 temmuz 2021 de bildirilen bir keşif vardı, son paylaşımınızın altına yorum olarak atmak içimden geldi ki fakat size danışmadan atamadım.
*<< Alemlerin Rabbi Ademi yarattı, sıra imtihana geldiğinde Adem as. bütün yaratılmışların karşısında tek başınaydı. Eşyanın adını sayacaktı ancak hiçbir şey bilmiyordu. Rabbi O na bildirince bütün isimler geçti beyninden ve döküldü dilinden. Pek çoğunun adını söylüyor anlamını bilmiyordu. Öğrendiği kelimelerden yeni terkipler, farklı ibareler yapmaya geçti. Rabbi ona bilindik isimlerden bilinmedik manalar, olanlardan olmayanlar, basitlerden karmaşıklıklar türettirdi. Söylediklerine Adem in kendisi bile hayret etti.
Söyledikçe sevdi, sevdikçe söylemek istedi. İyiyi söylerken çok memnun, mutluydu fakat kötüleri de bildirmesini istedi. Rabbi O na söyledi, ama çok içi burkuldu. Rabbi O’na öğretti öğretmesine, bildirdi bildirmesine fakat ezelin ve ebedin sahibi sadece Allah’tı ve unutturdu.
İşte Adem sizin hocanızdı;
Alemlerin Rabbi O’na besmeleyi verdi.
O hz İsa idi
Ve Rabbiniz O na da Besmeleyi verdi.
Ve kendisini besmeleyle tevhit etti.
Ve O’nda hz İsa’yı verdi
Ve Rabbiniz O’na hastalık verdi,
sabrıyla O’nda hz Eyyüb’ü verdi,
Ve Rabbiniz O’na sınav olarak bir evlat verdi
Ve bununla O’nda hz İbrahim i verdi,
ve Rabbiniz O’na çeşit çeşit günah işleyen sizleri verdi
ve Geminin kaptanı yaptı
hz Nuh u verdi,
ve Rabbiniz önce O’na Hızır ı verdi
sınadı
ve yolun ortasında bıraktı
hz Musa’yı O’nda verdi,
ve hemen arkasından dümdüz duvarda buluşturdu
ve yine hz Hızır’ı bu kez O’nda verdi
ve O’nda Hz Ebubekir’in amcalığını, babalığını verdi
Sonra O’na merhamet verdi,
güzellik verdi, eminlik verdi.
Güvenilirlik verdi,
alemi emanet etti.
O’na da sadece ‘’toparla ve bildir,’’ dedi.
Ve sadece hz Süleyman’ı vermedi.
Çünkü O da zengin olmayı istememiş
beşeri aklı düşünse de hemen vazgeçmişti.
Şimdi iki kere düşünün
kimi kırdığınızı
kime asi olduğunuzu
veya kime güzelliğinizi gösterdiğinizi
ya da kimi memnun ettiğinizi.>>
*Buydu bildirilen, hocam.
Ben bu keşfi o zamanlar size yazmıştım. Hiç unutmadım, onun için geçmişten buldum yeniden.
Siz çok kıymetlisiniz. Ayşe Deniz.
Yorum olarak izin verirseniz paylaşımın altına koyabilir miyim. 4 May 2022 15:46
-Selam es selame Ayşecan. İzin veriyorum. Yazabilir, yorumlara ekleyebilirsin. Ben önceki yazdığını okumamışım sanırım, bu keşfi hatırlamadım. Yoğun bir zamana denk düşmüş ve okumak nasip olmamış demektir.
*O zamanlar yazmıştım size ve sadece kalp bırakmıştınız. Evet hocam, epey yoğun bir dönemdi, geri giderek okudum, şimdi. Yangınlar ve daha başka engeller çıkmış.
-Bu keşif benim için çok çok önemli. Hayatımın anlamı adeta. O keşifte yazanları bir bir yaşadım diyebilirim. Keşiflere inanmakta zorluk çekenler yeniden okusun bunu. Burada anlatılanlar benim hayatımın köşe taşları. Karakteristik özellikleridir, şahidim.
*Bütün peygamberlerin özellikleri toplanmış diye düşünmüştüm.
-Evet, özetle bu düşüncen keşifle anlatılmış, verilenler özetlenmiş. 
Dahası var, hani fazlası var eksiği yok denir ya. 
Dahası var da eksiği yok.
*Hocam ben zaten keşiften sonra bunu idrak ettim. Düşündüm ve günlerce kafamı toparlamaya çalıştım. Daha çok şeyler söylenmişti o zaman, yangınlar karıştığı için yazamadım gerisini.
-Eğer hatırlıyorsan keşif nasıl başladı, nasıl bu kadar net ve kullanılan bir Türkçe ile sana verildi biraz anlatır mısın. Hatırlayabilir misin, Allah’ın izni ile yeniden hatırlamaya çalış: lütfen.
Ola ki Allah eksikleri de hatırlatır. O herşeye kadirdir.
*Hep deniliyordu ki ” Siz O’nun kim olduğunu bilmiyorsunuz, ama öğreneceksiniz.”
Sürekli bu söyleniyordu net bir şekilde. Bu hep söyleniyordu.
Ben toparlayıp o günlerdeki keşifleri yazmak istiyorum.
Nasıl başladı, neler söylendi, ben çoğunu defterime yazmıştım.
-Güzel. Sevindim. Defterine yazmış olmana çok sevindim.
*Elenecek çok insan vardı belki de. Ondan bu güne kaldı. Pek çoğunu unutmadan yazmam emredildi, yazdım. Onları eve geçince yeniden yazıcam tarihiyle.
-Tamam . Bekleyeceğim. Bütünlüğün bozulmasına sebep olmuş. Zincirin kapması gibi, anlaşılmayı zorlaştıran işler. Vardır bir hayır diyelim mi.
*Bugün ileteceğim çok güzel keşifler vardı ve belki de inanmayanlar çıkacaktı onun için beklendi belki de doğru kişilere ulaşması gerekiyordu
-Evet mutlaka vardır bir hayır.
*Evet vardır bir hayır.
-Çekilecek acılar vardı belki, alınacak dersler vardı. Lütfen dikkatle eksiksiz yaz gönder, bekleyeceğim.
*Zaten celal karıştı ve biz yangınların ortasında kalmıştık. Sizin de sıkıntılarınız had safhaya ulaştı, sanırım hep koptuk.
-Celal sizlere bir vurduğunda bana bin vurmuş demektir. Başımıza gelenler genele yansır. Daha önce yazdım, uyarılarda bulundum.
*Hocamın yazılarında inanmakta zorlanacağınız gerçekler var , bildiremedik. Kolay değil Adem gibi olmak, kolay değil Musa olmak, kolay değil İbrahim, İsa olmak, kolay değil bir geminin kaptanı Hz Nuh olmak, hele hele Hz Muhammed olmak ümmetim demek… Bunun için herşey zordu. Hele hele size hepimizinki yansıdı. Hepsini yazıcam eve gidince hocam şimdi dışarıdayız, akşama doğru eve geçeriz.
-Tamam azizem…Bekleyeceğim
*Görüşürüz selam es selame hocam
-Selam es selame Ayşecan. Hayırlı akşamlar. Fırsat bulamadın sanırım. Yazacaklarını merakla bekliyorum. Allah yar ve yardımcınız olsun.
*Selam es selame hocam gece çok geç döndük. Eşimin tarafındaydık, oturmak zorunda kaldık. Gece yazacaktım fakat sabaha kadar diş ağrısı yaşadım, bugün de doktora gittim. Ama gece mutlaka ileteceğim
-Tamam… geçmiş olsun, Allah şifanı versin.
Ayşe
*Selam es selame canım hocam. Hocam yazıp yazıp siliyorum zira o zamana ait olan defterim Muğla’da kalmış getirmemişim. Fakat sanırım tepki alıcam diye korkuyorum. Ve asla makam alan, makam veren bizler değiliz. Buradaki herkes bunun bilincinde esasında ama neden böyle uyarılıyor gibiyiz, onu da bir anlasam.
Rabbim milyarlarca çeşit insana milyarlarca çeşit özellik vermiş ve her birimize de milyarlarca da görev vermiş. Buna herkes inanıyorken neden sürekli bizim gibi bir kul tarafından uyarılıp duruyoruz. Her dönem ve ayrıca hep bu uyaran kişilerin tarafından benlik duygusu daha çok kabarmış olması tecrübelerde var. O halde insanlar hiç konuşamazlar. Ki kendilerine bildirilen yada hissettirilen yada rüyasında gösterilen birtakım şeyleri kimse söylemez değil mi. O zaman nasıl anlaşılacak. Mesela eğer korkut ve ya bir başkası söylemeseydi, en azından onların yanlış kişiler olduğunu anlamayacaktık. Ben ve bizlerde yanlışsak Allah affetsin. Yanlış mıyız acaba diyerek düşünmekten kendimi alamaz oldum ve o halde kişiler sadece okuyup okuyup geçsinler mi acaba. Evet Allah’ın herşeye gücü yeter. Size de direk bildirebilir ve hatta istese tüm evreni müslüman yaratır, bunlara hepimiz katılıyoruz ama neden öyle yapmadı. O zaman ilk önce peygamberimizi de yaratabilirdi. Şimdi Allah’ın yaptığından sual olunamayacağına göre kişilere görevler vermiş olabileceği ihtimalini göz önüne alırsak, eğer bizim sizden öğrendiklerimizi Allah bize de söyleyebilirdi diyecek konuma gelmemek lazım öyle değil mi? Allah milyonlarca çeşit kişiye milyonlarca özellik verirken milyonlarca da görev verdiğine göre ve zatını ve sıfatlarını tanımamızı istediği için tüm yarattıklarını yarattığına göre arkadaşlarımızın yaşadığı keşiflere şüpheyle bakmamak lazım bence. Yapan yaratan Allah ve O istediğine istediğini verir. İstediği yerden de bilgi gönderebilir
Hocam bir bilginin kişiye gelmesi için illaki ilahi duygular içindeyken olması gerekmiyor. Durup durukken de gelebilir. Mesela alacağımız herhangi bir şeyi eğer bizim için zararlıysa onu alma diye de uyarı olarak bir his geliyorsa bir ses de gelebiliyor.
Velhasıl tüm korkularım yazacaklarımdan kaynaklı. Yine birilerinin tepki göstermesi, itiraz etmesi veya yine gurubu terk etmeleri gibi şeylerden korkmam. Şu nettir ki hiçbir zaman makam veren makam alan olamayız. Ama habercisi elbet olabiliriz. Tüm kardeşlerim için söylüyorum bunu.
Tekrar yazıcam nasip ise bocam. Sağlıcakla kalın selam es selame
Selam es selame hocam sizi çok seviyorum. Bugün paylaştığınız ortak bir anımızla yeniden hayata dönüş için bir adım attım. Çünkü son bir aydır şeytan bana her gün intihar taktikleri veriyordu. Yılmadın mı hala diyor sanki. O kadar ağlıyorum ki her gün. En son dün gece kararımı vermişken bugün bu yazıyı okudum. Yeniden size ne desem az kalır hocam. Ne desem az kalır. Gönüllerin hayat kurtaranı hocam.
-Selam es selame AzizeM, Gülüm, AyşeM ! Sevgili zülfikâr’ım.
Şeytan o taktikleri ne zaman fırsat bulsa, her mümine yapar.  Bana binlerce kere yaptı. 
Bilirim huyunu.  Benim Allah’ım var de. Ve eûzû besmele çekerek yeniden kalk yola düş.
Hayatta esas olan düşmemek değil, düştüğün yerden kalkmaktır  Rabb’im seninle olsun  yeniden gözün gönlün aydın olsun inşaallah, gül yüzün gülsün. 
Şeytan ezan okunmasından, kurandan nefret eder. Öyle zamanlarda Kur’an oku veya dinle.
Zor durumda kalma Rabbime emanetimsin  Sağ ol, selametle ol. Selam es selame 
* Binlerce, yüzbinlerce kez seviyorum sizi. Hocam aslına bakarsanız içimde celal ile cemal savaşıyor. Hep dilime zikir bildiriliyor. Hep söylenen şu ’’ la darlık le ilehe ille malikel mülk zül cemali Vel ikram’’
Ve söylenen: ‘’ bütün zülfikârlar bunu kendine göre okusun’’ deniliyor. ‘’Herkes, hepsi zor durumda’’ deniliyor.
Herkes kendine göre ‘’ la darlık le ilehe ille vehhab gibi sıkıntısıyla ilgili Esmalardan tertipler yaparak derdine çare bulsun’’ deniliyor. Fakat ben o kadar celaldeyim ki en son dün gece bugün ve önümüzdeki günler için intihar etmeyi netleştirmiştim.
Ve bu zikirleri de yapıyorum. Sol el sol baş parmağım seğiriyor, sürekli.
Ve üstelik bu zikirlerin anlamını da bilmediğim için ve google den araştırma yaptığım halde bir cevap bulamadığım için, size de yazamadım. Ve yine sizin sayenizde rabbim hayata döndürdü beni
Herşey için çok teşekkür ederim, çok çok teşekkür ederim. bu yazdıklarınızda bana tekrar tekrar hayat verdi maneviyatta.
– <<Ya vasi-el mülkü Lima halaka min ataya fazlihi ya zül Cemali Vel Kemal Vel ikram ya erhamerrahimin>> oku.
Sağ elini kalbinin üzerine koyarak efalli olarak oku. Bu yazıyı okuyan her kimse benzer sıkıntılar olduğunda darlıktan bolluğa genişliğe geçebilmek için bu esma gurubunu kalp üzerinde okusun. Namaz kıldıktan sonra sağ elini kalp üzerine koyup yedi kere okusun. Yavaş yavaş elimi göğsünden kaldırmadan sağa doğru çekerek sağ koltuk altına kadar yakınlaşıp iki veya dört kere de orada okuyarak efalini sonlandırsın.
Bu işlemi iç sıkıntısı geçinceye kadar peş peşe bütün namazlarında yapsın. Biiznillah üzerinizdeki darlığın sıkıntının şiddetine göre tez vakitte geçecektir. Rahatlık oluşuncaya hulkûn(göğüsün-bağrın*sinen) genişleyinceye kadar devam et lütfen 
Tamam hocam bunu uygulayacağım. Çok sağ olun iyi ki varsınız. 
YAZAR BİLGİSİ
YORUMLAR

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

tr Turkish
X