Gel bir olalım Hakk’a gidelim “Zeynepcan”

01.04.2017
463
Gel bir olalım Hakk’a gidelim “Zeynepcan”

Gel bir olalım Hakk’a gidelim “Zeynepcan”

Canım hocam nasılsınız, ben Zeynep… Cumanız mübarek olsun ellerinizden öper, sağlık sıhhat afiyet dilerim size Rabbimden. Rabbim hayırlı uzun ömür versin ki bana, yoluma ışık olmaya devam edin inşallah. Hocam ilk zikrim; ‘’ya latıfün ya latif bi lutfikel hafiyyü bil kudretilleti isteveytü biha alel arş’’ Dua yapmaya devam ediyorum. Zikrin 6. Günü rüyamda kitabımı almıştım ama zikri 41 güne tamamlayacağım inşallah. Hocam 2. Zikrimi de izninizle istiyorum sizden, o dönem belki nasip olmaz görüşemezsek diye şimdiden istedim, Saygı ve sevgilerimi sunuyorum

Olur Zeynep. İkinci zikir olarak genellikle ilim istiyoruz. İlim her nimetin başıdır diyoruz. Bir de fehimimiz ve imanımız güç kazansın diye şöyle dua ediyoruz.

”rabbi zidni ilmen ve fehmen ve imanen.”

Bana o güzel gönlünden ve kaleminden akanları yazmaya devam et. Selam ve dualarımla… Uğurlar ola.

-Çok Sağolun hocam; Allah’ım çok çok razı olsun sizden. İlki bitince bu zikrime başlayacağım inşallah, gönlüm hep sizinle hocam.

-Bizim de gönlümüz sizlerle. Dua et. Dua ediyorum ki yaklaşalım, yakınlaşalım inşaAllah. Efendimiz ashabına dedi ki; ‘’beni anne babanızdan daha çok sevmedikçe iman etmiş sayılmazsınız. İman etmedikçe benden yeterince yararlanamazsınız.’’ Onlar da her söze başladıklarında ”anam babam sana feda ya resulullah derlerdi.” o nedenle yıldızlar gibi oldular. Öğrenci öğretmenini sevince derslerine iyi sarılır. Öğretmen de derslerine sıkı sarılan öğrencisi ile daha ileri bağlar kurar, sever, sevdirir kendisini ve başarı karşılıklı ortak idealleri olur. O mübarek peygamber talebelerinin her biri İsraillin peygamberlerini geçtiler. Vallahi Muhammed’in nuru her mümin kadar bizim de alnımızda parlıyor. Dikkat edersen inşaallah zamanla görürsün. Bu kerem size bize ezelden verilmiştir. Derdimiz asla nefsimiz değildir, güzeli gör de faydalan diye yazdım. Belki ilk sana dedim ne hikmetse. Selam es selame

-Vardır bu sözleri ilk kez söylemenizin bir nedeni, sizi böyle konuşturan Rabbim bana bir şeyler anlatmak istiyordur. İnşallah zamanı gelince tam olarak idrak etmek bana da nasip olsun sevgili hocam. Bana şuan düşen, bu cümleleri hakkıyla tefekkür etmek ve Rabbimden istemek. Evet, onlar gerçekten bir yıldız gibiymiş hocam.             Geçen gün 24 Martta size yazdıktan bir gün sonra, ikindi namazını kılarken rükuya gitmek için eğildiğimde karşımda Hz. Hüseyin efendimiz… O nasıl bir güzellik, o nasıl bir vakar, o nasıl bir heybet, heyhat içim titredi saatlerce, sevgili hocam kelimeler kifayetsiz kalır, her gözümü kapattığımda onu görüyorum. Hayatımda ilk kez bu kadar etkilendim, gerçekten yıldız gibiymişler hocam, yaşayıp gördüm.

Sevgili can hocam zikre ilk başladığım günlerde yaşadığım hisleri ve duygu durumumu yasemin diye bir arkadaşıma yazarak ifade etmiştim. Sizin de okumanızı isterim, o ruh halimin bir yansıması olsun.

Yasemin, senin de vücudun üşümediğin halde namazda yahut zikir yaparken, dua ederken, başından ayakucuna kadar, bütün hücrelerinde dakikalarca süren titreme hâsıl oluyor mu? Sanki hücreler, Allah diye nefes alıyor. Kalbinin nefes aldığını hissediyor musun? Bütün vücudun karıncalanıyor mu?

Dilim söylerken bütün hücrelerimde ona eşlik edip beraber söylüyorlar. Tükürüğün tatlı bir sıvı şeklinde boğazından akıyor mu? Zamanı durdurup, sadece o halde, sabit bir şekilde kalmak istiyor musun? Gözlerinden yaş hiç durmadan akıyor mu? Kalkıp Mevla’na gibi Allah Allah diye dönmek istiyor musun? Sadece AŞKTAN…

Yetmiyor mu yaptıkların? Kalbin daha daha diyor mu? Hızır gibi, ölmeyip sonsuza kadar bu halde kalmak istiyor musun? Zaman kavramının yok olmasını ve sadece dilinle söylemeyip kalbinin Allah diye zikrini sessizce, ölene kadar dinlemek istiyor musun? İçtikçe susuyor musun deniz suyu gibi? Yandım yandım diyor mu kalbin? Müziklerin notalarında o mu var, insanlarda onu mu görüyorsun? Boğazında yumruk gibi bir şey var mı yutamadığın? Bütün âlemlere bağırıp onun adını duyurmak istiyor musun? Sanki herkes o haldeymiş gibi, seninle aynı hisdelermiş gibi hissediyor musun?

Sonra bir bakıyorsun onların derin bir uykuda olduğunu mu görüyorsun? Artık, tek bir Allah demek yetiyor mu sana, ikinciyi söylemeye vücudunda takat kalmıyor mu? Bir kez söylemenin etkisi dakikalarca mı sürüyor? Kalbinden bir şeyler kopuyor mu Allah derken? Vücudun cenin gibi büzülüp kalıyor mu? Dünyaya gerçekten de sadece O’nu anmak için geldiğini hissediyor musun?

İnsanlara kızgınken, bir taraftan da sevmeye başladın mı? Dünyalık her şey giderek önemini yitiriyor mu gözünde, gönlünde… Artık hiçbir şey eskisi kadar anlam ifade etmiyor mu? Artık sadece kendin için değil de bütün bir insanlık için dua eder oldun mu? Sadece dua mı etmek istiyorsun, dua etmenin zevki hiçbir şeyde yok mu? Hala dünyaya dönük yaşadığın, dünyadan kopamadığını görüp garip çelişkili hisler yaşıyor musun?                 Allah, insanların gönlünü sana ısındırdı mı? Sende de garip haller vuku buluyor mu? Durup dururken gülümsüyor musun insanlara, o sırada kalbin sessizce ağlıyor mu, hüzünlü mü?                                                                       Piyango bileti gibi sevgi biletleri olsa elinde, insanlığa Allah’ı sevdirmek için onları dağıtmak ister misin köşe başlarında? Kalbin Allah derken, ağırlığına dayanamayıp kramp girmiş gibi kasılıyor mu? İnsanlar birşeyler anlatırken, eski sen’i onlarda mı görüyorsun?                                                                     Artık kendini dışarıdan seyrediyor musun ve o eski sendeki yanlışları…

Artık ruhun sadece bilmediğin bir yerlere uçmak mı istiyor? Herkesi elinden tutup Allah’a götürmek istiyor musun? Yolda gördüğün insanların Hidayet’i için, dünyaları için dua etmek geliyor mu içinden? Dünyayı dolaşıp bütün Allah sevenlerle tanışmak istiyor musun, onlara bir Merhaba demek istiyor musun? Herkese sendeki O’nu anlatmak istiyor ama anlatacak kelime bulamıyor musun? O zamanda gene duaya mı yöneliyorsun? Bilmiyorum işte sadece çok değişik bir duygu, anlatamıyorum. Hala içimde kocaman bir nefis ve dünya sevgisi var ama hissettiklerimde bunlar. Sanki iki ayrı Zeynep var; biri acı çekiyor dünya için, yaşamak istiyor doyasıya dünyayı, diğeri sessizce, hüzünlü seyrediyor o Zeynep’i ve onun haline bakıp üzülüyor. Gel ona gel Zeynep diyor, gel bir olalım, beraber Hakk’a gidelim diyor. Allah’a, O seni bekliyor diyor. Bırak bu dünya sevgini diyor gel…

Diline kalemine sağlık Zeynepcan… İşte bu… Anlatamıyorum derken anlatmak. Yine bir kovan dolusu bal sundun muhtaçlarına. Tam da onların anlayacağı kıvamda… Saklısı gizlisi yok ama her şey petek içinde sır küpünde, sırlı… Okusunlar da ister şimdi idrak etsinler ister vakti saati gelince.

Teşekkürler ZEYNEPCAN… SELAM ES SELAME

İÇİMDEN GELİYOR

KUTSAL KELAM Kur’an-ı Kerim’i,

İlk ayetten başlayıp okumak,

“Oku” emri, Tanrı emri…

Bir ömür aklımda tutasım gelir.

 

O büyük insan Allah’ın methettiği

Hazreti Muhammed’in dediği,

“İlim Çin de de olsa ara / bul.”

Arayıp bulup o yüksek ilmi,

Diz çöküp ömrümce okuyasım gelir.

 

Konya’da Mevlana’yı anarım,

“Ya olduğun gibi görün,

Ya göründüğün gibi ol.” der.

Günümüz insanını düşünüp,

Çoğunluk utanarak Mevlana’dan;

Katıla katıla gülesim gelir.

 

Ulular ulusu, yüce Yunus’u,

Yıllar sonra konuşturup bir güzel…

“Ete kemiğe büründüm,

Yunus diye göründüm.”

Ömür boyu didinip;

Yunus kadar eresim gelir.

 

Kaygusuz’u hatırlarım gülümseyerek.

“Kırk yıl oldu kaynatırım kaynamaz.”

Girip Kaygusuz’un kazanına bir güzel;

Kırk günde kaynayıp pişesim gelir.

Çeşmelisebil -1975

YAZAR BİLGİSİ
YORUMLAR

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.