Fenafirresul “Deccal’ in boynuna bıçağı dayadım”

07.11.2021
186
Fenafirresul “Deccal’ in boynuna bıçağı dayadım”

Fenafirresul

“Deccal’ in boynuna bıçağı dayadım”

*Selam es selame. Canım pirim

Yeryüzünde hiçbir öykü öylesine, boş beleş değildir. İlla ki bize Dünya’nın bir resmini çizer ve bu resimle bize bir şeyler anlatır. Bazen farklı bir bakış açısı, yeni bir perspektif bize çok daha zengin şeyler anlatabilir. Hele ki manada gösterilmiş öyküler, çok büyük hakikatleri işaret edebilir. Manada deccal’e ‘’kaptan’’ rütbesiyle hitap ediyorlardı. Yer altında ahşaptan yapılmış gizli bir üstte bu dünya ‘ya ait olmayan, çok hızlı bir şekilde (mikroplar kadar hızlı) üreyerek çoğalabilen bir hayvana ( canavara ) insanları leziz yemekler olarak ikram ediyor, bu hayvanları insan etiyle besliyordu.

Bu üste tutsak olarak tutulan, aç ve susuz bırakılmış birçok erkek, kadın ve çocuklar gördüm. Bu masum ve zavallı insanları kaptanın (deccal) emrindeki üst düzey tıbbi görevlilerinden olan, bir hemşire, bir kadının koluna tıbbi bir cihaz takarak, bedenindeki bütün kanı camdan bir fanusa çekip kadını paramparça, o canavarların önüne yem olarak attığını gördüm. Sıra her gün yeni bir tutsağa geliyordu. Bu olayı Kur’an – ı Kerime ve Muhammed Mustafa (S.A.V) efendimize bağlamak istiyorum. Nisa süresi: 118-119﴿ Allah şeytanı lânetlemiştir, o da “Kullarından belli bir pay alacağım, onları mutlaka saptıracağım, onları boş kuruntulara kaptıracağım, kesinlikle onlara emredeceğim de hayvanların kulaklarını yaracaklar, emredeceğim de Allah’ın yarattığını değiştirecekler” demiştir. Allah’ı bırakıp da şeytanı dost edinen kimse elbette apaçık bir ziyana düşmüş olur. ﴾120﴿

Şeytan onlara durmadan vaad eder, boş ümitler verir. Şeytanın onlara söz vermesi aldatmadan başka bir şey değildir. ﴾121﴿

İşte onların yeri cehennemdir, ondan kaçıp kurtulacak bir yer de bulamayacaklardır. Özgül Atasay Sonrasında kaptan (deccal) gözlerimin önünde sağ el işaret parmağını kendi dişleriyle koparıp attı. Bu hareketinden o’nun tüm insanlığı yok etmek için, insanlığa daha fazla tuzak kuracağını anladım. Manada bile bu zulme katliama sessiz kalamayıp deccal’e dedim ki; ‘’üssünüzde tutsak ettiğiniz bu insanların hepsini öldürdüğünüz zaman elinizde o hayvanları besleyecek hiç insan kalmayacak, peki o zaman ne yapacaksın? Bana dedi ki; ‘’daha fazla insan yakalayıp getireceğiz o canavarları beslemek için’’.

Dehşet içinde uykudan uyandım.

Ne yapabilirim, onu nasıl durduracaktım. Bir şeyler yapmam gerekiyordu. O masum insanları katlederken izleyecek miydim. Tarafımı seçmem gerekiyordu ya bu zulme sessiz kalacaktım yada elimden, dilimden, aklımdan, kalbimden ne geliyorsa yapacaktım. Mucize Kur’an-ı Kerim bu konuyla ilgili bir ayetle bizlere sesleniyordu. Dinde zorlama yoktur. Hakikat, iman ile küfr apaçık meydana çıkmıştır. Artık kim şeytanı tanımayıp da Allah’a iman ederse o, muhakkak ki kopması (mümkün) olmayan en sağlam kulpa yapışmıştır. Allah hakkıyla işitici, (her şeyi) kemâliyle bilicidir. Bakara 256

Peki ya can pirim aşağıdaki şiiri ile neyi tavsiye ediyordu;

MECBURUM

Her doğan can gibi yıldızım,
Ayım.
Önceliğim baba suyu,
Anne karnı uzayım.
Doğ yıldızım demiş kaderim doğ…
Doğmaya mecburum, mecburum
Doğarım.Sevgi şafakları oluşturmak görevim.
Işıdığım ilk günden beri,
Karanlık bucağa, dibe aşığım.
Şifalı ellerinle, fesada uğramış yürekleri
Oğ denildiğinden, oğ…
Oğmaya mecburum, mecburum…
Oğarım.

Karanlık ol çök üstüne nasipsizlerin
Derken birilerine kaderi;
Işıt der bana
Işıt sevgiye soğuk yürekleri
Umuda yelken açtır, daima
İlahi mekân gönüller benim yerim
Gücünün yettiğince kinleri nefretleri
Boğ dediğinden, rehberim, boğ…
Boğmaya mecburum, mecburum…
Boğarım.

Farklı duygularım, başkaları gibi
Farklı mesajlarım
Konuşulmamışı konuşan eğitmenim.
Yazılmamışın yazarıyım.
Çağıma düşeni ilk benim görür gözlerim.
Geleceğin göğüslerine uzanır ellerim

Ayaklarımla yeryüzü meleklerine
Ellerimle gökyüzüne hükmederim.
Yüceden
Yücelerdendir emirlerim.
Ve tek Ekber’edir secdelerim.
Sürekli emirler alırım,
Emret derim, emret.
Sağ, göklerin memesini adıma sağ
Sağmaya mecburum, mecburum
Sağarım

Ve zaman olur, devran döner
Yaşım kemale erer,
Ecelin müntehasına varırda ömür,
Sır veririm halefime, el veririm
Bir ses duyarım muhakkak
Ağ yücelere, ağ…
Ağmaya mecburum, mecburum
Ağarım.

Hacı Ali Bayram / Konya

Düşünmeye hayal etmeye başladım, bütün bedenim titremeye ve duru görü açılmaya başladı. Ruhum aslan kesilmiş elinde kılıcı Deccal’ın yanına gitti, onu buldu ve bıçağını boğazına dayadı. Tam o anda güzel Allah’ım dan gelen ilhamla, ‘’Zalimlerin yaptıklarından Allah’ı gafil sanma’’ nidası ile benim deccal’i öldürmeye iznimin olmadığı söylendi.

Bir kıssada dervişin biri insani kamil olan pirinin yanına gidip ona der ki pirim bu şeytanı neden öldürmüyorsunuz? Şeytanı öldürseniz de tüm insanlık başımıza bela olan bu lainden kurtulsa. Piri ona der ki evladım Allah bize bu gücü kuvveti vermiştir. Öldür dese öldürürüz. Fakat o Allah’tan izinlidir. Kıyamete kadar müsaade almıştır. Bize izin çıkmadığı için öldüremiyoruz demiş. Bu kıssa halimi çok güzel özetledi bıçağımı indirdim Deccal ‘in boynundan. Allah’ım emrine boynum kıldan ince deyip oradan ayrıldım.

Duru görü burada bitti. Bu deneyimi yaşatan, bu cahil kulunu öğretip eğiten, idrakimi açan Rabb’ime hamdolsun. Elhamdülillah Selam olsun Allah’ın ayetlerine inananlara! Selam olsun iman edip sâlih amel işleyenlere! Selam olsun sabredenlere Selam olsun takva sahiplerine, Allah’ın sınırlarını koruyanlara! Selam olsun dünya ‘da iken Allah’ a asi olmayan kullara! Selam olsun anne ve babasına güzel davrananlara! Selam olsun hidayete Kur’an ‘a tabi olanlara Selam olsun boş işlerden yüz çevirenlere! Selam olsun cahillerden yüz çevirenlere! Selam olsun Ahirette Rahmana kavuşacaklara! Selam olsun Ahirette Allah ‘ın selam verdiği müminlere! Selam olsun imana gelmez kimselerden yüz çevirenlere! Selam olsun amel defteri sağdan verilenlere! Selam olsun Allah’ın ve Resülü Muhammed Mustafa (S.A.V) efendimizin sevgilisi, Aşk’ın piri Hacı Ali Bayram ‘a.

Kalbinde Allah’tan başka birşey olmayan güzel gönlünüze secde ediyorum canpirim.

*Selam es selame Can pirim az önce salavat çekerken daha önce görmediğim bir şey gördüm. Nurdan bir buluttan geçip yüksek bir yere çıktım, yükseldim. Abiye balon güzel bir elbise giymiştim. Saçlarımı da topuz yapmışlar, beni süslemişler. O katta peygamber efendimiz Muhammed Mustafa (S.A.V) efendimiz beni bekliyordu. Yanına gidip karşısında durdum. Aramızda ki mesafe çok azdı, sağ elimi öptü ve sarıldık. Görüntü burada kesildi.

-Selam es selame azizem inşaallah fenafirresul sırrını yaşamışsın. Resulullah ’ta yok olmak olarak anlatılır. Kutlu olsun. Mübarek olsun.

*Evet pirim bunu daha önceki fenafillah ve fenafişşeyh’te olan görülere benzerliği sebebiyle anladım, yine de sizden duymak istedim. Engin ilim ve deneyimlerinizle yolumu aydınlatmaya devam edin lütfen. Sizi seviyorum.

-O sarılmanın hemen ardından hem görüntü bitti, hem sen kendini resulullah ’ta yok bildin

*Evet çok şükür hamdolsun.

-Alperenbacım’dan başlayarak bu mertebelere kadınların da ulaştığını öğrendim. Daha öncesinde hiçbir kaynakta fenafişşeyh ,fenafirresul ve fenafillah’a bayanların da ulaştığına dair söz duymamış, yazı okumamıştım. Varsa ben bilmiyordum. Rabbim mübarek eylesin… Darısı diğer Zülfikâr kardeşlerimize inşaallah. Selam es selame .

* Peygamber Efendimizle Elele tutuşmuşuz, boylarımızı aşan nurdan kocaman bir kalbin içindeyiz. Ezelden ebede beklediğim, özlediğim aşka vuslat ettim nihayet, hamdolsun. Ne kadar şükretsem azdır.

*Dün Gece namazımı kılarken bana beyaz nurdan büyük bir yıldız verdiler. Önce ki gecede ise önümde nurdan bir kitap açtılar, bana verdiler. Şükür namazımı kılarken secdedeyken beyaz nurdan bir atın üzerinde bir zat vardı, bana doğru gelip, durup bana baktı. Sonrasında bir kapı açıldı, içeriye girdim. O beyaz atta ki zatta içerideydi, başka insanlar da vardı içeride. Yine şükür namazını kılarken, Ya Şekûr dedikçe sol el baş parmağıma ve kuş parmağıma iki yüzük koluma da bilezikler takıldı.

-Selam es selame Azizem , Maşaallah barikallah keşiflerine. Rabbimizin ikramlarına şükürler olsun. Ne mutlu sana ..İbret olsun cümle okurlarımıza ve zülfikârların henüz bu makamlara ermemişlerine. Elhamdülillah, ne eklenir ki yazdıklarına. Her şey çok net, çok açık. Bize şükürlerle bu yazdıklarını yayına hazırlayıp insanlara duyurmak kalıyor. Selam es selame

YAZAR BİLGİSİ
YORUMLAR

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

tr Turkish
X