Sence şeytan nasıl bir şeydir (Esra’ya mektuplar 13)

20.04.2021
518
Sence şeytan nasıl bir şeydir (Esra’ya mektuplar 13)

Sence şeytan nasıl bir şeydir

Sevgili Esra, Gönderdiğin cevabı, bir kere daha okuman için, imlasını düzelterek sana geri gönderiyorum. Kendi kendinle nasıl çeliştiğini, karasızlığını, hem bile bile zina yaptığını, hem Allah’ın sevgisini ,dostluğunu, huzuru istediğini…

İkisinin bir arada olamayacağını görüp, tercihini yapman gerektiğini anlatmaya yardımcı olur, zannediyorum. Tevbe, Allah’a verilen sözdür. Sizin birbirinize verip verip döndüğünüz sözlere benzemez.

Ya kendine acıyacaksın, ya o caniye, zaaflarından yararlanan, ırz düşmanına ..
Babandan istemek şimdi mi aklına gelmiş, O mu Allahtan, peygamberden korkuyormuş. Namaz kılıyormuş.. Namaz insanı zinadan uzak tutmuyorsa o nasıl bir namazmış.

Sence, şeytan nasıl olur?

İşine geldiğinde kandırarak, gelmediğinde zorlayarak seni kullanmış.. Her tür zaafından yararlanmış..

Ondan hiç bahsetmemişsin…
Mesela, o da okuyor mu. Neden evlenmeyi düşünmediniz de anne babalardan saklı, iki yıldır zina yapıyorsunuz.’ Günahın büyüğü küçüğü olmaz’; ne demekmiş. O ne biçim saçma ikna çabası, o ne kadar salakça kanıştır.

Kimi kandırdığınızı zannediyorsunuz. Nefsimizin kölesi, şeytanın oyuncağıyız deyin de kendinize karşı bari dürüst davranın. Kutsal ne varsa cümlesine ihanet etmişsiniz, kendinize bari yapmayın. Kendinize karşı saygıyı yitirirseniz, nasıl geri kazanacaksınız.
Bu yazdığın mektuptaki saçmalıklara, ruh halelerinize, kişilik bozulmalarınıza, kitaplarla ancak cevap yazılabilir. Ben psikoloji okudum. Pedegojik formasyonu olan, otuz yıl öğretmenlik yapmış, yedi çocuk büyütmüş birisiyim. Ama, doğrusu söylediklerinizi tahlilde yetersiz kaldığımı itiraf etmeliyim. Üniversite eğitimi almış kişiler olarak kendinizi korumaktan aciz kalışınıza akıl erdiremiyorum.

Bildiğim şu. Yaptığınız ahlaki değil. İslami hiç değil. Türk örfüne asla uyar birşey değil. Bu bir kişilik deformasyonudur. Bir an önce kendinizi tamir etmeniz gerekir.
Senin için ömrünü vermiş olan annen, baban, kardeşlerin, seni tertemiz biliyorlar, değil mi?
Hadi, bir gün bir aile yemeğinde, onlara size bir itirafım var, de. Anlat bakalım içinde bulunduğun durumu.. Bu önümüzdeki bayramda, bayram hediyesi olarak dürüstlüğünü ver onlara, ailene. Seni sen yapan insanlara.

Sen kime acıyorsun, Allah aşkına. Kendine mi. Ailene mi, seni bu duruma düşüren, vicdanını, namusunu, aklını huzurunu kirleten, hayır deyinceye kadar rahatsızlık duymadan, zaaflarından yaralanıp kullanan, ayrılmaya kalkınca kılıktan kılığa giren, evlenme teklif etmeyi aklına getiren, donjuana mı?

O adamda hiç vicdan, merhamet var mı, sence.. Onun bacısı, ablası var mı acaba…Yarın bir kızı olduğunda kendisi gibi biriyle olmasını ister mi dersin?

’İleride nasıl olsa evlenirmiş.’ !
Evlenenlerin bile birkaç ayda veya yılda, yarısının boşandığı günümüzde, seninle ileride evlenecekmiş. İleride o yirmi beş yaşında iş sahibi olunca, annesinin ona on sekizlik bir taze bulup, baskı yaptığında, sana söylemesi muhtemel bahaneleri yazmamı ister misin…

Hadi bana, kendi yazdıklarını yeniden okuyup, kesin kararını verdiğini, tercihini kimden yana yaptığını bildir. Kendinden yana mı, ondan yana mı?.
Günaha devam mı, tamam mı?

Esra’nın bu (12.) mektuba verdiği, ilişkisini aydınlatan, bütün samimiyetiyle kaleme alınmış mektubu, şimdilik kaydıyla, isteği üzerine yayınlanmayacaktır. Aslında ibret dolu bu mektupta yayınlanmayı engelleyecek bir unsur yoktur. Ama madem ki kendisi yayınlanmasını istemedi, yayınlamıyoruz. Kendisine ve izleyenlere saygı ile duyurulur.

Yayınlanma tarihi: 24 May 2015, 01:46

YAZAR BİLGİSİ
YORUMLAR

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.