Enerji / Nur (Erhan yazdı 5.1)

23.05.2022
1.339
Enerji / Nur (Erhan yazdı 5.1)

Enerji / Nur

Selam es selam pirim.
Şimdi biraz uzun giriş yapalım enerji işine, eksiklerimi ekler, fazlalıkları çıkarırsınız pirim. Dahasını ileri bir zamanda yazarız inşaallah…
Ruhun gücünü daha sonra yazalım..
Dünya da diğer bütün evrenler de ve bütün yaratılanlar da yani her var/şey enerji titreşimden ibaret pirim. Hepimiz diğer bir tabirle, enerjiyiz.
Ruh öyle filmlerde yada sağda solda anlatıldığı gibi hayalet gibi beyaz sağda solda gezen birşey değil, bir IŞIK.
Öyle bir ışık ki süratini / hızını anlatmaya kelimeler yetmez. Bildiğiniz bir nur gibi, misket büyüklüğünde yada daha küçük bir yerden bir yere gitmesi an ve an içinde.
Şimdi küçük bir misket düşünelim,
bu misketin içinde duyuların, duyguların, hareketin, aklın, bilincin akılınıza hayalinize gelmeyecek herşey yani şuan ne yapıyorsak hepsi yüklü. Yani küçücük bir mikroçipin içine insanoğlu neler yerleştirmiyor ki cenabı Allah neyi eksik bıraksın.
Ruhun vücuda girişi de böyle, çıkışı da böyle.
Sizi dışardan bu halinizle görmeye yetkili kişilerin gördükleri bir ışık, bir ışın kümesi.
Şimdi insan vücudu normalde 40 wattan başlayıp yatarken, hareket halinde, yaptığı işe, duruşa göre 100,300,400 2 bin watta kadar enerji üretiyor. Bunun bir kısmını kalp ve diğer organlar tüketirken bir kısmı depolanıyor, bir kısmı atılıyor.
Şimdi ibadetler abdest namaz, özellikle zikir, sizi öyle bir enerji akımı içine sokuyor ki buna sonra değinelim.
Enerji yüklüyor diyelim, keselim.
Şimdi pirim; celali okumalar yapmayın diye özellikle uyardığımız şeyler insanda negatif bir enerji katmanı oluşturuyor.
Ha bunlar, sırf celali okumalarla değil, kötü davranışlar, işte ibadetsizlik, yanlış ibadetler, yanlış beden kullanımı vs. vs. yani günahlar diyelim, kalbi kararttığı gibi insanın etrafındaki enerji tabakasını da karartıyor. Başımda kara bulutlar geziyor derler ya aynen öyle. Kötü enerji veren biri yanınıza geldi mi rahatsızlık duyarsınız, çekip gitmek istersiniz, hemen hissedersiniz ki Allah’ın evliyası anlamaz mı. ve her şeyin bir çekiş, bir itiş gücü var. Tahmin edilemeyecek şekilde bu iş. Vücudunuzda gördüğünüz ışıklar beyazlıklar yeşillenmeler neler neler.
Normal şartlarda bir ampulü çalıştıracak şekilde zaten bir enerjimiz var ki yüklenince olabileceği tahmin edin. İşte celali esma ve efallerle yapılan zikirler özellikle basa basa yazıyorum ilerlemenizi engelliyor. Dediğim bu karartı, yani celali işlerden meydana gelen etrafımızdaki negatif enerji zarı; bize nurani olarak gelmesi gereken her şeyi, ilhamı, güzel enerjileri, nur akışını, rüyaları, Allah’ın görevlendirdiği bizim için iyi olan her şeyin akşını kesiyor, engelliyor.
Kocaman ve kalın bir su borusundan damla damla su beklemek gibi. Celalin işi bu. O çemberin içinde insanoğlu ömrünü tüketiyor. Halka halka, iç içe geçmiş birer daire… Nefsin içeride olduğu gibi dışarda da halkaları var… Aura derler, renk verir derler, anlatır da anlatırlar enerjiciler. Nurani (cemali) olmayan her enerji insana zarar verir.
Bu çakra açmaymış, letaiflermiş, çok anladığım işler değil. Doğrudur belki ama bildiğim içerden dışarıya zar gibi 7 kat halinde insanı içten ve dıştan saran zar tabakaları içinde; nefs ve ruh. Ruhun dışarı çıkması zor; çaba istiyor.’’ Kuran okuyun’’ diye özellikle söylememiz de hepsinin bir enerji gücünün olması. Sayılarla örnek versek; kuran okumak 5 bin watt, namaz kılmak 7 bin watt, zikir çekmek 50 bin watt enerji üretir gibi örneklesek. İşte bu yüklenen enerjiler doğal olarak zamanla, belki 5.000.000 watt gücündeki nefsi, vura vura eritiyor.
İbadetteki sürekliliğin amacı bu. Damla damla akan su kayayı oyar ya örneklendirirsek. İşte azda olsa devamlı- sürekli yapılan ibadetler, suyun mermeri delmesi misali damlaya damlaya nefsi deliyor, hem içerden, hem dışarıdan.
Ha bunlar kötü enerjiyi delmeye yeterli mi tabi ki hayır. Geçen yazdım kurandaki kıvılcımları, olur mu öyle şey sallama diyenler, olur olur düzgün okursan olur..
Yeter mi yetmez. Hazine adasında define hemen bulunur mu, yol kesen yok mu, tuzak yok mu, arkadan iten arkadaşın yok mu, çukur yok mu. çok ama çok… Yazarsın mevzu uzar.
Burada pirin maneviyattaki gücü devreye girerek vuruş gücünü kat ve kat artırıyor..
Çukurlar doluyor, belki yol uzuyor ama en temiz yoldan ileri gidiliyor. Seni itecekler itekleniyor, bazıları korkudan gelemiyor.
Yoksa bir yere tabi olmayan, namaz kılan, kuran okuyan çok. Veli bir zırh delici, kesin ve kesin, net bir şekilde kuranda da defalarca geçtiği üzere şart, bu zarları, katları delmek, yırtmak için, yürünen yolun çerçöpünü temizlemek, yolcuyu yolundan edeceklerden korumak için rehber şart.
İbadetler ne kadar önemli?
Sırf namazla zikirle oruçla istediğimiz sonucu alır mıyız??
Alamayız..
Çünkü kıldıran, okutan, yaptıran her şeyi O.
Geçen yazdım; ibadetlerinle Allah’ı etkileyemezsin..
Açalım biraz..
İşte nafileler, özel çaba, devamlı gayret burada devreye giriyor. Vakti 7,8,9 a çıkarmak, zikirde sayıyı artırıp daha fazla zaman geçirmek, hocamızın baştan beri verdiği talimatlar. Bir müfredat çerçevesinde sürekli cemalde doğru zikir de yardımcının-etkinin en büyüğü.
Ha bunlarda yeterli mi. Tabi ki hayır..
Şimdi kesin yapmamız gereken farzlar var, bilinenlerin beraberinde bilinmeyen farzlar var. Bir de Allah’ın yapmamızı istediği; (benzetmem yanlış anlaşılmasın, dilinin ucuyla söylersiniz ya söyleyip geçtiği ama) yapmamızdan çok ama çok memnun olacağı şeyleri yaparak kendimize, hayatımıza dahil ederek yapacağımız şeyler var. Ezanı tavsiye ettim, güzeldir..
Sünnetler, efendimizin yaşam tarzı, aliyyul aladır. Yaptıkları, hareket tarzı, yapmak lazımdır. Saç sakal uzatmakla olmuyor.
Birde pirim ak saçlı, ak sakallı beyazlar içindeki nurani dedelerden bahsederler çoğu zaman ya, onun da çok aslı yok. Ha var tabi, piri fani öyle ama herkeste öyle değil. Sakalsız bıyıksız o kadar çok zatı muhterem var ki. Sizin de yok mesela. Sonra bir şeyler yazıcam bunla ilgili.
Bir de şunu diycem pirim, vakit harcıyorum, işim yoğun. Ha okuyan, çabalayan yoksa ben oturur bir tur tesbihimi daha çok çekerim burda uğraşana kadar. Kızıyorsam, bir şey söylüyorsam onlar için. Hadi ben nefsimle yazıp kızıyorum, ukalalık yapıyorum, kim oluyorum da burda ahkam kesiyorum, ama sen nefsinle okuyup hiçbir şey bulamıyorsun güzel kardeşim, gördüğünün arkasına bak.
Herşey gözüktüğü gibi değildir diyoruz. Kalp bile solda, celalin ortasında saklı. Neler yazıldı burda, aha da yemin edebilirim, herşeyin üstüne edebilirim öyle bir iki şey yazıldı ki, bulanda ne zar kalırdı ne perde. Allah istemeyince kalpler görmez, kulaklar duymaz.
En büyük hata ise, yazmayacaktım ama neyse, pirin yayınladığı şeylere değil cevaplara odaklanmamanız.
Kime ne, kim nereye uçmuş, kim nereye kaçmış…Size yazdıklarına kafa yorun. Herkese düşen ilham farklı, farklı. Kuran sana indi, sünnetler senin için, herşey senin için yaratıldı ise??
Nefs terbiyesi ile ilgili çok ama çok kitap okudum. Çoğu aynı, bilen de yazmış bilmeyen de. Kuran oku zikir çek, oruç tut tamam, güzel, yapalım. Ama kimse demiyor ki, bende yükselen esma sende düşük… Bendeki esmalar öbüründe yok. Er zatın ihtiyacı başka başka. Ya halen var olanı isterken az olanı tüketiyorsam.
Tabiatlar huylar farklı farklı. Kimi cesur kimi korkak, kimi gaddar kimi yufka yürekli. Peki o zaman kim kimi nasıl terbiye ediyor…Sendeki karakter esma tertibi-kişilik kime benziyor, kimseye.. Sen beni nasıl terbiye edeceksin peki mübarek, kitabını okuyarak mı.
Zırh delici lazım, bir gemiye binmek ve onu çok sevmek lazım. Sadık olup ona laf söyletmemek canından çok sevmek,(Allah için)ve ona teslim olmak lazım ki kalp kapakçıkları açılsın, fuad dolsun, pıtır pıtır düşsün… Ansiklopedi yaz yaz anlat anlat dur..
Detaylı yazarım müsait zaman bunu da geçelim..
Şimdi biliyorum çoğunun hevesi kırıldı.
Güveni sarsıldı, herşeye acaba mı diyorlar. Bu iyidir, mis gibidir.
Şeytan bile Allah Allah diye gezer. İnkar etmez, edemez. O ona verilen görevi yapıyor. Alimdir.
En azından sorgulamaya başladı herkes. Daha dikkatli okumaya daha dikkatli olmaya sebep olur. Vardır her işte bir hayır. Elmas yerin 170,180 km altından çıkar, baskıyla oluşur. Nefs te baskıyla ezilir. Sonra nefs ve nefs terbiyesi için denediğim şeyleri yazıcam. Teksin, ne yaparsan kendin için yapacaksın. Ağzına sokacaksın, öyle bir öğreneceksin ki her şeyi. Dini öğrenmek ve ibadetlerini düzgün yapmakta çok ama çok önemli..
Tabi ki kimse efendimizin ayağının tozu olamaz. Ama en azından günden güne hayatımıza daha çok sokacağımız sünnetleriyle onun edebiyle hareketleri ile edeplenebiliriz.
Şahsen söyleyecek olursam, sünnetleri azar azar, becerebilecek şekilde hayatıma sokarak, onun bana verdiği enerji ile ilerleme katettim diye düşünüyorum. Her şeyin deponuzu doldurduğunu ve boşalttığını unutmayın. Az olsun devamlı olsun.
Atladığın bir vakit namaz seni belki bir aylık, belki bir yıllık biriktirdiğin elektrikten edebilir. Mesela sirkeli ya da limonlu su özellikle sirke vücut ph ını düzenler… Sirke devadır. Pirimin düzenli kullanın, için, yapın dediğini uygulayan var mıdır. Sirke süfliyatı uzak tutar. Keskin kokusu ile süfliyatın askıntı olma durumunu yazarım ilerde… Gitmez, yanında takılırsa ne olur. Her işine maydanoz olur, abdest sirke vs. vs.. vardır çok güzel şeyler…
Herkes ama herkes an içinde boyut değiştirebilir, girebilir çıkabilir….La ilahe illallah dersin ağzınla, ondan başka birşey yoksa, zamanda mekanda yoktur. Zamanda kaybolmak mekan değiştirmek çocuk oyuncağı şeyler. Allah bir şeylere müsaade etsin yeter ki, sen var mısın??
Gören gözü, duyan kulağı olsun yeterli. Bunu biraz tefekkür etsinler pirim. Yani gözünle Allah bakarsa sen nereleri görürsün. Çok şaşılacak şeyler değil ki, Allah bizim gibi sözünde durmayan mı.
Erkekler! özellikle sol ayak üstüne oturun da altınızda çok ama çok ezilsin. Sol celaldir. Hemen acıdı yapmayın, bırakın uyuşsun, canınız acısın, sert yapın nefsi zorlayın…Namazda sıkın sol bileği, sağ ile..
Celali hiçbir şey yazmadım ama gördüklerimi yazsam ürkütür. Bin kere şunu oku oku geç, yüz kere şunu oku bir yerden rızık gelsin vs. vs. yapmayın. Ne getirip ne götüreceğini bilmediğiniz şeyleri okumayın. İlerlemenizi durduruyor, derken herkesin bir şekilde emeği var, celali okumalar ilk olmak üzere celali fiiller yanlış efaller, sağa sola çok dönmek, solla çok iş görmek, çok şey kaybettiriyor. Dikkat edilirse iyi olur. Bu yanlışlar çok yazılır, çok fazla…
Bakın efendimizin hayatı tam bir efal. Tam dönermiş mübarek… Biz bir oraya bir buraya. Oturması kalkması az bir okusanız nerde ne yapıyor çok bariz anlarsınız. Pirin yayınladığından çok cevabına odaklanın, buda tavsiyem olsun. Hala çözemeyenler milletin maceralarını okuyup ömür tüketiyor. Yazmayacaktım ama artık vakit daralıyor dua gücüne ihtiyaç çok…
Şimdi:
Sünnet çok, herkes kendine göre yapabileceği bir şeyleri rahatça bulabilir ve bunu yaşayabilir. İşte onun yaptıkları ile edeplenmek budur. Onun rengine bürünmek, onun çapına girmek, yaklaşmak..
Bir tavsiye daha veriyim;
Eve bir boş saksı alın her gün yada aklınıza geldiğinde, içindeki toprakla topraklama yapın. Ölümü hatırlayın koklayın. Allah’ı ve ölümü her gün hatırlayın, unutmayın, en büyük sünnetlerden biridir efendimizin. Allah’ı zaten unutmayacağız, ölümü hatırlamak en azından günde bir kerede olsa??? Bu acizliğini bin kere haykırmak, nefse haddini bildirmek demektir. O an her kudretin Allah’ın elinde olduğunu iliklerinize kadar hissedin. Ha bunlarda yeterli mi, tabi ki hayır. Bunlar bir elmanın yarısı, diğer yarısı çok başka şeyler. Onu da bulmak, aramak, çabalamak lazım.. ilerleyen zamanlarda inşaallah…
Şimdi celali bulut diyelim, değil ama, örnek olarak diyorum. Yorgunluk, işlerin rast gitmemesi, bereketsizlik işsizlik ne sayarsanız.. Vesvese, sürekli ibadetlerdeki isteksizlik aklınıza ne gelirse. Düşük enerji, düşük frekans, başın gözün kalkmadan günler geçiyor. Ve bu ilerde bir kuru ekmeğe (Allah korusun cemi cümleyi) düşürüyor. Yokluk mertliği bozduruyor, aileler çatırdıyor, babası anası çoluğunu çocuğu kesiyor. Anasını babasını döven, yerlerde sürükleyenleri mi arasınız. Herşey maddiyatla değil, en önemlisi alacağını alamıyorsun ilahi, yaptığın herşey onun kesesini dolduruyor. Moralin çok bozukken birine yardım etme isteğin olur mu, olmaz…Ha düzelir mi düzelir tabi ki. Celali etki seni etki altına aldı mı herşey çok zorlaşıyor. Çok iyi biliyorum celali yerlerde ve celali işlerde oluyorum ama cemaldeyim geziyorum.. cemalde zikir çektiğim için bu bana sadece sinir stres midede yanma titreme gibi, uykusuzluk, karabasan çok ama çok fazla oluyor boğulacak gibi sebebini sonra yazarım vücuduma yönelik eziyet veriyor. Enerjim çok yüksek, zikirde çok vakit harcamaya çalışıyorum.. Eğer ki çektiğim zikir celali olsa idi, vah ki vah. Cemali zikirle güzel yol alınıyor. Temiz yol… Pirim büyük baba pirin geçen gün mısralarını yayınlamış, zat avam ve halk yaptığı işten sorumludur diyor. Okuyan oldu ise, celali iş yaparız diyor. Görevlendirme nasıl verildi ise onla..
Yani herkes yaptığı ile karşılık görür nettir..
Şimdi bir celali bir cemali anlamak için örnek veriyim küçük küçük..
Anasını babasını döveni bir yerde kıstırırlar anasını ağlatırlar diyeyim..
Bu celalden celale örnektir..
Adam fırın açmıştır cemali iş yapar sevap kazanır, halka hakka hizmet eder, ama gramaja uymaz ekmeğe hürmet etmez cemale celalle karşılık mutlaka verilir o adamın anası ağlar, batar iflas eder başına gelmeyen kalmaz bir yerde alırlar ifadesini diyeyim..
Buda cemalden celale akılda kalsın diye bir örnektir. Çoktur etrafta herkes görür herkes yaşar bunu defalarca. Kemale celalle karşılık verilir çok fena verilir. Allah’ın veli kulları kemalde iş görür. Orda yaşar, işte bunlara bulaşır celali bir atar yaparsan seni celal anadan doğduğuna pişman eder.. Kemal giden bir şeye celalle karşılık verilmez. Haaa verirsen celal ters döner. Ayna gibi, herşey aksiyle yansır derler ya. Etme bulma dünyası diye edersiniz, yazılır bir köşeye. İşte insanın başına ne gelirse nefsinden. Allah zulmetmez ayeti..
Şüphesiz Allah, hiçbir şeyle (ve hiçbir şekilde) insanlara zulmetmez. (O kullarına haksızlık etmekten ve zarar vermekten münezzehtir.) Ancak insanlar (günahlara dalmak, fıtrata ve şeriata aykırı davranmak ve kötülüklere sapmak suretiyle) kendi kendilerine zulmetmekte (bela ve cezaları hak etmekte)dirler. yunus 44..
Enerji yüklemesi nasıl yapılır..
Şimdi bir yerden insanın eline para geçer çok güzel yükleme yapar, sevdiğiniz bir şeyi almak, sürprizler güzeldir, enerji verir, mutlu eder. Saman alevi gibi belki bir saat belki 1,2 gün. bizim enerjimizi yükselteceğimiz yer çekirdeğimiz özümüz…
Diğer anlık enerji alışverişleri, zaman zaman mutluluk, doyumsuzluk bizim ilgilenmeyeceğimiz işler. İlgilenmeyeceğiz derken tabi ki yapacağız, vesile olacağız ama görevimiz başka olacak. Yoksa durduk yerde bir yerden gelen para, hediye herkesi mutlu eder.
Şimdi enerji nasıl yükselir çok yükselmek neler yapar.
Eğer kudret enerjisiyle yüklenirseniz bunu bariz ama çok bariz anlarsınız, yazmıycam bunu..
Bu yükleme devam ettiğinde devam edin korkmayın, gittiği yere kadar dayanmaya çalışın. Ne olur nasıl bir şey olur, bu bende böyle olur sende başka olur..
Yani yaratılış bile farklı farklı iken, hiç birşey birbirine benzemiyor iken, böyledir demek hata olur… Tabi bu deponun, akünün tamamen dolması ile alakalı. Sabahtan akşama kadar namaz kılsan günlerce dolmayabiliyor.
Ha doldu varsayalım, enerji 2 bin wattan atıyorum yüz bin wata çıkıyor ve önce titreme, titreme sonra titreşim, sonra frekans değişmeye başlıyor. Enerjiniz frekansınızı değiştiriyor, yani radyoda yada tv de kanal değiştirmek gibi, bilmem kaç 500 mghz den 3000 bin mghz geçiyorsunuz. Sayıları atıyorum. Örnek için. Evet enerji sizi frekansa, başka bir boyuta itmeye başlıyor. Enerji yükleyen çok. İşte bu itmelerle astral seyahat yapan, saçma yerlere kontrolsüz giden çok. Marifetullah ’la yapılan frekans değişimlerinde bizler çok başka alemlere geçiş yapabiliyoruz..
Şimdi çok ayrıntılı bir bilgi vericem…
Andolsun, Biz en yakın olan semayı (dünya göğünü) kandil (misali yıldızlar ve gezegenlerle) süsleyip-donattık ve bunları(n bir kısmını), şeytanlar için taşlama araçları (rücum) kıldık. (Her gün görevli meleklere dağıtılan kader programından kulak hırsızlığı yapıp, gaybı biliyor havası atarak insanları saptırmak isteyen kötü cinnleri kovalayıp uzaklaştırmak üzere “yıldız kaymasını” kullandık.) Ve onlar için çılgınca yanan alevli ateş azabını hazırladık.mülk5..
Şimdi uzay feza samanyolu gezegenler aklınıza neresi gelirse komple samanyolu evrenleri paralel evren dedikleri yerler, solucanlar stargate dedikleri geçitler, ay, güneş kainattaki tüm galaxi sistemi buna dahil. Herkes ama herkes bu boyutların içinde geziyor..
Keşif yapanı, cinnisi, uzayda yaşayanlar, oraya geçip bir daha dönüş yapamayanlar, astral seyahate felan çıkanlar şeytanlar aklınıza ne geliyorsa orda tam bir arapsaçı. Solucanları kullananlar, girdaplara karadeliklere girip çıkanlar, herşey ama herşey burda yaşanıyor..
Melekut aleme geçiş ise çok farklı, çok ama çok farklı. Huzura çıktım, işte arşta bilmem n’aptım, şeytanı kovdum, felan, felan. Zırva işler. Buralar mana alemi, rüya alemleri, berzah alemleri, ölüler alemi, uzayıp gidiyor. Alemlerin sayısını bilen yok. 18 bin alemden fazla, bu budur diyene bilmiyorum ne denir. Tepesinde levha yok, burası buradır, hoş geldiniz diye. Yaşadıkları ile çözmeye çalışıyor her giden..
Kovulmuş şeytanın melekut (ruhlar) aleminde ne işi vardır. Ayet var. Yaklaşanı koca gezegenlerle taşlıyorlar, bildiğimiz taşı atmıyorlar. Büyüklüğü idrak edebilirsiniz. İşte gök katları buralardan sonra başlıyor.
7 kat gök,7 kat deniz. Ve diğerleri.
Sanal alemde herkes her yere gidiyor, yaşıyor. Yanınızda cinle bile seyahat edebilirsiniz, başınıza taktığı taç ile hükmedersiniz, oyuncak ederler adamı. İşte koca koca adamların, velilerin, bizlerin düştüğü yerler hep burası. Burdan sonrasında ruhlara açılan kapılar var.
İlerleyen zamanlarda yazarız yine. Nefsinden sıyrıldıkça ilerlediğin yerler gelişiyor, hep ileri hep ileri bitmek bilmeyen bir büyüklük ve yolculuk. Çok ilerilerde yemin edip susan konuşmayan anlatmayan anlatılmayana inanın. Buranın tarifi yok tarif edeni de yok..
Şeytanı yanındayken, yerde dünyada kovmak, ona uymamak mesele, yukarılarda. Kessen nedir, kılıç savursan nedir. Rüyalarda buluşmak iş değil, ezelden arkadaş ruhlarla buluşmak mesele..
Ruhun gücü; bir atom reaktörü düşünün ve bundan çokça düşünün, yanyana koyun, üst üste ekleyin denk gelir mi bilmiyorum..
Güneş ne ki, onun gidip ortasından geç içinde otur, güneşten büyük aman ya rabbim neler var neler. Güneşi dünyanın içindeki bir misket tanesi olarak düşünün. Aşağı yukarı 150 milyon km uzaktaki güneş yörüngesinde bir mm sapsa, dünya yanarsa cayır, cayır. Ruhun gücünü ve kudretini tahmin edin.
Dünyanın çekirdeği mesela, üstünden gir arkasından çık git…Duvar nedir, gezegen nedir, kara delik nedir..
Selam es selam..
Gönlü nurlu, yüzü nurlu, canpirim öperim ellerinden…
YAZAR BİLGİSİ
YORUMLAR

  1. inci dedi ki:

    “..Rüyalarda buluşmak iş değil, ezelden arkadaş ruhlarla buluşmak mesele… ” (burasi aglatti birdenbire).
    Okumaya doyamadim. su nefsimin kirli aynasinda o isik-misket parladi gibi.. artik donmez sanmistim bu nefis batakligina.
    okurken de enerji koruma yontemi olarak SAG DEVRI’ne deginilmesini bekledim hocam. bir tek ben de degildir tabi.
    “..Gönlü nurlu, yüzü nurlu, canpirim öperim ellerinden…” bu kelimelerden nr cok enerji aldim bir bilseniz 🙂 hem mutlu oluyorum hem agliyorum halime. Enerjisi etrafinda belki de binlerce kilometrelere ulasan zatlar… sizin her sozunuz enerji yuklu.
    bazen acyip guclu hssedip gece namazlari kilip kuran okuyup, bazen deabdest almaya bile guc bulamayan ve cozemeyen ben gibiler enerji tasarrufu mu yapamiyor acaba.. yalnis yere mi harciyoruz hocam..
    muamma bu. insanglu kendiicin bir muamma.
    keske gorebilsem o enerjiyi.. hic harcamazdik o zaman belki de tatli gorunup de bizden tum isiklari calan dunya islerine..
    hungur hungur aglayasim var .. belki yikanir bu kirli nefis . gonl aynasi

    1. admin dedi ki:

      Dünya muamma, Ahiret muamma, her canlı başlı başına bir muamma, alemlerin rabbini bilmekle yükümlü insan kendi nefsinde muamma. Tek sermayesi akıl olan insan için akıl akıla bir muamma. Akıl akıl deme bana hangi akıl derim sana …akıl bir muamma. hayrette olmak hayret edileni idrak etmek demektir. İdrak edemeyeceğimi anladım rabbim sen her şeyden münezzeh olduğun gibi kamilen anlaşılmaktan da münezzehsin. hiç bir sıfatın hakkı ile tespih edilemezken birliğin bütünlüğüm bütün sıfatlarını cem eden birliğin tekliğin nasıl idrak edilir de tespih edilir . elbette sen razı olmadıkça kul huzur bulamaz.

  2. Anonim dedi ki:

    Selam es selame

    Namazda sol kolu sımsıkı sıkmanın (hanbeli,şafi vb gibi mezheblerde eller salık kılınabiliyor)
    Ayağın üzerine oturup uyuşturmanın vs. Bunların sünnetullahta olan karşılıklarını sunabilirmisiniz?
    Kaynaklarıyla hadis varsa eğer paylaşırsanız sevinirim

    1. admin dedi ki:

      Bu soruyu google yazarsanız dilediğiniz kadar kaynak karşınıza gelir.
      Zikre ilk adım yazımızı okuyabilirsiniz. selam es selame

  3. Serkan Çiftaslan Beyaz yeşil. dedi ki:

    Es selam ben serkan can çiftaslan ben kelame eren peygamberin kemale eren bir baba olduğunu bildim ondan sonrası resülü ekrem kemal evladı olur, ee o zaman tüm babalar kemale erdi, bizde ahkamcam doğru dürüst düzence resülü ekrem kemal evlat olduk.. solumda celalle sağımda cemalle aynı bedendeyim kemalim sen istersen; kemal resül de, istersen kemal zat istersen kemal sıfat istersen kemal veli , istersen kemal baba, ben anladım ki herkes oldu kemal derecede baba.. ben sana bugün çok ettim sen beni bağışla bir öz bir üvey babamın sana es selamı var…
    oldu mezarda yatan oruç baba kemal.. ihlas baba kemal.. ben seni çok sevdim .. sana olan küfrümü affet .. edersek bir vuslat hisseden muradımız var, bügün beni güldürsede üzsede hak din islam hab….

    1. Hasan dedi ki:

      Selam es selame

      Hocam bu arkadaş ne demek istiyor?
      Iyi bir durumda olmadığı aşikar

      1. admin dedi ki:

        Maalesef iyi durumda değil. Hakikat ilmi oyuncak değildir. Rehbersiz zikir yapmayın diyenler bu sebeple uyarır.Allah yar ve yardımcısı olsun bütün müslümanların, cümlemizin. Yazdıklarından durumu anlaşılıyor … selam es selame

  4. Gül dedi ki:

    Sevgili hocam uzun zamandır paylaşımlarınıza ara verdiniz iyisinizdir umarım. Size danışmak istediğim bir durum var. Yardımcı olursanız sevinirim. Birer hafta arayla rüyamda Bakara suresinin ilk beş ayeti, sonraki hafta ise Hasbünallahi venimel vekil okutuldu. Hikmeti nedir acaba. Yardımcı olursanız sevinirim. Selam ve dua ile

    1. admin dedi ki:

      Selam es selame .. . Teşekkür ederim. sorduğun sorunun cevabı sende olmalı….bunun bir başkası tarafından bilinmesi bize göre mümkün değil. o seninle allah arasında bir sır olmalı. iyi tefekkür eder ve ayetleri düşünürsen bulursun inşaallah
      selam es selame

tr Turkish
X