Deist’ lik Hakkında

03.01.2022
116
Deist’ lik Hakkında

Deist’ lik Hakkında

haşa öyle birşey olabilir mi?
*Pirim selam es selame.
Kıymetli hocam ! neler gördüm, neler yaşadım bu akşam, rabbime hamd u senalar olsun! Elhamdülillahi rabbil alemin.
Kıymetli hocam; bana buyurulduğu gibi “La ilahe illallah” zikrimi yapmaya başladım. Yukardan damla damla yağmur gibi nurlar yağmaya başladı, ardından; Bulunduğum mekandan alındım, başka bir yere götürüldüm.
Orda temiz giysiler, kokular sürüldü bana ve vazife verildi. Bir yerde deist grup toplanmış, onlara Allah’ı anlatacaktım.
Denilen gibi de oldu, mesire alanı gibi yerde toplanmış 6-7 kişilik bir grup erkek oturuyor. Birbiriyle deist’lik hakkında konuşuyorlardı.
Ben: -“Selamün aleyküm gençler, merhaba nasılsınız?” Diye sordum. Selamımı almadılar ancak hepsi bir ağızdan koro halinde:
– ” Merhaba. İyiyiz de sen kimsin” dediler.
Ben:
-“Ben Abdullah’ın (Allah’ın kulu) biriyim. Geçerken burdan muhabbetinizi işittim. Deistlik üstüne konuşuyordunuz. Yani sizce bir yaratıcı var ama diğer geri kalanı yalan öyle mi? dedim.
İçlerinden biri: -“Aynen doğru da sen peygamber misin lan?” Dedi ve hepsi ukalaca güldüler. Ben istifimi, sabrımı, üslubumu hiç bozmadım.
Ben: -“haşa öyle birşey olabilir mi? Hz. Muhammet’ten sonra peygamberlik bitmiştir. Bakın yaratıcıya inanıyorsunuz ama geri kalana inanmıyorsunuz. Sizin yaratıcı dediğiniz Allah’tır. Ve o peygamberleri aracılığıyla insanlara kendisine giden yolu göstermiştir. Hz Adem (a.s.)’dan Hz Muhammed(s.a.v.)’e kadar gelmiş geçmiş tüm peygamberler haktır, gerçektir. Onların hepsi gönderildikleri ümmetlere rablerini anlatmış, onun emir ve yasaklarını iletmiştir.” dedim.
İçlerinden biri: -“Eee.. biz onu göremiyoruz ki” dedi.
Ben: -“Görmek istemiyorsunuz çünkü. Bakın denize, havaya, ağaca, kurda, kuşa, böceğe, bastığınız ota, vücudunuza, ellerinize, gözünüze…Herşey mükemmel bir yaratılışta ve mükemmel mühendislik harikası değil mi? Bu sistemi yaratan Allah’tır. Bizlere bunları ve daha sını anlatan, rabbimizin yolunu gösteren seçilmiş insanlarda peygamberlerdir.” dedim.
O ara içlerinden ikisinin boynu büküldü. Hüzünlendiler. Pişman oldular gibiydi, içlerine ateş düşmüş gibiydiler. Ordan alındım o anda. Devasa yeşil perdenin olduğu yere getirildim.
Rabbim:
-” Herkesi kurtaramazsın, ilhan. Bazı kalpler kilitlenir. Bazı kulaklara bağırsan da duymaz. İzin verilen izin verildiği kadar öğrenir. Ben her şeyi bilir, işitir, görürüm.” dedi.
Ordan da alındım bir eve gönderildim. Beni görmeyeceklerdi ve kesinlikle müdahale etmemem tembih edildi. Sadece izleyecektim.
Evde 50li yaşlarda bayan oturuyordu. Zil çaldı gelen kocasıydı. O da 50 li yaşlarda, eli yüzü düzgün fakat hüzünlü biriydi. Eşi kapıda onu büyük hürmet ve saygıyla karşıladı. Odaya geçtiler. Adam:
-” Bugün de olmadı hanım, başaramadım.” Dedi, sustu hüzünlüydü, gözleri doldu. Sanırım iş bulamadı veya işleri bozuktu. Eşi yanına geldi, dizlerinin üstüne oturdu ve kocasının yüzünü okşadı.
Kadın: -“Olsun. Hiç üzülme, bak canın sağ. Ben yanındayım. Sağlığımız yerinde çok şükür. Az da olsa yemeğimiz de var, idare eder bizi. Sen hiç sıkma canını, gönlümün efendisi” dedi.
Adam: -“Rabbim senden razı olsun” dedi. Kadın müsaade istedi kalktı. Yan odaya geçti. Takip ettim, peşinden ben de girdim. Yere seccadesini serdi, ellerini semaya kaldırdı. Kadın:
-“Rabbim; eşimin yükünü hafiflet. Ona hayırlısıyla yardım et. İçindeki sıkıntıları al, yerine ona mutluluk ver. Ben ondan razıyım. Üzülmesin” diye nasıl ağlayarak dua ediyor…
Bende ağladım. Ya rabbi nasıl bi sevgiydi bu. Adam da kapının kenarından karısını seyrediyormuş meğer. O da şahit oldu bu duaya ve O da ağladı. Sarıldılar, beraber dua ettiler.
Ordan o anda alındım. Tekrar yeşil perdenin olduğu yere getirildim.
Ben: -“Ya rabbi bu kullarına yardım et. Onlara acı” dedim.
Rabbim: -“Ben her duayı kabul ederim. Bazısına hemen veririm, bazısının da dua ederken ki sesi çok hoşuma gider, yeniden dua etmesini duymak, daha çok vermek için ertelerim. Sen sana verileni kabul et ilhan” dedi. (Ben ilk kez şöyle dua ettim hocam. “Hep razıyım senden gelene yarabbi” diyordum.)
Ben: -“Rabbim senin tarafından bana verilecek, verilen herşey kabulümdür. Ben senden gelecek herşeye razıyım, herşeyi tüm kalbimle kabul ettim” dedim.
Ordan bir eve gönderildim.
Bir bayan seccadesine oturmuş. Yaş olarak benim emsalim sayılır. Arkasında durdum, ne yandan, ne önden, ne kenardan yüzüne bakmam istenmedi. Bende başımı önüme eğdim, dinledim sadece. Beyaz uzun tülbendini takmış, ellerini semaya açmış, Allah’a yalvarıyordu.
Kadın: -: Rabbim sen ilhan kulunu bağışla. Ona selamet ver. Onu yolunda daim kıl. Onu çok seviyorum. Onunla bana bir ömür nasip et. Ben ona yar olayım, o bana yaren. Beraber geçir bizi sıratından. Beraber koşalım rızanın peşinden. N’olur yarabbi n’olur. Onu bana nasip et” diye nasıl ağlıyor, nasıl dua ediyor…Dayanamadım bende ağladım. O ağladıkça bende ağladım. O hıçkırdıkça bende hıçkırdım. Kolay ağlamam ben lakin dayanamıyorum artık hocam.
O an ben: -: Rabbim! bu kişi kimdir? Beni neden istiyor bu kadar. Ben tanıyor muyum bu bayanı?” Dedim. Cevap verilmedi. Bende edebimden bir daha soramadım. Sustum dinledim. Kadın dua etmeye devam ediyordu. Her yer titriyordu duanın gücünden.
Ordan da alındım tekrar yeşil perdenin oraya götürüldüm.
Rabbim: -“Sana verilerini kabul et ilhan” dedi.
Ben de:-“Senden gelecek he rşeyi kabul ettim ya rabbi. Her şeyi ama her şeyi kabul ettim” dedim. Sonra geçen ki keşfimdeki 6 nurdan varlık belirdi yanımda. Aldılar beni aynı odaya götürdüler. Üstümü soyundum sedyeye yattım. Birisi sağ işaret parmağıyla çenemin altından göbeğimin altına kadar bir çizgi çekti. O an tamamen göğsüm yarıldı.
Kalbimi çıkardılar. Diğer varlık büyük hürmet gösterdiği bir testi getirdi. Bir de kitap vardı. O kitabı testideki suya daldırdılar ve testideki su ile kalbimi yıkadılar. Bardaklarla içine başka şeyler döktüler. Sonra hepsi vücudumun yanına geldi. Teker teker hepsi bizim büyüklerimizin elini öptüğümüz gibi kalbimi öpüp alınlarına bastılar. Sonra yerine koydular vücuduma. Testideki kalan su ile de içimi tamamen yıkadılar. Sonra kalan suyu büyük hürmetle içimden çektiler. Testiye geri doldurdular. Göğsümü yaran varlık deriyi birleştirdi. Parmağıyla üstünden geçti ve yara izi olmamak kaydıyla iyileştim.
Kalbimde ağrı vardı sadece. Hala da ağrıyor. Doğruldum üzerimi giyindim. Yeşil perdenin oraya tekrar geçtim.
Rabbim: -“Sana verileni kabul et ilhan ve dua et” dedi.
Bende; -“Rabbim senden gelen her şeyi kabul ettim. Her şeyi tüm kalbimle kabul ettim. Bana Allah yeter, Ondan başka ilah yoktur, Ben ona tevekkül ettim, O büyük arşında rabbidir” dedim.
Rabbim:-“Bu ayeti hiç bırakmadın, zikretmekten usanmadın, kıymetini hep bildin” dedi.
Ben:-“Evet ya rabbi, senden başka hiç kimsem ve hiçbir şeyim yok. Ben hep sana sığındım. Ayetinde bildirdiğin gibi ” Ben tasa ve üzüntümü yalnızca Allah’a anlatırım” diye hep sana anlattım. Kimse beni dinlemiyordu. Dinleyen anlamıyordu. Yeri geldi aşağılandım. Yeri geldi itildim. Ama sen beni hep dinledin ya rabbi. Benim her şeyim, sultanım, sevgim, padişahım sensin. Seni çok seviyorum şanı yüce rabbim” dedim.
Hocam o an perde yine kalktı. Sıkıca gözlerimi yumdum. Bakamadım. O muhteşem duygu yine sardı bedenimi. O huzur, o mutluluk, o dinginlik, o sevgi ben bu hissi anlatamam hocam. Kelime bulamıyorum… Ayaklarım yerden kesildi yine o an. Huzur dolu bir duygu beni havaya kaldırdı. Tüm hücrelerim o duyguyu doya doya yaşıyordu. Yavaş yavaş yere bırakıldım. Ve yere değdiğim an keşif sonlandı .
Kalbimdeki tuhaf, tiz ağrı devam ediyor hocam. Ne canımı yakıyor ne de rahatsız ediyor.
Hocam yazı arasında kazara yanlış tuşa bastım bir resim göndermiş olabilirim size, affedin. Yazım yanlışı olmasın ve en küçük ayrıntıyı size ulaştırmak için çok çabalıyorum. Ellerinizden hürmet ve saygı ile öperim. Talebeniz ilhan. Selam es selame.
*Hocam ben korkuyorum. Korkumda şu, bu yaşadıklarımı kaybetmek bir daha görememek, Allah korusun. Rabbime sürekli tövbe ve teslimiyet halindeyim. Yolda yürürken böcek, karınca ezmeyeyim diye dikkat ediyorum. Ağaçtan dal, çiçekten bile koparmıyorum. Düşüncelerim çok inceleşti. Bu yoldan asla ayrılmak istemiyorum. Rabbime de dualarım hep bu yönde. Sizden de dua istiyorum, ellerinizden öpüyorum.
-Selam es selame İlhancan. Maşaallah barikallah keşiflerine Allah nazarlardan saklasın. İnşaallah vakti gelince o perdenin ardına bakabilecek, rabbimizle kavuşup tevhid olacaksın. Allahtan korkmak farzdır. Korkumuz hata yapmak, yakınlığını kaybetmek korkusudur. Rahman ve rahiym sıfatlarını önceleyen zikirlerimize devam ile haramlardan sakınmak için özen göstermeye devam inşaallah. Rabbim yar ve yardımcımız olsun. Kahriyeye dair hiç bir söz ve fiili işlemiyor, düzenli istiğfar ve hayır dua ile salavata devam ediyoruz, inşaallah. Selam es selame.
YAZAR BİLGİSİ
YORUMLAR

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

tr Turkish
X