Efendimiz “Vakit Tamam, Vakit Tamam, Vakit Tamam” Diyordu
Efendimiz “Vakit Tamam, Vakit Tamam, Vakit Tamam” Diyordu
Selam es selame canım hocam rabbimizin afiyeti bereketi, esenliği üzerinize olsun amin. Hocam geçen günlerde bir büyük caminin önünde oluyorum, kocaman kapısı var. Kapıyı siz açtınız, gülerek içeri girdim. Karşımda imam Muhammed. Yemyeşil duvarı olan altın işlemelerle kaplı altın koltukta oturuyordu. Kendisi de yeşil çok güzel bir cübbe giymişti.
Sonra ki keşifte kocaman bir ağaç, gövdesi kahverengi, koyu pembe çiçekleri vardı. Öyle güzeldi ki mest oldum, o an çiçeklerin sayısını sayamadım ama keşiften hemen sonra 313 resul denildi. Daha sonra kendi evimdeyim, yanımda siz varsınız. Karşımda bir ayna var, o aynayı siliyor parlatıyorsunuz. Ben aynanın karşısına geçiyorum ve ayna berraklaşıyor. Kendimi görüyorum. Beyaz giyinmişim, tesettürlüyüm, başımda dahi beyaz örtü var, ellerimi
bu efal şeklinde yapıp kendime selam veriyordum, tebessüm ederek.
Dün ise siz namaz kılarken sırtıma 3 kez Arapça <Allah> yazıyordunuz. Ve söylenenler oldu, onları duyup ağladım. Bugün ikindi namazımı kılıyordum bi anda efendimiz Resulullah karşımda belirdi, bana doğru teşrif etti, ben şaşırdım, o kadar uzun boyluydu ki. Yani gerçek gibiydi bana doğru gelişi, yüzü dolunay gibi parlıyordu. Ama kaşları çatıktı, kendisine hayretle bakarken, ‘’peygamberine selam ver’’ denildi. Başım yukarı kaldırıldı, ‘’ Selamen kavlem min rabbin rahim’’ dedim üç kez. Sonra efendimiz sürekli, ‘’vakit tamam, vakit tamam, vakit tamam’’ diyordu. Halen kaşları çatıktı. O an keşif içinde keşif yaşadım. Daha önce efendimiz ile imam Muhammedin cennetteki evimizde yemek yediği an gösterildi. Bugün de pişirdiğim yemeği yiyorlardı, sohbet ederek. Yani o an yeniden gösterildi. Konuştuğum size yazdığım keşifi de size anlattığım an’ı da yeniden tekrarlıyordum.
Diyordum ki, ‘’hocam efendimiz ile imam muhammed ikiz gibi, ikisi de birbirinin aynısı’’ diyorum… Sonra efendimiz resulullah sağ yanıma geçip oturdu, bekliyordu.
-Maşaallah barikallah keşiflerine Goncacan. Allah’ın selamı efendimizin ve senin üzerine olsun. Yüzlercesini yaşadığımız bu ve benzer keşiflerden sonra sanırım Zülfikarlardan vaktin tamam olduğuna inanmayacak yoktur. Her şeyi açıklamak ,açıkça yazmak hem kolay değil hem doğru değil. Yukarıdaki iki yayınlanmamış keşiflerimizi de ekleyerek dikkatli zülfikârların ve daimi okurların dikkatine sunalım.
Dünya’yı farklı farklı algılayan kardeşlerimiz bu keşifleri de derinliği bakımından farklı anlayacaklardır. Ve muhakkak hidayet Allah’tandır. Herkesin idrâkı kişiye özel olarak en verimli idraktır. Rabbim cümlemizin yar ve yardımcısı olsun. Gelecek, bazılarına çok kaotik gelecek, göreceli olarak sıkıntıları güzelliklere kararak gelecek ancak, bu yolun daimi yolcuları için, ümmetin geleceği için inşaallah çok güzel gelecek. Selam es selame
Selam es selame canım hocam Rabbimin afiyeti bereketi üzerinize olsun amin. Hocam gece sırtıma Arapça Allah yazıyordunuz, iki kürek kemiğim ortasına. Teheccüdden önce ise kuranı kerim okuyordum, Meryem suresindeydim. Daha öncede bahsetmiştim, telefondan kuranı kerim uygulamasından okuyorum, anlamı da bir aşağıda yazıyor. 29. Ayeti geçen yıl idrak ettirmişti rabbim. Normalde anlamına bakmadan okuyorum, ama bi an idrak ettirilecek yere odaklandırılıyorum. O kısmı durduruyorum ve bana anlamı açıklanıyor.
Bugün de 30.ayet <Kale inni Abdullah ataniyel kitabe ve cealeni nebiyya > okudum ve durduruldum. O Abdullah’ın nurudur deniyor, idrak ettirilerek…29.ayet zaten açıklanmıştı. Sonra tefekkür ediyorum, İçimden konuşuyorum; ‘’Rabbim ben hiç birşey bilmezken sen bana öğretiyorsun’’ diyorum, Arapça ayet ve gerçeği. Abdullah’ın nurudur neyi anımsatıyor. Sonra ensemde bir hareketlenme başladı, seğirme yani, sonra abdestimi tazeledim teheccüd namazıma başladım. Siz arkamdaydınız. Başım secdeye bastırılıp doğrulduğumda aklım başımda olmuyor; ‘’Hacı Ali’min velisi ‘’ deniyordu bana.
Sonra bir mekanda koşuyorum, elimde yuvarlak 2 tane nur var, havaya atıyorum ve onlar 2 tane beyaz kuş oluyor, gökyüzü bembeyaz… Mutlu sevinçli yüzüm gülüyordu. Sonra siz arkamda duruyordunuz, ne olduğunu hatırlayamıyorum şu an ve iki kürek kemiğim arası sürekli olarak seğirmeye başladı, halende sürüyor. Daha sonra secdeye geldiğimde, Rabbim konuşuyor, Ben dinliyorum…Konuşmalardan Sonra secdede ve ayağa kalktığımda rabbenâ lekel hamd dedirtildim. Kıyamda kime secde ettiğimin bilincinde olarak, namazıma devam ederken, sağ elim yanağımı sevdi ve dedi ki;’’ senin sesinle senim, bak yanağını seviyorum.’’ O an bilinç olarak yaşadıklarım oldu, kelimelere dökülemeyen, sonra sizin şiiriniz sizin sesinizle söylüyor,’’ Allah’ı idrak etmek, idraksizliğin ta kendisidir,’’ işte o zaman idrak oluşuyor, kelimelere dökememe nedeni gibi.
Sonra namazlarım bitti bi an Facebook açtım, grupta Paylaşımınız vardı. Selam es selame güzelim Ali’m
-Selam es selame AzizeM Goncacan. Maşaallah barikallah kesiflerine. Rabbimize hamdolsun, şükürler olsun. Kerametlere muhatap olanlara mübarek olsun ,idrak olsun, iman ve itminan olsun inşaallah.
Selam es selame canım hocam. Eûzü bikelimetillahi’ttammeti min şerri ma halâk. Selamen kavlem min rabbin rahim. Hocam şimdiye kadar yazamadım, kendim şaşkınım halen, beynim durmuş gibi. Rabbim neylerse güzel eyler. Hocam Şanlıurfa’ya gittiğim sırada iradem dışı demiştim ki, ‘’Mardin’e gitmek istiyorum, başka da bir yeri merak etmiyorum’’. Bunu neden söylediğimi bilmiyorum, o an anlamadım. Kendim değildim söyleyen. Bunu da fark ediyorum sonradan. Mesela sonra düşünüyorum oraya nasıl gideceğim bir daha buralara gelemem çok uzak gibi düşünüyorum. Ama bu Salı günü gece Mardin’e gitmek için yola çıktım Böyle olmaya başladığında öyle bir hale giriyorum ki, Sürekli Zikr halindeyim bir yandan korkuyorum, Yolda dahi olsam, Gezmek niyetine falan girilse daha da korkuyorum, başlıyorum dua etmeye, korkmaya.
Başlangıcı yine böyle oldu. Bir anda oluşuyor. Böylelikle yola çıktım, İnanın benim kendi memleketim hakkında dahi bilgim yok. Tarih coğrafya hiç bir şey bilmiyorum. Yoldayken internete girip biraz bakmak istedim, Mardin nasıl bir yer nerelere gidilir gibi… Sırasıyla bakıyordum, bi an Meryem ana kilisesini gördüm, irkilir gibi oldum, şaşırdım. Tahmin etmediğim bir şeydi. Oraya gitmek istedim o an. Sonra ertesi günü, Mardin’in Midyat Hah köyünde bulunan 2000 yıllık, Meryem ana kilisesine vardım, kilisenin bahçesine girdim, izledim, sonra içeriye girdim. Bir tane Süryani Hristiyan genç vardı. Bilgiler vermeye başladı, yani kilisenin mimarisini falan anlatıyordu. Baktım orada İncil duruyor, merak ettim hiç İncil görmemiştim, bakabilir miyim dedim, tabi ki dedi, açtım Aramice yazıyormuş. Tabi geri kapattım, sen okumayı biliyor musun diye sordum, evet dedi.
Biraz dolaştım kilise içi küçüktü, dışarı bahçeye çıktık, kilisenin üzerinde hac işareti var, Süryani genç tam bana orayı gösterdi, Ben görmemiştim, Hac işaretinin üzerinde 2 tane güvercin var. ‘’Bu İsa’nın ruhunu betimleyen güvercin figürü’’ dedi. O an beynim durdu, ruhum ağlıyor. Size geçen gün anlattığım keşfi o an yeniden yaşadım, yukarıda ki keşif. O an bir sürü beyaz güvercin kilisenin üzerinde tur attılar hocam. O kadar değişikti ki, hiç bir şey düşünemedim sadece an’ı yaşadım daha sonra aşağı bahçeye indik. Bi an gence dedim ki,< hac sembolünün anlamı nedir ?> ’’ İsa’nın gerildiği çarmıh bu işareti almış’’ dedi. ‘’Ama ben böyle bilmiyorum, bir yerde okumuştum’’ dedim. <Siz nasıl biliyorsunuz> dedi, ‘’Hz Meryem bu işareti yapmış’’ dedim. Sağ elim iradem dışı alnıma gitti, genç o an, Evet kutsal ruh alnından karnına inmiş, sonra sağına geçmiş, anne baba diyordu, ama sustu ,gerisini getiremedi. Ben de sustum artık, sonra çıktım.
Nedense ruhum duygusallaştı. Sonuçta bir çok yerde Meryem ana kilisesi varmış, en doğrusunu Allah bilir. Daha sonra dün gece eve döndüm, vitr namazımı kıldım, ensemde bir kemik kırıldı. Sonra uyumuş kalmışım, çok yorulmuştum. Sabah ezanına gözlerimi açtım, gözlerimi dünyaya açtım ama bilincim dünyalık değildi, Gözlerimi açtığımda bir an yaşıyordum. Karşımda siz varsınız ve birtakım bilgiler söyleniyordu. Daha önce imam muhammed bir yorumda yazmıştı, Pirim önce ruhlar aleminde ruhlara üfler demişti, Hem onu hatırlıyorum hem bana söylenen, Allah Adem’i çamurdan yarattı ve nefesinden üfledi, sonra sizin bana üflediğinizi görüyorum karşımdasınız, Başka şeylerde idrak ettirilmiş oldu.
Yazıya dökülemeyen şeyler, bunları yattığım yerden gözlerim açık yaşadım. Midyat’ta kilisede güvercin kerametini yaşadığımdan bu yana, sadece gözlerim bakıyor, vücudum yok gibi. Yazmak için dahi düşünemiyorum. Cümlelerim devrik olabilir, bu yüzden özür dilerim, sizi seviyorum. Selam es selame
-Selam es selame AzizeM Goncacan. Mardin’e Midyat a gitmen keşif mi, gerçek mi. İfade net değil. Gerçek ile keşif karışmış olabilir mi. Varsa bir yanlış anlatım ve ya algı problemi, düzeltir misin
*Aleykümselam canım hocam. Gerçekten gittim.
-Otobüs, minibüs, özel araba nasıl gidilir o kadar yol. Ve anlık bir karar mı. Karaman’da değil miydin.
Detaylarına girmiyorum eşim dedi bi anda Mardin’e gidelim diye, arabayla gittik
-Tamam…
