Kara Delikler Var Evet
Kara Delikler Var Evet
Allah’ın ordusu çok, korku yok endişe yok, Ümmeti Muhammed’e. Allah bizimle..
Selam es selame can pirim.. Solucanlara kaldığımız yerden devam edelim, evet kestirme bir yol gibi ve girdiğinizde mutlaka bir mekana çıkıyorsunuz. Kendi isteğimle girmedim hiç. Giderken önünüzde ağız kısmı beliriyor, pat içinde süzülmeye başlıyorsunuz. Yani gidiyim de bir solucana gireyim olmadı bende hiç. Çıktığım yerleri, ayak bastığım mekanları yazmayacağım. Bunlar dünya üstünde bir yere de başka bir yere de çıktı, indim, bittiği yerde.
Hareket serbest keyifle döne döne baka baka gidiyorsunuz. Diğer göklerde solucana girmeden gittiğiniz zaman solucanları görmüyorsunuz. Devasa bir büyüklük içinde gezegenlerin, yıldızların yanından uçup gidiyorsunuz. Kara delikler var, evet bunlar çok büyük delikler ve uzağından geçmeniz gerekiyor. Bir girdap gibi çünkü. Yani cesaret edilecek birşey değil, gidip gireyim denecek şey değil…
Büyüklüklerini anlatamam. kaç gezegen, yıldız büyüklüğündedir bilmiyorum. Uzaktan baktığınızda en yakın yıldız pinpon topu gibi kalıyor. Yuttukları şeyleri gördüm, gezegen bile yutuyorlar, sonra ilerleyen zamanlarda yeri gelirse anlatırız. Yıldızları galaksiyi geçmek çok uzun sürüyor, her yer yıldız, her yer. Git Allah git, insan o hızda bile yoruluyor, ihtiyarlıyor…Güneş, dünya bize yakın yerleri geçmek 3,5 sn sürmüyor.
Tayy mekanı anlatıyım az, gitmek istediğim yere 10 kere çabalayayım 1 kere ancak gidebiliyorum. Israr etmekte istemiyorum bu konuda edepsizlik yapmamak için. Zamanın durduğunu veya çok yavaş işlediğini biliyorum. Öncede anlattığım gibi ilk yardımla sonra tek başınıza gidiyorsunuz. Tekim artık, yardımcım, arkadan tutan yok. Ama ne zaman paniklesem biri bitiyor dibimde.
Melekler bana gözükeceği zaman insan suretine geçiyorlar. Genelde çocuk haline. Yardımını edip kayboluyor. Olur mu ya öyle şey denmesin diye anlatılacak şey değil ama her kötülüğün mutlak cezası var. cezalandıran da var. Her şey ahirete kalmıyor. Şimdi ruhun insan bedeninden ayrılma durumu hakkında Az bilgi veriyim. Anlatan yoktur bunları, orda burda sallayanları dikkate almayın çok. İlk seferinde öldüm, canım çekildi diyorsunuz. O kadar zor. Uykuda olmuyor bu, uyanıkken oluyor. Ve çatır çatır damarlarınız çekilir gibi oluyor. Ölmeden ölüyorsunuz.
Ruhun vücuttan çekilip çıkmasına, can çekişmeye benziyor, öyle kolay bir iş değil. Çıka çıka o acıyı yaşıya, yaşıya alışıyor vücut, ruh artık. Sonradan tereyağı gibi kayıp çıkıyorsunuz ama yine de az bir titreme, az çekilme hep oluyor. Nefs, vücut bırakmak istemiyor canı.. Boğazı kesilmiş bir hayvan gibi debelenmeye başlıyorsunuz. Öyle kolay değil. Titreye tireye can verir gibi debeleniyorsunuz. Ölmek ölmek işte her gidişte ölüp geri geliyorsunuz. Nereye gittiğinizle ilgili bir fikriniz, düşünceniz yok. Ruh çekilip gidiyor.
Gözleriniz kapalı korkudan, sonradan alışıyorsunuz herşeye. Vücutta başka şeylerde oluyor ama korku başlar, yazmayım. En basiti bu şekilde. Daha sonraları ölünüzü görüyorsunuz bakıp aşağıya, ceset yığılmış bir yere, siz elveda etmiş gidiyorsunuz. Çok sonradan alışınca vücuda girişinizi de görüyorsunuz ama ilerde çok çok ilerde. Hopp süzülüp cesede gir, gözünü aç. İlk seferlerde ne çabuk geldim de buradayım oluyor. Bir şaşkınlık, sonra alışıyor insan. Şükürler olsun veren, yaşatan rabbime.
Bunların hepsi sır ,babanın dahi kendisi de biliyor. Anlatmadığım yada size anlatmadığı pek çok şey var. Israr etti yazıyorum. En azından küçükte olsa bir fikriniz olsun bazı konularda.. Tayy mekan ve tayy zamanla ilgili başka şeylerde yazıcam ama önce bir soruyum görüyüm ilerisini. Benden gider, size hiçbir şey olmaz. Ben kaybederim, boş boğazlık yaparsam endişem o. Her şey açık olsa okur okur yapardık, yada bilirdik neyin ne olduğunu.
Dünya evliya şeyh şıh bilmem birileri var kimse bir şey dememiş. Hava atılacak, üstünlük kurulacak, kibir yapılacak yerler, şeyler değil bunlar, buralar. Mesela yukarı yükselirken apartmanların içinden geçtim. Duvarların içinden, katlardan yukarıya, bazen özel yerlerden geçerken ooo bura neymiş, ne varmış diye bakmak pekte iyi olmuyor. Merak çok iyi değil. Özel yerlerden geçerken edep dairesinde baş çevirmek en iyisi, aklınızda olsun. İlla edep illa edep.
Dünyada da ahirette de gökte de yerde de. Acizsin veren belli. Ben ondan üstünüm dediğin an herşey kesilir, bıçak gibi. Göze yüze bakmak kim olursa olsun güzel bir iş değil, yukarda hele ki acizliğini bilip başını kaldırmazsan davetin çok oluyor, bilginiz olsun. Gelenler, seni çağıranlar olur, nuri pirler, yaşlı dedeler, bembeyaz veliler, bakacağınız tek yer ayaklarınız olsun. Sorarsa cevap verin, yoksa susun. Verirlerse alın, veren olmazsa istemeyin. Orda sordum muhabbet ettim, yalakalık yaptım yok.
Elmas, yakut, zümrüt demir bildiğiniz aklınıza gelen neyi ararsanız o taştan, madenden gezegenler var. Hava yukarda hep sakin, bulut yada benzeri birşey yok. Sıcak soğuk yok. Belki gezegenlerde bu değişimler oluyordur ama siz hissetmiyorsunuz bunları. Hep açık parlayan, parlamayan, karanlıkta kalan yıldızlar.. Denizleri anlatıyım az da. Gökte deniz olur mu. Bal gibi olur. Ucu bucağı olmayan masmavi, yemyeşil denizler var. Her katta rengi farklı. Kudret denizi felan diyorlar ama ben hangisi hangisidir bilmiyorum.
Gök katları da rengarenk. Celal olan koyu kahve, siyah, katran arası bir renkte. Zifiri siyah bazı yerler. Tek başıma kalıp ödümüm patladığı tek yer. Çıt yok, ses yok. Renk yok. Kocaman bir siyahlığın içerisindesiniz. Oralarda bir şey oldu ve korkudan aptalca birşey yaptım orda. Rabbim seslendi çok korktum ödüm patladı. Gerisini anlatamam. Cemal olan mavi yeşil turkuaz gibi. Bu denizler neden var ve ne işe yarar anlatılamaz. Allah cc hz yerdekilere de göktekilere de gösteriyor büyüklüğünü.
Birisinin fırtınalı olduğu bir zamana denk geldim bir ara ordayken, tusunami gibiydi. Kabarmış, delirmiş yükseliyor, dalgaları beni de yutacak diye tedirgin oluyor insan. Demeyin sakın ne korkak adammışsın diye adamın aklını alıyor orda yaşadıklarınız. Normal hayatta Allahtan başka korktuğum çekindiğim hiç bir şey yoktur, ama orda çok ağlayıp paniklediğim oldu. Zevkli çok haz aldığınız yerler de çok ama orada bile kolay ekmek yok, orda bile çabalamak istiyor bir şeyler..
Ve saray… Ölmeden ölenlerin yuvası padişahın sultanın sarayı… Bahçesi bağı anlatılmaz geri kalanı.. Bekliyorum bahçede kapıda, avluda pirim duruyor bazen. Ben de kapıdayım. Girmiyorum, çağrılmayı daveti bekliyorum nasipse gireriz. Anlatılmaz, soru da sorulmaz bu konuda. Çok insan var her yaştan her renkten. Kimler var kimler… Küçücük ufak tefek ölen, şehit olan, yada erkenden ölmüş çocuklar var. Küçücükler, çok sevimli, hepsi nur gibi yüzleri. Elbiseleri var söyleyemem gerisini. Onlarda bile çocuk olmalarına rağmen bir edep var.
Azda olsa anlattım soru sormazsanız sevinirim. Bu konuda pirim anlatırsa anlatır. Avlu kalabalık, teneffüs gibi, herkes mutlu, herkes saygılı birbirine. Sen ben kibir ego hırs bütün pisliklerden uzak. Pirler var …./ var … var hepsi baba gibi sevecen, ölmeden ölmek lazım. Selam es selam..
-izin veren alemlerin rabbi Allah a hamdolsun. Umulur ki okurun imanını ufkunu açar derinleştirir, heveslendirir. Hidayete nasibi olanların ölmeden önce ölmelerine yardım eder. Diline kalemine gönlüne sağlık azizim tekrar tekrar maşaallah, barikallah kesiflerine. Rabbim yâr ve yardımcımız olsun. ümmeti Muhammed in kurtuluşuna katkısı olsun inşaallah. Selam es selame.
*Amin pirim. selam es selam
Atlı bir süvari birliği var, atıma bindim aralarına katıldım. Komutan felan yok, ip gibi dizilmiş sıra sıra süvariler, atlar çok heybetli, savaşçılar çok heybetli. Atımla gittim yanlarına. Elime flama, bayrak gibi bir şey verdiler, bayrak tutanlar en ön safta, girdim aralarına yer açtılar. Savaşacağız bir yerlerde belli, atlar kendiliğinden koşmaya başladı. Dalga dalga at koşturuyoruz, atlarımız çok süratli gittik çevirdik bir yeri. Kubbe diyim, tavaf eder gibi döndük üzerinde. Bayraklarımızın ucu mızrak indirdik mızrakları aşağıya doğru. kimse hücum etmedi aşağılara. Döndük zarar gelmesin diye sıra sıra yükseklerde. daha sonra gelenler başkalarıydı, onlar yaptılar yapacaklarını, saydım sayılarını, biliyorum kimlerdi. Allah’ın ordusu çok, korku yok endişe yok, Ümmeti Muhammed’e. Allah bizimle..

Eüzübillahimineşşeytanirracim. Bismillahirrahmanirrahim.
Eşhedü enla ilahe illallah ve eşhedü enne Muhammeden abduhu ve rasulûhu
Allahümme salli ala seyidina muhammedin ve ala alihi ve sahbihi ecmain.
Tamam olan kelimelerine tutunup bütün yarattıklarının şerrinden zarar ve eleminden sorunlardan Allah’a sığınırım, yanılmaktan ve yanıltmaktan allaha ve resulüne dostlarına söz uydurmuş olmaktan uydurmaktan allaha sığınırım.
Selam es selame sevgili hocam, sübhanallahi ve bihamdihi sübhanallahil azim estağfirullah ve etübu ileyh, la havle vela kuvvete illa billahil aliyyil azim, Lâ ilahe illallahü vahtehu lâ şerikeleh lehül mülkü ve lehül hamdü ve hüve âlâ külli şey-ün kadir, bu duaları nurdan bir anahtar olarak görmekteyim sürekli zikretmekteyim.
Sübhanallahi ve bihamdihi sübhanallahil azim estağfirullah ve etübu ileyh zikri nasr suresinin efendimiz asm. tarafından zikri olduğu söylenmekte hem hamdle tenzih hemde azim olan rabbi tenzih ederek yüceltme ve istiğfar bulunmakta böylece islamiyetin güçlendiğini gün ve gün görmekteyim, bunları sabah ve akşam namazında 100 er kere okuyorum okuduğumda kudüsü görüyorum bana gülümsüyor irşad makamından efendimiz asm. sesleniyor ve destekliyor idare ediyor size bunu yazarken sağ el bilek kuvvetli seyirdi efendim, diğer bir maruzatım ise mazaallah sağ devri ve devri alada hapsolunmuş olmak ya hapsolmak buna dikkat edip sıkışmamak gerekir bunun için tövbe ve istiğfar edip hidayet ve kurtulmayı istemek icap ediyor öneme binaen bilgilerinize arz ederim hayırlı günler dilerim selam es selame.
Devir tamam olunca eller yanlara bırakılır. Üç veya dokuz salâvat getirilerek devir tamamlanmış olur. Bir kere de;
“Lâ ilahe illallahü vahtehu lâ şerikeleh lehül mülkü ve lehül hamdü ve hüve âlâ külli şey-ün kadir” okursun. Daireden sol adımını ileriye ( çizdiğin dairenin dışına)atarak çıkarsın.
Sol ayakta kendi zatın vardır. O nedenle sol ayakla çıkarsın ki zatın daire içinde hapsolmasın. Ayrıca daire kutsanmış, dış ortama göre kutsiyet kazanmıştır bir mekana dönüşmüştür, kutsi alandan sıradan alana geçerken(mescitlerden sol ayakla çıkılır) sol ayak ile geçilir. Buna çok dikkat etmelisin. Aksi halde o dairede kendin dahi hapsolmuş olursun ki bu hikmette yasaktır; zarar görürsün. İptilaya uğrarsın. Bu yaptığın efâl ile hem kendini hem yakın çevreni, sevdiklerini, Mü’min’leri koruma altına aldın demektir. Hayat içinde seni aşırı derecede üzecek her tecelli Allah’ın izniyle mahviyete gidecek, affedilecektir.
Selam es selame sag devrinde daire icinde kalmak tehlikelimidir ben sag devri yapmadigimda manevi olarak cember ciziyorum hayalimde etrafima ve o cemberden cikmiyorum etrafimda di i kaldigini hayal ediyorum bu kendimi hapsetmisim mi oluyor tehlikeli olabilir mi, his olarak aslinda korumada hissediyorum , cevap verirseniz sevinirim