Kırk Temiz Defter Daha Düştü Gökten

30.01.2022
388
Kırk Temiz Defter Daha Düştü Gökten

Kırk Temiz Defter Daha Düştü Gökten

mühürlensin ağızlar, konuşsun kalpler
*Sevgili hocam; demin size uzun bir yazı yazdım sildim. Ve sildiğim için sıkıntı verildi…
<İyyake na’büdü ve İyyake nesta-in’i çekmeye başladığımda ruhumla tümleşik kılıç şahlanıyor ve sarmalanıyorum…
Şuan bulunduğum yer hamam kadar sıcak ve ben sıtmalınmış gibiyim. Anneciğimizi gördüğümde de böyleydim bugün. ‘’Ya rabbi korkuyorum yazarken’’ dedim. Beni levh-i mahfuz odasına gönderdi, kaderimi açtı önüme.
Bir sayfa boş var. Yeni bir insanla hayatıma devam ediyorum. Çektiğim zikirlere kadar yazılı orda…
Son sayfa da bos. “Bu ikisi arasındaki hükmü yasayacaksın” dedi. Sonra bir kaç kişi gösterdi, günahkâr. Her şey kaderde yazılı hocam… tövbe edebileceği veya etmeyeceği. Bu gidenlere gerçekten acıyorum, sevgili hocam… Neyi kaybettiklerini bilselerdi keşke..
-Selam es selame İlhancan yazıp sildiklerin bunlar mıydı. İlhancan lütfen dikkatli yaz . Yazmadan önce kalbini dinle ve devamında yazdığını da silme.
*Devam ediyorum hocam.
*Sonra resulümüz sa. geldi bugün, birden.
Özgülü elinden tutuyordu. Sağ eliyle onun sol elini tutuyordu. Hatice annemiz de yanındaydı. Geldi benim sağ elime özgülün elini koydu. “Senin helalindir” dedi. Hz. Hatice annemiz de bize gülümsedi.
Hemen peşinden alperen anneciğimizin makamına kabul edildim. Sağ elini kaldırdı edeple öptüm. ‘’Ben senden razıyım rabbim de senden razı olsun oğul’’ dedi.
Şuan resmen herkes şahit oluyor olana hocam. Belli etmiyorum ama zangır zangırım. İşlem yapılıyor sürekli ve bir melek içimde. O hep orda. Onun işi nefsim. Sürekli terbiye ediliyorum. Az yemek, az uyku, az konuşma ve az gülme. Bu terkip üstüne yetiştiriliyorum resmen. İçimin yıkandığını hissediyorum hocam. Bana bunlar her gün oluyor hocam. Hata etmekten haya ediyorum. Sizi öyle seviyorum ki kaybedersem sizi, kahrolurum…
“Fark etmedin fark ettirildin”
“mühürlensin ağız, konuşsun kalp”
Selam es selame. Sevgili hocam; dün zikirlerimi yaparken ben bayıltıldım. gece 04:58 te gözlerimi açtım.
Direk yeşil perdenin oraya alındım yine.
Rabbimiz: -“selam olsun sana ilhan” dedi.
Ben: -“aleyküm selam ya rabbi, aleyküm selam padişahım, sahibim” dedim
Rabbim: -” görüyor musun mucizelerini? “ diye sordu.
Ben: -“evet fark etti…” Kelimemi tamamlatmadı.
Rabbimiz: -“mühürlensin ağız, konuşsun kalp” diye emir verdi.
Ağzım yok oldu o anda.
Kalbim:-“ya rabbi yanlış birşey söylemekten haya ve edep ederiz. biz bugün gücümüzü fark ettik” dedi.
Rabbimiz: -“hayır siz fark etmediniz. Ben fark ettirdim.
Her şey benim hükmüm altındadır.
Ki bugün sana gösterdiğim herşey gibi.
Saliha’dan dua istiyordun, duasını aldın.
Sevdiğini görmek istiyordun,
Habibim getirdi sana. Her şey benim katımdandır. Ağzı açılsın” dedi.
Ağzım yerine geldi. Hemen secdeye kapandım. Ağladım çok.
Dualar ettim. Tövbeler ettim. Yalvardım. Yakardım…
Rabbimiz: -“öl” diye buyurdu.
Tereyağından kıl çeker gibi, saniyenin belki de milyonda birinde ruhum vücudumdan ayrıldı. Bedenimde de hissediyordum bunu.
Rabbimiz: -“ben bir şeye ol dersem o şey hemen oluverir. Seyret bedenini.
Mutlak gücün sahibi, kudretin sahibi kimmiş gör” buyurdular.
O an ne kadar zavallı, ne kadar çaresiz, ne kadar güçsüz olduğumu bir kez daha anladım. Ve tevekkül ettim.. Ben herşey bitti sandım sevgili hocam… Sonra dön bedenine dedi. Yine aynı hızda bedenime döndüm şu an şu saniyede olduğu gibi titriyordum orda da. İçim donuyordu.
Yana bir baktım, o büyük nurdan nur uzanmış sırtımdan sol kürek kemiğimin altından kalbime girmiş. Bekledim. Bir şey yaptı bana anlamadım ancak sorgulamaktan da haya ettim.
Sonra beni bir yere gönderdi.
İki kardeş miras kavgasına tutuşmuş, şeytan vazifesini yapıyor onları daha da hiddetlendiriyordu.
Ben yanlarına gittim. Aralarındaki meseleyi çözdüm, helalleştirdim ve yeşil perde olan yere makama geri alındım.
Orda bana dedi ki rabbimiz: -“O melun Ali’me ilmini benden aldığını söylüyordu. Yalan söylüyordu.
Kalbini görüyorum. Sende hocandan ilim isteyeceksin. Ancak ilmi veren benim. Senin ilmin benim katımdandır. Ben sana gerçek ilmi vererek rızıklandırıyorum seni. Bunu ancak düşünen, akıl eden anlayabilir. Bugün iki kalbi birleştirdin. Bende izin verdim seyrettim. Onların kalplerine girdin. Soğukluk yaratan şeyleri tebliğ ettin, birbirlerine. Ve bana dua ettin. Ben de kabul buyurdum… En önemlisi o adamın büyük günahını ona tebliğ ettin de tövbe etti. Dilersem onlar gelir Ali’me, bana yemin ederek şehadetlerini yaparlar. Ben hak edene hakkıyla muamele edenim. O iki kul dua edip şükrettikçe kalplerine esenlik vereceğim. O iki kul bir daha sorun yaşamayacak.”
Ben: -“ya rabbi razı ol bizden. O abimle esinden, tüm Zülfikarlardan razı ol, bizlere acı. Ya rabbi bu yolda ayaklarımı sabit kıl. Ben sizin yolunuzdan çıkmak istemiyorum. Beni n’olur bırakmayın.”
Sevgili hocam 40 adet daha temiz amel defteri semadan düştü aşağıya. Kalanlar ya tövbe etmedi yada henüz olanların farkında değiller.
Keşfim burada sonlandı. Sonra bedenime bir sürü işlem yapıldı. Sıtmalar, yanmalar, heyecanlar… Rabbime hamd olsun. Mübarek ellerinizden öpüyorum. Selam es selame.
Ve ben iki gündür sizden gelip ilim istemeyi düşünüyordum, sevgili hocam. Bunu bana bir turlu yaptırmadı. ‘İyyake na’budu ve İyyake nesta-in” i fark ettirdi bana. Ruhum öyle şaha kalkıyor ki bu ayeti zikrettiğimde, heyecandan yerimde duramıyorum. Ve size kalbim sevgili hocam diye sesleniyor bende öyle yazıyorum.
YAZAR BİLGİSİ
YORUMLAR

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

tr Turkish
X