Resulullah Efendimiz (S.A.V.) Baş Ucunuzdaydı
Resulullah Efendimiz (S.A.V.) Baş Ucunuzdaydı
*Selam es selame hocam Öğlenin zikrindeki keşifte, bir okulda öğretmenin öğrencileri ailelerine öğretmenlerini yanlış lanse ettiler, öğretmen hakkında yanıldı aileleri. Kilolu bıyıklı erkek öğretmen, yanlış anlaşılmasına karşın Allah’a tevekkül edip bekledi. Yeşil yüksek binalı bir köy okuluydu. Sonra o öğretmen siz oldunuz hocam. Ve bu zor dönemde bir kadın yardımcınız olmuş, kim olduğunu sordum; Hatice, Hatice dediniz, iki kez. Alperen annemizden bahsediyordunuz. Zamanın hz Hatice’siymiş kendisi. MaşaAllah, barikallah, elhamdülillah Ben de bahçenize rengarenk çiçekler ekip doldurmuşum, burasıda bir okul bahçesiydi yine. Resulullah’ın hediyesi bunlar size diyordum.
Efendimiz gönlünüzü almak için hediye etmiş çiçekleri canım hocam. Hocam birde aynı vakit mi yada önceki vakitte mi bilmiyorum, keşif yaşarken, başımın içinden tanıdığım celali bir kadının sesini duydum. Normalde de beni zorlayan biri. <Hayır hayır inanma Pınar> diyordu. Sonra o sustu, başımın içinden sağ taraftan, bu kez cemali kadınlar konuştular, üzüldüler.’’ İnanma ona’’ dediler. Vesvese veren kişiyi buldular. Yabancı ve çok kilolu bir erkekmiş. Adı da joni gibi bir şeydi. Saçları turuncuydu. Siyah sırt çantası vardı. Bir binada asansörün önüne oturmuş, kapının açılmasını engelliyordu. Cemali melekler kolundan tutup kaldırmak, karşıma getirmek istediler, ama kalkmadı yerinden.
Hocam başka keşifte bütün vakti ibadete vermektense birazda insana iyilik yapmaya zaman ayırmanın daha makbul olduğu bildirilerek, bir kabir gösterildi. Anneminmiş, keşifte vefat etmişti annem, ve bir adam gösterildi, o da babammış. Annem kabrinde beyaz kefenle yatıyordu, tuhaf ama onu kabrin içinde temizleyip düzenleyip yerine tekrar yerleştirmek çok daha sevap olduğu bildirildi. Ben de zikire ara verdim, düzenledik keşifteki babamla. Sonra kabrini düzenlediğim kişi Zeynep sultan oldu. İstanbul’daki Zeynep Kamil hastanesini yaptıran sultan. Bir kaç yıl önce kendisi ile ilgili bir hikaye dinlemiştim.
Geçenlerde nedense o hikaye gelmişti aklıma, hastaneyi araştırmıştım. Keşifte, kabrinde şeytani bir varlık yatıyordu. Simsiyahtı ve iskelet gibi inceydi. Mezarın üstüne eğilip, balığın kılçığını çıkarır gibi tek elimle boğazından tuttum, çıkardım, attım kabirden. Zeynep Sultanın beyazlar içindeki naaşını yerleştirdim, kabre. Teyit etmek için de orada bulunan bir adama sordum; <kabir kimindi> diye. <Zeynep Sultan’ın kabrinde negatif bir varlığın yattığını duyduk> dedi. Yıllardır böyle bilindiğini söyledi. Doğruluğunu teyit etmiş oldum, kendime. Kendileri kişilikleri hakkında hiç bir bilgim yok rabbimiz bildirdiklerini yazdım. Rabbimiz hepimizin yardımcısı olsun inşaAllah. Zeynep sultanın aklımda kalmasına neden olan hikayesini de paylaşmak istiyorum hocam.
<İstanbul da bir Zeynep Kamil Hastanesi vardır bilirsiniz. Haydarpaşa’da. Zeynep Sultan tarafından yapılmıştır. Orayı yaptıran mübârek padişahın vâlide-yi muhteremeleridir Bu kadıncağız, hacca gitmiş bir iki defa. Küçüklüğünden beri namazını da bırakmamıştır, bu mübârek kadın. Bir gün Şeyhü’l islam’ı saraya davet etmiş. Gelmiş Şeyhü’l islam : “Buyurun Sultanım!” demiş. “Hocaefendi sana bir şey soracağım.” “Buyurun Sultanım” demiş. “Ben hacca gittim hiç namazımı bırakmadım. Borcum yok. Orucum yok. Şu fani dünyada hep iyilik yapmaya çalışıyorum ama bir derdim vardır. Dünya gözüyle bana bir anahtar usulü öğret de Rasûlullah’ı rüyamda göreyim” Şeyhü’l islam: “Sultanım! Üsküdar kısmında bir hastane yok, oraya emredin de bir hastane yaptırsınlar” demiş. Emrediyor, yüce gönüllü valide, ve Zeynep Kamil Hastanesi yapılıyor. Bir doğum hastanesi. Her şey yapılmış. Aradan bir iki ay geçmiş. Hastane işliyor. Binlerce kadın gelip doğum yapıp gördükleri hoş muameleden ötürü dua edip gidiyorlar. Şeyhü’l islam’a haber göndermiş Valide sultan demiş ki : “Dediğinizi yaptım halâ göremiyorum efendim !” Şeyhü’l islam da “Sultanım bir defa ziyaret buyurun hastaneye.” demiş. Kalkmış saraydan. Haydarpaşa’ya gitmiş. Doğru hastaneye. Gezmiş hastaları. Girmiş bir koğuşa : “Nasılsınız” hepsi Sultanı tanıyor. “iyiyiz Sultanım Allah ömür versin” demiş. “Bir arzunuz var mı?” demiş. “Yok Sultanım çok iyi bakıyorlar” demişler. “Başka bir arzunuz var mı” demiş. “Söyleyin yiyeceklerinizden, içeceklerinizden şundan bundan.” “Yok Sultanım, Allah senden razı Olsun! Hepimize bakıyorlar” demiş. Orayı, burayı bütün hastaneyi gezmiş. Doğumhâneye gelmiş ki bir kadın bağırıyor .. “Niye bağırıyor orda” demiş. “Sultanım bir ermeni kadıncağızı var genç kadın o doğuruyor Doğum sancıları çekiyor ” demişler. Doğumdan sonra onu bir göreyim demiş Girmiş ki güzel bir ermeni kızcağızı. Yeni doğurmuş. Çocuğunu da ebe yıkıyor. “Nasılsın kızım” demiş. Kızcağızın başını okşayarak… “iyiyim Sultanım” “Geçmiş olsun Allah bir evlat verdi sana , Bir arzun var mı yavrum yapıyım?” demiş. “Yok Sultanım Allah razı olsun senden. “Söyle yavrum demiş bir şeyin?” Yok demiş Sultanım… Bitmiş hastanedeki ziyareti. Binmiş kayığa saraya gelmiş. O gece Rasûlullah Sallallahu aleyhi vesellem rüyasına giriyor. “Ya Zeynep!” diyor. “Hastaneyi yaptırdın diye senin rüyana girmedim!” “ O doğuran ermeni kadınının yüzünü okşadın, onu ziyaret ettin. Onun için rüyana girdim!” diyor. Münir Derman ks. Selam es selame
*Eûzû bi kelimetillahi’ttammeti min şerri me halak Selamun kavlemmirrabbirrahiym Selam es selame hocam Hayırlı huzurlu sağlıklı günler dilerim. Hocam bu kez sizin için yaptırıldı zihnen olumluma. Şifa enerjileri gönderilip, dua ettirildi, bugün kuşlukta. En başta sizin için yapılmasını isterdim ancak henüz izin çıktı, nedenini bilmiyorum. Rahatlama yada değişiklik hissederseniz bildirirsiniz. Bana bu konuda bildiri olmadı, işlem sonrasında yeşil nurlar içinde yatakta yatıyordunuz, baygın olarak ve Resulullah’ın suretiyle. Sağ ve solunuzda da iki küçük insan yatıyordu. Başları da sizden daha aşağıda duruyordu. Efendimiz, ise “Kur’an’da Allâh’ın dediği geçerli, benim sözüm değil” gibi bir cümle kurdu.
Ben sonradan hatırladım, kendilerinden yardım istemiştim sizinle ilgili, ona cevap olabilir mi bu bilemedim. Bir de bana bildiren işlemin uzun sürdüğü, yapacağım başka işleri aksattığı. İnşaAllah siz rahatlayın da bu beni her şeyden çok mutlu eder. Ayrıca “Hindistan’da değilim ama işlemi yapabiliyorum diyordum” mucizeye dikkat çekmek istermiş gibi. Yani sanki işlem Hindistan’da geçiyor, ben buradan zihnimle ruhen yönetiyor gibiydim.
Hocam sabahki rüyamda ise rütbe verildi. Sanırım deniz kenarı gibi bir yerde, havada boşlukta iki adet rütbe vardı, ikisi de aynı seviyeyi ifade ediyordu. Farkı ise birisi erkek için diğeri kadın için olanıydı. Altın sarısı zincir şeklindeydi, üzerinde Türkbayrağı vardı ve bir çok sembolü içeriyordu, çok kapsamlı bir rütbeydi çünkü. Erkek için olanın üst kısmı daha kavisli, kadın için olanı daha yuvarlaktı. Selam es selame canım hocam. En emin olana emanetimsiniz
*Selam es selame hocam Öğlenin zikrinde Resûlullah efendimiz s.a.s baş ucunuzda bekliyordular, ben de peygamber efendimizden sorup öğreneyim bari hissetmiş mi işlemleri diye geçiriyordum kalbimden. Hemen öncesinde ise müsait olmadığınız için yerinize büyük halifeler ilgileniyordu hocam canım hocam. Allah’ın yüce kulu MaşaAllah barikallah size. Ben tam size mesaj yazdığım sırada hz Ömer ks vardı nöbette. O’na göndermiş oldum mesajı. Masada oturmuş, ellerini bağlı olarak masaya uzatmıştı büyük halife. Ve başka bir keşifte yanımda bulunan bir erkekle birlikte fotoğraflarımızı istediniz.
Önceden gönderiyormuşuz onu kast ederek, çok güzel fotoğraflar gönderdiniz diyerek yenilerini istediniz. Nasıl söylesem hocam sevgili gibi samimi fotoğraflardı, önceden gönderilmiş olanlar. Peşindeki keşifte ise hastanede çalışan bir doktor kur yapıyordu ancak ben ilgilenmiyordum. Selam es selame
-Selam es selame AzizeM Pınarcan. Maşaallah barikallah keşiflerine, bize moral verdi bu keşiflerin. Rabbimize hamdolsun, şükürler olsun. Selam efendimizin ve ehlibeytin ve sahabe-i kiram ile cümle mursellerin, nebilerin ve velilerle müminlerin üzerlerine olsun. Kerametleri feyz ve bereketiyle birlikte bütün zülfikârlara, okuyanlara, amin diyenlere olsun. Rabbim senin vasıtanla bizleri sevindirdiği gibi bizlerin dualarımızla da seni sevindirsin. Amin. Amin. Amin. Allah’ım Keşiflerinle ziynetleniyoruz. Rabbimizin keremiyle inşaallah kıymetleniyor, dereceler katediyoruz. Elhamdülillah. Elhamdülillah. Elhamdülillah. Elhamdülillah’i rabbilâlemin errahmanirrahiym Malikî yevmiddiyn. Amin.
