Her Yer Aşk’tı
Her Yer Aşk’tı
*Selam es selame canım hocam, biraz önce sağ devri yapıyordum, vücudum sarsıldı, sağa çevrildim İmam muhammed geldi, gözlerim kapatıldı, bana dünya gözüm ile görüneceğini söyledi, buna iman et dedi, işittim iman ettim ama ben hazır değilim henüz, korkarım dedim. Tamam dedi, gülümsüyordu, bende gülümsedim. Sağ devrini de okumaya devam ediyordum.
*Hocam hani ben sizinle tanıştıktan bir süre sonra, yakaza halimde bir keşif yaşamıştım. Henüz ikinci zikrimdeydim. O da <Selamen kavlem min rabbin rahim> idi. Cennete götürüldüm yazısıydı, isimsiz paylaşmışsınız grupta da, ben henüz grupta değildim. O Yazıda ki gökyüzünde 3 tane dolunayı gördükten sonra en sağdaki sağa kayıp, bir anda cennete götürüldüğümü yazmıştım. Şimdi de aynısı oldu.
Cennetin üzerinde uçmaya başladım, başım geriye doğruydu, özgürleşmiş olarak uçar ya insan, Veya sevinçten bağırmak istediğinde aldığı şekil, o şekildeydim, yüzüm gülüyordu. Sağ ve sol kolumdan siz ve İmam Muhammed tutmuştunuz. Beraberce cennetin üzerinde uçarken, beni cennetin içine bıraktınız.
*Cennetin kapısından uçarak girdik canım hocam. Cennetin giriş kapısında <Selamen kavlem min rabbin rahim> yazıyordu. Ben de gerçekten de içimden aynı zikri çekmeye başladım. Ard ardına yazıyı görür görmez. Bedenimi hissetmiyordum, sadece ruhumla yaşadım orada olduğumu. Sonra bir tane havuzun yanına getirdiniz beni. Beyaz bir havuz; Kevser Havuzuymuş. Üzerinde öyle yazıyordu. Sağ elimde bir cam bardak vardı, bardağı kevser havuzuna daldırdığımda hem elimdeki bardak bembeyaz nur olup parladı, hem içerisinde ki içecek beyaz bir hal aldı, süt gibi, şerbet gibi.
Size ve imam Muhammed’e ikram ettim, içiyordunuz. Sonra karşımda bir bir bazı Zülfikâr kardeşlerim belirdi; ilk gördüğüm Sebahat caymaz, yanında Nurullah t ve Selim Yavuz’u gördüm, elhamdulillah. Onlara da o içecekten ikram ettim. Nurullah T ve Selim kardeşimiz ellerinde tutmuşlar başları eğik teslimiyet içerisinde içiyorlardı. *Sebahat caymaz tebessüm ederek içiyordu. İsimler kulağıma söylendi o esnada, ve yüzlerini gördüm.
Maşallah barikallah rabbimize hamd olsun. Razı olacağı kadar şükürler olsun, verdikleri nimetlere hamd olsun canım hocam. Helalinden tüm güzelliği, tüm zenginliği, merhameti, afiyeti, bereketi, rızası üzerinize, üzerimize olsun, amin. Amin. Amin. Sizi seviyorum. Rabbime emanetsiniz. selam ve dua ile selam es selame
-Selam es selame AzizeM, Goncacan….. Maşaallah barikallah keşiflerine. Elhamdülillah alemlerin rabbine. Allah rızası için razı olacağı kadar şükür ve hamd etmekten başka bu tür ikramlarına yazacak değerde kelimeler bulamıyorum. Nutkum tutuluyor. Kim yaşarken cennete gittiğini ve kevser ırmağından içtiğini görür de senin gibi şahitler ile müjdelenir de nasıl şükreder, nasıl rabbimizi över, yüceltir, tenzih veya teşbih ile zikredebilir bilmiyorum.
Rabbim! sen kendini vasfettiğin gibisin. Kuranı kerimde tanıttığın gibisin. Hamd sana mahsus, şükür sana mahsustur. Garibinde Zülfikarlardan ve ümmeti muhammedin cümlesinden razı olmanı dilerim. Amin. Amin. Amin. Selam es selame.
*Amin. Amin. Amin. Elhamdulillah. Rabbena lekel hamd. Selam es selame, güzel hocam
*Şimdi ise Selamen kavlem min rabbin rahim çekiyorum. Bütün hücrem ruhum ile çektiriliyor. Devam ediyorken, size diyorum ki, Hocam dolunay üzerime doğuyor ve uzay boşluğu gibi bir yerde bir ata biniyorum. Beni gezdiriyor, şahlanıyor. Hemen sonra bir arazi de koooocamann bir ağacın yanına geliyorum, ağaç elma ağacı oluyor.
O kadar çok elma var ki saymakla bitmez, binlerce elma var. Sağ elimde bir asa var. Onunla gülerek uzanıp ağaca vuruyorum, bütün elmalar dökülüyor, başımı korumak için ellerim başımın üzerine siper ediyorum, elmalar boyumun yarısına kadar döküldüler. Sonra elmaların arasından siz çıktınız; ‘’ bütün elmaları dağıt, Gonca’can’’ diyerek sevinç çığlıkları attınız. Kırmızı elmalardı, çok çok güzellerdi. Öyle güzel tebessüm ediyorduk ki alemlere yansımış her yer aşktı
-maşaallah barikallah, HER YER AŞK olsun bundan böyle, inanalar için inşaallah, Azizem. Selam es selame
