Kalplerin Ürpermesi

02.08.2021
13
Kalplerin Ürpermesi

Kalplerin Ürpermesi

Rivâyete göre mü’minler Mekke’de bir sıkıntı ve kıtlık içinde ama daha gayretli idiler. Medîne’ye hicret ettiklerinde rızık ve nîmete kavuştular ve sâhip oldukları dînî gayret ve derûnî huşûları, Allah’ın emirlerine teslîmiyetteki hassasiyetleri husûsunda gevşekliğe düştüler.

İbn Mes’ûd’dan (ra) rivâyet edildiğine göre İslam şerefine kavuşmamızla bu âyet-i kerîme ile azarlanmamız arasında dört yıl geçmemiştir. Abdullah b. Abbas’dan rivâyet edildiğine göre Allah Teâlâ, mü’minlerin gönüllerini İslâmî gayret bakımından biraz yavaşlamış buldu da Kur’ân’ın inmeğe başladığı onüçüncü yılın başında onları azarladı.

Hasan Basrî’nin şöyle dediği rivâyet edilmiştir: Onlar Kur’ân’ı size göre daha az okudukları halde Allah onların gönüllerini yavaşlamış buldu. Siz Kur’ân’ı uzun okumanıza rağmen aranızda ortaya çıkan günahlara bir bakın. Denilmiştir ki sahâbîler arasında mizah ve gülmeler çoğalınca bu âyet nâzil oldu.

Rivâyet edildiğine göre, Hz. Îsâ (as) şöyle demiştir:

Allah’ın zikri dışında çok konuşmayın ki, kalpleriniz katılaşmasın. Katılaşmış kalb Allah’tan uzaktır. Efendilermişsiniz gibi kulların günahlarına bakmak yerine kendinizi kul olarak görüp kendi günahlarınıza bakın. (Rûhu’l-Beyân 20. Cilt, Erkam Yay.)

Cenâb-ı Hak buyuruyor:
Bismillahirrahmanirrahim

“Îman edenlerin Allah’ı anma ve O’ndan inen Kur’an sebebiyle kalplerinin ürpermesi zamanı daha gelmedi mi? Onlar daha önce kendilerine kitap verilenler gibi olmasınlar. Onların üzerinden uzun zaman geçti de kalpleri katılaştı. Onlardan birçoğu yoldan çıkmış kimselerdir.” (Hadîd, 16)

Rasûlullah (sav) efendimiz buyurdular:

“Dünya ve onun içinde olan şeyler değersizdir. Sadece Allâh’ı zikretmek ve O’na yaklaştıran şeylerle, ilim (mârifet ilmi) öğreten âlim ve (Hakk’a lâyıkıyla kul olmak için) tahsil gören talebe bundan müstesnâdır.” (Tirmizî, Zühd, 14)

el-Ehad: Bir olan, bir tek olan; şebîh/benzeri ve nazîri/dengi olmayan, iki olma ihtimali bulunmayan, demektir.

derûnî ne demek: Gönülden, içten.
huşû ne demek: 1. Alçakgönüllülük. 2. Allah’a karşı korku ve saygı duyma.

YAZAR BİLGİSİ
YORUMLAR

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

tr Turkish
X