Duâ Âdâbı
Duâ Âdâbı
Rivayete göre ashâb-ı kiram bir gazada bulunuyorlardı. Yüksekten bir vâdiyi gördüler ve yüksek sesle tekbir ve tehlil getirmeye başladılar. Rasûlullah (as) onlara buyurdu ki:
“Sâkin olunuz. Çünkü siz ne bir sağıra ne de bir gaibe dua ediyorsunuz. Bilakis işiten, gören, yakın olan ve devamlı sizinle beraber bulunan Allah’a dua ediyorsunuz.” (Buhârî, Cihâd, 131; Meğâzî, 38; Ebû Dâvûd, Vitr, 26; Müsned, IV, 394)
Cenâb-ı Hak buyuruyor:
Bismillâhirrahmânirrahîm
“Rabbinize yalvara yakara ve gizlice dua edin. Bilesiniz ki O, haddi aşanları sevmez.” (A’raf, 55)
Rasûlullah (sav) Efendimiz buyurdular:
“Dayanılamayacak dertten, insanı helâke götürecek tâlihsizlikten, başa gelecek fenalıktan ve düşmanı sevindirecek felâketten Allah’a sığınınız.” (Buhârî, Daavât 28, Kader 13; Müslim, Zikir 53, Nesâî, İstiaze 34,35)
el-Basîr: Her şeyi gören, her şeyin hakîkatini gören, bilen, hiçbir şey Kendisinden saklanamayan, yapılanları tek tek zaptedip muhafaza eden demektir.
gaza ne demek: İslâm dinini korumak veya yaymak amacıyla Müslüman olmayanlara karşı yapılan savaş.
tehlil ne demek: “Lâ İlâhe İllallah” (Allah’tan başka ilâh yoktur) sözünü söylemek.
