<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>sufliler arşivleri - hacialibayram.com Sevgi yolu</title>
	<atom:link href="https://hacialibayram.com/tag/sufliler/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>https://hacialibayram.com/tag/sufliler/</link>
	<description>Seğirmeler, Kur'anı Kerim , İlmihal, Dini Bilgiler Namaz ve Kuranı Kerim ve daha fazlası.</description>
	<lastBuildDate>Thu, 08 Jul 2021 22:01:58 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	<generator>https://wordpress.org/?v=6.9.4</generator>

<image>
	<url>https://hacialibayram.com/wp-content/uploads/2020/02/babam-konuÅŸmacÄ±.png</url>
	<title>sufliler arşivleri - hacialibayram.com Sevgi yolu</title>
	<link>https://hacialibayram.com/tag/sufliler/</link>
	<width>32</width>
	<height>32</height>
</image> 
	<item>
		<title>Şu an eşimin üzerinde oturuyorsun dedi (Kamer Hanım&#8217;a mektuplar 13)</title>
		<link>https://hacialibayram.com/kamer-hanima-mektuplar-13-su-an-esimin-uzerinde-oturuyorsun-dedi/</link>
					<comments>https://hacialibayram.com/kamer-hanima-mektuplar-13-su-an-esimin-uzerinde-oturuyorsun-dedi/#comments</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[admin]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 22 Jul 2021 13:00:27 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Kamer Hanıma Mektuplar]]></category>
		<category><![CDATA[hüddam]]></category>
		<category><![CDATA[Kamer Hanım'a mektuplar 13]]></category>
		<category><![CDATA[sufli]]></category>
		<category><![CDATA[sufliler]]></category>
		<guid isPermaLink="false">http://www.hacialibayram.com/?p=1124</guid>

					<description><![CDATA[<p>Şu an eşimin üzerinde oturuyorsun dedi K: Ölçüp biçmeden vermediler ama. HAB: Üzerinizdeki işlemlerden sonra daha rahat mısınız? Sence kişiye özel mi verdiler dersin? S.’ya da verilmiş mi? Verildiyse fark var mı? K: Ben çok rahatım çok şükür. Sadece sürekli su akıyor üzerimden ve her daim o hayvanlar geziyor bir yerlerimde. Artık onların titreşim ve [&#8230;]</p>
<p>The post <a href="https://hacialibayram.com/kamer-hanima-mektuplar-13-su-an-esimin-uzerinde-oturuyorsun-dedi/">Şu an eşimin üzerinde oturuyorsun dedi (Kamer Hanım&#8217;a mektuplar 13)</a> appeared first on <a href="https://hacialibayram.com">hacialibayram.com Sevgi yolu</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<h1>Şu an eşimin üzerinde oturuyorsun dedi</h1>
<p><strong>K: Ölçüp biçmeden vermediler ama.</strong></p>
<p><strong>HAB: Üzerinizdeki işlemlerden sonra daha rahat mısınız? Sence kişiye özel mi verdiler dersin? S.’ya da verilmiş mi? Verildiyse fark var mı?</strong></p>
<p><strong>K: Ben çok rahatım çok şükür. Sadece sürekli su akıyor üzerimden ve her daim o hayvanlar geziyor bir yerlerimde. Artık onların titreşim ve kıpırtılarını tanıyorum.</strong></p>
<p><strong>S.’ya vermemişler. Ama O’nunla farklı temas kuracaklarını sanıyorum. O’nun görebildiğini biliyorlar. O’nunla o boyuttan temas kuracaklarını tahmin ediyorum.</strong></p>
<p><strong>HAB: Sen de fark etmiş olmalısın ki bu bir lütuftur. Çektiğin zikirlerin, sıkıntıların ve sabrının sana Allah’tan karşılığıdır. İnşaallah o ulvî varlık hüddam ile de açık ilişkiye girer, insanlara aklı başında hizmetler yaparsın.</strong></p>
<p><strong>K: Bu akşam S.’yla ev telefonundan konuştum. O, bu gece Çanakkale’ye geliyor. “Kaçta gelicen?” falan diye sordum. Bana, “Senin yanında kim var?” dedi. Ben de “Kimse yok, yalnızım” dedim. “Ses var yanında” dedi. TV bile kapalı, hiç ses yok evde. “Ne duydun?” diye sordum. “Erkek sesi. Geliyor geliyor” dedi, “Tam yanında konuştu” dedi. Vallahi bilmiyorum kim var yanımda, kim konuştu o an. Çok hakim olduğumu söyleyemem duruma ama abi, o dut ikramları, ayağına koymak vb. bu şeyler hep maksatlı yapıldı bence. Hepsi sembolik olarak bir şeyler ifade ediyor gibi geliyor bana.</strong></p>
<p><strong>Abi lütuf olduğunun farkındayım. Sabırla gelişmeleri bekliycem. Ve ibadetlerime devam edicem.</strong></p>
<p><strong>HAB: S.’nın hüddamı nasıl bir hizmet vermeye yarıyor, anlayamadık.. Kendisi sana söyledi mi? O’nunla olmak sadece S.’ya mı yarıyor?</strong></p>
<p><strong>K: Bir de o dergâhtaki Hanım ismimin K. olduğunu söylememe rağmen, bana devamlı “Hikmet Hanım” diye hitap etti. Ben “K.” dedim yine bir kez daha. Geçirirken yine beni “Hikmet Hanım” diye geçirdi.</strong></p>
<p><strong>HAB: Hikmet, ilim demek.. İnşaallah bir amacı vardır..</strong></p>
<p><strong>K: S. bugüne kadar ondan hiç bir şey istememiş.. Bana dediği “Koruyor, yol gösteriyor, öğretiyor”. Ben de daha fazlasını sormadım. Bendeki, benle temasa geçerse ona sorarım artık.</strong></p>
<p><strong>Abi tüm bu uzun uzun anlattıklarım için bana ne dersiniz? Siz nasıl yorumluyorsunuz bu olan biteni?</strong></p>
<p><strong>HAB: Hüddamlar belli bir esmanın yahut ayetin hizmet erleridir diye bilirim ve mutlak insanlara bir hizmetleri olmalı diye bilirim..</strong></p>
<p><strong>K: Varsa da bana söylemedi. 20 yıl beklemiş, bu kadarını söyledi. Dahası varsa da izin verildikçe söyleyecek sanırım.</strong></p>
<p><strong>HAB: Yukarıda yazdıklarım gibi, bu bir emeğin güzel karşılığıdır.. Verdikleri zikri yap.. Temas ettiğinde başka zikirlere izin olup olmadığını sor..</strong></p>
<p><strong>K: Abi ben sizin verdiklerinizi aynen yaptım yine bugün. Şimdi de onların verdiklerini yapayım. Ama içinde “Allah” zikri var. Onu da yapayım mı? Sizin ve onların verdiğini birlikte götürebilirim de, “Allah” zikri olduğu için tereddütte kaldım.</strong></p>
<p><strong>HAB: Esas olan, zor günlerinin geride kalmasıdır.. Allah, her kuluna farklı farklı yetenek ve görevler vererek yaratıyor.. İnşaallah sonunda insanlara faydalı bir ilim sahibi olursunuz.. Doğrudan hizmet edecek seviyeye ulaşırsınız.</strong></p>
<p><strong>Seccadede hürmet göstererek Allah ismini de okuyabilirsin.. Sadece abdestsiz ve yürürken olmaz.</strong></p>
<p><strong>K: Tamam abi. Ben çok şükür her daim abdestliyim. O zikri çekerken hiç kıpırdamam.</strong></p>
<p><strong>HAB: Allah ismini çekerken bütün esmaları birlikte çektiğinin bilincinde olmalısın.. Cennet ve cehennem hepsi dahil.. O nedenle çok büyük bir saygıyla çekilmelidir.. En derin sevgi ile en şiddetli korku aynı anda olmalı.</strong></p>
<p><strong>Anlattıkların paha biçilmez tecrübe ve öbür alemlerde olup bitenler hakkında kesin bilgi mahiyetindeydi.. Maşaallah.. Teşekkür ederim.. Bundan böyle türbe ziyaretlerini yasaklayanlara karşı geleceğim&#8230; Bize de katkısı oldu.. Selam es selame.</strong></p>
<p><strong>K: Tamam abi. Sizi çok meşgul ettim yine bu akşam. Hakkınızı helal ediniz. Sizi bana gösteren Rabb’ime şükürler olsun. Siz olmasanız ne olur benim halim, bilemiyorum. Yazdıklarımdan başka bir şeyler gelirse aklınıza, yazarsanız sevinirim. Gelişme olursa size bildiricem. Selam es selame</strong></p>
<p><strong>HAB: Umulur ki bu duruma gelişinizde az da olsa katkımız olmuştur.. Allah’a hamd-ü senalar olsun&#8230; Bağlantımız devam etsin. Siz iyice rahatladığınızda islamın yeniden canlanması için yapılacak zikirleri size verebilmeyi umut ediyorum. Olgunlaşmanın nedeni başkalarına faydalı olmaktır..</strong></p>
<p><strong>HAB: Hayırlı geceler.. Şu anda Makam-ı Mahmud zühre şerefi Konya’da girdi.. Akşam iftar saati kadar gecikmeyle size de ulaşacak&#8230; Sağ devri yap&#8230; Selam es selame.</strong></p>
<p><strong>K: Sağolasın abi. Hayırlı akşamlar. Allah razı olsun her şey için. Selam es selame.</strong></p>
<p><strong>K: Kıymetli abim. Bunu yazıp yazmamayı çok düşündüm. Ola ki en ufacık bir zarar görürseniz vicdan azabından ölürüm. O yüzden yazmalıyım. Çok tuhaflık yaşadım son dönemde ama dün geceki kadarını hiç yaşamadım. Abi 15 gün siz de, ben de tehlikedeyiz. O süflî saldıracak. Lütfen ciddiye alın. Kendisi söyledi. Dün gece onunla bayağı konuştum. Öncelikli hedefi sizsiniz. Şu an başka bir şey yazamam. Abi tedbirli olun. 15 gün delirecek adeta. Son çırpınışları ve gözü dönmüş durumda. Kendinizi de lütfen beni de korumaya çalışın.</strong></p>
<p><strong>HAB: Nasıl konuştunuz? Neler söyledi? Biraz daha açarak anlat lütfen..</strong></p>
<p><strong>K: Abi şu an başımda. Daha yazamam. Okuyor. Siz tedbiri elden bırakmayın lütfen.</strong></p>
<p><strong>K: Abi göğsümden girmeye çalışıyor. Elimi göğsüme koyup bir şey okumamı söylemiştiniz. Ama şu an nedense duayı bulamıyorum. Rica etsem tekrar yazabilir misiniz lütfen?</strong></p>
<p><strong>HAB: “Lâ havle ve la kuvvete illa billahül aliyyül azıym” oku. Dokuz yahut ondokuz kere ve sağa doğru çek, iki kere de orada oku.</strong></p>
<p><strong>HAB: Hayırlı geceler.. Allah’ın selamı üzerinize olsun.. Bizi merak içinde bıraktınız.. Umarım iyisinizdir..</strong></p>
<p><strong>K: Ali Abi döncem şimdi size. Lütfen S.’yla yazışmayın benimle konuşana kadar. Lütfen.</strong></p>
<p><strong>HAB: Tamam..</strong></p>
<p><strong>K: Abi S.’ya hükmediyor. Ne zaman S., ne zaman o ben de anlamakta güçlük çekiyorum. Bedenine giriyor. O gibi sizinle yazışabilir.</strong></p>
<p><strong>HAB: S. imiş gibi konuşuyor öyle mi?</strong></p>
<p><strong>K: Aynen öyle. Salı akşamı oğluyla bendeydi.</strong></p>
<p>&nbsp;</p>
<p><strong>K: Çarşamba akşam üzeri 5’te uğurladım. Ve ne zaman S.’ydı, ne zaman oydu, artık ben de zorlanmaya başladım.</strong></p>
<p><strong>K: </strong><strong>O’nun vücuduna defalarca girdi sabaha kadar. Zaten öyle tuhaf oluyor ki…</strong></p>
<p><strong>HAB: Senin bedenine girebildi mi?</strong></p>
<p><strong>K: Aynen salak gibi davranıyor.</strong></p>
<p><strong>Hayır, bana giremiyor. Ama S.’yı adeta oyuncak yapmış. Ben S.’yı sabaha kadar savundum, bana çok kızdı.</strong></p>
<p><strong>HAB: Her zaman “lâ havle…” çek. Bir de Kâfirun Sûresi’ni sabah akşam dörder defa oku.</strong></p>
<p><strong>K: Sürekli soluyla sağını kilitliyor. Ben sağını koluna kapatıyorum yere yatırıp. Zaten direkt bayılıyor. Öyle kuvvetli oluyor ki zaptetmekte çok zorlandım. Ve üzerine oturdum sürekli kadının. Sürekli tehditler ediyor, konuşuyor. Yarım saatten fazla sürüyor her defasında. Ben kolonya dökünce bağırıyor. “Bu iğrenç şeyi sürme” diye. Kur’an açınca kızıyor. “İğrenç, kapat şunu” diye. Sürekli baskı yaptı bana “Ali Abi’yle konuş” diye.</strong></p>
<p><strong>HAB: Seninle S.’nın ağzından mı konuşuyor? Tehdit ediyor?</strong></p>
<p><strong>K: Feys’e girmemi istedi. S. konuşuyor o anda ama S. değil, biliyorum.</strong></p>
<p><strong>HAB: Neler yazmanı istedi?</strong></p>
<p><strong>K: S. ağlayarak kendine geliyor hıçkıra hıçkıra… “Kuyunun dibindeydim, her yer irindi. Çok iğrençti” diyor. Ve burayı hiç bilmiyormuş ordayken.</strong></p>
<p><strong>HAB: Tamamen ele geçiriyor. Cehenneme götürüyor.</strong></p>
<p><strong>K: Sadece bir an benim gözlerimi gördüğünü başka bir şey görmediğini, orasının çok iğrenç olduğunu söyledi. S.’yı tamamen zaptetmiş ben okudukça kahkahalarla gülüyor ve “Boş iş, bunlar boş. Boşuna uğraşıyorsun. O benim. Bir şey yapamazsın…”</strong></p>
<p><strong>HAB: Kendisini koruduğunu söylediği varlık neden müdahale etmiyor ayıkken sormadın mı?</strong></p>
<p><strong>K: “…inatçısın. Sana daha önce de söyledim. İşine gelmiyor, anlamazlığa geliyorsun. O’nu rahat bırak. O benim” diye tehditler savuruyor. Onu O da bilmiyor şu an. Onlar o gece yoktu. Tamamen savunmasız kaldık.</strong></p>
<p><strong>HAB: Gittiğiniz dergâhın faydasını görmediniz mi?</strong></p>
<p><strong>K: Abi şu an bir şey bilmiyorum. S. bir an “Baba burda” dedi, dergâhtaki o felçli kişi. Sonra o süflî o gece gitti baba gelince. Sabahtı artık.</strong></p>
<p><strong>HAB: Maşaallah.</strong><br />
<strong> Sabah olduğu için gitmiştir.</strong></p>
<p><strong>K: Baba beni bembeyaz bir nurun içine almış ve alnıma da bir ceviz koymuş. Öyle gördü S.. Ama S. pek kendinde değil.</strong></p>
<p><strong>HAB: Güzel.</strong></p>
<p><strong>K: Ben her an tetikteyim O’nunla konuşurken.</strong></p>
<p><strong>HAB: S.’nın hiç bir haline güvenmemelisin.</strong></p>
<p><strong>K: Güvenmiyorum. O kadar çok oluyor ki onda…</strong></p>
<p><strong>HAB: Ne zaman S., ne zaman o varlık olduğunu anlayabiliyorsan ne alâ..</strong></p>
<p><strong>K: Kendi olduğu zaman, o olduğu zamandan daha az. Çok zorlanıyorum. Ama o varlık nesneleri tanımıyor, kişileri tanımıyor. Soru sorduğumda açık veriyor. Ve gözleri dönüyor çok. Bazen çok iğrenç bakıyor.</strong></p>
<p><strong>HAB: Güzel, zaaflarını anlaman güzel.</strong></p>
<p><strong>K: Ama o kadar hızlı öğreniyor ki. Ve S.’yı her geçen gün daha iyi taklit ediyor.</strong></p>
<p>Yayınlanma tarihi: <b>23 Tem 2020, 15:12</b></p>
<p>The post <a href="https://hacialibayram.com/kamer-hanima-mektuplar-13-su-an-esimin-uzerinde-oturuyorsun-dedi/">Şu an eşimin üzerinde oturuyorsun dedi (Kamer Hanım&#8217;a mektuplar 13)</a> appeared first on <a href="https://hacialibayram.com">hacialibayram.com Sevgi yolu</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://hacialibayram.com/kamer-hanima-mektuplar-13-su-an-esimin-uzerinde-oturuyorsun-dedi/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>2</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Huzur Dalgasının İçindeyim (Kamer Hanım’a mektuplar 4)</title>
		<link>https://hacialibayram.com/kamer-hanima-mektuplar-04-bu-gece-beni-yine-goturduler-2/</link>
					<comments>https://hacialibayram.com/kamer-hanima-mektuplar-04-bu-gece-beni-yine-goturduler-2/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[admin]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 13 Jul 2021 13:00:47 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Kamer Hanıma Mektuplar]]></category>
		<category><![CDATA[Cennette Semseme Çarşısı]]></category>
		<category><![CDATA[cinler]]></category>
		<category><![CDATA[dua erleri]]></category>
		<category><![CDATA[Hacı suyu]]></category>
		<category><![CDATA[sufliler]]></category>
		<category><![CDATA[yaşanmış cin hikayeleri]]></category>
		<guid isPermaLink="false">http://www.hacialibayram.com/?p=4194</guid>

					<description><![CDATA[<p>Huzur Dalgasının İçindeyim K- Hayırlı sabahlar kıymetli abim. Çok güzel bir sabah, daha da güzelleşti yazdıklarınızla. Allah sizden yeryüzündeki tüm çimenlerin adedinden de çok, gene gene razı olsun inşallah. Size mesafe olarak yakın olabilmeyi, dizinizin dibinde oturup sohbet edebilmeyi ne de çok isterdim bilemezsiniz. Abi çok seviyorum seni ben. Bu başka türlü bir sevgi, sanki [&#8230;]</p>
<p>The post <a href="https://hacialibayram.com/kamer-hanima-mektuplar-04-bu-gece-beni-yine-goturduler-2/">Huzur Dalgasının İçindeyim (Kamer Hanım’a mektuplar 4)</a> appeared first on <a href="https://hacialibayram.com">hacialibayram.com Sevgi yolu</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<h1>Huzur Dalgasının İçindeyim</h1>
<p><strong>K- Hayırlı sabahlar kıymetli abim.</strong><br />
<strong> Çok güzel bir sabah, daha da güzelleşti yazdıklarınızla. Allah sizden yeryüzündeki tüm çimenlerin adedinden de çok, gene gene razı olsun inşallah. Size mesafe olarak yakın olabilmeyi, dizinizin dibinde oturup sohbet edebilmeyi ne de çok isterdim bilemezsiniz. Abi çok seviyorum seni ben. Bu başka türlü bir sevgi, sanki anamdan babamdan çok seviyorum. Sanki her şey den çok seviyorum. Ne güzel bir duyguymuş bu böyle. Size ulaştırana şükürler olsun. Son günlerde üzerimde eskisine nazaran daha da artan bir sükûnet, bir huzur var.</strong></p>
<p><strong>Başım her daim çınlamada. Hele namazda. Çın çın başımın içi, zikirlerimi çekerken, sürekli çınlıyorum. Göğsümün içi sürekli fokur fokur kaynıyor. Namazda ve zikirlerde bu kaynama ve çınlama hat safhaya ulaşıyor. Bu üzerimdeki dinginlik ve huzur hali öyle sardı ki beni sanki gözle görünmez bir kozanın, bir <span style="font-size: 14pt;">huzur dalgasının içindeyim</span>. Hani, kıyamet kopuyor olsa, görsem gözümle yerin göğün alt üst olduğunu, inanın ki yerimden kıpırdamıcam. Hiç düşünmüyorum, neredeyim, emare miyim, daha başka bir şey miyim, uçacak mıyım, kaçacak mıyım, inanın hiç düşünmüyorum. Ben sadece ibadetlerimi yapmanın, sırat-ı müstakıym üzere olmanın mutluluğunda ve huzurundayım, bu müthiş bir saadet zaten.</strong></p>
<p><strong>Gece namaz kılarken çevremde bir hale gördüm. Karanlıkta kıldığım için bu enerji dalgasını çok net görebiliyorum. Çepeçevre sarmıştı beni. Ben içindeydim sanki. Mutluluk verici elbet, ama takılmıyorum bunlara hiç. Yapan eden seyreden hep “O”. Şahit olma şerefiyle sadece görüyor olmak ve mülküne ondan gayrısını koymamak benim algım. Uyurken kendi sesimle Kur’an okuyorum. Kendim dinliyorum yine ve sesime uyanıyorum. Hala okuyor oluyorum. Ama bunlar benim ezbere bildiğim ayetler değil. Sesim dışarıdan duyulmuyor olmalı. Öyle olsa eşim duyardı. Uykusu çok hafiftir. Sanırım sesimi yine başımın içinde sadece ben duyuyorum. Namaz kılıyorum sürekli uyurken. Aslında tam uyurken de denemez. Uyanığım ama aklımı toplayamıyorum. Şuur sanki hafif bulanık oluyor.</strong></p>
<p><strong>Kıyam, rükû vs. hepsini yapıyorum, duaları okuyorum ve kendimi de görüyorum. Görüntüde ayakta olmuyorum. Yataktayım. Yattığım yerden doğrularak kılıyorum namazları. Böyle enteresan şeyler işte. Gündüzleri de zikir çekerken Kur’an okuyorum kendi sesimle. Ama başımın içinde ses, başımın içinde Kur’an dinlerken kendi sesimden ağzımla da zikir çekmeye devam ediyorum. Bu ikisi birlikte hiç karışmadan devam ediyor. Her sabah uyandığımda tüm vücudum her zerresine kadar zikirde oluyor. Kalbimin sesini duyuyorum. Göğsümdeki kaynama hat safhada oluyor. Sol dış şemik kemiğim sürekli seğiriyor.</strong></p>
<p><strong>Küreklerimin arası birkaç gündür ara sıra kütle halinde seğiriyor. İşte böyle şeyler abim. Kime ne diyebilirim ki. Senden başka anlatabilecek hiç kimsem yok. Allah’a şükürler olsun. Ne nasip ederse mutlulukla kabul ederim. Hiç korkmuyorum. Layık görülürsem, üzerime düşen olursa yüksünmeden tüm gayretimle yerine getiririm inşallah. Tüm dünyayı taşı sırtında deseler inan abi, ezilsem ağırlığının altında, ölürüm de gık bile demem. Bana Rasülullah’ın (S.A.V) yolunda İslam’a hizmetçi olmak nasip edilirse daha ne isterim. Bu sabah sizi biraz meşgul edeceğim. Affınızı diliyorum. Birkaç şey daha yazmak istiyorum inşallah.</strong></p>
<p><strong>Size S’yla ilgili mesaj yazdığımın ertesi sabahı rüya gördüm. Size yazdığım için mi etkilenip gördüm, yoksa görmeliydim de mi gördüm bilemiyorum. Ama çok net bir rüyaydı. Bizim Çanakkale’de halkın “Hacı suyu” diye isimlendirdiği, dindar bazı kişilerin bir araya gelip dağdan şehre sebil taşıdığı çok lezzetli suyu olan bir şadırvan var köprübaşında. Orda gördüm kendimi rüyamda. Çeşmenin karşısında yolun kenarında, 50-60 cm. yüksekliğinde bir duvarın üzerinde oturuyorum. Aslında gerçekte orda öyle bir duvar yok. Ama rüyamda var ve sizin yüzünüzü hatırlıyorum. Çeşmenin yanında gördüm sizi. Bana bir şey dediniz mi ya da orada bir şeyler mi yapıyordunuz hatırlamıyorum. Tek hatırladığım yüzünüz ve benim sağımdan yoldan S. geliyor. Hamile, karnı sönmüş bir balon gibi. Diz kapaklarına kadar sarkmış. Bebeği bir deri tutuyor ve tüm hatlarıyla görünüyor bebek. Başı neredeyse yere değdi değecek çocuğun. Avucumu başının altına tutuyorum yere değmesin diye birden bebek elimde oluyor. Çok iri bir bebek, oğlan, hiç saçı yok. Onu hemen yanımdaki duvarın üzerine sağına çevirip yatırıyorum. Orada bir kitap var duvarın üzerinde. Saman rengi, onu koyuyorum başının altına. Bir hayvan var duvarın üzerinde. Köstebeğe benziyor sanki. Yüzü çok güzel çok şirin, iki ayağı üzerinde duruyor. Önce o çekilmek istemiyor oradan. Ben nezaketle ona bebeği yatırmam gerektiğini biraz kenara çekilebilirse çok memnun olacağımı, kenara çekilip az ötede durabileceğini söyleyince çekiliyor biraz kenara. Bir de kadın oturuyor hemen yanında. Tanımıyorum onu. S’ya bu bebek kimden, kimin çocuğu bu diye soruyorum. Dudaklarımdan öpüyor beni. Çok mutlu. Kadın ve erkek öpmesi gibi değilse de iki bayan içinde pek uygun bir öpme şekli diyemem. İşaret parmağıyla beni gösteriyor. Benim bebeğimmiş. Ne diyorsun sen diyorum. Paralel evrende ben erkekmişim. Orda birlikte olmuşuz. Bana orada ki “ben” resmini bırakmış. Ama uyandım, resmimi görmedim.</strong></p>
<p><strong>Cuma günü salayla ezan arası tespihimi alıp oturdum. Bu vakti salâvat getirerek geçireyim istedim. Gözümün önüne bir görüntü geldi. Yemyeşil bir çayır, ucu bucağı yok, hiç tümsek ya da çukur yok. Dümdüz ve tam ortasında tertemiz upuzun bir toprak yol. Hiç eğrilip bükülmüyor, dümdüz bir yol. Yolun başında sağında, 2 tane çam ağacı var, 4 metre kadar yüksekliğinde. Solunda üç çam ağacı vardı. Ortada ki çok yüksek, büyük 7-8 metre yüksekliğinde. Yanındaki ikisi yine yolun sağındakilerle aynı boyda ve görüntü öyle net öyle parlaktı ki ışıl ışıl yanıyordu. Birkaç saniye sürdü sadece.</strong></p>
<p><strong>Pazar akşamı eşimle balkonda havanın soğuğuna rağmen balkona çıktık battaniyelere sarınıp kahve içiyoruz. Çanakkale tarafında havada pekte yüksekte değil, daha çok kırmızıya yakın turuncu gibi bir ışık bize doğru geliyor ağır ağır. Eşime bu nedir böyle dedim. O da gördü. Helikopterdir herhalde dedi. Yaklaştı yaklaştı, abi hayatımda ilk kez böyle bir şey gördüm. Bir kamyon büyüklüğündeydi. Çok net gördüm. Kanatları vardı, saçtığı ışığı tanımlamak mümkün değil. Vücudundan saçtığı ışık kanatlarına vuruyor ve kanatları sanki alev almış tutuşmuş gibi görünüyor. Kanatlarını çırpmıyor, sabit duruyor kanatları, çok yavaş süzüle süzüle gözümüzün önünden uçarak geçti ve İzmir istikametine doğru gidip gözden kayboldu. Sanki bizim onu görmemizi istedi. Sanki oda bizi görüyordu. Melek miydi ya da başka bir şey mi bilmiyorum. Ama bu dünyadan, bildiğimiz şeylerden değildi. Eşim hayretler içinde kaldı. Yıllardır denizdeyim, gökyüzünü izlerim, daha böyle bir şey görmedim. <span style="font-size: 14pt;">“Neydi bu? Müthiş bir şeydi. İlahi bir şeydi.” </span>diye söyledi durdu tüm gece. Ben uzun süre tek başıma oturdum balkonda, battaniyeye sarılı. Tekrar geçer mi diye ama geçmedi.</strong></p>
<p><strong>Yine pazartesi zikir çekiyorum gözlerim kapalı. Teni hafif griye yakın bir erkek gördüm. Başında saç yok, çıplak. Ama edebe aykırı bir şey görmedim. Göğsünden ondan biraz daha daha küçük bir insan çıktı ve aynı anda başımın içinde <span style="font-size: 14pt;">“Âdem nefsini yarattı”</span> dendi.</strong></p>
<p><strong> K- Bu gece beni götürdüler yine bir yerlere.</strong><br />
<strong> Zaten yatar yatmaz çınlamalar çok artıyor. Hep vücudumda enerji dalgalanıyor. Ayak ucumdan başıma kadar sürekli bir sürü şey ve çok yıldız görüyorum. Kızım babasıyla yattı. Ben kızın yatağındaydım. Çınlama artınca gözüm kapalı, zikir çekerek beklemeye başladım. Birisi bacaklarımın altından ve başımın altından kucakladı beni. Uyumuyorum ama. Bu kez suda gitmedik. Çok hızlı bir şekilde uçtuk. Hızdan başım çın çın öttü. Arada bir gözlerimi aralıyorum, pırıl pırıl gökyüzü, bulutlar. Nasıl parlak ışıkların içinden geçtik, o gök nasıl parlak anlatılır gibi değil. Dünyanın tüm spotlarını toplayıp vursak gökyüzüne doğru o parıltıyı yapamayız. Hep sağa doğru gittik. Bir ara sola doğru dönüp baktı sabit durdu gökyüzünde. Bende araladım gözümü. Çok bulutluydu orası, çok karanlık. Yine sağa gittik. Bir binadayız, hastane gibi. Beni sedye gibi bir şeyin üzerine yatırdı. Ama elleri hala bedenimin altında, orada bir kadınla konuştu. <span style="font-size: 14pt;">“Bunu filancanın yanına götür”</span> dedi. O filanca dediği de bir kadın ismiydi. O da bir odada yatıyor. Gördüm onu. Aynı odaya koyacaklarmış beni de. Ama orası buraya benziyor abi. O boyutta da buradaki gibi bina odalar, araç-gereç var.</strong></p>
<p><strong>Tam ellerini çekiyordu vücudumun altından kavradım onu kolundan.</strong><br />
<strong> -“Konuş benimle, kimsin sen, kimsin, konuş benimle gitme.” dedim.</strong><br />
<strong> Önce bir kolunu çekmek için bir iki hareket yaptı. Ben çok sıkı tuttum. Sonra vazgeçti, bana doğru baktı. O da hafif gri gibiydi. Başında hiç saç yoktu. Gülümsedi bana. Çok temiz bir yüzü vardı. Sonra birden siması değişti, dalgalı saçları kumral 30’lu yaşlarda bir genç oldu yüzü ve bana </strong></p>
<p><strong><span style="font-size: 14pt;">-“Adım İbrahim. 06/oo/1970 de exs oldum.” dedi.</span> Ben de 70 doğumluyum diye geçirdim içimden. “Sen nasıl öldün” diye sordum. “Mutfak perdesi tutuşmuş” dedi. Yangında öldüğünü anladım. Aslında öldüğü ayı da söyledi ama ben hatırlamıyorum. İlk beş aydan biriydi. Ama hangisi bilemiyorum.</strong></p>
<p><strong>Sonra kendimi bir odada buldum. Orda ölmüş yakınlarım ve hayatta olan yakınlarımdan bazıları ve tanımadığım birileri daha vardı. Benim nasıl olup da orda olduğumu soruyorlardı bana. “Ah söyleyemem ki” dedim içimden. Bir anda yatakta buldum kendimi.</strong><br />
<strong> Göğsümdeki kaynama tüm vücuduma yayılmıştı. Sanki tüm vücudum kütle halinde fokur fokur kaynıyor gibiydi. Bu sabah sizi ziyadesiyle meşgul ettim. Vakit bulmuşken hepsini yazayım istedim. Hakkınızı helal ediniz kıymetli abim. Selam es selame.</strong></p>
<p><strong><img decoding="async" class="size-full wp-image-2909 alignleft" src="http://www.hacialibayram.com/wp-content/uploads/2016/10/favicon.png" alt="favicon" width="60" height="60" /></strong><strong>– Selam es selame “K…..” kızım. Yaşadıklarınız size mübarek olsun. Daha güzellerini, ileri derecelerini yaşarsın inşaallah. Yazdıklarının etkisinde kaldığımdan, yeniden okumadan uzun yazamam herhalde. Yaşadıklarının birçoğunu yaşamadığımdan her konuda ayrıntıya girerek konuşmam doğru olmaz. Ben kendi bildiklerimden, yaşadıklarımdan yola çıkarak gidişat hakkında genel tahminler ile kalbe gelen ilhamlarımı rehber edinip yazıyorum. Kalbinin, beyninin ve vücudundaki diğer ihtilaçların, zikirlerinin neticesi olduğunu, seni yeni hallere hazırlamanın yanında gelecek konusunda müjdeler verdiğini biliyorum. Efendimiz de kendisine vahiy gelmeden önce beyninde benzer uğultu, çıngırak sesine benzer sesler oluştuğunu, dünyevi duygular kadar net sesler duyduğunu bir hadisi şeriflerinde anlatıyor. Yani sen meleki âlemle irtibata geçmeye başladığında öteki âlemlerin varlıkları ile yakınlaştığında, onlara ait enerjilerin ve onlara dair hızların sese dönüşen titreşimlerine maruz kalıyor olmalısın.</strong></p>
<p><strong>İki kürek kemiğinin arasının seyrimesi manevi makam ve mertebenin arttığını, manevi âlemde terfi ettiğini, büyükler arasına dâhil edildiğini anlatır. Hangi derecede olduğunu bilemeyiz ancak bir derece daha yükseldiğini işaret eder. Çok çok büyük makam elde ettiğin muhakkak. O ihtilaç eden bölge nübüvvet mührünün olduğu yerdir. O seyrime artık senin de ümmetin görevlilerinden, velilerinden, dua erlerinden olduğunu anlatır. Yani senin yaptığın zikirler bundan böyle sadece seni ilgilendirmiyor, bütün insanlığa sirayet ediyor demektir.</strong></p>
<p><strong>Bir başka açıdan söylersek duaların halka lutuf olarak, bedduaların ise kahır ve gazap olarak insanlık âlemine ileri derecede etki ediyor demektir. O nedenle hem kendini hem ümmeti sıkıntıya sokmamak için olumsuz manalı zikirlere inşaallah hiç yer vermezsiniz.</strong></p>
<p><strong>Senin konumunda olanları şeytan kendi nefislerinden etkileyemediklerinden, yakınlarındaki cahil insanlarla tahrik etmeye kalkışır. Eşiyle, çocuklarıyla, yakın akraba ve komşularıyla imtihan eder. İnşaAllah onların bu konudaki cehaletlerini göz önünde tutarak, gelebilecek tahriklere kapılmaz, hidayetlerine dair dualarla, tahriklerini hayır dua ile karşılarsınız. Belki şeytan bunu görür de tahriklerini azaltır.</strong></p>
<p><strong>Yeniden götürüldüğünüz yerin cennetten bir köşk olduğu, yakınlarınızı görmenizden çıkarılabilir. Yahut o gencin (akranının) bir şehit olmasından. Yangında ölenler şehittirler, hadisinin gerçekliğini de inşaallah anlamış oluyoruz. Görüntüsünün değişkenliğini de yine başka bir hadisin gerçek hadis olduğuna işaret saydık.</strong></p>
<p><strong>Cennette Semseme Çarşısı olduğu ve dileyenin oradan diledikleri maskları alıp kendisine yüz edinebileceğini belirten bir hadis okumuştum. Orada kullandığı yüzü ve derisi senin isteğinle aslına dönmüş olmalı. En doğrusunu Allah bilir.</strong></p>
<p><strong>Balkonda seyrettiğiniz kanatlı otobüse benzer şekilde sana başka şeyler anlatmaya çalışıyor, ileride değişik şekillerini görebilirsin ve alıştırmalar tamamlandığında gerçek yüzünü göstermek üzere bir başka hakikate kapı aralayacaktır inşaallah.</strong></p>
<p><strong>Allah teala’nın melekleri diledikleri şekle bürünebilirler. Kişinin emniyet derecesine, bilinç ve ilim derecesine göre şekil alırlar. Asli varlıkları ise nurdur. Namaz kılarken etrafını saranlar, uzayda yol alırken gökyüzünü şekilden şekle bürüyenler ve tanımlanamayacak parlaklıkta ve renklerde gözü ve gönlü şenlendirenler meleklerdir. Birçoğu senin için, yaptığın zikirlerin neticeleri olarak yaratılanlardır. Okuduğumuz ayetler ve esmalar meleklere dönüşür manalarına göre bize tecelli eder dileklerimizi Allah’ın izniyle yerine getirirler. Hadisi şeriflerde bu tür açıklamalar çok. Ölen bir müminin göğsüne oturan heybetli bir meleğin süflilerden o mevtayı koruduğunu, o meleğin adının Kur’an olduğunu, yani Kur’an-ı Kerimin heybetli, hüküm sahibi bir meleğe dönüşerek diğer ceza meleklerine karşı, hesap gününe kadar müminleri koruduğunu anlatan bir hadisi şerifi okuduğumu hatırladım.</strong></p>
<p><strong>Velhasıl ne güzel tecellilere muhatapsınız maşaallah. Allah mübarek etsin. Derecenizi artırsın. Her yakınlaşanı bir görev ile şereflendiren mevlamız, seni de bu ümmetin dua erlerinden kılsın inşaallah. İlk tanıştığımızda, ( bizi biz tanımadık biliyorsun, tanıştırıldık;) size demiştim ki inşaallah bundan böyle disiplinli ve doğru zikirlerle mertebeniz ümmet için dua edenler makamına çıkar. İlimle hizmet edenlerden olursunuz. İşte sıkıntılarınız yapılan zikir sonunda giderildi. Makamınız yüceldi. Kendi seçiminizle inşaallah zikir yapmayın. Efendimizin rehberliğinde ilmin gereği hizmetlerle Kur’an-a uygun zikirler yapalım da ümmetin esaretini azaltmada, selamete çıkışında katkılarınız olsun. Gözlerinizden öpüyor saygı ve sevgilerimi Allah ve Resulünün rahman ve rahim ellerine emanet ederek gönderiyorum.</strong><br />
<strong> Selam es selame</strong></p>
<p>Yayınlanma tarihi: <b>11 Tem 2020, 14:29</b></p>
<p>The post <a href="https://hacialibayram.com/kamer-hanima-mektuplar-04-bu-gece-beni-yine-goturduler-2/">Huzur Dalgasının İçindeyim (Kamer Hanım’a mektuplar 4)</a> appeared first on <a href="https://hacialibayram.com">hacialibayram.com Sevgi yolu</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://hacialibayram.com/kamer-hanima-mektuplar-04-bu-gece-beni-yine-goturduler-2/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Evet ben seninleyim (Kamer Hanıma Mektuplar 3)</title>
		<link>https://hacialibayram.com/kamer-hanima-mektuplar-3-biraz-daha-sabret-her-seyi-o-anlatacak-2/</link>
					<comments>https://hacialibayram.com/kamer-hanima-mektuplar-3-biraz-daha-sabret-her-seyi-o-anlatacak-2/#comments</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[admin]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 12 Jul 2021 13:00:36 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Kamer Hanıma Mektuplar]]></category>
		<category><![CDATA[cinler]]></category>
		<category><![CDATA[cinlerle yaşanmış hikayeler]]></category>
		<category><![CDATA[Kamer hanım’a mektuplar]]></category>
		<category><![CDATA[sufliler]]></category>
		<guid isPermaLink="false">http://www.hacialibayram.com/?p=4197</guid>

					<description><![CDATA[<p>Evet ben seninleyim HAB: Hayırlı akşamlar. K: Hayırlı akşamlar abi. Nasılsınız? HAB: Şükürler olsun iyiyim. Konuştuklarımızı yeniden okudum. Bazı kalıcı şeyler yazmışım. Not aldım. Düzenli okumak, yazmakla vakit geçiriyorum. K: Ben de yazdıklarınızı düşünüp doğru anlamaya çalışıyorum. HAB: Bir din kültürü öğretmeni ile tanışmıştım. Bana hüddam teklif edildiğini söylemişti. Hocam dediği bir varlıkla önümde konuşuyordu. [&#8230;]</p>
<p>The post <a href="https://hacialibayram.com/kamer-hanima-mektuplar-3-biraz-daha-sabret-her-seyi-o-anlatacak-2/">Evet ben seninleyim (Kamer Hanıma Mektuplar 3)</a> appeared first on <a href="https://hacialibayram.com">hacialibayram.com Sevgi yolu</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<h1>Evet ben seninleyim</h1>
<p><strong> HAB: Hayırlı akşamlar.</strong></p>
<p><strong>K: Hayırlı akşamlar abi. Nasılsınız?</strong></p>
<p><strong>HAB: Şükürler olsun iyiyim. Konuştuklarımızı yeniden okudum. Bazı kalıcı şeyler yazmışım. Not aldım. Düzenli okumak, yazmakla vakit geçiriyorum.</strong></p>
<p><strong>K: Ben de yazdıklarınızı düşünüp doğru anlamaya çalışıyorum.</strong></p>
<p><strong>HAB: Bir din kültürü öğretmeni ile tanışmıştım. Bana hüddam teklif edildiğini söylemişti. Hocam dediği bir varlıkla önümde konuşuyordu. O varlık benim beynimi okuyordu. Kendisine hocan cin mi diye sormuştum. Lafı gevelemişti. Şekil şemâlini sordum. Celâlî olduğunu söyledim. “Hocamdan vasiyetliyim, cinlerle ilgilenmiyorum” dedim.</strong></p>
<p><strong>İlk defa benim ilmim hakkında bir şeyler söyleyen onun cini idi. Öğretmen, “Esmalarla ilgili” diyerek cevap vermişti.</strong></p>
<p><strong>K: Ben hüddamın belli duaların görevlileri olduğunu okumuştum. Cin olduğunu bilmiyordum.</strong></p>
<p><strong>HAB: Soruyu öğretmen sormuştu. “Hocamın ilmi ne ki ‘âlim’ dediniz ?” demişti.</strong></p>
<p><strong>Onların da celâl ve cemal karakterli olanları var. Bana kadın görevli vermeyi teklif etti. Ben o zamanlar en çok Sibel Can ‘ı beğeniyordum sanatçılar içinde… Bana Sibel Can kılığında hüddam vermeyi önerdi. Nefsimden faydalanmak istedi. “Sürekli seninle olacak” dedi. “Senin olacak, yani evlenebilirsin” demek istedi. Cinlerin dişilik-erkeklik özelliği vardır. Meleklerin değil.</strong><br />
<strong> K: S.’nınki de Reha Yeprem olarak görünüyor</strong></p>
<p><strong>HAB: O öyle tercih etmiş.</strong></p>
<p><strong>K: Ben onun yüzünü gördüm beni sudan geçirdiğinde. Hatta şu an burda.</strong></p>
<p><strong>HAB: Şu an seninle olan S. mı, o varlık mı?</strong></p>
<p><strong>K: Sizinle ne zaman konuşsak yanımda bitiyor görmüyorum ama hissediyorum varlığını.</strong></p>
<p><strong>HAB: Soru sorsan konuşur mu? Telepati yapar mı?</strong></p>
<p><strong>K: Beni o suların içinden geçiren, eşime görünen oydu. Bir gece de oğlumu uyandırmış. Beni üzmemesi için bir şeyler söylemiş.</strong></p>
<p><strong>HAB: Çok güçlü bir kişiliği olmalı.</strong></p>
<p><strong>K: O olduğunu nerden biliyorum, S. ben ona söylemeden biliyordu beni götürdüğünü. Soruyorum, konuşmuyor. “Aleni görmek istiyorum, görün !” diyorum, konuşmuyor. Ama başım basınç altına alınıyor oldukça yoğun şekilde. Zikir çekerken de aynı basınca maruz kalıyorum.</strong></p>
<p><strong>HAB: Zikiri bıraktırmak mı istiyor?</strong></p>
<p><strong>K: Hayır. Hiç bir telkini yok. Ama bana uykumda o ayetleri o okuyor anladım.</strong></p>
<p><strong>HAB: Neden seninle ilgilendiğini sordun mu hiç?</strong></p>
<p><strong>K: Soruyorum ama benimle temas kurmuyor. Bazen başımın içinde bir ses duyuyorum.</strong></p>
<p><strong>HAB: S. vasıtası ile sor.</strong></p>
<p><strong>K: Bir takım isimler, tarihler… Ama bağlantı kuramıyorum. En son ben namaz kılarken eşim okey oynuyordu bilgisayarda. İçimden “Niye anlamıyor hâlâ bu adam ?” dedim. Başımın içinden “Neden evlendin ki bu salak adamla ?” dedi.</strong></p>
<p><strong>S., “Biraz daha sabret, her şeyi o anlatacak” diyor, o kadar.</strong></p>
<p><strong>HAB: Şimdilerde veya evvel dönemde sana cinsel taciz yapıldı mı bu ve benzerleri tarafından?</strong></p>
<p><strong>K: S.’yla onlar gelmeden evvel yani geçen yıl ramazandan önce bir süre böyle bir yaklaşım gördüm</strong></p>
<p><strong>HAB: Yahut S.’ya yapılmış mı?</strong></p>
<p><strong>K: Dualarla savdım ama tüm sinir sistemim felç oluyor ve savana kadar çok zorlanıyorum.</strong></p>
<p><strong>K: Hayır yapılmamış.</strong></p>
<p><strong>HAB: Ayberg’in tezkirelerle ilgili bir bölümünde bir boyuttan bahsediyordu. Oradaki insanların bedenlerinin dörtte üç oranında şeffaf olduğunu yazıyordu.</strong></p>
<p><strong>K: Benim gittiğim yerdekiler tam da öyleydi. Tam madde değillerdi ve bu da öyleydi. Yüzü üç kez değişti. İlk ikisi ürkütücü denecek kadar çirkin ve bayağı yaşlıydı.</strong></p>
<p><strong>3.sü 45 yaşlarında çok basit bir sarığı olan bir erkekti, kirli sakallı ve siyah beyazdı.</strong></p>
<p><strong>HAB: K Hanım… Bildiğim kadarı ile bu varlık bir cindir. Ve ancak sizi ikna ederek bağlantı kurabilir. Eşinizi kıskandığı, verdiği açıkla anlaşılıyor.</strong></p>
<p><strong>K: Ben zaten “Görün !” diyorum ona. Korkmuyorum ondan. Şu an burda. Ama görünmüyor.</strong></p>
<p><strong>HAB: Halen teslim olmadınız. O yüzden görünmekten çekiniyor. Sorgulayacağını biliyor.</strong></p>
<p><strong>K: Sorguluyorum diye değil mi?</strong></p>
<p><strong>HAB: Evet.</strong></p>
<p><strong>K: Vaktiniz varsa bir kaç detay daha vermek isterim.</strong></p>
<p><strong>HAB: Buyur.</strong></p>
<p><strong>K: Ben S.’ya ilk gittiğimde 2 yıl önce bana sormuştu, “Kaç vasıtayla geldin ?”, “Burda kaç gün kalacaksın ?”, “Kaç günde döneceksin ?” gibi bir sürü soru… Hepsinin cevabı da “3”tü ne hikmetse.</strong></p>
<p><strong>“Ne anlamalıyım ?” diye sorduğumda tamamla pazıl’ı demişti. Bu, benim kendi gayretimi tanımlamak için kullandığım bir kelimeydi ve S. bunu bilemez. Yani pazıl (puzzle) kelimesi, benim aklımı okuyor.</strong></p>
<p><strong>HAB: Okurlar ve telepati ile konuşurlar.</strong></p>
<p><strong>K: Sonralarda size ilk mesajımda bahsetmiştim, geçen ramazandan beri başka bir arkadaşım başladı namaz ve zikre. Sizin bana önerdiklerinizi ben de ona öneriyorum, aynen uyguluyor. Özel bir bankada şube müdürü olduğu halde çok gayretli, abdestsiz gezmiyor kadıncağız.</strong></p>
<p><strong>HAB: Maşaallah.</strong></p>
<p><strong>K: Hatta bir kaç kez namazda karşısında kabeyi görmüş, çok mutlu.</strong><br />
<strong> Bir arkadaşım daha var.</strong></p>
<p><strong>HAB: Maşaallah</strong></p>
<p><strong>K: Hiç bilgisi yok henüz ama O da başlasın çok istiyorum. Dua ettim Allah’ım lütfen bana sorsun, sorsun ki bir şeyler söyleyebileyim diye… Şimdi bu mübarek bir kaç gün önce gece benim telefondan bankacı arkadaşımı aramış saat 1.30’da. Kızcağız uyanmış mesaj atmış “Ne oldu?” diye. O mesajı da okumuş. Ama telefonda arama kaydı yok. Ben telefona göz attım geçen pazar S.’yı aramışım ama aramadım, eminim.</strong></p>
<p><strong>HAB: Fesuphanallah.</strong></p>
<p><strong>K: S.’ya sordum “Ben seni aradım mı ?” diye. “Aradın, seslendim seslendim, sen ses vermeyince kapattım” dedi. Oysaki pazar günü benim telefon arızalıydı, çalışmıyordu. Hatta kapalıydı. Akşam sıkıştırdım onu “Nedir bunlar ?”diye… “Başkasını aradı mı ?”diye.</strong><br />
<strong> “Haftaya birine daha gidecek” dedi.</strong><br />
<strong> “Kim ?”dedim.</strong><br />
<strong> “Adı sende” dedi.</strong><br />
<strong> “Neden yapıyor bunları? Kimdir bu? Amacı ne ?” dedim.</strong><br />
<strong> “Çünkü sen çok istedin, o yüzden” dedi.</strong><br />
<strong> “İyi de neden ?” dedim.</strong><br />
<strong> “Anlasana” dedi. “Sana söylemiştim, seni de 3’ler buraya getirmişti. Sen ortasın. Bankacı 3”, dedi.</strong><br />
<strong> “Ne yani sen 1 misin ?”, dedim. “Peki, haftaya niye diğerine gidecek? Gidip de ne edecek? O, 4 mü olacak? Tüm bunlar ne demek ?”, dedim.</strong><br />
<strong> “Sen bir mucize istemiştin, gerçekleşiyor, biraz sabırlı ol” dedi.</strong><br />
<strong> “Ne o mucize ?” dedim.</strong><br />
<strong> “Mucize senin kalbinde”, dedi. “Sen Rabb’ine çok yakınsın”.</strong><br />
<strong> “Evet bu doğru”.</strong><br />
<strong> “Şimdilik bunu bil, sonrasını sonra öğrenirsin”, dedi ve diğeri devreye girdi. Zaten zırt pırt giriyor.</strong><br />
<strong> Şu an yanımdan gitti mesela. Sizinle yazışırken ya da sizin mesajınızı okurken ya da sizin sayfanızda okurken sürekli yanımda oluyor.</strong><br />
<strong> Velhasıl olay bu, son gelişme olarak. Ne anlamalıyız bundan bilmiyorum. İlk gittiğimde İstanbul’a, 1 imiş. Geçen yıl 2 imiş. Bu olaydan sonra 3 imiş. Sanki ekip kuruyor. 3 kişi, 3 vakit, anlayamıyorum.</strong></p>
<p><strong>HAB: Doğrusunu söylemem gerekir ki ben dahi bir şey anlamadım.</strong></p>
<p><strong>K: Geldi, yanımda, tam dibimde hem de</strong></p>
<p><strong>HAB: Sadece fazla tehlikeli olmadığını ve sizin Rabb’inize yakın oluşunuzdan yararlandığını anlıyorum.</strong></p>
<p><strong>K: S. hiç zarar görmemiş. 2 oğlu var. İkisi de altın gibi. Büyüğü üniversitede. 5 vakit namaz kılıyor.</strong></p>
<p><strong>HAB: Benim hakkımda sor. Sana yardımcı olup olmadığımı, beraberliğimizi onaylayıp onaylamadığını sor bakalım cevap verecek mi?</strong></p>
<p><strong>K: Vermiyor. Belki de bir lütuftur bilemem.</strong><br />
<strong> Beynimde geziyor hissediyorum ama konuşmuyor. Oğlanları topluyor S.’nın. Mum gibi çocuklar. Benimki desen toplayabilene aşk olsun.</strong></p>
<p><strong>HAB: Yazdıklarımız okuduğu kesin. Allah rızası için seninle konuşsun. Tehlikeli olmadığını bildirsin.</strong></p>
<p><strong>K: “Düzelecek” diyor S. “Sabır” diyor. Bekliyorum bakalım</strong><br />
<strong> Söylüyorum abi. Okuyor zaten biliyorum. Cevap vermiyor.</strong></p>
<p><strong>HAB: “Allah rızası için konuş benimle” de bakalım.</strong></p>
<p><strong>K: Abi dışarıda değil, içimde. Tüm vücudumu sarsıyor. Ama temas kurmuyor.</strong></p>
<p><strong>HAB: Sen o soruyu sor, beyninden alır. Besmeleyi çek ve sor.</strong><br />
<strong> Ahlak olarak pırıl pırıl olduğunuza inanıyorum. Maşaallah. Namazda, zikirde hata yapmayın. Sağ devrini yapmayı sürdürün. Ayet el Kürsi ile korunmaktasınız.</strong></p>
<p><strong>K: Başımın arka kısmına basınç yapıyor ama cevap vermiyor.</strong></p>
<p><strong>HAB: Belki henüz tam bağlantı kuramıyor..</strong></p>
<p><strong>K: Besmele çektim, “Seni de beni de yaradanın rızası için konuş” dedim, vermiyor. Ama çok sarsıyor başımı şu an.</strong></p>
<p><strong>HAB: Henüz tam teslim olmadığın için iletişim kuramıyor olabilir.</strong></p>
<p><strong>K: Kayıtsız şartsız hiç teslim olmayacağım ki.</strong></p>
<p><strong>HAB: “Ya Rabbi, Ya Rabbi, Ya Rabbi” deyiniz.</strong></p>
<p><strong>K: Sorgulayacağım onu. Okey. (tamam)</strong></p>
<p><strong>HAB: “Ya Rabbi” zikrine devam edin biraz. Belki kolaylık sağlarsınız.</strong></p>
<p><strong>K: Kafamın merkezinde bir siren var sanki döne döne sarsıyor. Konuşmuyor.</strong></p>
<p><strong>HAB: Gitmiyor da, konuşamıyor da değil mi?</strong></p>
<p><strong>K: Evet. Günün büyük bir kısmında yanımda zaten, bazen saçıma şöyle bir çarpıyor. S., “o” dedi. Öyle yaparmış. Abi 2 ay var hemen hemen göğsümün tam ortası, kaburga ile birleştiği yer kemiklerimin, dakikalarca seğiriyor. Sürekli. Sağ sol yazıyor ihtilaçnamede, ortası yazmıyor.</strong></p>
<p><strong>HAB: Sana önerim gerçekten tetikte durmak.</strong><br />
<strong> Orası acele etmektir. Heyecanlanmaktır. Bir sebeple heyecanlanacaksın demektir.</strong><br />
<strong> Genellikle ruhsal varlıklar oradan insanın içine girerler.</strong></p>
<p><strong>K: Amanın!</strong></p>
<p><strong>HAB: Melekler ve cinler diyelim. Yani cemalden ve celâlden.</strong></p>
<p><strong>K: Başımı çok sıkıyor şu an. Yazdığınızı beğenmedi sanırım</strong></p>
<p><strong>HAB: Sen orası için de şöyle bir efal yaparak oku: Sağ el işaret parmağını o ihtilaç yapan yere koy ve “Allahümme lâ ihtilacı ve lâ kederi ve lâ zararı fil hayati” diye oku. On dokuz defa. Sonra sağa doğru elini kaldırmadan çek ve iki kere daha oku. Ne yaptı ?</strong></p>
<p><strong>K: 21. Besmelenin sayısı. 21 âlem yazmıştınız bir kez de Tamam, abi aynen okurum bunu. Sizinle tanıştığımdan beri hiç aksamayan bir ihtilacım daha var.</strong></p>
<p><strong>HAB: O nedir?</strong></p>
<p><strong>K: Ayağım yere basınca, yere temas eden yer. Tam yan topukla, küçük parmak arasındaki çizginin tam ortalarına geliyor. Namazda namaz bitene kadar sağ ayak, bitince sol ayak. Hiç şaşmıyor, her namazda. Namaz dışında da oluyorsa da, namazda mutlak oluyor.</strong></p>
<p><strong>HAB: Sağ tarafta, “Cemale vuslat ettin… Allah kıldığın namazdan razı oldu. Duaların inşaallah kabul edildi” anlamı çıkar. En doğrusunu Allah bilir. Biz böyle tecrübe ettik. Allah Tealâ, sen namaza durunca <span style="font-size: 14pt;">“Evet ben seninleyim. İste isteyeceğini”</span> der gibi yakîn verir.</strong></p>
<p><strong>K: Çok şükür, Abi ben tetikte durayım da…</strong></p>
<p><strong>HAB: Bu cümlemden sakın “Namaz bitince bizi terk eder” anlamı çıkmasın. O bizi asla terk etmez. Hiç bir yarattığını, sıfatını terk etmez. Celâl ve cemal her halükârda o bizimledir.</strong></p>
<p><strong>K: Tabii ki etmez abi, ederse halimiz nice olur?</strong></p>
<p><strong>HAB: Allah’a sığın ve gelişmeleri izle. Bizi de haberdar et. İnşaallah gelişmeler Allah’ın izniyle hayrınıza olur…</strong></p>
<p><strong>K: Regl dönemi dâhil, sürekli abdestli oluyorum. Sağ devrini yapıyorum. Gerisi tevekkül, değil mi abi ?</strong></p>
<p><strong>HAB: … Büyük bir lutufla karşılaşırsın da insanlara yardım eder konuma gelirsin. Âmin.</strong><br />
<strong> Evet, Ayet el Kürsi ile korunmaktasınız.</strong></p>
<p><strong>K: İnşaallah abi. Size bilgi vereceğim.</strong></p>
<p><strong>HAB: Gerekeni yap, sonra tevekkül et. İslâm budur.</strong></p>
<p><strong>K: Zaman ayırdınız, teşekkür ederim. Hayırlı akşamlar diliyorum abi.</strong></p>
<p><strong>HAB: Sağ olasın. Hayırlı akşamlar. Allah dua ve niyazlarınızı kabul buyursun. Bizi de dualarınızdan eksik etmeyiniz.</strong></p>
<p><strong>K: Âmin. Siz de esirgemeyin lütfen, zira çok ihtiyacım var. Selam ve dua ile.</strong><br />
<strong> HAB: İnşaallah. Selam ve dua ile.</strong></p>
<p>Yayınlanma tarihi: <b>10 Tem 2020, 14:00</b></p>
<p>The post <a href="https://hacialibayram.com/kamer-hanima-mektuplar-3-biraz-daha-sabret-her-seyi-o-anlatacak-2/">Evet ben seninleyim (Kamer Hanıma Mektuplar 3)</a> appeared first on <a href="https://hacialibayram.com">hacialibayram.com Sevgi yolu</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://hacialibayram.com/kamer-hanima-mektuplar-3-biraz-daha-sabret-her-seyi-o-anlatacak-2/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>2</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Her devirde yüzde on çobandır (Kamer Hanım’a mektuplar 2)</title>
		<link>https://hacialibayram.com/kamer-hanima-mektuplar-02-bu-ruhani-cin-miruh-mumelek-mi-sor/</link>
					<comments>https://hacialibayram.com/kamer-hanima-mektuplar-02-bu-ruhani-cin-miruh-mumelek-mi-sor/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[admin]]></dc:creator>
		<pubDate>Sun, 11 Jul 2021 01:00:16 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Kamer Hanıma Mektuplar]]></category>
		<category><![CDATA[cinler]]></category>
		<category><![CDATA[cinlerden korunma yolları]]></category>
		<category><![CDATA[cinlerle temas]]></category>
		<category><![CDATA[Kamer hanım’a mektuplar]]></category>
		<category><![CDATA[ruh geliyor]]></category>
		<category><![CDATA[ruhaniler]]></category>
		<category><![CDATA[ruhlar alemi]]></category>
		<category><![CDATA[sufliler]]></category>
		<category><![CDATA[yaşanmış cin hikayeleri]]></category>
		<guid isPermaLink="false">http://www.hacialibayram.com/?p=4199</guid>

					<description><![CDATA[<p>Her devirde yüzde on çobandır HAB: Sevgili K. kardeşim. Konuşmamızı yeniden okudum. Tekrar tekrar okumama rağmen fazla bir şey anlamadım. Mantık kuramadım. Sadece eşinizle ilgili ilk bölümde, karakterinin gereğini yaşadığını, sizin onu uyarmanızın yeterli olduğunu anlatmış gibi geldi. Diğer bölümlerden birşey anlamadım. İmam-ı Ceyli’nin “İnsan-ı Kâmil” adlı kitabının Abdulkadir Akçiçek çevirisinden bölümler dinlermişim gibi geldi [&#8230;]</p>
<p>The post <a href="https://hacialibayram.com/kamer-hanima-mektuplar-02-bu-ruhani-cin-miruh-mumelek-mi-sor/">Her devirde yüzde on çobandır (Kamer Hanım’a mektuplar 2)</a> appeared first on <a href="https://hacialibayram.com">hacialibayram.com Sevgi yolu</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<h1>Her devirde yüzde on çobandır</h1>
<p><strong>HAB: Sevgili K. kardeşim. Konuşmamızı yeniden okudum. Tekrar tekrar okumama rağmen fazla bir şey anlamadım. Mantık kuramadım. Sadece eşinizle ilgili ilk bölümde, karakterinin gereğini yaşadığını, sizin onu uyarmanızın yeterli olduğunu anlatmış gibi geldi. Diğer bölümlerden birşey anlamadım. İmam-ı Ceyli’nin “İnsan-ı Kâmil” adlı kitabının Abdulkadir Akçiçek çevirisinden bölümler dinlermişim gibi geldi anlattıkları ama mantık zinciri, bağlantı yok. Sanki birinin kitabından bölümleri rasgele okuyormuş gibi… Maalesef bu konuda bir uzmanlığım yok. Cinler insanlarla, özellikle kadınlarımızla irtibat kuruyorlar… Bakıcı, medyum, falcı adında birçok cindar yani cin ile bağlantılı kadın var. Bazılarını tanıdım. Fazla sır vermediler. Eğer evlenmeye razı ettilerse kocalarını öldürdüklerini, herhangi bir kazaya kurban ettiklerini biliyorum… Çok kıskanç olduklarından eşlerini boğduklarını duydum.. S. evli mi dir? Hiç cinsel yakınlık teşebbüsü bile olsa yaşamış mı? Kadınlar hisseder… Aklından geçirdiğine şahit olabilmiş mi? Kendisi o varlığa âşık mı, sorgulayın lütfen… Eğer olumsuz birşey varsa size yaklaşmasına zihninizi açmayın, razı olmayın. Sizin rızanız olmadan size görünemezler. Selam es selame</strong></p>
<p><strong>K: Hayırlı sabahlar abi. Ben şu ana kadar bu konunun üzerinde çok fazla durmuyordum aslında, yaptığım sadece gelen mesajları size iletmekti. Çünkü ben çok fazla birşey anlamıyor ve sizin anlayacağınızı düşünüyordum. Dediğiniz gibi oradan buradan toplama şeyler yazdığı hissine kapılmıştım. Benim istikametim belli, böyle şeylerle yolumdan yalpalayamam. S. benim bugüne kadar tanıdığım belki de en temiz kalpli insan, ama hiç sorgulamıyor, iki satır okumuyor ve ilahî bir lutfa mazhar olmuş hissiyle bırakmış kendini, nereye götürürse oraya gidiyor. Belki de bu yüzden onunla temasta. Benimle temas için bu kadar beklemesi bu yüzden olabilir. Çünkü ben dibini dipçiğini soracağım biliyor.                           Neyse bakalım, temas kuracakmış artık, az kalmış. Zaten çoğunlukla yanımda, hissediyorum ben onu. Yalnız şu da bir gerçek ki cinler bana cinsel olarak baskı yapmaya başladıklarında gelmişti S. Çanakkale’ye ve “Bir daha böyle bir sıkıntın olmayacak” demişti. Gerçekten de o zamandan beri hiç yoklar. Bu anlamda çok rahatım. O kimdir nedir merak etmiyor değilim ama elzem de değil. Ben ibadetlerime zikirlerime devam edeyim, o da ne zaman isterse buyursun. Ben de ona her şeyi sorayım. Söylediklerinizi dikkate alarak S.’ya o soruları soracağım. Size de cevapları bildireceğim. Benim anlamam zor çünkü sizin daha iyi anlamlandıracağınızı biliyorum. Selam ve dua ile.</strong></p>
<p><strong>Abi birkaç gündür belli aralıklarla sol ayağımın şemik kemiği, dışa olan kısmı ve başımın tepesi seğiriyor. İhtilaçnamaye baktım. Allah’ın izni, sizin desteğinizle. Şükürler olsun doğru yoldayız.</strong></p>
<p><strong>HAB: Hayırlı günler, selam ve bereket üzerinize olsun. O konuyu zamana bırakalım ve S.’dan gelecek (eğer gelirse) bilgilerden sonra konuşalım, inşaallah.. Aldığınız ihtilaçlar beni daha çok ilgilendirdi. Maşaallah, ihtilaç ilminiz gelişiyor. Ayrıca mertebeniz yükseliyor. Buna çok sevindiğimi bilmenizi isterim… Elli yıla yakındır ilmullah ile yaşıyorum. Çevremde bu konuya ilgi duyan olmadı hiç. Nasiplisi çıkmadı. Ne akraba, ne arkadaştan… İpuçları verdiğimde, hatta keramet nitelikli açıklamalar yaptığımda bile görmediler, kılları kıpırdamadı.</strong></p>
<p><strong>K: İnşallah bu konuyu iyice öğrenmek nasip olur. Nasıl olur da böyle bir ilme ilgi duyulmaz anlaşılır gibi değil. </strong><strong>Abi ben asıl nasıl olup da celâlde o kadar uç noktalara gittim onu anlamaya çalışıyorum. Hiç celâlli birisi değilim. Bilakis çok sakin ve soğukkanlı biriyim. Hiç aklım almıyor.</strong></p>
<p><strong>HAB: Bir zaman gelecek birilerini yetiştirmem elzem olacak… Nasıl olacak bu iş… Zaman giderek daralıyor, yaşımız ilerliyor, mevsim kışa girmek üzere, diye kaygılanıyordum. Son bir yıl içinde bazı kişilere zikir önerdim. Dertlerinden dolayı, çaresi şudur dedim… Biliyor musunuz maşaallah sizin gibi çok seri olarak melekûta ulaştılar. Nur görmeye başladılar. Hızla namazı, zikiri sevdiler. “Bir kere kırk yap, yeter” dediklerim bile şimdilerde tıpkı kendim gibi bir kırktan çıkıp diğerine dâhil oluyorlar.</strong></p>
<p><strong>“Celâl” kelimesini doğru anlayalım. Allah’ın kemali önce celâl-cemâl diye ayrılır. Sonra isim ve sıfatları bu üç hali simgeler. Kemâl, celâl. cemâl,</strong></p>
<p><strong>Cennet cemâlini, cehennem celâlini ve dünya kemâlini anlatmak için uygundur. Celâl sadece sinirlenmek değil. Bu ağır bir konu… Kısaca anlatılmaz ama şöyle diyelim; din bizi celâlinden uzaklaşıp cemaline kavuşturmak üzere gelmiştir. İnsan hakikat kimyasıdır. Allah Teala, en çok insanda kemâl bulur. İnsanlar olarak sağımızla cenneti, solumuzla cehennemi, bütünümüzle cümle varlığı temsil ederiz.</strong><br />
<strong> Her yaptığımız melekûtta karşılık bulur. Ne iş yaparsak yapalım melekler onu emir telakki ederek, uygun tasniflerle gerekli işlemleri yaparak karşılığını bize hayatımıza iade ederler.</strong></p>
<p><strong>Yani biz de bilerek bilmeyerek yaptıklarımızla hakikati oluştururuz. “Ol” deriz o şey oluverir… Bu “ol” demeleri belli bir disiplin ve kurallar zinciri ile söyleyebilseydik hayatımız dünyada cennete dönerdi. İslâm bunun kurallarını umuma uygulatmak üzere inzal edilmiş bir hakikat kimyasıdır.</strong></p>
<p><strong>“İnsan-ı Kâmil”de bununla ilgili şeyler yazıyor. Şu an bunları okumaya ve anlamaya çalışıyorum ben de. Sırat-ı müstakimden hareketle söylenenleri dosdoğru ve sadakatle yerine getirenler, insandan beklenen kâmil hayatı yaşar, daha burada iken Rabb’e kavuşur, miracını yaşar ve ‘İnsan-ı kâmil’ olarak hizmetlerde bulunur ve ahiretine -ki bir bakıma kendisi tanzim etmiş olarak- döner.</strong></p>
<p><strong>K: Abi bana öyle geliyor ki Allah sistemi mükemmel bir şekilde kurmuş, program aksamadan işliyor. İslam bu programla uyumlu ve programı doğru yaşama öğretisi.</strong></p>
<p><strong>HAB: Ancak bunu yapmak kolay değildir. Şeriatın yasaklarını ve emirlerini yerine sadakatle, samimiyetle yerine getirirken bir rehberden delâlet almadan yol göstericiliğinden faydalanmadan olmaz. Yalnız gidenler, hatalı zikirleri nedeniyle uygunsuz yollara uğrar, tuzaklarla alıkonurlar. Cinlere uğrayanların çoğu rehbersiz yola çıkanlardır.</strong></p>
<p><strong>K: Programı doğru anlar ve uygularsak ulaşacağımız sonuç (algı boyutu) “cennet” diye tanımlıyor. Uygulayıp doğru açılımları kendimizde oluşturamaz ve yol alamazsak bu bedenle ilgimiz kesildiğinde içinde kendimizi bulacağımız hal “cehennem” diye tanımlıyor.</strong></p>
<p><strong>HAB: Cehennem burada da yaşanıp durmakta değil mi. Cennet dahi öyle…</strong></p>
<p><strong>K: Evet</strong></p>
<p><strong>HAB: Ama bir de artık hiç bir şekilde halimizde değişiklik yapamayacağımız öteki cennet ve cehennem var.</strong></p>
<p><strong>K: Evet</strong></p>
<p><strong>HAB: Burada hâl değişikliği ile durumu kurtarmak mümkün. Tövbe et, yolunu düzelt.</strong></p>
<p><strong>K: O yüzden yaşamın her gününün kıymetini bilip mümkün olduğunca yol almalıyız, değil mi abi ?</strong></p>
<p><strong>HAB: Yeni bir yöntem dene, yolun dilediğin yere çıksın. Ama öldükten sonra efalden ve esmadan kesileceksin. Kitabın dürülecek, arşive gidecek, değerlendirilecek ve gereği neyse öylece sabitlenecek.</strong></p>
<p><strong>K: Okuduğum kitaplardan birçok risk olduğunu ve rehberin şart olduğunu biliyorum. Ben seni rehberim bildim abi. Ömrüm oldukça da mesafe almaya çalışacağım inşallah.</strong></p>
<p><strong>Burası harman yeri, ne toplasak kâr. Zaten hiç bir şey ilgimi çekmiyor, öyle düğündü dernekti, eğlenceydi… Boş işler abi, çok boş.</strong></p>
<p><strong>HAB: Şimdi merak ediyorum. Ben bugün ölsem böylesi cemâle gark olmuşken halim nice olur. İnsan-ı Kâmil’de cemâlin celâlden tecelli ettiği de yazıyor. Ama vaktim olmasa o kadar, hâlim ne olur merak ediyorum.</strong></p>
<p><strong>Her şeyin nasip ile olduğu, her canın farklı yeteneklerle doğduğu ve durumlarına göre ilahî bir rehberlikle yönlendirilip muhatapların karşılaştırıldığı, yani sezilmeyen bir kaderin olduğu apaçık.</strong></p>
<p><strong>Burada nur görmeye başlayanlar velayet derecesine çıkmış sayılıyor. Derece derece Allah dostu olunmuştur… İman itikat kâmil derecededir. Hatalar, sevaplar muhasebe edildiğinde hata çok ise cezasını çeken cennete intikal ediyor. Birçoğuna ölmeden önce istiğfar fırsatı veriliyor. İyi niyet bağışlamasına uğruyor.</strong></p>
<p><strong>K: Aynı konuya dönmek istemem ama ben bu yüzden bu her neyse cin olduğunu sanmıyorum. Ancak dediğiniz gibi celâlden yardım geliyor olmalı. Verdiği ayette de Hz. Musa’dan bahsediyordu ve “yolun budur” diyordu. Musa’nın zamanının celâlli olduğunu söylemiştiniz. S. da geçen yıl ölümden döndü. Kalbi 9 dk. durdu ameliyatta ve o tarafa gitmiş, oraları görmüş. Sonra “Döndüm ve doktorları başımda koşuştururken de gördüm” diyor.</strong></p>
<p><strong>HAB: Ama burada çekilenler veya gerçeği temaşa edemeden ahirete geçmelere de acınır, yazıktır onca emeğine rağmen bir küçük tuzakta bir hatalı zikirde ahirete göçtü deniliyor. </strong><strong>Belki o kıza bile zarar verebilir.</strong></p>
<p><strong>K: Abi birçok insan bunları bilmiyor, hem de çok insan. Nasip meselesi mi, kendi tembellikleri mi? Bana ikincisi gibi geliyor siz daha iyi bilirsiniz. Bir ömür ibadet ediyor ama hâlâ koçun sırtına binip sırattan geçeceğini sanıyor ve başka da bir şey söyleseniz dahi şiddetle reddediyor, hatta duymak istemiyor.</strong></p>
<p><strong>HAB: Şiddet ve her tür negatiflik celâlde vardır. Var sayalım ki bir melek gücünü ayarlamadan kendisine görünmeye kalksa kalp anında durur. Musa (a.s.) bayılmadı mı? “Bayıldı” diyorlar. Aslında öldü. Cebrail kalbine masaj yaptı ve S.’da olduğu gibi belli bir süre sonra geri döndürüldü. </strong><strong>Kalp masajının hayat kurtardığı Kur’an’la müjdelenmiştir. Ancak 21. yüzyılı bekledik zahire çıkarmak için.</strong><br />
<strong><span style="font-size: 14pt;"> Her devirde yüzde on çobandır. %90 sürü</span>… Onların bilenlerden olması şart değil. Uyanlardan olmalarını sağlamak yeter.</strong></p>
<p><strong>K: Peki bu şekilde ibadetleri yeterli midir? Kurtarır mı onları? Sadece emredildiği için yapmak, itaat de kıymetli olmalı tabii ki. Ama yeter mi?</strong></p>
<p><strong>HAB: Konulan kurallara uyum sağladılar mı yeterlidir… Gerisi hayvanî ihtiyaçlarını disiplin içinde giderir ve ölürler. Onlar için yeterlidir… Şefaatle onlar cennete intikal edeceklerdir. </strong><strong>Ama “akıl ve zekâ verdiklerimizden kendilerini yetiştirip, çobanlık yapmalarını beklediklerimizden çok şey isteriz”, der Kur’an-ı Kerim. Herkes sermayesinden sorumludur. “Sana ne verdik, sen nasıl kullandın ?”</strong></p>
<p><strong>K: Evet toplumda da görüyoruz ki herkesin zekâsı bir değil. Bunun aklî bir sebebi olması gerek zaten. Tıpkı dediğiniz gibi yüzde on.</strong></p>
<p><strong>HAB: Yine görüşmek üzere ayrılmam gerekiyor. İzninle.</strong></p>
<p><strong>K: Aslında ben size neler neler sormak isterim daha. Ne çok şeyi öğrenmek istiyorum bilseniz.</strong></p>
<p><strong>HAB: Yazdıklarını tekrar okuyacağım lakin burda akşam ezanı izninizi istiyorum şimdilik.</strong></p>
<p><strong>K: Ben de abi. Hayırlı akşamlar.</strong></p>
<p><strong>HAB: Hayırlı akşamlar. Selam es selame</strong></p>
<p>Yayınlanma tarihi: <b>9 Tem 2020, 14:00</b></p>
<p>The post <a href="https://hacialibayram.com/kamer-hanima-mektuplar-02-bu-ruhani-cin-miruh-mumelek-mi-sor/">Her devirde yüzde on çobandır (Kamer Hanım’a mektuplar 2)</a> appeared first on <a href="https://hacialibayram.com">hacialibayram.com Sevgi yolu</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://hacialibayram.com/kamer-hanima-mektuplar-02-bu-ruhani-cin-miruh-mumelek-mi-sor/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Sana bir sır vereyim mi ?</title>
		<link>https://hacialibayram.com/sana-bir-sir-vereyim-mi/</link>
					<comments>https://hacialibayram.com/sana-bir-sir-vereyim-mi/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[admin]]></dc:creator>
		<pubDate>Sun, 06 Jun 2021 13:22:36 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Zikirde Gelişmeler]]></category>
		<category><![CDATA[doğru zikir yapmak]]></category>
		<category><![CDATA[şeytan insanlarla konuşurmu]]></category>
		<category><![CDATA[sol kulaktan seslenen ses]]></category>
		<category><![CDATA[sufliler]]></category>
		<category><![CDATA[yanlış okunan esmalar]]></category>
		<guid isPermaLink="false">http://www.hacialibayram.com/?p=4428</guid>

					<description><![CDATA[<p>Sana bir sır vereyim mi ? Sayın hocam; bu büyük keder seğirmesi geçmek bilmedi. Sol gözün kuyruğunun 1 parmak solu. Ben şu ana kadar bazen ayet el kürsi ile bazen ya dafiun ya maniun esmalarıyla savunmaya çalıştım. Bana öneriniz nedir. Hangisiyle savunayım ya da başka bir esma tertibi mi önerirsiniz. Anladığım kadarıyla 4 cemal gezegende [&#8230;]</p>
<p>The post <a href="https://hacialibayram.com/sana-bir-sir-vereyim-mi/">Sana bir sır vereyim mi ?</a> appeared first on <a href="https://hacialibayram.com">hacialibayram.com Sevgi yolu</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<h1 style="text-align: justify;">Sana bir sır vereyim mi ?</h1>
<p style="text-align: justify;"><img decoding="async" class="size-full wp-image-2932 alignleft" src="http://www.hacialibayram.com/wp-content/uploads/2016/10/human46-1.png" alt="human46-1" width="40" height="51" />Sayın hocam; bu büyük keder seğirmesi geçmek bilmedi. Sol gözün kuyruğunun 1 parmak solu. Ben şu ana kadar bazen ayet el kürsi ile <strong>bazen ya dafiun ya maniun esmalarıyla savunmaya çalıştım.</strong> Bana öneriniz nedir. Hangisiyle savunayım ya da başka bir esma tertibi mi önerirsiniz. Anladığım kadarıyla 4 cemal gezegende savunma yapmaya çalışıyorum, lütfen en doğru savunma okumasını bildirin bana. ALLAH a emanet olun ellerinizden öperim</p>
<p style="text-align: justify;"><img decoding="async" class="size-full wp-image-2909 alignleft" src="http://www.hacialibayram.com/wp-content/uploads/2016/10/favicon.png" alt="favicon" width="60" height="60" />Bu konuyu konuşmuştuk âli bey.</p>
<p>&nbsp;</p>
<p style="text-align: justify;"><img decoding="async" class="size-full wp-image-2932 alignleft" src="http://www.hacialibayram.com/wp-content/uploads/2016/10/human46-1.png" alt="human46-1" width="40" height="51" />Seğirmede zerre azalma yok hocam.</p>
<p>&nbsp;</p>
<p style="text-align: justify;"><img decoding="async" class="size-full wp-image-2909 alignleft" src="http://www.hacialibayram.com/wp-content/uploads/2016/10/favicon.png" alt="favicon" width="60" height="60" />Belki de ihtilaçnamede bir yanılma söz konusudur. Belki servettir. Maldır. İyi takip et, bakalım, önümüzdeki günlerde ne değişecek&#8230;</p>
<p>&nbsp;</p>
<p style="text-align: justify;"><img decoding="async" class="size-full wp-image-2932 alignleft" src="http://www.hacialibayram.com/wp-content/uploads/2016/10/human46-1.png" alt="human46-1" width="40" height="51" />Hocam dehşete düşmüş durumdayım.</p>
<p>&nbsp;</p>
<p style="text-align: justify;"><img decoding="async" class="size-full wp-image-2909 alignleft" src="http://www.hacialibayram.com/wp-content/uploads/2016/10/favicon.png" alt="favicon" width="60" height="60" />Beklenmedik gelişme ne olacak fark etmeye çalış. Eğer değişiklik güzelse biz de kayıtları değiştirelim. <strong>O ihtilacı ben hiç tecrübe etmedim</strong>. Dehşete düşecek ne var ki. O ilim senden öncekiler tarafından yaşayarak edinilmiştir.</p>
<p>&nbsp;</p>
<p style="text-align: justify;"><img decoding="async" class="size-full wp-image-2932 alignleft" src="http://www.hacialibayram.com/wp-content/uploads/2016/10/human46-1.png" alt="human46-1" width="40" height="51" />İlk zikre başladığım zaman, 14 ay önce, gece bir ses ürkütecek şekilde kulağıma dehşete düşüren bir şeyler fısıldamıştı. Sanırım sol kulağıma. Şimdi de bu olunca dehşete düştüm. İhtilaçnameyi yazan zattan ALLAH razı olsun ancak sağ göz üst kapağı seğirmesi mutlaka kötü, hem de çok kötü. ALLAH affetsin ben bu seğirmeyi 2 defa falcı bana çok kötü 2 şeyin olacağını söyleyince aldım. Hatta falcı demeden falcıyı aradığımda…</p>
<p style="text-align: justify;"><img decoding="async" class="size-full wp-image-2909 alignleft" src="http://www.hacialibayram.com/wp-content/uploads/2016/10/favicon.png" alt="favicon" width="60" height="60" />Kulağına ne fısıldanmıştı. Söylendiği gibi gerçekleşti mi?</p>
<p>&nbsp;</p>
<p style="text-align: justify;"><img decoding="async" class="size-full wp-image-2932 alignleft" src="http://www.hacialibayram.com/wp-content/uploads/2016/10/human46-1.png" alt="human46-1" width="40" height="51" />Henüz gerçekleşmedi ama beni dehşete düşüren korkunç bir şey söylemişti; biraz histerik ses tonuyla. <strong>O dönem her gün 30 esmayı sayılı okuyordum.</strong> Ve hocam sağ göz pınarında ‘’<strong>la levmi fil hayati</strong>’’ okuması tek başına yeterli olmuyor. Mutlaka <strong>sağ devri</strong> de yapmak lazım.</p>
<p style="text-align: justify;">ALLAH a gitmeye çalışan <strong>mutlaka mürşid ile yola çıkmalı, onu çok iyi anladım</strong>. Yoksa benim gibi dünyada kabir azabını yaşar, olaylar canıma kıyacağım bir noktaya gelir.</p>
<p style="text-align: justify;"><img decoding="async" class="size-full wp-image-2909 alignleft" src="http://www.hacialibayram.com/wp-content/uploads/2016/10/favicon.png" alt="favicon" width="60" height="60" />Doktora yapmak, mastır yapmakta öyle değil mi. <strong>İlim bilenden öğrenilir.</strong> Bu da <strong>ilmullahtır. Hikmetullahtır, ilmi ledündür,</strong> zahiri ilimlerden daha karmaşık ve sınırsızdır, sonsuzdur. Kayıtlara da geçmemiştir, ortalıkta akademik bir kaynak yoktur.</p>
<p style="text-align: justify;"><img decoding="async" class="size-full wp-image-2932 alignleft" src="http://www.hacialibayram.com/wp-content/uploads/2016/10/human46-1.png" alt="human46-1" width="40" height="51" />Ben ne bilirim hocam, ALLAH’IN adları, ne kadar çoğunu sayılı okursam o kadar iyidir dedim.</p>
<p>&nbsp;</p>
<p style="text-align: justify;"><img decoding="async" class="size-full wp-image-2909 alignleft" src="http://www.hacialibayram.com/wp-content/uploads/2016/10/favicon.png" alt="favicon" width="60" height="60" />Otuz esmayı çektiğin sırada kulağına <strong>söylenen bir tehdit miydi, uyarı mı?</strong></p>
<p>&nbsp;</p>
<p style="text-align: justify;"><img decoding="async" class="size-full wp-image-2932 alignleft" src="http://www.hacialibayram.com/wp-content/uploads/2016/10/human46-1.png" alt="human46-1" width="40" height="51" /><strong>Uyarı. Ama dehşete düşüren bir uyarı.</strong></p>
<p>&nbsp;</p>
<p style="text-align: justify;"><img decoding="async" class="size-full wp-image-2909 alignleft" src="http://www.hacialibayram.com/wp-content/uploads/2016/10/favicon.png" alt="favicon" width="60" height="60" />Nasıl yani?</p>
<p>&nbsp;</p>
<p style="text-align: justify;"><img decoding="async" class="size-full wp-image-2932 alignleft" src="http://www.hacialibayram.com/wp-content/uploads/2016/10/human46-1.png" alt="human46-1" width="40" height="51" />Onu söylemeyeyim de başka birini söyleyeyim.</p>
<p>&nbsp;</p>
<p style="text-align: justify;"><img decoding="async" class="size-full wp-image-2909 alignleft" src="http://www.hacialibayram.com/wp-content/uploads/2016/10/favicon.png" alt="favicon" width="60" height="60" />İbret alınacak bir şey ise yaz ki saf saf yola çıkanları aslanlar yemeden uyaralım.</p>
<p>&nbsp;</p>
<p style="text-align: justify;"><img decoding="async" class="size-full wp-image-2932 alignleft" src="http://www.hacialibayram.com/wp-content/uploads/2016/10/human46-1.png" alt="human46-1" width="40" height="51" />Falcıyla randevulaştım teli kapattım. Sağ göz üst kapağım seğirdi. Aptallığım, yine de gittim.</p>
<p>&nbsp;</p>
<p style="text-align: justify;"><img decoding="async" class="size-full wp-image-2909 alignleft" src="http://www.hacialibayram.com/wp-content/uploads/2016/10/favicon.png" alt="favicon" width="60" height="60" />Kötü bir haber alacaksın, üzüleceksin demiş oldu. Öyle mi?</p>
<p>&nbsp;</p>
<p style="text-align: justify;"><img decoding="async" class="size-full wp-image-2932 alignleft" src="http://www.hacialibayram.com/wp-content/uploads/2016/10/human46-1.png" alt="human46-1" width="40" height="51" />Falcı yumuşak dokuda sıkıntı var dedi. Ben 3 hastanede her tetkiki yaptırdım, sapasağlamım.</p>
<p>&nbsp;</p>
<p style="text-align: justify;"><img decoding="async" class="size-full wp-image-2932 alignleft" src="http://www.hacialibayram.com/wp-content/uploads/2016/10/human46-1.png" alt="human46-1" width="40" height="51" />Beni kanser korkusu sarmış ama nasıl… Son tetkiklerin sonucunu da alınca geldim, haftalardır ilk kez rahat uyudum. Gece sol kulakta bir sesle uyandım. <strong>‘’Şimdi değil, bir yıl sonra’’</strong> diyordu. O gün bu gün hep sağlığı düzelteceğim diye uğraştım. Daha da bozdum tabii.</p>
<p style="text-align: justify;"><img decoding="async" class="size-full wp-image-2932 alignleft" src="http://www.hacialibayram.com/wp-content/uploads/2016/10/human46-1.png" alt="human46-1" width="40" height="51" />Bu ÜVEYS zikrinden sonra ölümden korkmaz oldum. Ama sağlığım bozuldu mu, evet.</p>
<p>&nbsp;</p>
<p style="text-align: justify;"><img decoding="async" class="size-full wp-image-2932 alignleft" src="http://www.hacialibayram.com/wp-content/uploads/2016/10/human46-1.png" alt="human46-1" width="40" height="51" /><strong>Hocam fala karşı insanları uyarın.</strong> Fal kulun izniyle şeytanın kadere müdahalesidir. Olmayacak şeyi bekletip ömrü heba ettirir ya da kaderde olmayacak belayı dedirtip tecelli oluşturur.</p>
<p>&nbsp;</p>
<blockquote>
<p style="text-align: justify;"><img decoding="async" class="size-full wp-image-2909 alignleft" src="http://www.hacialibayram.com/wp-content/uploads/2016/10/favicon.png" alt="favicon" width="60" height="60" /><span style="font-family: impact, sans-serif; color: #000000;">Sana bir sır vereyim mi aziz arkadaşım&#8230; Sol kulaktan seslenen <span style="color: #ff0000;">şeytandır.</span> Çektiğin zikirlerle süflilere yakınlaşmışsın&#8230; Sana seslenecek kadar yakınlaşmışlar. Falcıyız diyenlerin %99,9 u cinler vasıtası ile konuşurlar. Ve dostları aynı oranda kâfir cinlerdir. Yani iblisin askerleridir. Fal neden yasak sanıyorsun&#8230; Şeytanın pislikleridir. Ayet pislik olarak niteler.</span></p>
</blockquote>
<p style="text-align: justify;"><img decoding="async" class="size-full wp-image-2932 alignleft" src="http://www.hacialibayram.com/wp-content/uploads/2016/10/human46-1.png" alt="human46-1" width="40" height="51" />Bu konuda benim ömrüm olursa ve şu süreci atlatırsam andolsun çok teferruatlı insanları fal ve bilinçsiz ezbere zikir konusunda kendimden örneklerle uyaracağım. Aynen dediğiniz gibi.</p>
<p>&nbsp;</p>
<p style="text-align: justify;"><img decoding="async" class="size-full wp-image-2909 alignleft" src="http://www.hacialibayram.com/wp-content/uploads/2016/10/favicon.png" alt="favicon" width="60" height="60" />Her kim ki fal baktırır, allahtan uzaklaşır şeytana yaklaşır.</p>
<p style="text-align: justify;">*Falcının dediğiyle yola çıkan ALLAH in yazdığı kaderden uzaklaşıp şeytana tabi olarak çabayla felaketleri tecelli ettirir. Daha doğrusu felaketlerin tecellisine sebep olur.</p>
<p style="text-align: justify;"><img decoding="async" class="size-full wp-image-2909 alignleft" src="http://www.hacialibayram.com/wp-content/uploads/2016/10/favicon.png" alt="favicon" width="60" height="60" /><strong>Şimdi sen herkesten daha çok zikirlerine ve sağ devrine sıkı sarılmalısın.</strong> Önerilerimizi imkânlarını zorlayarak fazla yapmalısın. İstiğfarı, salâvatı ve zikirini sayı olarak azami sayıda çekmelisin.</p>
<p>&nbsp;</p>
<p style="text-align: justify;"><img decoding="async" class="size-full wp-image-2932 alignleft" src="http://www.hacialibayram.com/wp-content/uploads/2016/10/human46-1.png" alt="human46-1" width="40" height="51" />Hocam bu Üveysi zikri hakkında bilginiz var mı? Bu da ahir zaman zikri ve inanın kanseri dahi iyileştiriyor. Size hediye etmek ve sizi davet etmek isterim. İnternette biraz bakarsanız, siz bu zikrin değerini benden de iyi anlayacaksınız. Ben de onca emeğiniz var.</p>
<p style="text-align: justify;">Ama 1,5 yıl öncesine şimdi gidebilsem namaz ve kuran tilavetinden başka bir şey yapmam.</p>
<p style="text-align: justify;">İstiğfar tecelliyi düşürür mü hocam? Ve salâvat için kamer kelime-i Tevhid için hangi saat ideal</p>
<p style="text-align: justify;"><img decoding="async" class="size-full wp-image-2909 alignleft" src="http://www.hacialibayram.com/wp-content/uploads/2016/10/favicon.png" alt="favicon" width="60" height="60" />İstiğfar geçmiş günahların bağışlanmasını sağlar. Elbette muallâk kaderde olan tecellileri düşürür. Bağışlatır. <strong>Saatlere göre zikir çok zordur.</strong> Yedi vakit namaz kılan zamanlamayı tamam eder. Düzenli tealide olur. Eğer daha da özen gösterirsen ve <strong>imkânların elverirse salâtı vitiri yatmadan önce kılarsın.</strong> Böylece miraç merdivenin basamakları daha da sıkılaşır. Düşme ihtimali azalır. <strong>Asla namazlarını kazaya bırakma.</strong> Vaktinde kıl. <strong>Vakit zamanlamadır.</strong></p>
<p style="text-align: justify;"><img decoding="async" class="size-full wp-image-2932 alignleft" src="http://www.hacialibayram.com/wp-content/uploads/2016/10/human46-1.png" alt="human46-1" width="40" height="51" />ALLAH razı olsun telkininizle 3 haftadır öyle yapıyorum. Hocam siz yine de tevhit ve</p>
<p style="text-align: justify;">istiğfarın ideal gezegen saatlerini söyleseniz…</p>
<p style="text-align: justify;"><img decoding="async" class="size-full wp-image-2909 alignleft" src="http://www.hacialibayram.com/wp-content/uploads/2016/10/favicon.png" alt="favicon" width="60" height="60" />Hikmetullah çok çok yönlü ağır bir ilimdir. Biz en basite indirgeyerek bir yol tanımladık. İlerleyen kardeşlerimiz maşaallah mucizeler yaratıyorlar. Rabbimiz bu zor çağda çok lütufkâr davranıyor diyelim.</p>
<p>&nbsp;</p>
<p style="text-align: justify;"><img decoding="async" class="size-full wp-image-2932 alignleft" src="http://www.hacialibayram.com/wp-content/uploads/2016/10/human46-1.png" alt="human46-1" width="40" height="51" />ALLAH razı olsun hocam</p>
<p style="text-align: justify;">Ama inanın eğer Tevhid ve istiğfar için gezegen saatlerini söylerseniz minnettar olurum ve riayet etmek için elimden geleni yaparım</p>
<p style="text-align: justify;"><img decoding="async" class="size-full wp-image-2909 alignleft" src="http://www.hacialibayram.com/wp-content/uploads/2016/10/favicon.png" alt="favicon" width="60" height="60" /><strong>Hikmette aceleye yer yoktur.</strong>.. Kaçıncı zikirdesin âli.</p>
<p>&nbsp;</p>
<p style="text-align: justify;"><img decoding="async" class="size-full wp-image-2932 alignleft" src="http://www.hacialibayram.com/wp-content/uploads/2016/10/human46-1.png" alt="human46-1" width="40" height="51" />Hocam arınmaya ve üveye zikrine devam hepsi bu. Namazlarımı vaktinde kılıyor, asla kazaya bırakmıyorum. Teheccud işrak ve vitr namazı kılıyorum ve sağlığım elverdiği ölçüde oruç tutuyorum.</p>
<p>&nbsp;</p>
<p style="text-align: justify;"><img decoding="async" class="size-full wp-image-2909 alignleft" src="http://www.hacialibayram.com/wp-content/uploads/2016/10/favicon.png" alt="favicon" width="60" height="60" />Kırk günü tamamla sana ilim zikri vereceğim inşaallah. O vakit daha fazla ilim sana nasip olur. Harikasın. Oruç tutmakla kendine ne büyük iyilik yaptığını anlatsam bile anlayamazsın, yaşayan bilir. Ali! Evlat. Sohbete doyulmaz. Şu anda üç kişisiniz, aynı anda konuştuğum. Yeni başlayan var, birkaç günlük olan var. İzninle ara verelim mi? Onlara odaklanmam lazım. Her sorduklarının eksiksiz cevaplanması önemli.</p>
<p style="text-align: justify;"><img decoding="async" class="size-full wp-image-2932 alignleft" src="http://www.hacialibayram.com/wp-content/uploads/2016/10/human46-1.png" alt="human46-1" width="40" height="51" />Hocam barışa mektuplarda hoca öğrenciye bakıp ne durumda olduğunu görür demişsiniz. Müsait olunca bir bakın lütfen. Ellerinizden öperim ALLAH sizden razı olsun ALLAH a emanet olun.</p>
<p>&nbsp;</p>
<p style="text-align: justify;"><img decoding="async" class="size-full wp-image-2909 alignleft" src="http://www.hacialibayram.com/wp-content/uploads/2016/10/favicon.png" alt="favicon" width="60" height="60" />Sen de allah&#8217;a emanetimsin. Selam es selame</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>Yayınlanma tarihi: <b>6 Kas 2016, 09:30</b></p>
<p>The post <a href="https://hacialibayram.com/sana-bir-sir-vereyim-mi/">Sana bir sır vereyim mi ?</a> appeared first on <a href="https://hacialibayram.com">hacialibayram.com Sevgi yolu</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://hacialibayram.com/sana-bir-sir-vereyim-mi/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
	</channel>
</rss>
