<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>habeşistan&#039;a hicret kısaca arşivleri - hacialibayram.com Sevgi yolu</title>
	<atom:link href="https://hacialibayram.com/tag/habesistana-hicret-kisaca/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>https://hacialibayram.com/tag/habesistana-hicret-kisaca/</link>
	<description>Seğirmeler, Kur'anı Kerim , İlmihal, Dini Bilgiler Namaz ve Kuranı Kerim ve daha fazlası.</description>
	<lastBuildDate>Sun, 20 Jun 2021 16:59:51 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	<generator>https://wordpress.org/?v=6.9.4</generator>

<image>
	<url>https://hacialibayram.com/wp-content/uploads/2020/02/babam-konuÅŸmacÄ±.png</url>
	<title>habeşistan&#039;a hicret kısaca arşivleri - hacialibayram.com Sevgi yolu</title>
	<link>https://hacialibayram.com/tag/habesistana-hicret-kisaca/</link>
	<width>32</width>
	<height>32</height>
</image> 
	<item>
		<title>Hicretin Yedinci Senesinin Önemli Hadiseleri</title>
		<link>https://hacialibayram.com/hicretin-yedinci-senesinin-onemli-hadiseleri/</link>
					<comments>https://hacialibayram.com/hicretin-yedinci-senesinin-onemli-hadiseleri/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[admin]]></dc:creator>
		<pubDate>Sun, 20 Jun 2021 16:59:51 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Genel]]></category>
		<category><![CDATA[Habeşistan hicreti]]></category>
		<category><![CDATA[habeşistan'a hicret eden kafilenin başkanı kimdir]]></category>
		<category><![CDATA[habeşistan'a hicret kısaca]]></category>
		<category><![CDATA[Hicret olayı]]></category>
		<category><![CDATA[hicretin 7.yılı olayları]]></category>
		<category><![CDATA[hicretin 8.yılı olayları]]></category>
		<category><![CDATA[hicretin 9. yılı olayları]]></category>
		<category><![CDATA[Peygamberimizin hicreti kısaca]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://hacialibayram.com/?p=25599</guid>

					<description><![CDATA[<p>Hicretin Yedinci Senesinin Önemli Hadiseleri Peygamber efendimizin hayatı kategorimizde bu günkü yazımız ” Hicretin Yedinci Senesinin Önemli Hadiseleri “ konu ile ilgili tüm bilgiler bu yazımızda paylaşılmıştır. Hz.Ömer&#8217;in Türebe&#8217;ye Gönderilmesi Peygamber Efendimiz, Havazin Kabilesinden dört oymağın, Medine&#8217;ye takriben 10 km. uzaklıkta bulunan Türebe Vadisinde bir araya geldiklerini haber aldı. Bu oymaklardan biri olan Sa&#8217;d bin Bekroğulları, Hayber [&#8230;]</p>
<p>The post <a href="https://hacialibayram.com/hicretin-yedinci-senesinin-onemli-hadiseleri/">Hicretin Yedinci Senesinin Önemli Hadiseleri</a> appeared first on <a href="https://hacialibayram.com">hacialibayram.com Sevgi yolu</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<h1>Hicretin Yedinci Senesinin Önemli Hadiseleri</h1>
<p><strong>Peygamber efendimizin hayatı</strong> kategorimizde bu günkü yazımız <strong>” Hicretin Yedinci Senesinin Önemli Hadiseleri “</strong> konu ile ilgili tüm bilgiler bu yazımızda paylaşılmıştır.</p>
<h2><strong>Hz.Ömer&#8217;in Türebe&#8217;ye Gönderilmesi</strong></h2>
<p>Peygamber Efendimiz, Havazin Kabilesinden dört oymağın, Medine&#8217;ye takriben 10 km. uzaklıkta bulunan Türebe Vadisinde bir araya geldiklerini haber aldı. Bu oymaklardan biri olan Sa&#8217;d bin Bekroğulları, Hayber Yahudilerinin Hicretin altıncı yılında Medine&#8217;ye yapacakları baskında kendilerine yardım edecekleri va&#8217;dinde de bulunmuşlardı. Bunun üzerine Resûl-i Ekrem Efendimiz, <strong>Hicretin 7. senesi Şaban ayında</strong> Hz. Ömer&#8217;i <em>otuz kişilik</em> bir askeri birliğin başına kumandan tayin ederek Türebe&#8217;ye gönderdi.</p>
<p>Düşman, mücahidlerin kendilerine doğru gelmekte olduğunu haber almış ve kaçmıştı. Oraya varan İslâm birliği kimseye rastlamadı.</p>
<p>Hz. Ömer, emrindeki birlikle buradan ayrılarak Medine yolunu tuttu. Cedr denilen mevkie geldiklerinde kılavuz, orada bulunan Has&#8217;amoğulları üzerine yürümesini teklif edince, Hz. Ömer, <em>&#8220;Resûlullah (a.s.m.), onlarla çarpışmamı emretmemiştir.&#8221;</em> dedi.</p>
<p>Hiç bir çarpışma olmadan Hz. Ömer birliğiyle Medine&#8217;ye döndü.</p>
<h2><strong>Hz. Ebû Bekir&#8217;in Havazinlilere Gönderilmesi</strong></h2>
<p>Bir bakıma Hz. Ömer&#8217;in Türebe&#8217;ye yaptığı seferi tamamlamak mahiyetini taşıyan bu seferde, Peygamber Efendimiz, yine Şaban ayında Hz. Ömer döndükten sonra Hz. Ebû Bekir&#8217;i Necd bölgesindeki Havazinliler üzerine yürümek için vazifelendirdi. Beraberindeki askeri birlikle Havazinlilerin yurduna varan Hz. Ebû Bekir, onlara ansızın bir baskın düzenledi. Bazılarını öldürdüler, bazılarını da esir aldılar. Bir kısım ganimet de ele geçirerek Medine&#8217;ye geri döndüler.</p>
<h2><strong>Eban bin Said bin Âs&#8217;ın Müslüman Olması</strong></h2>
<p><em>Eban bin Sâid bin Âs</em>, Peygamber Efendimizin akrabası idi. Soyu, Efendimizle üçüncü dedesi Abdülmenâf&#8217;ta birleşiyordu. Babası Ebû Uhayha, Kureyş müşriklerinin ileri gelenlerindendi.</p>
<p><em>Hudeybiye seferinden önce idi.</em> Eban, ticaret maksadıyla Şam&#8217;a gitmişti. Orada karşılaştığı bir Hristiyan papazına,</p>
<blockquote><p><em>&#8220;Ben Kureyşliyim. İçimizden biri çıktı; peygamber olduğunu söylüyor. Senin bu husustaki fikrin nedir?&#8221;</em> diye sorar. Papaz,</p>
<p><strong>&#8220;Onun ismi nedir?&#8221;</strong><em> </em>der.</p>
<p>Eban, <em>&#8220;Muhammed&#8217;dir.&#8221;</em> cevabını verince, Papaz,</p>
<p><strong>&#8220;Dur, sana onu tarif edeyim.&#8221; </strong>diye söyler ve Resûl-i Ekrem Efendimizin şekil ve şemâlini, sıfatlarını, babasının, dedesinin soyunu tek tek anlatır.</p>
<p>Eban, Peygamber Efendimizin aynen anlattığı gibi olduğunu söyleyince de Papaz şöyle der:</p>
<p><strong>&#8220;Öyle ise, vallahi, o önce Araplara, sonra da yeryüzüne hâkim olacaktır! Sen, o salih zâta benden selâm söyle.&#8221;</strong></p></blockquote>
<p>Bunun üzerine Eban Mekke&#8217;ye gelir ve bir takım araştırma ve soruşturmalardan sonra Hicretin yedinci yılı başlarında İslâmiyetle şereflenir.</p>
<h2><strong>Hz. Ömer&#8217;in Cemile Binti Sabit&#8217;le Evlenmesi</strong></h2>
<p>Hz. Ömerü&#8217;l-Faruk Hicretin yedinci yılında, Medineli Müslümanlardan Sabit bin Aklah&#8217;ın kızı Cemile ile evlendi.</p>
<p>Önceki ismi <strong>Asiye</strong> olan Cemîle Hatun, Peygamber Efendimiz hicretle Medine&#8217;ye gelince, ona ilk bîat edip Müslüman olan on kadından biri idi.</p>
<p>Hz. Ömer, evlendikten sonra onun ismini beğenmeyip, Cemîle diye değiştirdi. Ancak o, bunu kabul etmek istemedi. Annesinin kendisine taktığı isimle yâd edilmesini arzu ediyordu. Durumu Peygamber Efendimize iletti. Hz. Resûl-i Ekrem ona,</p>
<blockquote><p><strong>&#8220;Bilmez misin ki, Allah hakkı Ömer&#8217;in diline ve kalbine yerleştirmiştir.&#8221;</strong> dedikten sonra, <strong>&#8220;Senin ismin Cemîle&#8217;dir.&#8221; </strong>buyurdu.</p></blockquote>
<p>The post <a href="https://hacialibayram.com/hicretin-yedinci-senesinin-onemli-hadiseleri/">Hicretin Yedinci Senesinin Önemli Hadiseleri</a> appeared first on <a href="https://hacialibayram.com">hacialibayram.com Sevgi yolu</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://hacialibayram.com/hicretin-yedinci-senesinin-onemli-hadiseleri/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>İkinci Müslüman Kafilesi Habeşistan’a Hicret Ediyor</title>
		<link>https://hacialibayram.com/ikinci-musluman-kafilesi-habesistana-hicret-ediyor/</link>
					<comments>https://hacialibayram.com/ikinci-musluman-kafilesi-habesistana-hicret-ediyor/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[admin]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 15 Feb 2021 12:12:49 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Genel]]></category>
		<category><![CDATA[2. habeşistan hicreti hangi yıl]]></category>
		<category><![CDATA[habeşistan'a 1. ve 2. hicret kısaca]]></category>
		<category><![CDATA[habeşistan'a hicret eden müslümanlar orada nasıl karşıladılar]]></category>
		<category><![CDATA[habeşistan'a hicret eden sahabeler]]></category>
		<category><![CDATA[habeşistan'a hicret edenler]]></category>
		<category><![CDATA[habeşistan'a hicret kısaca]]></category>
		<category><![CDATA[habeşistan'a ikinci hicret ne zaman yapıldı]]></category>
		<category><![CDATA[habeşistan'a yapılan ikinci hicrette grubun temsilcisi kimdir]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://hacialibayram.com/?p=21129</guid>

					<description><![CDATA[<p>İkinci Müslüman Kafilesi Habeşistan’a Hicret Ediyor Bi&#8217;setin 7. senesi (Milâdî 616). Habeşistan&#8217;a hicret eden ilk Müslüman kafilesi, ülkenin hükümdârı tarafından iyi karşılanmış, dinî ibadetlerini serbestçe ve gönül huzuru içinde ifâ edebilme imkânına kavuşmuşlardı. Bu durumu haber alan Kâinatın Efendisi Resûl-i Ekrem Efendimiz Mekke&#8217;de kalan Müslümanlara da Habeşistan&#8217;a hicret etmelerini tavsiye buyurdu. Resûl-i Ekremin amcası Ebû [&#8230;]</p>
<p>The post <a href="https://hacialibayram.com/ikinci-musluman-kafilesi-habesistana-hicret-ediyor/">İkinci Müslüman Kafilesi Habeşistan’a Hicret Ediyor</a> appeared first on <a href="https://hacialibayram.com">hacialibayram.com Sevgi yolu</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<h1>İkinci Müslüman Kafilesi Habeşistan’a Hicret Ediyor</h1>
<p><strong>Bi&#8217;setin 7. senesi (Milâdî 616).</strong></p>
<p>Habeşistan&#8217;a hicret eden ilk Müslüman kafilesi, ülkenin hükümdârı tarafından iyi karşılanmış, dinî ibadetlerini serbestçe ve gönül huzuru içinde ifâ edebilme imkânına kavuşmuşlardı.</p>
<p>Bu durumu haber alan Kâinatın Efendisi Resûl-i Ekrem Efendimiz Mekke&#8217;de kalan Müslümanlara da Habeşistan&#8217;a hicret etmelerini tavsiye buyurdu.</p>
<p>Resûl-i Ekremin amcası Ebû Talib&#8217;in oğlu <strong>Hazret-i Cafer</strong>&#8216;in başkanlığında Habeş ülkesine doğru yola çıkan ikinci kafile, önceki kafileden daha kalabalıktı. 10&#8217;u kadın 92 kişilik bu topluluk da sağ salim, sırf dinlerini emniyet altına almak, ibadetlerini huzur-u kalb ile ifâ edebilmek gayesiyle Mekke&#8217;den ayrılıp Habeş ülkesine vardılar.</p>
<p>Müslümanlar göç ederken, Peygamber Efendimiz her şeye rağmen Mekke&#8217;den ayrılmadı. Müşriklerin eziyet ve işkencelerine göğüs germeye devam etti. Cenâb-ı Hakk&#8217;ın hıfz ve inâyeti altında kudsî ve ulvî hizmetini sürdürdü.(<em>İbni Hişâm, Sîre, 1/345-346; İbni Sa`d, Tabakât, 1/207; Taberî, 2/222)</em></p>
<p>Kureyş müşrikleri Müslümanların ard arda Habeş ülkesine hicret etmelerinden telâşa kapıldılar. Gurbet diyarında da garip Müslümanların peşini bırakmak niyetinde değillerdi. İslâmiyetin bu gibi ülkelerde de yayılması ve artık karşısına çıkılmayacak bir kuvvet haline gelmesi endişesini taşıyorlardı. Zira, Müslümanlar Habeş Hükümdarından himâye gördükleri takdirde, Arabistan&#8217;ın İslâm sinesine koşması daha da kolaylaşabilirdi. Böylece, İslâmın önüne çekmek istedikleri sedleri de yerle bir olacaktı.</p>
<p>Bu duruma tahammül edemeyen Kureyşli müşrikler aralarında konuştular. Sonunda, elçiler gönderip, hicret eden Müslümanları Habeş Hükümdarından geri istemeye karar verdiler.</p>
<p>Elçi olarak <strong>Amr bin Âs ve Abdullah bin Ebi Rabîa</strong>&#8216;yı vazifelendirdiler. Plânlanan şu idi: Başta Necaşî olmak üzere ülkenin diğer ileri gelenlerinin hepsine kıymetli hediyeler götürülecek. Önce, hükümet adamlarına hediyeleri verilecek ve arzuları arzedilecek. Sonra da Hükümdara hediyesi takdim edilecek.</p>
<p>Bu plânı tatbik etmelerindeki maksatları ise şu idi: Devlet erkanının kendilerini desteklemeleri, Habeş Necaşî&#8217;sinin mülteci Müslümanlarla görüşmesine fırsat ve imkân verilmeden arzularını yerine getirmelerini kolayca sağlamaları.</p>
<p>Habeş ülkesine varan elçiler aynı plânı tatbik ettiler. Devlet adamlarına kıymetli hediyeleri takdim ederek maksatlarını şöylece arzettiler:</p>
<blockquote><p><em>&#8220;Bizden bazı aklı ermez gençler, atalarının yolundan ayrıldılar. Sizin dininize girmedikleri gibi, yepyeni bir dinle ortaya çıktılar. Şu anda hükümdarınıza sığınmış bulunmaktadırlar. Biz onları geri istemek üzere kavmimiz tarafından gönderildik. Hükümdara bu arzumuzu ilettiğimiz zaman, bu hususta bize yardımcı olun ve ona Müslümanlarla görüşme fırsatını tanımayın. Onların teslimi hususunda bizi destekleyin ve deyin ki: Bunlar elbette kendilerinden olanları daha iyi tanır ve bilirler. Kusurlarını da başkalarından daha iyi görürler.&#8221;</em></p></blockquote>
<p>Saray adamları kıymetli hediyelere aldandılar ve kendilerini destekleyeceklerine dair söz verdiler. Elçiler, bu sefer Hükümdarın huzuruna çıktılar ve arzularını şöyle dile getirdiler:</p>
<blockquote><p><em>&#8220;Ey Hükümdar! Aramızdan çıkıp, işlerimizi bozan bu adamlar şimdi de buraya senin dinini, ülkeni ve halkını bozmak için gelmişlerdir. Seni bu hususta ikaz etmeye geldik. Bunlar Meryem oğlu İsâ&#8217;yı ilâh tanımazlar. Senin huzuruna girince secdeye varmazlar. Sen, onları bize iâde et, biz onların hakkından geliriz.&#8221;</em></p></blockquote>
<p>Görüldüğü gibi, elçiler isteklerini gayet kurnazca ifâde ediyorlardı. Hükümdarın Hıristiyan olduğunu bildikleri için, o noktadan da kendisini kazanmak istiyor ve,<strong> &#8220;Onlar, Meryem oğlu İsâ&#8217;yı ilâh olarak tanımazlar.&#8221;</strong> diyerek mülteci Müslümanlar hakkında hiddete gelmesini istiyorlardı.</p>
<p>Önceden ayarlanan saray adamları da elçilerin söylediklerini tasdik ettiler:</p>
<blockquote><p><em>&#8220;Ey Hükümdar,&#8221; </em>dediler,<em> &#8220;bunlar doğru söylüyorlar. Elbette onları başkalarından daha iyi bilir ve tanırlar. Hangi kusurlarının olduğunu da daha iyi görürler. Onları kendilerine teslim edelim! Yurtlarına, kavimlerine geri götürsünler.&#8221;</em></p></blockquote>
<p>Elçiler, isteklerine &#8220;evet&#8221; denileceğini ümitle beklerken, Necaşi hiddetli hiddetli,</p>
<blockquote><p><em><strong>&#8220;Vallahi, hayır,&#8221; </strong>dedi. &#8220;Çaresiz kalmış, yurduma gelip yerleşmiş, beni başkalarına tercih etmiş kimseleri, ben hiçbir kimseye teslim etmem. Onlarla görüşmeden, onların fikirlerini almadan hiçbir zaman kararımı vermem. Eğer, iş bunların (elçilerin) dedikleri gibiyse, onları kendilerine teslim eder, kavimlerine geri çeviririm. Şayet iş, bunun aksi olursa kendilerini korur, en güzel şekilde görür gözetirim.&#8221;</em></p></blockquote>
<p>Daha sonra, Necaşî, Müslümanların yanına gelmesi için davetçi gönderdi. Muhacirler, aralarında <strong>Hz. Câfer&#8217;i </strong>kendilerine temsilci seçtiler ve hep beraber saraya gittiler.</p>
<p>İçerde Kureyş elçileri ile birlikte, Necâşî&#8217;nin çağırdığı Rahipler de vardı. Hz. Câfer, Necâşî&#8217;nin huzuruna girince, selâm verdi, fakat secde etmedi.</p>
<p>Saray adamları Hz. Câfer&#8217;e,<em> &#8220;Sen ne diye Hükümdara secde etmedin.&#8221;</em> diye sorunca şu cevabı verdi:</p>
<blockquote><p><strong>&#8220;Biz ancak Allah&#8217;a secde ederiz.&#8221;</strong></p>
<p>Tekrar,</p>
<p><em>&#8220;Niçin?&#8221;</em> diye sordular.</p>
<p><strong>&#8220;Çünkü,&#8221; dedi, &#8220;Allah bize Resûlünü gönderdi. O da Allah&#8217;tan başkasına secde etmemizi men etti.&#8221;</strong></p></blockquote>
<p>Bunun üzerine elçiler,</p>
<p><em>&#8220;Ey Hükümdar, biz bunların hâlini sana bildirmemiş miydik?&#8221; </em>dediler.</p>
<p>Necâşî Müslümanlara,</p>
<blockquote><p><em>&#8220;Siz ülkeme ne için geldiniz? Hâliniz nedir? Tüccar değilsiniz, bir isteğiniz de yok. O halde, bana, benim memleketime niçin geldiniz? Sizin şu ortaya çıkmış olan Peygamberinizin hâli nedir? Hem bana söyleyiniz, ne diye memleketiniz halkından bana gelenlerin selâm verdikleri gibi selâm vermiyorsunuz?&#8221;</em> diye sordu.</p></blockquote>
<p>Hz. Cafer, bu soruları cevaplandırmaya geçmeden,</p>
<p><strong>&#8220;Ey Hükümdar,&#8221; </strong>dedi, <strong>&#8220;ben üç söz söyleyeceğim. Eğer doğru söyler isem, beni tasdik edin, yalan söylersem yalanlayın. İlk önce emret ki şu adamlardan (elçilerden) sadece biri konuşsun, öbürü sussun!&#8221;</strong></p>
<p>Elçilerden Amr bin As konuşacağını söyledi. Bunun üzerine Hz. Câfer Necâşîye hitaben,</p>
<blockquote><p><strong>&#8220;Söyle şu adama,&#8221; dedi, &#8220;biz tutulup efendilerimize iâde edilecek köleler miyiz?&#8221;</strong></p>
<p>Necâşî,</p>
<p><em>&#8220;Ey Amr,&#8221; dedi, &#8220;onlar köle midirler?&#8221;</em></p>
<p>Amr,</p>
<p><em>&#8220;Hayır,&#8221; dedi, &#8220;Onlar şerefli ve hürdürler.&#8221;</em></p>
<p>Bu sefer Hz. Câfer Necaşî&#8217;ye,</p>
<p>&#8220;<strong>Sor şu adama,&#8221; dedi. &#8220;Biz haksız yere birinin kanını mı döktük ki, kanı dökülenlere geri verileceğiz?&#8221;</strong></p>
<p>Necâşî,</p>
<p><em>&#8220;Ey Amr,&#8221; dedi, &#8220;Bunlar haksız yere herhangi birinizin kanını mı döktüler?&#8221;</em></p>
<p>Amr,</p>
<p><em>&#8220;Hayır,&#8221; dedi. &#8220;Onlar, bir damla kan bile dökmediler.&#8221;</em></p>
<p>Hz. Câfer, yine Necâşî&#8217;ye,</p>
<p><strong>&#8220;Sor şu adama,&#8221; dedi. &#8220;Halkın mallarından haksız yere aldığımız, üzerimizde ödemekle mükellef bulunduğumuz mallar mı var?&#8221;</strong></p>
<p>Necâşî,</p>
<p><em>&#8220;Ey Amr,&#8221; dedi. &#8220;Eğer şu adamcağızların, ödeyecekleri bir kantar altın borçları varsa, onu ben ödeyeceğim.&#8221;</em></p>
<p>Amr,</p>
<p><em>&#8220;Hayır,&#8221; dedi. &#8220;Onların bir kırat borçları bile yok!&#8221;</em></p>
<p>Bunun üzerine Necâşî,</p>
<p><em>&#8220;O halde, siz bu adamlardan ne istiyorsunuz?&#8221; </em>dedi.</p>
<p>Amr,</p>
<p><em>&#8220;Onlar ve biz bir dinde idik. Onlar, dinimizi bıraktılar. Muhammed&#8217;e ve dinine tâbi oldular.&#8221;</em> diye cevap verdi.</p></blockquote>
<p>Bu sefer, Necâşî, Hz. Câfer&#8217;e döndü ve,</p>
<blockquote><p><em>&#8220;Siz sâlik bulunduğunuz şeyi ne diye bırakıp, başkasına tâbi oldunuz? Kavminizin dininden ayrıldığınıza, ne benim dinimde, ne de şu milletlerden herhangi birisinin dininde olmadığınıza göre sizin edindiğiniz bu din, ne dindir?&#8221;</em> diye sordu.</p></blockquote>
<p>Hazret-i Câfer meseleyi baştan almanın daha uygun olacağını düşünerek şöyle dedi:</p>
<blockquote><p><strong>&#8220;Ey Hükümdar, biz cahiliyyet üzere olan bir millet idik. Putlara tapar, lâşeler yerdik. Akla gelebilecek her türlü kötülüğü işlerdik. Hısım ve akrabalarımızla ilgimizi keser, komşularımıza kötülükte bulunur, zaifleri ezerdik.&#8221;</strong></p>
<p><strong>&#8220;Bizler bu hâl üzere iken, Allah içimizden birini bize peygamber gönderdi. Nesebini, asâletini, doğruluk ve eminliğini, iffet ve nezâhetini bildiğimiz bir peygamber.&#8221;</strong></p>
<p><strong>&#8220;O, bizi Allah&#8217;ın varlık ve birliğine inanmaya, Ona ibadete, bizim ve atalarımızın Allah&#8217;tan başka tapına geldiğimiz putları ve taşları terk etmeye davet etti.&#8221;</strong></p>
<p><strong>&#8220;Doğru sözlü olmayı, emânetleri yerine getirmeyi, akrabalık haklarını gözetmeyi, komşularla güzel geçinmeyi, günahlardan ve kan dökmekten sakınmayı bize emretti. Fuhuştan, yalandan, yetim malı yemekten, namuslu kadınlara iftirâ etmekten bizi menetti.&#8221;</strong></p>
<p><strong>&#8220;Biz de ona îmân ettik ve dâvâsını tasdik ettik. Onun Allah&#8217;tan getirip bildirdiği şeylere tabi olduk. Bu yüzden kavmimiz bize düşman kesildi, zulmetti. Bizi dinimizden vazgeçirmek, Allah&#8217;a ibadetten alıkoyup, putlara taptırmak için türlü türlü işkencelere ve mihnetlere uğrattılar.&#8221;</strong></p>
<p><strong>&#8220;Biz de bütün bu sebeplerden dolayı yurdumuzu, yuvamızı terk ederek ülkene geldik. Sana sığındık. Seni başkalarına tercih ettik. Senin yanında zulme, haksızlığa uğramayacağımızı ümid etmekteyiz.&#8221;</strong></p></blockquote>
<p>Hazret-i Câfer, Hükümdarın selâm verme ve secde etmeme hususundaki sorusuna da şöyle cevap verdi:</p>
<blockquote><p><em><strong>&#8220;Selâm verme meselesine gelince,</strong> biz seni Resûlullahın selâmı ile selâmladık. Biz birbirimizi hep böyle selâmlarız. Cennete gireceklerin selâmlaşmalarının da bu şekilde olacağını Peygamberimiz (s.a.v.)den öğrendik. Bu yüzden seni böyle selâmladık.&#8221;</em></p>
<p><em><strong>&#8220;Secde etme hususuna gelince</strong>, biz Allah&#8217;tan başkasına secde etmekten yine Allah&#8217;a sığınırız.&#8221;</em></p></blockquote>
<p>Hazret-i Câferin bu sözleri, Necâşî&#8217;nin üzerinde derin tesir icra etti. Müşrikler ise, durdukları yerde sus pus kesildiler. Necâşî, bir müddet düşündükten sonra Hz. Câfer&#8217;e,</p>
<p><strong>&#8220;Yanında bu bahsettiklerinden bir şey var mı?&#8221;</strong> diye sordu.</p>
<p>Hazret-i Ca&#8217;fer,</p>
<p><em>&#8220;Evet var&#8221;</em> dedi ve Meryem Sûresinin baş taraflarını okudu.</p>
<blockquote><p><strong>&#8220;Kâf hâ yâ ayn sâd. Bu âyetler, kulu Zekeriyâ&#8217;ya Rabbinin rahmetini zikirdir. Hani o Rabbine gizlice niyaz etmişti. Ve demişti ki: &#8216;Ey Rabbim, artık benim kemiklerim yıprandı, başım ihtiyarlıkla tutuşup saçlarım aklandı. Sana ettiğim duâlarımda da, ey Rabbim, ben hiç mahrum kalmadım.&#8221; </strong></p></blockquote>
<p>Sonraki âyetlerde, Hazret-i Meryem&#8217;in, İsâ&#8217;ya (a.s.) nasıl hamile kaldığı, Hazret-i İsâ&#8217;nın dünyaya nasıl geldiği, bir mu&#8217;cize olarak beşikte nasıl konuştuğu, sonra da Allah tarafından peygamber olarak gönderildiği anlatılıyordu.</p>
<p>Okunan âyetler, Necâşî&#8217;nin ruh dünyasına, gözlerinden yaşlar akıtacak kadar tesir etti. Hatta akan yaşlar sakalını bile ıslattı. Hazır bulunan rahipler de gözyaşlarını tutamadılar.</p>
<p>Kur&#8217;ân-ı Kerim&#8217;in manevî cazibesine kapılan iç âlemi bir nebze teskin olduktan sonra, Necâşî,</p>
<blockquote><p><strong>&#8220;Vallahi,&#8221; dedi, &#8220;bu aynı kandilden fışkıran bir nurdur ki, Musâ da, İsâ da onunla gelmişti.&#8221;</strong></p></blockquote>
<p>Bu haklı itirafından sonra da müşrik elçilere dönerek,</p>
<blockquote><p><strong>&#8220;Vallahi, ben ne onları size teslim ederim, ne de onlar hakkında herhangi bir kötülük düşünürüm.&#8221;</strong> dedi.</p></blockquote>
<p>Necâşî&#8217;nin bu beklenmedik kararı karşısında elçilerin, boyunlarını bükerek sarayı terk etmelerinden başka çâreleri kalmadı.</p>
<p>Buna rağmen elçiler, bilhassa Arab&#8217;ın siyaset dâhisi kabul ettikleri <strong>Amr bin As,</strong> bu işin peşini bırakmayacağını söyledi ve yeni bir taktik uygulamaya karar verdi.</p>
<p>Ertesi gün tekrar Necâşî&#8217;nin huzuruna çıkarak, Müslümanların Hazret-i İsâ hakkında çok garip şeyler söylediklerini anlattı. Hükümdar, yine Müslümanlarla konuşmayı uygun buldu ve onları yanına çağırttı. Temsilci olan Hazret-i Câfer&#8217;e,</p>
<p><strong>&#8220;Hazret-i İsâ hakkında ne düşünüyorsunuz?&#8221;</strong> diye sordu.</p>
<p>Hz. Câfer şu cevabı verdi:</p>
<blockquote><p><strong>&#8220;Biz Hz. İsâ hakkında Peygamberimiz (s.a.v.)&#8217;in bize Allah&#8217;tan getirip bildirdiğini söyleriz: O, Allah&#8217;ın kulu, Resûlü ve Allah&#8217;ın (sâir ruhlar gibi yarattığı ve) gönderdiği bir ruhtur. O, dünyadan ve erkekten vazgeçen iffetli bir kız olan Meryem&#8217;e ilka edilmiş olan Allah&#8217;ın bir kelime&#8217;sidir. (Yani Cenâb-ı Hakkın &#8220;Kün&#8221; emriyle babasız dünyaya gelmiştir.) Meryem oğlu İsâ&#8217;nın hâli ve şânı bundan ibârettir.&#8221;</strong></p></blockquote>
<p>Müslümanların Hz. İsâ hakkındaki bu kanaatları Necâşî&#8217;yi oldukça sevindirdi. Eline bir çubuk aldı ve yere bir çizgi çizerek:</p>
<blockquote><p><strong>&#8220;Bizim ile sizin aranızda, bu hususta, şu çizgi kadarcık bir fark var. Zaten biz de onu sizin söylediğinizden başka bir şekilde telâkki etmiyoruz.&#8221; </strong>dedi.</p></blockquote>
<p>Elçiler Necâşînin himâyeden vazgeçmesini beklerken hayal kırıklığına uğradılar. Necâşî Müslümanlara da,</p>
<blockquote><p><strong>&#8220;Sizi ve yanından geldiğiniz zâtı tebrik ederim ki, o, Allah&#8217;ın Resûlüdür. Zaten biz onun vasıflarını kitabımız olan İncil&#8217;de okumuştuk. O peygamberi, Meryem oğlu İsâ da insanlığa müjdelemişti. Allah&#8217;a yemin olsun ki, eğer o bu ülkemde bulunmuş olsaydı, ayakkabılarını taşır, ayaklarını yıkardım.&#8221;</strong> dedi.</p></blockquote>
<p>Hak ve hakikatı görüp idrâk eden Necâşî, Peygamberimiz (s.a.v.)&#8217;in Risâletini tasdik eden sözlerinden sonra, bundan böyle Müslümanlara karşı takınacağı tavrı da şu sözleriyle ifâde etti:</p>
<blockquote><p><strong>&#8220;Gidiniz! Ülkemin el sürülmemiş kısmında her tecâvüzden mahfuz, emniyet ve huzur içinde yaşayınız. Size kötülük eden helâk olur. (Bu sözlerini üç kere tekrarladı.)&#8221;</strong></p>
<p><strong>&#8220;Ben sizden herhangi birinizi üzüp de, bir dağ kadar altına sahip olacağımı bilsem, yine de buna teşebbüs etmem.&#8221;</strong></p></blockquote>
<p>Necâşînin bu kesin ve kararlı sözlerinden sonra, elçilere elbette gerisin geri Mekke&#8217;ye dönmekten başka yapacak bir şey kalmamıştı. Hatta, Necâşî kendilerine getirdikleri hediyelerini bile iâde etti.</p>
<p>Bu haberi duyan Kureyş müşrikleri büyük bir sarsıntı geçirdiler. Korktukları başlarına gelmiş sayılırdı!</p>
<p>The post <a href="https://hacialibayram.com/ikinci-musluman-kafilesi-habesistana-hicret-ediyor/">İkinci Müslüman Kafilesi Habeşistan’a Hicret Ediyor</a> appeared first on <a href="https://hacialibayram.com">hacialibayram.com Sevgi yolu</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://hacialibayram.com/ikinci-musluman-kafilesi-habesistana-hicret-ediyor/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Hz. Muhammed’in; İlk Hicret, Hüzün Yılı, Ayın Yarılması ve Miraç Mucizeleri</title>
		<link>https://hacialibayram.com/hz-muhammedin-ilk-hicret-huzun-yili-ayin-yarilmasi-ve-mirac-mucizeleri/</link>
					<comments>https://hacialibayram.com/hz-muhammedin-ilk-hicret-huzun-yili-ayin-yarilmasi-ve-mirac-mucizeleri/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[admin]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 04 Jan 2021 21:41:29 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Genel]]></category>
		<category><![CDATA[Ay yarıldı mı]]></category>
		<category><![CDATA[Ay'ın YARILMASI Hindistan]]></category>
		<category><![CDATA[ay'ın yarilmasi nasa]]></category>
		<category><![CDATA[Ayın ikiye bölünmesi ispatı NASA]]></category>
		<category><![CDATA[Ayın ikiye bölünmesi saçmalığı]]></category>
		<category><![CDATA[Ayın YARILMASI ayet]]></category>
		<category><![CDATA[Ayın YARILMASI ile ilgili hadisler]]></category>
		<category><![CDATA[Ayın yarılması gerçek mi]]></category>
		<category><![CDATA[habeşistan'a hicret kısaca]]></category>
		<category><![CDATA[habeşistan'a ilk hicret edenler]]></category>
		<category><![CDATA[Hicret ne DEMEK]]></category>
		<category><![CDATA[Hicret neye denir ilk hicret nereye olmuştur]]></category>
		<category><![CDATA[Hüzün yılı 620]]></category>
		<category><![CDATA[Hüzün yılı arapçası]]></category>
		<category><![CDATA[Hüzün yılı Diyanet]]></category>
		<category><![CDATA[Hüzün yılı kimlerin vefat ettiği yıldır]]></category>
		<category><![CDATA[Hüzün Yılı nedir]]></category>
		<category><![CDATA[Hüzün yılında inen sureler]]></category>
		<category><![CDATA[Hüzün yılında ne oldu]]></category>
		<category><![CDATA[İslâm tarihinde ilk hicret]]></category>
		<category><![CDATA[İsra Ve Miraç Mucizesi habeşistan'a ilk hicret]]></category>
		<category><![CDATA[Müslümanların hicreti]]></category>
		<category><![CDATA[Peygamberimizin hicreti kısaca]]></category>
		<category><![CDATA[Taif yolculuğu]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://hacialibayram.com/?p=21011</guid>

					<description><![CDATA[<p>Hz. Muhammed’in; İlk Hicret, Hüzün Yılı, Ayın Yarılması ve Miraç Mucizeleri Habeşistan&#8217;a Hicret Hz. Hamza&#8217;nın Müslüman Olması Müşriklerin Peygamberimize Yeni Teklifleri Kırkıncı Müslüman Hz. Ömer İkinci Müslüman Kafilesi Habeşistan&#8217;a Hicret Ediyor Şakk-ı Kamer Mucizesi Hz. Ebu Bekir&#8217;in Ubey Bin Halef İle Bahse Girmesi Müslümanlara Karşı Boykot Uygulanması İslamın Yayılması ve Efendimize Yapılan İlahi İkaz Hüzün [&#8230;]</p>
<p>The post <a href="https://hacialibayram.com/hz-muhammedin-ilk-hicret-huzun-yili-ayin-yarilmasi-ve-mirac-mucizeleri/">Hz. Muhammed’in; İlk Hicret, Hüzün Yılı, Ayın Yarılması ve Miraç Mucizeleri</a> appeared first on <a href="https://hacialibayram.com">hacialibayram.com Sevgi yolu</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<h1>Hz. Muhammed’in; İlk Hicret, Hüzün Yılı, Ayın Yarılması ve Miraç Mucizeleri</h1>
<div class="views-row views-row-1 views-row-odd views-row-first">
<p class="views-field views-field-title"><i class="file text outline icon"></i><a href="https://hacialibayram.com/habesistana-hicret/">Habeşistan&#8217;a Hicret</a></p>
</div>
<p class="field-content"><i class="file text outline icon"></i><a href="https://hacialibayram.com/hz-hamzanin-musluman-olmasi/">Hz. Hamza&#8217;nın Müslüman Olması</a></p>
<p class="field-content"><i class="file text outline icon"></i><a href="https://hacialibayram.com/musriklerin-peygamberimize-yeni-teklifleri/">Müşriklerin Peygamberimize Yeni Teklifleri</a></p>
<p class="field-content"><i class="file text outline icon"></i><a href="https://hacialibayram.com/kirkinci-musluman-hz-omer/">Kırkıncı Müslüman Hz. Ömer</a></p>
<p class="field-content"><i class="file text outline icon"></i><a href="https://hacialibayram.com/ikinci-musluman-kafilesi-habesistana-hicret-ediyor/">İkinci Müslüman Kafilesi Habeşistan&#8217;a Hicret Ediyor</a></p>
<p class="field-content"><i class="file text outline icon"></i><a href="https://hacialibayram.com/sakk-i-kamer-mucizesi/">Şakk-ı Kamer Mucizesi</a></p>
<p class="field-content"><i class="file text outline icon"></i><a href="https://hacialibayram.com/hz-ebu-bekirin-ubey-bin-halef-ile-bahse-girmesi/">Hz. Ebu Bekir&#8217;in Ubey Bin Halef İle Bahse Girmesi</a></p>
<p class="field-content"><a href="https://hacialibayram.com/muslumanlara-karsi-boykot-uygulanmasi/">Müslümanlara Karşı Boykot Uygulanması</a></p>
<p class="field-content"><i class="file text outline icon"></i><a href="https://hacialibayram.com/islamin-yayilmasi-ve-efendimize-yapilan-ilahi-ikaz/">İslamın Yayılması ve Efendimize Yapılan İlahi İkaz</a></p>
<p class="field-content"><i class="file text outline icon"></i><a href="https://hacialibayram.com/huzun-yili-ebu-talip-ve-hz-haticenin-vefatlari/">Hüzün Yılı; Ebu Talip ve Hz. Hatice&#8217;nin Vefatları</a></p>
<p class="field-content"><i class="file text outline icon"></i><a href="https://hacialibayram.com/peygamberimizin-hz-aise-ile-nisanlanmasi-ve-hz-sevde-ile-evlenmesi/">Peygamberimizin Hz. Aişe İle Nişanlanması Ve Hz. Sevde İle Evlenmesi</a></p>
<p class="field-content"><i class="file text outline icon"></i><a href="https://hacialibayram.com/resulullahin-teblige-devam-etmesi-ve-taife-gitmesi/">Resülullah&#8217;ın Tebliğe Devam Etmesi ve Taif&#8217;e Gitmesi</a></p>
<p class="field-content"><a href="https://hacialibayram.com/isra-ve-mirac-mucizesi/">İsra ve Mirac Mucizesi</a></p>
<p>The post <a href="https://hacialibayram.com/hz-muhammedin-ilk-hicret-huzun-yili-ayin-yarilmasi-ve-mirac-mucizeleri/">Hz. Muhammed’in; İlk Hicret, Hüzün Yılı, Ayın Yarılması ve Miraç Mucizeleri</a> appeared first on <a href="https://hacialibayram.com">hacialibayram.com Sevgi yolu</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://hacialibayram.com/hz-muhammedin-ilk-hicret-huzun-yili-ayin-yarilmasi-ve-mirac-mucizeleri/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
	</channel>
</rss>
