<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>Zekâtın şartları arşivleri - hacialibayram.com Sevgi yolu</title>
	<atom:link href="https://hacialibayram.com/tag/zekatin-sartlari/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>https://hacialibayram.com/tag/zekatin-sartlari/</link>
	<description>Seğirmeler, Kur'anı Kerim , İlmihal, Dini Bilgiler Namaz ve Kuranı Kerim ve daha fazlası.</description>
	<lastBuildDate>Mon, 13 Sep 2021 08:15:47 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	<generator>https://wordpress.org/?v=6.9.4</generator>

<image>
	<url>https://hacialibayram.com/wp-content/uploads/2020/02/babam-konuÅŸmacÄ±.png</url>
	<title>Zekâtın şartları arşivleri - hacialibayram.com Sevgi yolu</title>
	<link>https://hacialibayram.com/tag/zekatin-sartlari/</link>
	<width>32</width>
	<height>32</height>
</image> 
	<item>
		<title>Zekatın Dağıtım Usulü</title>
		<link>https://hacialibayram.com/zekatin-dagitim-usulu/</link>
					<comments>https://hacialibayram.com/zekatin-dagitim-usulu/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[admin]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 13 Sep 2021 08:15:47 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[İlmihal]]></category>
		<category><![CDATA[Diyanet zekat HESAPLAMA]]></category>
		<category><![CDATA[Lâlegül zekat hesaplama]]></category>
		<category><![CDATA[Zekât ayetleri]]></category>
		<category><![CDATA[Zekat HESAPLAMA]]></category>
		<category><![CDATA[Zekat kimlere verilmez]]></category>
		<category><![CDATA[Zekat oranları]]></category>
		<category><![CDATA[zekat oranları 8-sınıf]]></category>
		<category><![CDATA[Zekâtın şartları]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://hacialibayram.com/?p=27591</guid>

					<description><![CDATA[<p>Zekatın Dağıtım Usulü Zekâtın, ilgili âyette geçen ve yukarıda açıklanan sekiz sınıfa verilmesi gerektiği fakihler arasında genel kabul görmüş, fakat zekât gelirinin bu sekiz gruba nasıl dağıtılacağı, grupların payının eşit olmasının gerekip gerekmediği tartışmalı kalmıştır. Hanefî ve Mâlikî fakihleri ile Ahmed b. Hanbel&#8217;den nakledilen bir görüşe göre, zekât mükellefi zekâtını bunların her birine verebileceği gibi, [&#8230;]</p>
<p>The post <a href="https://hacialibayram.com/zekatin-dagitim-usulu/">Zekatın Dağıtım Usulü</a> appeared first on <a href="https://hacialibayram.com">hacialibayram.com Sevgi yolu</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<h1>Zekatın Dağıtım Usulü</h1>
<p><strong>Zekâtın</strong>, ilgili âyette geçen ve yukarıda açıklanan sekiz sınıfa verilmesi gerektiği fakihler arasında genel kabul görmüş, fakat zekât gelirinin bu sekiz gruba nasıl dağıtılacağı, grupların payının eşit olmasının gerekip gerekmediği tartışmalı kalmıştır. Hanefî ve Mâlikî fakihleri ile Ahmed b. Hanbel&#8217;den nakledilen bir görüşe göre, zekât mükellefi <strong>zekâtını</strong> bunların her birine verebileceği gibi, sadece bir sınıfa da ödeyebilir. Bu fakihlere göre<strong> zekâtın sarf yerlerinden</strong> söz eden âyet, zekâtta her bir grubun ayrı ayrı ve eşit hakkı olduğunu ve bunlar arasında bölüştürülmesi gerektiğini açıklamak için değil, zekâtın bu yerlere verilebileceğini açıklamak içindir.</p>
<p>Şâfiîler&#8217;e göre zekât, sahibi veya vekili tarafından dağıtılıyorsa, zekât işinde çalışanlar (el-âmilîn) dışında yedi sınıftan bulunabilenlere eşit olarak dağıtılmalı ve her sınıftan en az üç kişiye verilmelidir. Çünkü âyette zekât verilecek sınıfların ayrı ayrı hak sahibi oldukları belirtilmek istenmiştir. Ahmed b. Hanbel&#8217;den de bu yönde bir görüş rivayet edilmektedir. Ayrıca âyette sekiz grup insanın sayılması, bunların dışında kimseye zekât verilip verilemeyeceği tartışmasını da gündeme getirmiştir.</p>
<p>Fakihlerin çoğunluğuna ve İslâm hukukunun klasik doktrinine göre âyet, zekâtı kendine has nitelikleri bulunan özel bir hak/ödeme sayıp sadece bu sınıflara tahsis etmekte, diğer harcama alanlarını ve ihtiyaç sahiplerini ise başka tür tahsilâtlara ve ödemelere bırakmakta, bu nedenle <strong>zekâtın</strong> bu sayılan alanların dışında bir yere harcanması câiz görülmemektedir. Günümüzde müslüman toplumların alacağı yeni şekle de bağlı olarak zekâta daha geniş bir işlev kazandırmak isteyen bazı âlimlerin anlayışı ise, âyetin geniş yorumlanması, sayılan sekiz sınıfın hemen hemen her toplumdaki âcil ihtiyaç sahiplerini örneklendirmeyi amaçladığı, benzer ihtiyaç sahiplerinin ve kamu yararı taşıyan alanların da <strong>zekâtın sarf yeri</strong> kapsamına alınabileceği yönündedir.</p>
<p>Âyette sayılan &#8220;müellefe-i kulûb&#8221; ve &#8220;fî sebîlillâh&#8221; kavramlarına geniş yorum getirenler de dolaylı olarak benzeri bir sonuca varmaktadır. Görüş ayrılığının temelinde, İslâm toplumunda <strong>zekâtın anlam, amaç ve işlevi</strong>nin ne olacağı konusundaki farklı yaklaşımlar yatmaktadır. Öte yandan, günümüzde <strong>zekâtın dağıtımının</strong> zenginle ihtiyaç sahibi arasında ikili ilişkiye ve zenginlerin kişisel tercihlerine bırakılmasının bir hayli olumsuz sonucunun bulunduğu da bilinmektedir. Böyle olunca, toplumdaki zenginliğin hak sahiplerine dengeli ve adaletli şekilde ulaşabilmesi için, <strong>zekâtın toplanması ve dağıtımının</strong> sosyal bir organizasyonla gerçekleştirilmesinde, sandık veya fon oluşturularak toplumun en ücra köşelerine kadar uzanan bir bilgi ve dağıtım ağı kurulmasında yarar bulunmaktadır. Bu yol, <strong>zekâtın anlam ve amacına</strong> uygun şekilde düzenli ve dengeli dağılımına büyük ölçüde hizmet edeceğinden günümüzde fevkalâde önem kazanmıştır. <strong>Zekâtın amaç ve işlevi</strong> konusundaki geniş yorum, bu konuda da çözümü kolaylaştırıcı bir rol üstlenmektedir.</p>
<p>The post <a href="https://hacialibayram.com/zekatin-dagitim-usulu/">Zekatın Dağıtım Usulü</a> appeared first on <a href="https://hacialibayram.com">hacialibayram.com Sevgi yolu</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://hacialibayram.com/zekatin-dagitim-usulu/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Zekatın Dağıtımı</title>
		<link>https://hacialibayram.com/zekatin-dagitimi/</link>
					<comments>https://hacialibayram.com/zekatin-dagitimi/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[admin]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 30 Aug 2021 02:06:04 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[İlmihal]]></category>
		<category><![CDATA[Diyanet zekat bağış]]></category>
		<category><![CDATA[Diyanet zekat HESAPLAMA]]></category>
		<category><![CDATA[Doğru zekat HESAPLAMA]]></category>
		<category><![CDATA[Zekât ayetleri]]></category>
		<category><![CDATA[Zekât Diyanet]]></category>
		<category><![CDATA[Zekat nasıl HESAPLANIR]]></category>
		<category><![CDATA[Zekat nasıl verilir]]></category>
		<category><![CDATA[Zekâtın şartları]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://hacialibayram.com/?p=27247</guid>

					<description><![CDATA[<p>Zekatın Dağıtımı Zekâtın, müslümanın temel dinî ödevlerinden birisi olduğu Kur&#8217;an&#8217;da sıklıkla tekrarlanmakla birlikte, namaz gibi zekât da genel ve kapalı (mücmel) bir ifadeyle emredilmiş, hangi malların hangi şartlar altında zekâta tâbi oldukları konusunda ayrıntılı bilgi verilmemiştir. Bu konudaki ayrıntılı fıkhî hükümlerin önemli bir kısmının Hz. Peygamber&#8217;in ve sahâbenin uygulamalarından kaynaklandığını biliyoruz. Ancak Kur&#8217;an zekâtın kimlere [&#8230;]</p>
<p>The post <a href="https://hacialibayram.com/zekatin-dagitimi/">Zekatın Dağıtımı</a> appeared first on <a href="https://hacialibayram.com">hacialibayram.com Sevgi yolu</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<h1>Zekatın Dağıtımı</h1>
<p><strong>Zekâtın</strong>, müslümanın temel dinî ödevlerinden birisi olduğu Kur&#8217;an&#8217;da sıklıkla tekrarlanmakla birlikte, namaz gibi zekât da genel ve kapalı (mücmel) bir ifadeyle emredilmiş, hangi malların hangi şartlar altında zekâta tâbi oldukları konusunda ayrıntılı bilgi verilmemiştir. Bu konudaki ayrıntılı fıkhî hükümlerin önemli bir kısmının Hz. Peygamber&#8217;in ve sahâbenin uygulamalarından kaynaklandığını biliyoruz. Ancak <strong>Kur&#8217;an zekâtın</strong> kimlere verileceğini özellikle belirtmiş ve hicrî 9. yılda inen Tevbe sûresinin 60. âyetinde bu kişiler ayrı ayrı sayılmıştır.</p>
<p>Âyette şöyle buyurulur: <strong><em>&#8220;Sadakalar (zekâtlar)</em> Allah&#8217;tan bir farz olarak fakirlere, miskinlere, zekât işinde çalışanlara, kalpleri İslâm&#8217;a ısındırılacaklara, kölelere, borçlulara, Allah yolunda olanlara ve yolda kalmışlara aittir. Allah bilendir, hakîmdir.&#8221;</strong><br />
<strong>Kur&#8217;an&#8217;da zekâtın harcama</strong> yerlerinin ayrı ayrı belirtilmesinin sebebi, önceki âyetlerde (et-Tevbe 6/58, 59) açıklanmıştır: Hz. Peygamber zamanında mala düşkün bazı kişiler zekât mallarına göz dikmiş ve Hz. Peygamber&#8217;den bunları kendilerine vermesini istemişlerdi. Resûlullah onların hak etmedikleri isteklerde bulunmalarını hoş karşılamamış, onlar da serzenişte bulunmaya başlamışlardı.</p>
<p>Bunun üzerine yüce Allah hem onların bu davranışlarını kınayan âyetlerini indirmiş (et-Tevbe 9/58-59) hem de zekâtın sarf yerlerini açıklamıştır. Tarihin tanıdığı en eski devlet gelirlerinden olan vergi, yine tarih boyu çeşitli ülke ve imparatorluklar tarafından değişik türlerde halktan toplanmış, ancak bu vergiler genelde yerine harcanmayıp kral veya imparatorların kişisel masraflarına veya onların akraba ve yardımcılarına harcanmak üzere hazineye konulmuştur. <strong>Kur&#8217;an&#8217;da zekâtın</strong> sarf yerleri gösterilmekle, bu tür yolsuzluk ve usulsüzlükler önlenmek istenmiş, <strong>zekâtın dağıtımı</strong> dar görüşlü ve taraflı davranabilecek yapıdaki yöneticilerin insafına bırakılmamış, onu almaya gerçekten hak kazanan fakir ve muhtaçlar dururken, hak etmeyen fakat hırs ve tamahı yüzünden zekât mallarına göz dikenlerin ümitleri de kırılmıştır.</p>
<p>The post <a href="https://hacialibayram.com/zekatin-dagitimi/">Zekatın Dağıtımı</a> appeared first on <a href="https://hacialibayram.com">hacialibayram.com Sevgi yolu</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://hacialibayram.com/zekatin-dagitimi/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Maaş, Ücret ve Serbest Meslek Kazançları</title>
		<link>https://hacialibayram.com/maas-ucret-ve-serbest-meslek-kazanclari/</link>
					<comments>https://hacialibayram.com/maas-ucret-ve-serbest-meslek-kazanclari/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[admin]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 23 Aug 2021 04:04:23 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[İlmihal]]></category>
		<category><![CDATA[Toprak ürünlerinden alınan zekât]]></category>
		<category><![CDATA[Zekat eşya olarak verilir mi]]></category>
		<category><![CDATA[Zekat HESAPLAMA]]></category>
		<category><![CDATA[Zekat nasıl HESAPLANIR]]></category>
		<category><![CDATA[Zekat oranları]]></category>
		<category><![CDATA[zekat oranları 8-sınıf]]></category>
		<category><![CDATA[Zekat vermek ne demek]]></category>
		<category><![CDATA[Zekâtın şartları]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://hacialibayram.com/?p=27064</guid>

					<description><![CDATA[<p>Maaş, Ücret ve Serbest Meslek Kazançları Dar anlamda maaş bir hizmet mukabilinde çalışan kimseye verilen aylık ücrettir. Ücret de emeğin ve hizmetin fiyatına, satış bedeline denir. Serbest meslek kazançları da geçici veya devamlı olarak her türlü serbest meslek faaliyetlerinden doğan kazançlardır. Memur maaşları, işçi ücretleri, doktor, mühendis, avukat, terzi, berber gibi serbest meslek sahiplerinin kazançlarının [&#8230;]</p>
<p>The post <a href="https://hacialibayram.com/maas-ucret-ve-serbest-meslek-kazanclari/">Maaş, Ücret ve Serbest Meslek Kazançları</a> appeared first on <a href="https://hacialibayram.com">hacialibayram.com Sevgi yolu</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<h1>Maaş, Ücret ve Serbest Meslek Kazançları</h1>
<p>Dar anlamda <strong>maaş</strong> bir hizmet mukabilinde çalışan kimseye verilen aylık ücrettir. Ücret de emeğin ve hizmetin fiyatına, satış bedeline denir. Serbest meslek kazançları da geçici veya devamlı olarak her türlü serbest meslek faaliyetlerinden doğan kazançlardır. <strong>Memur maaşları,</strong> <strong>işçi ücretleri, doktor, mühendis, avukat, terzi, berber gibi serbest meslek sahiplerinin kazançlarının zekâtı</strong> konusunda iki görüş vardır.</p>
<p>Klasik kaynaklardaki bilgileri değenlendiren ve onlardan hareketle bazı sonuçlara ulaşan çağımızdaki bilginlerin bir kısmına göre, ücretlilerin ve serbest meslek sahiplerinin gelirlerinin toplamı nisaba ulaşır ve üzerinden bir yıl geçerse, ihtiyaçlar giderilip borçlar düşüldükten sonra<strong> % 2.5&#8217;u zekât olarak verilir.</strong></p>
<p>Bu görüş sahipleri bir malın <strong>zekâta tâbi</strong> olabilmesi için üzerinden bir kamerî yılın geçmiş olması gerektiği noktasından hareket ederler. Ebû Ubeyd, Hz. Ebû Bekir&#8217;in devlet gelirlerinden hak sahiplerine atâ adıyla <strong>maaş (veya devlet gelirlerinden pay)</strong> verirken onlara üzerinden bir sene geçen malları olup olmadığını sorduğunu, mükellefler müsbet cevap verirlerse, dağıttığı <strong>maaştan</strong>, o malların <strong>zekâtını</strong> aldığını, Hz. Osman&#8217;ın da aynı uygulamada bulunduğunu, Hz. Ali&#8217;nin &#8220;Kişinin yeni kazandığı malının üzerinden bir sene geçmedikçe, o malda zekât tahakkuk etmez&#8221; dediğini, Abdullah b. Mes‘ûd&#8217;un da aynı anlamda fetva vermiş olduğunu rivayet eder (el-Emvâl, nr. 1122, 1125-1129).</p>
<p>Bu rivayetleri değerlendiren Ebû Ubeyd, Hulefâ-yi Râşidîn&#8217;in devlet gelirlerinden hak sahiplerine dağıttıkları atâdan hemen <strong>zekât tahsil etmediklerini,</strong> fakat onların zekât tahakkuk eden diğer mallarının <strong>zekât borçlarını</strong>, bu tahsisattan kesmiş olduklarını söyler (el-Emvâl, nr. 564). İkinci grup bilginler ise, bu tür gelirlerin zekâta tâbi tutulması için bir senelik sürenin geçmesini gereksiz görürler. Onlara göre,<strong> maaş, ücret ve serbest meslek kazançları</strong> kaynaklarda zikri geçen mâl-i müstefâd yani miras, bağış, mükâfat gibi yollardan gelen gelirlere benzerler.</p>
<p>Diğer taraftan, kaynaklarda İbn Abbas, Muâviye ve Ömer b. Abdülazîz&#8217;in yeni kazanılan maldan, sene geçme şartı aramadan <strong>zekât</strong> tahsil ettikleri rivayet edilir (el-Emvâl, nr. 1132-1133). Ebû Ubeyd&#8217;e göre İbn Abbas&#8217;ın konu ile ilgili fetvasında kastedilen toprak mahsulleridir. Yani sene geçmeden <strong>zekâtı verilecek olan toprak mahsulleri zekâtıdır ki</strong> &#8220;hasat zamanı&#8221; ödenir. Medineliler arazi mahsulüne &#8220;emvâl&#8221; adını verirler. İbn Rüşd&#8217;ün de işaret ettiği gibi mâl-i müstefâdın yani miras, bağış, mükâfat gibi gelirlerin kazanıldığı anda zekâtının ödenip ödenmeyeceği hakkında Hz. Peygamber ve sahâbeden açık bir rivayetin bulunmadığı doğrudur.</p>
<p>Bu sebeple de birinci grup fakihler klasik çizgiyi takip ederek altın, gümüş, ticaret malları ve hayvanlardan <strong>zekât alınmasında ölçü</strong> olan &#8220;malın üzerinden bir yıl geçmesi&#8221; şartını <strong>maaş, ücret, serbest meslek kazançları</strong> için de geçerli saymışlardır. Eski dönemlere oranla ekonomik şartların bir hayli değiştiği, enflasyonun âdeta kaçınılmaz olduğu ve tüketimin giderek arttığı günümüz toplumlarında işçi, memur ve serbest meslek sahiplerinin <strong>zekât vermesi</strong> için ihtiyaç fazlası gelirlerinin üzerinden bir yılın geçmesi gerektiğini söylemek fazla gerçekçi değildir.</p>
<p>Belki daha uygun olan, bu tür düzenli geliri olan kimselerin aslî ve temel giderlerini, bu amaçlı tasarruf ve borçlarını düştükten sonra, arta kalan gelir yıl sonu itibariyle toplandığında nisab miktarına ulaşıyorsa, yılın tamamlanmasını beklemeden aylık gelirinden düzenli olarak <strong>% 2.5 oranında zekât vermesidir.</strong> Aslî ve temel giderler, yukarıda izah edilen havâic-i asliyye çerçevesine giren hususlardır. Din İşleri Yüksek Kurulu, <strong>maaş ve benzeri standart gelirlerin</strong>, diğer gelirlere katılarak nisap miktarının üzerinden bir yıl geçtikten sonra <strong>zekat verilmesi gerektiği</strong> görüşündedir.</p>
<p>The post <a href="https://hacialibayram.com/maas-ucret-ve-serbest-meslek-kazanclari/">Maaş, Ücret ve Serbest Meslek Kazançları</a> appeared first on <a href="https://hacialibayram.com">hacialibayram.com Sevgi yolu</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://hacialibayram.com/maas-ucret-ve-serbest-meslek-kazanclari/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Zekatın Mahiyeti ve Önemi</title>
		<link>https://hacialibayram.com/zekatin-mahiyeti-ve-onemi/</link>
					<comments>https://hacialibayram.com/zekatin-mahiyeti-ve-onemi/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[admin]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 04 Aug 2021 21:54:53 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[İlmihal]]></category>
		<category><![CDATA[Hac ne zaman farz kılınmıştır]]></category>
		<category><![CDATA[Zekat nerede farz kılınmıştır]]></category>
		<category><![CDATA[Zekatın Faydaları]]></category>
		<category><![CDATA[Zekâtın önemi ile ilgili Hadisler]]></category>
		<category><![CDATA[Zekâtın Önemi Vaaz]]></category>
		<category><![CDATA[Zekatın Önemi ve FAYDALARI]]></category>
		<category><![CDATA[Zekâtın şartları]]></category>
		<category><![CDATA[Zekâtın toplumsal faydaları]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://hacialibayram.com/?p=26591</guid>

					<description><![CDATA[<p>Zekatın Mahiyeti ve Önemi Zekâtın kelime anlamı &#8220;artma, çoğalma, arıtma ve berekettir&#8221;. &#8220;Doğru söylemek, sözünü tutmak&#8221; anlamına gelen sıdk kökünden alınmış olan ve Kur&#8217;an ve Sünnet&#8217;te zekât anlamında da kullanılmış olan sadaka kelimesi, daha sonraki devirlerde gönüllü malî ödemeler için kullanılmaya başlanmıştır. Fıkıh terminolojisinde ise zekât, Allah&#8217;ın, belirli yerlere sarfedilmek üzere dince zengin sayılan kişilerin [&#8230;]</p>
<p>The post <a href="https://hacialibayram.com/zekatin-mahiyeti-ve-onemi/">Zekatın Mahiyeti ve Önemi</a> appeared first on <a href="https://hacialibayram.com">hacialibayram.com Sevgi yolu</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<h1>Zekatın Mahiyeti ve Önemi</h1>
<p>Zekâtın kelime anlamı &#8220;artma, çoğalma, arıtma ve berekettir&#8221;. &#8220;Doğru söylemek, sözünü tutmak&#8221; anlamına gelen sıdk kökünden alınmış olan ve Kur&#8217;an ve Sünnet&#8217;te zekât anlamında da kullanılmış olan sadaka kelimesi, daha sonraki devirlerde gönüllü malî ödemeler için kullanılmaya başlanmıştır. Fıkıh terminolojisinde ise zekât, Allah&#8217;ın, belirli yerlere sarfedilmek üzere dince zengin sayılan kişilerin mallarından belli bir payın alınması işlemini ifade eder.</p>
<p>Kur&#8217;ân-ı Kerîm&#8217;de zekât kelimesi iki yerde (el-Kehf 18/81; Meryem 19/13) sözlük anlamında; sekizi Mekke döneminde nâzil olan sûrelerde olmak üzere otuz âyette ise terimsel anlamda kullanılmıştır. Bu âyetlerin yirmi yedisinde namazla birlikte zikredilmiştir. Bundan anlaşıldığına göre, İslâm&#8217;ın ilk dönemlerinden itibaren müslümanlar zekât fikrine alıştırılmış, daha sonra da, zengin olanların bu imkânını belli oranda fakirlerin ve toplumun ihtiyacı için harcaması gerektiği, bunun namaz ibadeti kadar önemli<br />
olduğu hususu vurgulanmıştır.</p>
<p>Zekâtın Medine döneminde farz kılındığı bilinmekle birlikte bunun hangi yılda gerçekleştiği tartışmalıdır. Bir tesbite göre zekât hicretin 2. yılında ramazan orucundan önce, diğer bir tesbite göre ise aynı yıl ramazan orucundan sonra farz kılınmıştır. Buhârî&#8217;nin rivayet ettiği bir hadiste Hz. Peygamber&#8217;in zekât farz olmadan önce fıtır sadakasını vermeyi emrettiği, zekât farz<br />
kılındıktan sonra ise fıtır sadakası konusuna değinmediği, ancak müslümanların her ramazan ayında bayram namazından önce fıtır sadakası vermeye devam ettikleri belirtilmektedir (Buhârî, “Zekât”, 76). Bu hadis, fıtır sadakasının zekâtın farz olmasından önce emredildiğini gösterdiğine göre ve orucun farz kılındığını bildiren âyet hicretin 2. yılında indiğine göre, zekâtın<br />
ramazan orucundan sonra farz olması gerekmektedir.</p>
<p>Kur&#8217;ân-ı Kerîm&#8217;de ve Hz. Peygamber&#8217;in sünnetinde zekât daima namazla birlikte zikredilmiştir. Bu husus namazla zekât arasındaki kuvvetli bağlılığa, kişinin Müslümanlığının ancak bu ikisini eda etmekle olgunluk derecesine ereceğine bir delildir. Namaz bedenî, zekât ise malî bir ibadettir. İkisine hâkim olan ruh Allah&#8217;a yaklaşmak ve onun rızâsını kazanmaktır. Kur&#8217;an zekât vermeyi, müminlerin, muhsinlerin, iyi ve müttaki kulların vasıflarından saymıştır. O halde müminler, muhsinler, müttakiler zümresinde yerini almak isteyen bir zengin, zekâtını verecek namazını da kılacaktır.</p>
<p>Zira Cenâb-ı Allah kurtuluşa erecek müminlerin bir özelliğinin de zekâtlarını vermeleri veya zengin olup da zekât verebilmek için çalışmaları olduğunu haber vermektedir (el-Mü’minûn 23/1-4). Yine bir hadiste, her insanın sadaka vermesi bir ödev olarak telakki edilmiş ve bu uğurda çalışması teşvik edilmiştir (Buhârî, “Zekât”, 30). Kur&#8217;ân-ı Kerîm&#8217;de zekâtın mâna ve öneminden bahseden birçok âyet vardır: &#8220;Hidâyet ve müjde namaz kılan, zekât veren müminler içindir&#8221; (Lokmân 31/3-4). &#8220;Yüzlerinizi doğu ve batı tarafına çevirmeniz iyi olmak demek değildir.</p>
<p>Asıl iyi olan, Allah&#8217;a, âhiret gününe, meleklere, kitaba, peygamberlere inanan, yakınlarına, yetimlere, düşkünlere, yolculara, yoksullara ve kölelere sevdiği maldan harcayan, namaz kılan ve zekât verenler&#8230; dir&#8221; (el-Bakara 2/177). Kur&#8217;ân-ı Kerîm müşrikleri kötülerken onların vasıflarından birinin zekât vermemek olduğunu zikreder: &#8220;Yazıklar olsun o müşriklere ki, onlar zekât vermezler ve âhireti de inkâr ederler&#8221; (Fussilet 41/6-7). Burada hem onların toplumdaki ihtiyaç sahibi kimseler için harcama yapmadığı, bencil davrandığı ifade edilmiş hem de zekâtın ve âhirete imanın müminlerin iki temel özelliği olduğu vurgulanmıştır.</p>
<p>Zekât vermeyen bir zengin Allah&#8217;ın geniş rahmetine, Allah ve Resulü&#8217;nün dostluğuna da hak kazanamaz. Zira Allah Teâlâ şöyle buyurur: &#8220;Rahmetim her şeyi kuşatmıştır. Ben onu, sakınan, zekât veren ve âyetlerime iman edenlere has olmak üzere tesbit edeceğim&#8221; (el-A‘râf 7/156). &#8220;Sizin dostunuz ancak Allah, O&#8217;nun elçisi ve boyun bükerek namazı kılan, zekâtı veren müminlerdir&#8221; (el-Mâide 5/55). Bütün bu âyetler zekâtın ne büyük önem taşıdığının açık delilleridir.</p>
<p>Zekât, fıkıh dilinde sadece &#8220;farz&#8221; diye bilinen hükümlerden biri olmayıp, aynı zamanda İslâm binasının üzerine inşa edildiği beş büyük sütundan biridir; İslâmiyet&#8217;i karakterize eden kurumlardandır. İslâm&#8217;ın beş şartından biri olan namaz bedenî ibadetleri, zekât ise malî ibadetleri simgeler. Zekât her şeyden önce bir ibadettir. Müslüman bu ibadeti Allah&#8217;ın emrine uyarak, O&#8217;nun rızâsına kavuşmayı dileyerek gönül hoşnutluğu ve halis bir niyetle yerine getirmelidir. Çünkü, ancak bu şekilde eda edilen zekât Allah katında kabul görebilir.</p>
<p>Zekâtını öncelikle zamanı ve mekânı yaratan yüce Allah&#8217;ın emri olduğu için ödeyen, bu ve diğer ibadetleri O&#8217;na yakın olmak, O&#8217;na şükretmek amacıyla yerine getiren müslüman, âhiret hayatının nimetlerine ve cennette Allah&#8217;a yakın olmaya ehil olur. Zekâtın bu ibadet mânası yanında bir de yüce insanî hedefleri, üstün ahlâkî değerleri ve iktisadî gayeleri vardır. Kur&#8217;ân-ı Kerîm zekâtın hedeflerini “tathîr” (temizleme) ve “tezkiye” (arıtma) kelimeleriyle özetler: &#8220;Onların mallarından sadaka (zekât) al. Onunla kendilerini temizlemiş ve tezkiye etmiş olursun&#8221; (et-Tevbe 9/103). Bu iki kelime zenginin ruh ve nefsinin, mal ve servetinin hem maddî hem de mânevî yönden temizlenme ve arınmasını içine almaktadır. Bunları şöyle açıklamak mümkündür:</p>
<p>Zekât veren, başta cimrilik olmak üzere birçok kötü huy ve alışkanlıktan arınır. Cimrilik fert ve toplum için kötü bir hastalıktır. Bu hastalık kişiyi mal uğruna kan dökmeye, vatana ihanete, devlet malını yemeye kadar götürür. İşte zekât –verildiği oranda– ödeyenin duygularını mala tutkunluk zilletinden temizler, paraya kulluk bağından kurtarır. İslâm dini insanın sadece Allah&#8217;a kul olmasını, Allah&#8217;tan başka her şeyin esaretinden kurtulmasını, yaratılmışların efendisi olma özelliğini korumasını arzu etmektedir.</p>
<p>Bunun bir yolu da zenginin her sene malının zekâtını vererek hem Allah&#8217;ın emrine boyun eğmesi hem de dünya malının kendisine<br />
geçici bir süre için tevdi edilmiş bir emanet olduğunun bilincine varmasıdır. Bencillikten kurtulan, paraya ve mala düşkünlükten temizlenen, darda kalmışların yardımına koşmayı huy edinen kimseler Allah&#8217;ın ve elçisinin ahlâkı ile ahlâklanırlar. Zekât, Allah&#8217;ın verdiği nimetlere şükürdür. Namaz, oruç gibi bedenî ibadetler, Allah&#8217;ın ihsan ettiği vücut sıhhat ve selâmetinin şükrüdür. Başta zekât olmak üzere yapılan gönüllü malî ödemeler de mal nimetinin şükrüdür.</p>
<p>Bu duygularla zekâtını veren mümin her nimetin, meselâ sağlığın, ilmin, sanatın şükürlerinin o nimetlerle ödeneceğinin şuuruna varır. Zekât, zenginin sadece kötü huy ve duygularını gidermekle kalmaz, onun malını da başkalarının haklarından temizler. Zenginin malında fakirin ve ihtiyaç sahibinin hakkı bulunduğundan bu hak ayrılıp verilmedikçe mal temizlenmiş sayılmaz. Sosyal dayanışma sisteminin temelini oluşturan zekâtın, bir ibadet anlayışıyla ele alınması ve fakir, kimsesiz, muhtaç, yetim, yolda kalmış ve borçlu gibi yardıma muhtaç bütün sınıfları kapsayacak kadar geniş olması, İslâm dininin toplumsal bütünleşme, kaynaşma ve dayanışmaya büyük bir önem atfettiğini gösterir.</p>
<p>Günümüzde insanların devletten vergi kaçırmak için ince muhasebe hesapları yaptırdıkları düşünülürse, modern vergilendirme prensiplerinin hemen hepsini bünyesinde taşıyan zekâtın bu yaklaşımla ele alınmasının sağladığı yararlar daha iyi anlaşılır. Zekât, sosyal güvenliğin finansmanında, herhangi bir zarar ve felâkete uğrayan insanlara yardım elinin uzatılmasında mükemmel bir araçtır. Zekât teriminin taşıdığı artma ve üreme (nemâ) dikkat çekicidir. Yoksul zümrelerin eline geçen para her şeyden önce insan onurunu geliştirir, iş gücü kalitesini artırır, bunun yanında artan satın alma gücü sayesinde yükselen umumi, talep hacmi ekonomik hayata dinamizm getirir.</p>
<p>İslâm ekonomisinin ekseni olan zekâtın en dikkate değer özelliği İslâm&#8217;ın şartlarından sayılıp tek tek fertlerin vicdanlarına mal edilmiş olmasıdır. Asrımızda devletlerin yükledikleri vergilerden her ülkedeki vatandaşların kaçmaya çabaladıkları ve bu uğurda çeşitli muhasebe oyunları geliştirdikleri göz önünde bulundurulursa zekâtın bu yönü daha iyi anlaşılır. Zekât, servet biriktirip onu âtıl hale getirmenin amansız düşmanıdır. Biriken servet zekâtın tarhedildiği birinci kalem matrahtır. Aşağıdaki âyetleri düşünerek okuyan müslümanların, imkân sahibi olduklarında zekât vermemeleri mümkün değildir.</p>
<p>&#8220;Altını ve gümüşü biriktirip de onları Allah yolunda harcamayanlar için acıklı bir azabı müjdele. O gün (bu altın ve gümüşler) cehennem ateşinde kızdırılıp bunlarla onların alınları, böğürleri, sırtları dağlanacak ve (o esnada) işte nefisleriniz için toplayıp, sakladıklarınız; artık saklayıp istifçilik ettiğiniz bu nesnelerin acısını haydi tadın! (denilecek)&#8221; (et-Tevbe 9/34-35). Zekât sermayeyi yatırıma zorlar. Çünkü elde âtıl tutulup yatırıma yönlendirilmeyen sermaye, yıldan yıla zekât ödemeleri sebebiyle erimeye yüz tutar. Zekât sayesinde zenginle fakir arasında güven, saygı ve sevgi oluşur. Zengin zekâtını verirken fakiri incitmemek için âzami titizliği gösterir. Çünkü Kur&#8217;an bu şekilde muamele edenleri övmüş, iyilik yapıp da bunu insanların başına kakmanın yapılan iyiliğin, değerlerini düşürdüğünü haber vermiştir.</p>
<p>The post <a href="https://hacialibayram.com/zekatin-mahiyeti-ve-onemi/">Zekatın Mahiyeti ve Önemi</a> appeared first on <a href="https://hacialibayram.com">hacialibayram.com Sevgi yolu</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://hacialibayram.com/zekatin-mahiyeti-ve-onemi/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
	</channel>
</rss>
