<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>Zekât düşen mallar arşivleri - hacialibayram.com Sevgi yolu</title>
	<atom:link href="https://hacialibayram.com/tag/zekat-dusen-mallar/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>https://hacialibayram.com/tag/zekat-dusen-mallar/</link>
	<description>Seğirmeler, Kur'anı Kerim , İlmihal, Dini Bilgiler Namaz ve Kuranı Kerim ve daha fazlası.</description>
	<lastBuildDate>Thu, 19 Aug 2021 11:49:32 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	<generator>https://wordpress.org/?v=6.9.4</generator>

<image>
	<url>https://hacialibayram.com/wp-content/uploads/2020/02/babam-konuÅŸmacÄ±.png</url>
	<title>Zekât düşen mallar arşivleri - hacialibayram.com Sevgi yolu</title>
	<link>https://hacialibayram.com/tag/zekat-dusen-mallar/</link>
	<width>32</width>
	<height>32</height>
</image> 
	<item>
		<title>Sınai Servet Yatırım ve Üretim Araçları</title>
		<link>https://hacialibayram.com/sinai-servet-yatirim-ve-uretim-araclari/</link>
					<comments>https://hacialibayram.com/sinai-servet-yatirim-ve-uretim-araclari/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[admin]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 19 Aug 2021 11:49:32 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[İlmihal]]></category>
		<category><![CDATA[Borca zekât düşer mi]]></category>
		<category><![CDATA[Diyanet zekât soru cevap]]></category>
		<category><![CDATA[Ele Geçmeyen Paranın zekatı]]></category>
		<category><![CDATA[Kooperatif hissesine zekat düşer mi]]></category>
		<category><![CDATA[makinelerin zekatı]]></category>
		<category><![CDATA[Ortak altının zekâtı]]></category>
		<category><![CDATA[Ortak paranın zekâtı]]></category>
		<category><![CDATA[sanayi malları zekatı]]></category>
		<category><![CDATA[sınai malları zekatı]]></category>
		<category><![CDATA[Zekât düşen mallar]]></category>
		<category><![CDATA[Zekât Soru Cevap]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://hacialibayram.com/?p=26981</guid>

					<description><![CDATA[<p>Sınai Servet Yatırım ve Üretim Araçları Hz. Peygamber tarafından üzerlerinden zekât alınan mallar incelendiğinde, bu malların nâmî (artıcı, gelir getirici) vasıfta oldukları görülür. Zekâta tâbi mallarda aranan bir şart da o malın kişinin aslî ve zarurî ihtiyaçlarının dışında olmasıdır. Buna havâic-i asliyyeden fazla mal denmektedir. Hz. Peygamber zekâtın varlıktan verileceğini buyurmuş (Buhârî, “Zekât”, 18) ashabına, [&#8230;]</p>
<p>The post <a href="https://hacialibayram.com/sinai-servet-yatirim-ve-uretim-araclari/">Sınai Servet Yatırım ve Üretim Araçları</a> appeared first on <a href="https://hacialibayram.com">hacialibayram.com Sevgi yolu</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<h1>Sınai Servet Yatırım ve Üretim Araçları</h1>
<p>Hz. Peygamber tarafından üzerlerinden <strong>zekât alınan mallar</strong> incelendiğinde, bu malların nâmî (artıcı, gelir getirici) vasıfta oldukları görülür. <strong>Zekâta tâbi mallarda</strong> aranan bir şart da o malın kişinin aslî ve zarurî ihtiyaçlarının dışında olmasıdır. Buna havâic-i asliyyeden fazla mal denmektedir. Hz. Peygamber zekâtın varlıktan verileceğini buyurmuş (Buhârî, “Zekât”, 18) ashabına, önce aile fertlerine, sonra başkalarına infak etmelerini tenbihlemiştir (Buhârî, “Zekât”, 19).</p>
<p><strong>Zekâta tâbi malların</strong> iki temel özelliğini böylece tesbit ettikten sonra, bu bilgilerin ışığında gelir getirici bina, nakil vasıtaları gibi malların, sanayi sektöründeki üretim makinelerinin <strong>zekâtı konusunu</strong> tetkik edebiliriz. Bilindiği gibi sanayi inkılâbı ve onu takip eden sosyal ve teknik gelişmelerden sonra atölyeler, fabrika ve işletmeler gibi yeni mallar ortaya çıkmıştır. Bunlar üretimde kullanılmak suretiyle birer gelir kaynağı olmakta, dolayısıyla nâmî vasfa sahip bulunmaktadır. Bu malları aslî ihtiyaçtan,<br />
meslekî alet ve takım tezgâhı cinsinden saymak mümkün değildir. Böyle olunca, mezhep müctehidleri devrinde bulunmadığı için klasik kaynaklarda haklarında açıklama yer almayan bu yeni gelir getirici malların <strong>zekâta</strong> tâbi olacağı açıktır.</p>
<p>Çağımız İslâm âlimleri de gelir getirici bu yeni malların <strong>zekâta tâbi</strong> olduğunda görüş birliğine varmış, ancak bunlardan nasıl ve ne nisbette <strong>zekât alınacağı</strong> konusunda farklı görüş ve usuller ileri sürmüşlerdir. Fakihler zekât mallarını konu alan nassların taabbüdî olmayıp muallel, yani hükmün dayandığı vasfın bilinebilir olduğunda görüş birliğindedir. Onlar Hz. Peygamber&#8217;in zekât tahsil ettiği mallarda zekâtın farziyetine &#8220;illet&#8221; teşkil eden vasfın nemâ olduğunda ittifak etmişlerdir. Fakihler teşrîin hikmetini ve<br />
<strong>zekâtın gayesini</strong> de dikkate alarak aynı müşterek illete, yani artıcı olma (nemâ) özelliğine sahip başka malları da zekâta tâbi tutmuşlardır. Ayrıca fakihler, kişinin temel ihtiyaç maddelerinden olan marangoz, demirci gibi zenaat erbabının el aletlerini, takım ve tezgâhlarını, oturulan evleri <strong>zekâttan muaf</strong> kabul etmişlerdir.</p>
<p>Bu gelişmelerden sonra, yukarıdaki nâmî olma özelliği dikkate alınarak şöyle bir ayırım ortaya çıkmıştır:</p>
<blockquote><p>1. İnsanın temel ihtiyaçlarından sayılan mesken, sanatkârların ev aletleri, <strong>zekâta</strong> tâbi değildir.</p>
<p>2. Artıcı (nâmî) özellikte olan, gelir elde etmek için edinilen mallar, bunlar zekâta tâbidir.</p>
<p>3. Hem temel ihtiyaçlardan sayılan ve hem de artıcı özelliğe sahip olan kadınların süs eşyası, çalıştırılan hayvanlar gibi mallara gelince, fakihler bu nevi malın zekâta tâbi olup olmayacağında ihtilâf etmişlerdir. Onları artıcı vasıfta görenler zekâta tâbi kılmışlar, tabii ihtiyaçtan kabul edenler <strong>zekâttan muaf</strong> tutmuşlardır. <strong>Zekât mallarının</strong>, yukarıda zikredilen üçlü taksimi ve bu ayırıma göre zekât uygulaması, fıkhın tedvin devrinde artıcı, gelir getirici olarak tanınmayan, fakat günümüzde üretken ve gelir kaynağı olma özelliği kazanan malların zekâta tâbi mallar grubuna katılmasını zorunlu hale getirmiştir.</p>
<p><strong>Sanayide</strong> <strong>kullanılan makineler</strong> gelir getiricidir, nâmî mal sayılır. Bu makineler marangozun, demircinin kullandığı el aletlerine kıyas edilemez. Çünkü marangoz ve demirci bizzat kendileri el aletleri, takım ve tezgâhları ile çalışarak üretim sağlarlar. Müctehid imamlar sanatkârların aletlerini &#8211; haklı olarak- zekâttan muaf tutmuşlardır. Çünkü sanatkârların geçimi için bu aletlere ihtiyaçları vardır. Yukarıda bir kısmı belirtilen bu ve benzeri gerekçelerden hareket eden İslâm hukukçuları, <strong>sanayi</strong> <strong>sektöründeki</strong> yatırımların hangi usul ve ölçüye göre zekâta tâbi tutulacağı konusunda iki gruba ayrılmışlardır.</p>
<p>Çağımız İslâm hukukçularından bir gruba göre, <strong>sanayi makineleri</strong> ve benzeri mallara yüklenecek zekâtın nisbeti, bu mallar ziraî araziye, gelirleri de arazi mahsullerine kıyasla belirlenir. Zekât bu mallardan değil gelirlerinden alınır. Böyle olunca da <strong>zekât nisbetinin</strong>, safî gelirden % 10 veya gayri safî gelirden % 5 olması gerekir. Muasır müslüman yazarlar nezdinde, üretim aracı makine ve fabrikaların gelirlerinin % 10 veya % 5 nisbetlerinde zekâta tâbi tutulması görüşü, uygulama kolaylığı yönü de dikkate alınarak, bir hayli ağırlık kazanmıştır.</p>
<p>Asrımız İslâm âlimleri arasında bu konuda benimsenen ikinci görüş, fabrika gelirlerinin, gelir sahibinin elindeki para ve ticaret mallarına kıyaslanarak % 2.5 oranında zekâta tâbi tutulması şeklindedir. Ancak bu grupta yer alan görüşler arasında da ayrıntıda bazı farklılıklar bulunmaktadır. 1965&#8217;te Kahire&#8217;de ve 1984&#8217;te Küveyt&#8217;te akdedilen konferans kararlarında <strong>sınaî</strong> makinelerin safî gelirlerinden % 2.5 oranında zekât alınması tavsiye edilmiştir. Çoğunluğunu çağdaş Mısırlı âlimlerin oluşturduğu bir grup ise, <strong>sanayi sektöründe dönen sermaye</strong> + gelirin % 2.5 oranında zekâta tâbi olması gerektiğini savunmuşlardır. Diğer bir ifadeyle, <strong>sanayi sektöründeki üretim makinelerinin</strong> ve diğer duran sermayenin dışında her türlü giderlerin maliyet hesapları yapılarak dönen sermayenin ve kârın % 2.5 oranında zekâtının verilmesidir.</p></blockquote>
<p>Bu görüş sahipleri şu gerekçelerden hareket etmektedirler:</p>
<blockquote><p>1. <strong>Sanayi sektöründeki</strong> üretim makineleri ile ziraî araziler birbirine kıyas edilemeyecek derecede farklı olduğu için, <strong>sanayi gelirlerini</strong> -arazi mahsullerine kıyasla- % 10 veya % 5 <strong>zekâta tâbi</strong> tutmak uygun olmaz. <strong>Sanayi makineleri</strong>, topraktan farklı olarak çalıştıkça eskir, yıpranır, kısa aralıklarla parçalarını değiştirmek zorunluluğu ortaya çıkar. Günümüzün hızla gelişen teknolojisi bu makinelerin tamamen yenilenmesini de zorunlu kılar. Yeni yeni ortaya çıkan makineler daha az masraf ve iş gücü ile daha çok üretim yapabilme kapasitesine sahip olunca -piyasada tutunabilmek için- eskileri değiştirmek zaruret haline gelebilir. Yıllık amortisman bedelinin matrahtan düşülmesi de, onun toprağa kıyas edilemeyeceğini gösterir. Bugün aşağıda açıklayacağımız, bir kanunun tanıdığı amortisman bedeli vardır, bir de makinenin belli bir kapasitede çalışması şartı ile, tahmin edilen yıpranma payı<br />
vardır. Bu ikisine de âniden zuhur eden yanma, bozulma ve yepyeni bir makine ile değiştirme zaruretinin ortaya çıkması dahil değildir. Ayrıca <strong>sanayi yatırımlarını</strong> hem <strong>zekâttan muaf</strong> tutuyoruz, hem de ikinci kere tekrar makine satın almak için ihtiyat payı ayırıyoruz.</p>
<p>2. Toprak mahsulleri, zekât açısından, diğer kâr ve kazançlara benzemez. Toprak ürününün zekâtı hasat zamanı bir kez verildi mi ticaret malı olmadıkça, yıllarca ambarda da kalsa artık bir daha zekâtı verilmez. <strong>Sanayide sektöre göre yılda</strong> 10-15 kere imalât yapan işletmeler vardır. Bu kıyasa göre her imalât için zekât ödemek gerekecektir.</p>
<p>3. İslâm tarihinde evlerin, hanların, hamamların ve hayvanların kiraya verilip elde edilen gelirden<strong> zekât verildiğinin</strong> örnekleri vardır. Ahmed b. Hanbel&#8217;in bizzat kendi evini kiraya verip, kira gelirinin zekâtını verdiği nakledilir.</p>
<p>4. Günümüzde <strong>sanayi sektör yatırımlarını</strong>, ticarî yatırım ve faaliyetlere kıyas etmek daha uygun görünmektedir. Günümüzde <strong>sanayi sektörü</strong> -ticarî yön daima ağır basarak- ticaret sektörüyle iç içe yürümekte, üretilen malların en iyi şartlarda pazarlanabilmesi için tanıtım, reklam, paketleme, ambalaj gibi faaliyetlere gelirden büyük paylar ayrılmaktadır. Bunlar hep ticarî faaliyetlerdir. <strong>Sanayi sektörünü</strong> araziye benzetmek doğru sonuçlar vermez. Bu görüş sahipleri netice itibariyle, <strong>sanayi sektöründeki faaliyetleri</strong> ticarî faaliyetlere kıyas ederler ve klasik zekât uygulamasındaki yerleşik kurallar dikkate alınarak borçlar, malzeme, işçilik, üretim, pazarlama, yönetim, finansman vb. giderlerin maliyet hesapları yapılıp çıkarıldıktan sonra duran<br />
varlıkların zekâttan muaf olduğunu, dönen varlıkların ise net kâr ile birlikte % 2.5 oranında zekâta tâbi olacağını ifade ederler.</p></blockquote>
<p>The post <a href="https://hacialibayram.com/sinai-servet-yatirim-ve-uretim-araclari/">Sınai Servet Yatırım ve Üretim Araçları</a> appeared first on <a href="https://hacialibayram.com">hacialibayram.com Sevgi yolu</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://hacialibayram.com/sinai-servet-yatirim-ve-uretim-araclari/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Ticaret Malları</title>
		<link>https://hacialibayram.com/ticaret-mallari/</link>
					<comments>https://hacialibayram.com/ticaret-mallari/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[admin]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 10 Aug 2021 07:58:45 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[İlmihal]]></category>
		<category><![CDATA[Büyükbaş hayvan zekât oranı]]></category>
		<category><![CDATA[para ve ticaret mallarından 1/10 zekat verilir]]></category>
		<category><![CDATA[Ticaret malları nelerdir]]></category>
		<category><![CDATA[ticaret mallarının zekat oranı 8. sınıf]]></category>
		<category><![CDATA[Ticaret mallarının zekât oranı kaçtır]]></category>
		<category><![CDATA[Toprak ürünlerinin zekat oranı kaçtır]]></category>
		<category><![CDATA[Zekât düşen mallar]]></category>
		<category><![CDATA[Zekat oranları]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://hacialibayram.com/?p=26762</guid>

					<description><![CDATA[<p>Ticaret Malları Kur&#8217;ân-ı Kerîm&#8217;de,&#8220;Ey iman edenler! Kazandıklarınızın temizlerinden ve sizin için yerden çıkardıklarımızdan infak edin; göz yummadan alamayacağınız âdi, bayağı şeyleri vermeye kalkmayın. Bilin ki Allah müstağnidir, övülmeye lâyıktır&#8221; buyurulur (el-Bakara 2/267). Bu âyette geçen &#8220;Kazandıklarınızın temizlerinden infak edin&#8221; anlamındaki ibare fakihlerin çoğunluğu tarafından &#8220;ticarî yolla elde ettiğiniz kazançtan zekât verin&#8221; şeklinde anlaşılmıştır. Hadis kitaplarında [&#8230;]</p>
<p>The post <a href="https://hacialibayram.com/ticaret-mallari/">Ticaret Malları</a> appeared first on <a href="https://hacialibayram.com">hacialibayram.com Sevgi yolu</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<h1>Ticaret Malları</h1>
<p>Kur&#8217;ân-ı Kerîm&#8217;de,<em>&#8220;Ey iman edenler! Kazandıklarınızın temizlerinden ve sizin için yerden çıkardıklarımızdan infak edin; göz yummadan alamayacağınız âdi, bayağı şeyleri vermeye kalkmayın. Bilin ki Allah müstağnidir, övülmeye lâyıktır&#8221;</em> buyurulur (el-Bakara 2/267). Bu âyette geçen &#8220;Kazandıklarınızın temizlerinden infak edin&#8221; anlamındaki ibare fakihlerin çoğunluğu tarafından &#8220;ticarî yolla elde ettiğiniz kazançtan <strong>zekât</strong> verin&#8221; şeklinde anlaşılmıştır.</p>
<p>Hadis kitaplarında Hz. Peygamber&#8217;in ashabına, <strong>ticaret</strong> maksadıyla ellerinde bulundurdukları mallarından <strong>zekât</strong> ödemelerini emrettiği rivayetleri vardır. Halifelerin uygulaması da bu yönde olmuş, <strong>ticaretle</strong> uğraşıp elinde nisab miktarı ticaret malı bulunan kimselerden, o dönemlerden itibaren zekât alınagelmiştir. İslâm bilginleri, her çeşit ticaret malının kural olarak zekâta tâbi olacağında görüş birliğindedir. Ancak ticaret mallarında zekâtın farz olması için aranan nisab şartının sene başında mı, sene sonunda mı, yoksa bütün sene boyunca mı bulunması gerekeceği, zekât ödemesinin aynî mi nakdî mi yapılacağı hususları aralarında tartışmalıdır.</p>
<p><strong>Ticaret mallarının</strong> nisabının teorik olarak altın veya gümüşün nisabına göre hesaplanacağı ve bu değerlerden noksan olan ticaret malının <strong>zekâta</strong> tâbi olmayacağı söylenmiştir. Şurası da bir gerçek ki; günümüzde altına göre gümüş çok değer kaybetmiş,<br />
altın ve gümüş nisabı arasında büyük bir dengesizlik meydana gelmiştir. Bu durum gerek paranın, gerekse <strong>ticaret mallarının</strong> nisabında altının mı yoksa gümüşün mü esas alınması gerektiği tartışmasını gündeme getirmiştir. Günümüz fıkıh bilginleri, altının asırlardır değerini koruduğunu dikkate alarak para (banknot) ve <strong>ticaret mallarının</strong> nisabını tayinde altın nisabının<br />
esas alınmasını uygun görmüşlerdir.</p>
<p>Hanefî fakihlerine göre, <strong>ticaret mallarının</strong> kıymeti sene başında ve sene sonunda, yukarıda gösterilen altın veya gümüş nisablarının altına düşmemelidir. Aksi halde bu mallarda<strong> zekât</strong> gerçekleşmez. <strong>Ticaret mallarının</strong> kıymetlerinin sene içinde nisabın altına düşmesi zekâtın farz olmasına mani değildir. Mâlikî ve Şâfiî fakihlerine göre, ticaret mallarında nisab sadece sene sonunda aranır. Sene başı ve sene içinde nisabın düşmesi bu mallarda zekâtın vücûbuna mani sayılmaz. <strong>Ticaret mallarının</strong> sene sonunda kıymetleri maliyet fiyatlarına göre tesbit edilir.</p>
<p><strong>Ticarete konu</strong> olan her mal, şartları tahakkuk edince <strong>zekâta</strong> tâbi olur. Bunları sayı ile sınırlamak mümkün değildir. Her çeşit giyim eşyası, gıda maddeleri, inşaat malzemeleri <strong>ticaret niyeti</strong> ile elde bulundurulursa o <strong>ticaret malıdır</strong> ve zekâta tâbidir. <strong>Ticaret malları</strong>, sene içinde kendi cinsleri veya başka bir malla değiştirilirse &#8220;üzerinden bir yıllık sürenin geçmesi&#8221; şartı kesilmiş olmaz. Tüccar sene sonunda sahip olduğu mallarının değerini hesaplar, buna mevcut parasını ve alacaklarını ilâve eder. Bulduğu toplam değerin 1/40&#8217;ını (% 2.5) zekât olarak verir.</p>
<p>Hanefîler&#8217;e göre <strong>ticaret mallarının</strong> <strong>zekâtı</strong> hesap edilirken borçlar çıkarılır. Şâfiîler&#8217;e göre ise borç <strong>zekâtı</strong> etkilemez. Mevcut malın zekâtı -borç dikkate alınmadan- hesap edilip verilir. <strong>Ticaret mallarının</strong> <strong>zekâtı</strong> Hanefîler&#8217;e göre mal olarak verilebileceği gibi bu malın tutarı para olarak da ödenebilir. Şâfiîler&#8217;e göre, hangi mal <strong>zekâta</strong> tâbi ise <strong>zekâtın</strong> o maldan çıkarılıp verilmesi gerekir. Bu görüş ayrılığı mükellef için bir kolaylık teşkil etmekte olup, mükellef durumuna göre bu iki şekilden birini tercih edebilir. Fakat gerek malın para cinsinden değerini belirlerken, gerekse mal olarak ödeme yaparken ortalama kalitenin altına düşmemeye özen göstermelidir.</p>
<p>The post <a href="https://hacialibayram.com/ticaret-mallari/">Ticaret Malları</a> appeared first on <a href="https://hacialibayram.com">hacialibayram.com Sevgi yolu</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://hacialibayram.com/ticaret-mallari/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
	</channel>
</rss>
