<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>peygamberimizin oğlu ibrahim&#039;in ölümü arşivleri - hacialibayram.com Sevgi yolu</title>
	<atom:link href="https://hacialibayram.com/tag/peygamberimizin-oglu-ibrahimin-olumu/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>https://hacialibayram.com/tag/peygamberimizin-oglu-ibrahimin-olumu/</link>
	<description>Seğirmeler, Kur'anı Kerim , İlmihal, Dini Bilgiler Namaz ve Kuranı Kerim ve daha fazlası.</description>
	<lastBuildDate>Fri, 20 Aug 2021 12:45:11 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	<generator>https://wordpress.org/?v=6.9.4</generator>

<image>
	<url>https://hacialibayram.com/wp-content/uploads/2020/02/babam-konuÅŸmacÄ±.png</url>
	<title>peygamberimizin oğlu ibrahim&#039;in ölümü arşivleri - hacialibayram.com Sevgi yolu</title>
	<link>https://hacialibayram.com/tag/peygamberimizin-oglu-ibrahimin-olumu/</link>
	<width>32</width>
	<height>32</height>
</image> 
	<item>
		<title>Peygamber Efendimizin Oğlu Hz. İbrahim&#8217;in Vefatı</title>
		<link>https://hacialibayram.com/peygamber-efendimizin-oglu-hz-ibrahimin-vefati/</link>
					<comments>https://hacialibayram.com/peygamber-efendimizin-oglu-hz-ibrahimin-vefati/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[admin]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 20 Aug 2021 12:45:11 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Genel]]></category>
		<category><![CDATA[hz ibrahim'in annesi kimdir]]></category>
		<category><![CDATA[hz ibrahim'in hayatı]]></category>
		<category><![CDATA[hz muhammed'in oğlu ibrahim hangi eşinden]]></category>
		<category><![CDATA[Hzİbrahim kaç yaşında öldü]]></category>
		<category><![CDATA[Peygamber Efendimizin oğlu İbrahim hangi eşinden]]></category>
		<category><![CDATA[Peygamber oğlu İbrahim de ağladı mi]]></category>
		<category><![CDATA[peygamberimizin oğlu ibrahim'in ölümü]]></category>
		<category><![CDATA[Peygamberimizin oğlu Kasım ne zaman vefat etti]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://hacialibayram.com/?p=27015</guid>

					<description><![CDATA[<p>Peygamber Efendimizin Oğlu Hz. İbrahim&#8217;in Vefatı Hicretin 10. senesi, Rebiülevvel ayının onuncu günü, Salı. Peygamber Efendimizin mübârek kalbi, bütün insanlara karşı bir şefkat ve merhamet kaynağını andırıyordu. Mini mini yavrulara, şipşirin çocuklara karşı ise bambaşka bir muhabbet, apayrı bir şefkat besliyordu. Hele kendi çocuklarına karşı âdeta bir şefkat ve sevgi deryasıydı. Hz. Hatice&#8217;den dünyaya gelen [&#8230;]</p>
<p>The post <a href="https://hacialibayram.com/peygamber-efendimizin-oglu-hz-ibrahimin-vefati/">Peygamber Efendimizin Oğlu Hz. İbrahim&#8217;in Vefatı</a> appeared first on <a href="https://hacialibayram.com">hacialibayram.com Sevgi yolu</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<h1>Peygamber Efendimizin Oğlu Hz. İbrahim&#8217;in Vefatı</h1>
<p><strong>Hicretin 10. senesi, Rebiülevvel ayının onuncu günü, Salı.</strong></p>
<p>Peygamber Efendimizin mübârek kalbi, bütün insanlara karşı bir şefkat ve merhamet kaynağını andırıyordu. Mini mini yavrulara, şipşirin çocuklara karşı ise bambaşka bir muhabbet, apayrı bir şefkat besliyordu. Hele kendi çocuklarına karşı âdeta bir şefkat ve sevgi deryasıydı.</p>
<p>Hz. Hatice&#8217;den dünyaya gelen iki oğlu <strong>Kasım</strong> ve <strong>Abdullah&#8217;</strong>ı henüz Mekke&#8217;de iken ve bebek yaşta ebedî âleme uğurlamıştı. Abdullah isimli çocuğuna Peygamberimizin <em>&#8220;Tayyib&#8221;</em> ve <em>&#8220;Tahir&#8221; </em>lakapları verdiği nakledilir. Bazı kaynaklarda Tahir ve Tayyib isimleri Peygamberimizin diğer erkek çocuklarına ait olduğu söyleniyorsa da kabul edilmemiştir.</p>
<p>Onların ebedî âleme göçü ile mübarek kalbleri oldukça teessür duymuştu. Fakat, Hz. Mâriye&#8217;den sevgili oğlu İbrahim&#8217;in dünyaya gelişi onu bir derece teselli ediyordu. Bu sebeple, bu biricik oğlunu fazlasıyla seviyordu. Mübarek elleriyle başını okşuyor, kucağına alıp göğsüne basarak bu sevgi ve şefkatini izhar ediyordu.</p>
<p>Evet, şefkat <em>&#8220;rahmet-i İlâhiyye&#8217;nin en lâtif, en güzel, en hoş, en şirin cilvelerindendir.&#8221; </em>Şefkatin en şirini de evlâda karşı duyulanıdır. Çocuk ise, Cenab-ı Hakk&#8217;ın, anne-babaya muvakketen teslim edilmiş bir emânetidir.</p>
<p>İşte, Resûl-i Kibriyâ Efendimiz, her emânet gibi, bu emânete karşı da gereken alâkayı esirgemiyordu. Çocuğunu, Cenab-ı Hakk&#8217;ın rahmetinin bir cilvesi olarak görüyor ve onun için seviyor, bağrına basıyordu.</p>
<p><strong>Hz. İbrahim on altı ayına henüz ayak basmıştı.</strong> Bu sırada Peygamber Efendimiz onun hastalandığı haberini aldı. <em>Sevgili oğlunun annesi Hz. Mariye ile birlikte oturdukları bağ içindeki evine gitti.</em></p>
<p>Peygamber Efendimiz, hasta yatan nur topu oğlunun gözlerinde eski parlaklığı ve hareketli bakışlar göremiyordu. Gürbüz ve hareketli İbrahim, bir anda sessiz, sakin ve dünyadan küsmüş gibi duruyordu. Bu haliyle ebedî âleme yolcu olduğunu âdeta ifade etmek istiyordu.</p>
<p>Bunu fark eden Efendimiz, kucağında tuttuğu sevgili oğlunun yavaş yavaş kayan gözlerine bakarak,</p>
<blockquote><p><strong>&#8220;Allah&#8217;ın takdirine karşı elden ne gelir, ey İbrahim!&#8221; </strong></p></blockquote>
<p>buyurdu. Az sonra Hz. İbrahim fani dünyaya gözlerini yumdu.</p>
<p>Bu esnada Peygamber Efendimizin (a.s.m.) mübârek gözlerinden yaşlar boşandı. Hz. Abdurrahman bin Avf,<em> &#8220;Yâ Resûlallah! Siz de mi ağlıyorsunuz? Böyle ağlamaktan halkı men etmemiş miydiniz?&#8221;</em> deyince, Peygamber Efendimiz (a.s.m.) şöyle buyurdular:</p>
<blockquote><p><strong>&#8220;Ey ibni Avf? Ben size günah ve ahmaklığın ifadesi olan şu iki ağlayış ve bağırışı yasakladım: Nimete kavuşulduğu sıradaki eğlence, oyun bağırışından ve musîbet ve felâket sırasındaki bağırışla yüz göz tırmalamak, üst baş yırtmaktan. Benim bu ağlamam ise, şefkatin eseridir, acımadan ibârettir. Merhamet etmeyene, merhamet edilmez!&#8221;</strong></p></blockquote>
<p>Peygamber Efendimiz yukarıdaki dersinden sonra da göz yaşlarına hâkim olamadı. Gözleri yaşla dolunca şöyle buyurdu:</p>
<blockquote><p><strong>&#8220;Göz yaş döker, kalb teessür duyar. Biz, Yüce Rabbimizin râzı olacağı sözden başkasını söylemeyiz. Vallahi, ey İbrahim! Senin ayrılığın bizi fazlasıyla mahzun etti!&#8221;</strong></p></blockquote>
<p>Bir erkek evlâda doyamamanın hasretli gözyaşlarını akıtan Efendimiz, daha sonra karşısındaki dağa bakarak şöyle buyurdu:</p>
<blockquote><p><strong>&#8220;Ey dağ! Eğer, bendeki üzüntü sende olsaydı, muhakkak yıkılmış gitmiştin. Fakat biz, Allah&#8217;ın bize emrettiğini söyleriz: <em>&#8216;İnnâ lillahi ve İnnâ ileyhi râciûn&#8221;</em>&#8216;</strong></p></blockquote>
<p>Teçhiz ve tekfininden sonra, en mûtenâ ve mübârek eller üzerinde Hz. İbrahim, Baki&#8217; mezarlığına götürüldü. Peygamber Efendimiz (a.s.m.) orada cenaze namazını kıldırdı.</p>
<blockquote><p>Kabir hazırlanmıştı. Peygamber Efendimiz (a.s.m.) kabirde bir delik gördü. Kabir kazanın dikkatini çekti ve oranın kapatılmasını emretti. Kabiri kazan,<em> </em></p>
<p><em>&#8220;Yâ Resûlallah! O delik mevtaya ne zarar verir, ne de fayda!&#8221; </em>deyince, Kâinatın Efendisi şu dersi verdi:</p>
<p><strong>&#8220;Evet, o ölüye fayda da vermez zarar da. Ancak, dirinin gözüne zarar verir, rahatsız eder. Allah kul bir iş yapınca onu mükemmel yapmasını ister.&#8221;</strong></p></blockquote>
<p>Bundan sonra Hz. İbrahim kabre kondu. Server-i Kâinat Resûl-i Kibriyâ Efendimiz (a.s.m.), mübarek elleriyle göz yaşları arasında kabrin üzerine toprak serpti, su serpti.</p>
<p><strong>Peygamberimiz (s.a.v.)&#8217;in Müslümanları İkazı</strong></p>
<p>Hz. İbrahim&#8217;in vefat ettiği gün <strong>güneş tutulmuştu</strong>. Halk bunun, onun vefâtıyla ilgili olduğunu sanarak, <em>&#8220;İbrahim&#8217;in ölümü sebebiyle güneş tutuldu.&#8221;</em> dedi. Resûl-i Kibriyâ Efendimiz bunu duyunca, Mescid-i Şerife vardı ve Allah&#8217;a hamd ve senâdan sonra Ashab-ı Kirama şu dersi verdi:</p>
<blockquote><p><strong>&#8220;Ey insanlar! Biliniz ki, güneş ve ay; Allah&#8217;ın kudret alâmetlerinden ikisidir. Bir kimsenin vefatı veya birinin hayatı sebebiyle tutulmazlar. Bunları tutulmuş gördüğünüzde, hemen mescidlere gidiniz. Onlar açılıncaya kadar da Allah&#8217;a duâ ediniz, namaz kılınız!&#8221;</strong></p></blockquote>
<p><em>Hz. İbrahim&#8217;in ölümü ile Peygamber Efendimizin çocuklarından sadece <strong>kızı Fâtıma hayatta kalmış </strong>oluyordu.</em> Bu da onun neslinin hikmete binâen oğullarından değil, kızından devam edeceğinin bir ifadesiydi. Böylece;</p>
<blockquote><p><strong>&#8220;Muhammed, hiçbirinizin babası değildir; o Allah&#8217;ın Resûlüdür ve peygamberlerin sonuncusudur.&#8221;</strong></p></blockquote>
<p>âyet-i kerimesinin işârî mânâsı da anlaşılmış oluyordu:</p>
<blockquote><p><em>&#8220;Bir kısım, şu âyetten şöyle bir işâreti gaybiyeyi fehmeder ki; Peygamberin (a.s.m.) evlâdı zükûru [erkek çocukları], rical derecesinde kalmayıp, rical olarak nesli bir hikmete binâen kalmayacaktır. Yalnız &#8216;Rical&#8217; tâbirinin ifâdesiyle nisânın [kadınların] pederi olduğunu işâret ettiğinden, nisâ olarak nesli devam edecektir. Felillahilhamd, Hz. Fâtıma&#8217;nın (r.a.) nesl-i mübareki, Hasan ve Hüseyin gibi iki nuranî silsilenin bedri münevveri, Şemsi Nübüvvetin mânevî ve maddî neslini idame ediyorlar.&#8221;</em></p></blockquote>
<p>The post <a href="https://hacialibayram.com/peygamber-efendimizin-oglu-hz-ibrahimin-vefati/">Peygamber Efendimizin Oğlu Hz. İbrahim&#8217;in Vefatı</a> appeared first on <a href="https://hacialibayram.com">hacialibayram.com Sevgi yolu</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://hacialibayram.com/peygamber-efendimizin-oglu-hz-ibrahimin-vefati/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Peygamberimizin Oğlu Hz. İbrahim&#8217;in Dünyaya Gelişi</title>
		<link>https://hacialibayram.com/peygamberimizin-oglu-hz-ibrahimin-dunyaya-gelisi/</link>
					<comments>https://hacialibayram.com/peygamberimizin-oglu-hz-ibrahimin-dunyaya-gelisi/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[admin]]></dc:creator>
		<pubDate>Sat, 31 Jul 2021 09:10:39 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Genel]]></category>
		<category><![CDATA[Hz İbrahim]]></category>
		<category><![CDATA[hz ibrahim hz muhammed'in neyi oluyor]]></category>
		<category><![CDATA[hz ibrahim'in annesi kimdir]]></category>
		<category><![CDATA[hz ismail'in oğlu kimdir]]></category>
		<category><![CDATA[Hz Mâriye Kimdir]]></category>
		<category><![CDATA[hz muhammed'in oğlu ibrahim hangi eşinden]]></category>
		<category><![CDATA[Peygamber Efendimizin oğlu İbrahim hangi eşinden]]></category>
		<category><![CDATA[peygamberimizin oğlu ibrahim'in ölümü]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://hacialibayram.com/?p=26456</guid>

					<description><![CDATA[<p>Peygamberimizin Oğlu Hz. İbrahim&#8217;in Dünyaya Gelişi Peygamber efendimizin hayatı kategorimizde bu günkü yazımız ” Peygamberimizin Oğlu Hz. İbrahim&#8217;in Dünyaya Gelişi “ konu ile ilgili tüm bilgiler bu yazımızda paylaşılmıştır. Hicretin 8. senesi, Zilhicce ayı. Bu tarihte Peygamber Efendimizin oğlu İbrahim dünyaya geldi. Hz. Mâriye&#8217;den olan Hz. İbrahim, Peygamber Efendimizin en son evlâdı idi. Medine&#8217;nin yukarı tarafında, Avâli diye [&#8230;]</p>
<p>The post <a href="https://hacialibayram.com/peygamberimizin-oglu-hz-ibrahimin-dunyaya-gelisi/">Peygamberimizin Oğlu Hz. İbrahim&#8217;in Dünyaya Gelişi</a> appeared first on <a href="https://hacialibayram.com">hacialibayram.com Sevgi yolu</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<h1>Peygamberimizin Oğlu Hz. İbrahim&#8217;in Dünyaya Gelişi</h1>
<p><strong>Peygamber efendimizin hayatı</strong> kategorimizde bu günkü yazımız <strong>” Peygamberimizin Oğlu Hz. İbrahim&#8217;in Dünyaya Gelişi “</strong> konu ile ilgili tüm bilgiler bu yazımızda paylaşılmıştır. <strong>Hicretin 8. senesi, Zilhicce ayı.</strong></p>
<p>Bu tarihte Peygamber Efendimizin oğlu İbrahim dünyaya geldi. Hz. Mâriye&#8217;den olan Hz. İbrahim, Peygamber Efendimizin en son evlâdı idi.</p>
<p>Medine&#8217;nin yukarı tarafında, Avâli diye anılan kısmında annesine tahsis edilen bir hurma bahçesindeki evinde hayata gözlerini açan Hz. İbrahim&#8217;in doğum müjdesini Peygamberimiz (s.a.v.)&#8217;e, oğluna ebelik vazifesini yapan Selmâ Hatunun kocası Ebû Rafi getirdi. Bu mes&#8217;ud hadisenin müjdesinden fazlasıyla memnun olan Peygamberimiz (s.a.v.), Ebû Rafi&#8217;e bir köle bağışladı.</p>
<p>Nur topu yavrusunun doğumunun yedinci günü bir kurban kestiren Resûl-i Ekrem, aynı gün oğluna ismini de verdi ve bu ismi şöyle açıkladı:</p>
<blockquote><p><strong>&#8220;Ona, ceddim İbrahim&#8217;in ismini koydum!&#8221;</strong></p></blockquote>
<p>Emzikli Ensar kadınları, Hz. Resûlullahın evlâdını emzirme bahtiyarlığına ermek için âdeta birbirleriyle yarış eder gibiydiler. Sonunda Resûl-i Ekrem Efendimiz nur topu evlâdını Ümmü Bürde Havle binti Münzir&#8217;e emzirmek üzere teslim etti. Bu vazifeyi üzerine almasından dolayı da Ümmü Bürde Havle&#8217;ye bir hurmalık tahsis etti. <em>Hz. İbrahim vefâtına kadar sütannesi Ümmü Bürde Havle&#8217;nin yanında kaldı.</em></p>
<p>Peygamber Efendimiz, mübarek evlâdı Hz. İbrahim&#8217;i sık sık ziyârete gider, şefkat ve merhametini izhar ederek, başını okşar, bağrına basardı. Peygamber Efendimizin hizmetkârı Enes bin Mâlik (r.a.), ilgili bir hatırasını şöyle anlatır:</p>
<blockquote><p><em><strong>&#8220;Ben, ev halkına Resûl-i Ekrem (a.s.m.)&#8217;den, daha şefkatli, daha merhametli davranan bir kimse hayatımda görmedim.&#8221;</strong></em></p>
<p><em>&#8220;İbrahim, Medine&#8217;nin Avâli kısmında sütannesinin yanında bulunurken, Peygamberimiz (s.a.v.) onu görmeye gider, biz de beraberinde bulunurduk. İbrahim&#8217;in sütbabası [Ebû Seyf Bera&#8217; bin Evs] demirci idi. Evinin her tarafı dumanlanmışken, Resûlullah içeri girer, oğlunu alır, öper, sonra dönerdi.&#8221;</em></p>
<p><em>&#8220;Yine bir gün Resûlullah onu görmek için yola çıkmıştı. Ben de kendisini takib ediyordum. Evine vardığımızda Ebû Seyf körüğüne asılıp duruyordu. Evin içi dumana bürünmüştü. Hemen önden koştum, ona <strong>&#8216;Körüğünü durdur! Resûlullah (a.s.m.) geldi.&#8217;</strong> dedim. O da körüğünü durdurdu.&#8221;</em></p>
<p><em>&#8220;Resûlullah çocuğunu getirtti, bağrına bastı. Ona bazı sözler söyledi, onunla konuştu.&#8221;</em></p></blockquote>
<p>The post <a href="https://hacialibayram.com/peygamberimizin-oglu-hz-ibrahimin-dunyaya-gelisi/">Peygamberimizin Oğlu Hz. İbrahim&#8217;in Dünyaya Gelişi</a> appeared first on <a href="https://hacialibayram.com">hacialibayram.com Sevgi yolu</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://hacialibayram.com/peygamberimizin-oglu-hz-ibrahimin-dunyaya-gelisi/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
	</channel>
</rss>
