Sosyal Medya ve Linç Kültürü

29.06.2020
27
Sosyal Medya ve Linç Kültürü

Sosyal medya ve linç kültürü

Son zamanlarda sosyal medya konusu üzerine fazla düşünmeye başladım. Karşılaştığım çoğu şey artık beni rahatsız ediyor, hatta dönem dönem sosyal medyaya ara veriyorum. Bu araların başlıca sebebi şu dönemin en etkili fenomeni “linç kültürü”. İnanılmaz derecede normalleşen bu korkunç şeyi gözlemlerken dehşete düşüyorum.

Geçmişte hiç var olmamış bir olgu olmamakla birlikte sosyal medyanın çağımıza hükmetmesiyle en hafif tabiriyle canavara dönüşen bu kültürün hayatlarımızı çekilmez hale getirdiğini düşünüyorum. Bu kültürün canavar haline gelmesinin başlıca sebebini sosyal medya olarak görmemin nedeni ise sahip olduğumuz sosyal yetileri inanılmaz derecede sınırlandırması. Gerçek hayatta kurduğum insan ilişkilerinde eylemlerimin iyi veya kötü olduğuna karar vermemdeki en büyük etken olan empatiyi sosyal medya mecralarında büyük ölçüde yitirdiğimi hissediyorum. Bu hissin benim kişisel hayatıma özel olmadığını da gözlemleyerek gayet iyi görebiliyorum. Sosyal medya üzerinde empati kurabilme kabiliyetimin azaldığının farkında olarak, bu durumun üzerine giderek mücadele etmeme rağmen linç akımına yenik düşebiliyorum. Taha Duymaz adlı bir sosyal medya fenomeninin toplumun vicdani duygularını suiistimal ettiğine kanaat getirerek, çocuğu eleştiren birkaç tweet’e beğendikten sonra olanları izleyince resmen korktum. Çocuğa karşı hakaretler yağmur oldu yağdı ve olayın sıcaklığıyla pek çok insan bu durumu yadırgamadı, daha sonrasında organize olundu, çocuğun instagram hesabı kapattırıldı ve bunların hepsi birkaç gün içerisinde yaşandı. Bu aksiyonun ileri safhalarında rol almasam da dağın tepesinden kar topunu yuvarlayanlardan oldum. Bu olanlardan bir o kadar da ben de sorumluyum. Farkındalık sahibi olduğumu düşünen ben, gerçek hayatımda tam olarak karşısında olduğum bu davranışın bir anda destekçisi oldum. Yani gerçek hayatında empati yeteneği kısıtlı olan insanların sosyal medyada birer canavara dönüşmesi aslına bakarsanız beklenmedik bir sonuç değil. Burada iş empati yeteneği kuvvetli, farkında insanlara düşüyor, daha fazla dikkatli olmalıyız. Ufak bir kar topunu dağın zirvesinden bırakmak, bizleri oluşan çığın yıkıcı etkilerinden sorumlu olmaktan kurtarmıyor. Siber zorbalığın sosyal medyada mizah yapma aracı haline dönüşmesine seyirci kalıyoruz. Hızlıca, düşünmeden beğendiğimiz bu paylaşımların bedelini insanlar acı çekerek ödüyor. Artık bu tarz hareketlere prim vermemek için ekstra efor sarf ediyorum. Bunu paylaşırken birkaç görselle desteklemeyi düşünmüştüm ama gerek yok zaten her gün bu olayın onlarcasına şahit oluyoruz.

YAZAR BİLGİSİ
Ali Kağan Bayram
Kendi halinde yazılar yazar.
YORUMLAR

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.